Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/8402 E. 2012/18858 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iş bölümü↗ bono↗ asıl alacak↗ menfi tespit↗ zamanaşımı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkememizin bonolara ilişkin olarak 8. İcra Müdürlüğü'nün 2005/3124 sayılı takip dosyasında istenilen 35.455,50 TL'lik asıl alacak yönünden mahkemenin sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından açılan menfi tespit davasının reddine karar verildiği ve Yargıtaydan geçerek kesinleştiği, bu bölüm yönünden artık kesin hüküm olduğu, davacının bakiye kalan 34.881,50 TL istemi yönünden ise davalı tarafından verilen cevap dilekçesi ile süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu, dosyada bulunan belgelere göre davacının murisi tarafından yapılan ödemelerin 03/092003-25/03/2005 tarihleri arasında yapıldığı, bu tarihlere göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle bonolara ilişkin olarak 35.455,50 TL’lik bölümün kesin hüküm yönünden, bakiye 34.881,50 TL yönünden ise zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, sebepsiz iktisaptan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacının murisinin Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/70-2007/450 sayılı dosyasında açtığı menfi tesbit davasında mahkemece, davaya konu bonoların davacının murisi tarafından tanzim edilip ödenmeyen poliçe bedelleri karşılığında verildiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, karar Dairemizin 13.10.2009 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Menfi tesbit davasına konu olan takip 28.03.2005 tarihinde yapılmış olup, davacının murisinin davalıya yaptığı ödemelere ilişkin makbuzlar ise takipten önceki 03.09.2003-25.03.2005 tarihlerine ilişkindir. Her ne kadar işbu davada mahkemece dava konusu 35.455,50 TL’lik alacak yönünden, dava reddedilip kesinleşen menfi tespit davasının kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle ret edilmiş ise de, menfi tesbit davası bono bedelleri ödenmediği için reddedilip kesinleştiğine göre makbuzlara konu 70.337 TL’nın bonolara karşı verildiği kabul edilemez. Bu itibarla mahkemece, davalının işbu kararı 35.455,50 TL’lik alacak yönünden bu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle temyiz etmediği ve menfi tesbit davasının işbu dava için kesin hüküm niteliğinde olmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/6132 E. 2017/6481 K.
Ortak:dava şartı
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:husumet yokluğu · ortaklık ilişkisi · avans faizi · karar verilmesine yer olmadığına · husumet
Benzer bu karardaA.Ş. hakkında açılan davanın «husumet yokluğundan» reddine dair verilen karar davacı tarafça temyiz edilmeksizin kesinlemiş olup mahkemece adı geçen davalı hakkında yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesi gerekirken bu husus gözetilmeksizin davalı ... ...
Mahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, davacıyla davalı ...Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespitine, bu nedenle 27.455,55 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12471 E. 2015/9748 K.
Ortak:iş bölümü · bono · menfi tespit · zamanaşımı · kesin hüküm · dava şartı · zamanaşımı var · Alacak
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2005/3124 sayılı takip dosyasında istenilen 35.455,50 TL'lik «asıl alacak» yönünden mahkemenin sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından açılan «menfi tespit» davasının reddine karar verildiği ve Yargıtaydan geçerek kesinleştiği, bu «bölüm» yönünden artık «kesin» hüküm olduğu, davacının bakiye kalan 34.881,50 TL istemi yönünden ise davalı tarafından verilen cevap dilekçesi ile süresi içinde «zamanaşımı» itirazında bulunulduğu, dosyada bulunan belgelere göre davacının murisi tarafından yapılan ödemelerin 03/092003-25/03/2005 tarihleri arasında yapıldığı, bu tarihle …
Her ne kadar işbu davada mahkemece dava konusu 35.455,50 TL’lik alacak yönünden, dava reddedilip kesinleşen «menfi tespit» davasının «kesin» hüküm oluşturduğu gerekçesiyle ret edilmiş ise de, menfi tesbit davası «bono» bedelleri ödenmediği için reddedilip kesinleştiğine göre makbuzlara konu 70.337 TL’nın bonolara karşı verildiği kabul edilemez.
Bu itibarla mahkemece, davalının işbu kararı 35.455,50 TL’lik alacak yönünden bu alacağın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle temyiz etmediği ve menfi tesbit davasının işbu dava için «kesin» hüküm niteliğinde olmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu kararda… ıya olan borcunun 350.929,12 TL olduğu, ödemeleri ise 270.459,91 TL olup, netice itibariyle 80.469,21 TL borcunun kaldığı, 80.469,21 TL'lik borçtan 37.663,71 TL'nin «açık hesap» borcu olduğu, 42.805,50 TL'lik «bölümün» ise senetli borç olduğu, verilen senetlerin ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından açılan «menfi tespit» davasının reddi yolunda kurulan «hükmün kesinleştiği», tespit bilirkişi raporunda belirlenen ve dava konusu yapılan 70.337,00 TL'lik makbuzlu ödemelerin davalının yasal kayıtlarında yer aldığı, menfi tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu gereğince her iki taraf kayıtlarının birbirini doğruladığı, 2005 yılı itibariyle kalan borcun açık hesap 37.663,71 TL, senetli borcun 42.805,52 TL olduğu, bu durumun her iki tarafın kayıtlarında da aynı şekilde yer aldığı, dava konusu 70.337,00 TL'lik ödemenin taraf kayıtlarında görüldüğü ve «açık hesap ilişkisi» neticesinde borçtan düşülerek ödemeler içerisinde yer aldığı, davacı tarafından «mükerrer ödeme» olduğu iddia olunan 70.337,00 TL açık hesap ilişkisinde borçtan düşüldüğünden mükerrer ödeme kabul edilemeyeceği, Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi 35.455,50 TL'lik bölümün aslında «zamanaşımına» uğradığı fakat bu alacak yönünden davalının temyizi bulunmadığından zamanaşımı savunmasına girilmeksizin davada «kesin» hüküm de olmadığından bu bölüme ilişkin davanın esastan, bakiye 34.881,50 TL'lik bölüme ilişkin davanın ise zamanaşımından reddi gerektiği kanatiyle 35.455,50 TL'l …
Mahkemece, bonolara ilişkin olarak 35.455,50 TL’lik «bölümün» «kesin» hüküm nedeniyle, bakiye 34.881,50 TL'nin ise «zamanaşımı» nedeniyle reddine dair verilen ilk karar, davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 22.11.2012 tarih, 2012/8402 E.
Bu itibarla mahkemece, davalının işbu kararı 35.455,50 TL’lik alacak yönünden bu alacağın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle temyiz etmediği ve menfi tesbit davasının işbu dava için «kesin» hüküm niteliğinde olmadığı....” gerekçesiyle davacı yararına bozulmuş olup bozma ilamı içeriği nazara alındığında zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle reddilen 34.88 …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:açık hesap ilişkisi · mükerrer ödeme · açık hesap · hükmün kesinleşmesi · mükerrerlik · sebepsiz zenginleşme
Benzer bu kararda… ıya olan borcunun 350.929,12 TL olduğu, ödemeleri ise 270.459,91 TL olup, netice itibariyle 80.469,21 TL borcunun kaldığı, 80.469,21 TL'lik borçtan 37.663,71 TL'nin «açık hesap» borcu olduğu, 42.805,50 TL'lik «bölümün» ise senetli borç olduğu, verilen senetlerin ödenmemesi nedeniyle davacı tarafından açılan «menfi tespit» davasının reddi yolunda kurulan «hükmün kesinleştiği», tespit bilirkişi raporunda belirlenen ve dava konusu yapılan 70.337,00 TL'lik makbuzlu ödemelerin davalının yasal kayıtlarında yer aldığı, menfi tespit dosyasında alınan bilirkişi raporu gereğince her iki taraf kayıtlarının birbirini doğruladığı, 2005 yılı itibariyle kalan borcun açık hesap 37.663,71 TL, senetli borcun 42.805,52 TL olduğu, bu durumun her iki tarafın kayıtlarında da aynı şekilde yer aldığı, dava konusu 70.337,00 TL'lik ödemenin taraf kayıtlarında görüldüğü ve «açık hesap ilişkisi» neticesinde borçtan düşülerek ödemeler içerisinde yer aldığı, davacı tarafından «mükerrer ödeme» olduğu iddia olunan 70.337,00 TL açık hesap ilişkisinde borçtan düşüldüğünden mükerrer ödeme kabul edilemeyeceği, Yargıtay bozma ilamında belirtildiği gibi 35.455,50 TL'lik bölümün aslında «zamanaşımına» uğradığı fakat bu alacak yönünden davalının temyizi bulunmadığından zamanaşımı savunmasına girilmeksizin davada «kesin» hüküm de olmadığından bu bölüme ilişkin davanın esastan, bakiye 34.881,50 TL'lik bölüme ilişkin davanın ise zamanaşımından reddi gerektiği kanatiyle 35.455,50 TL'l …
Davacı vekili davacının murisi ile davalı arasındaki ticari ilişki çerçevesinde davalıya makbuz karşılığında ödenen paraların senede bağlanmış borca karşılık olup müvekkilinin murisinin davalıya başka borcu bulunmadığı, muris tarafından belge karşılığı yatırılan 70.337,00TL'nin davalı yönünden «sebepsiz zenginleşme» teşkil ettiği iddiasıyla 70.337 TL’nın tahsilini talep etmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/366 E. 2017/3991 K.
Ortak:iş bölümü · zamanaşımı · zamanaşımı var
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğü'nün 2005/3124 sayılı takip dosyasında istenilen 35.455,50 TL'lik «asıl alacak» yönünden mahkemenin sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından açılan «menfi tespit» davasının reddine karar verildiği ve Yargıtaydan geçerek kesinleştiği, bu «bölüm» yönünden artık «kesin» hüküm olduğu, davacının bakiye kalan 34.881,50 TL istemi yönünden ise davalı tarafından verilen cevap dilekçesi ile süresi içinde «zamanaşımı» itirazında bulunulduğu, dosyada bulunan belgelere göre davacının murisi tarafından yapılan ödemelerin 03/092003-25/03/2005 tarihleri arasında yapıldığı, bu tarihle …
Bu itibarla mahkemece, davalının işbu kararı 35.455,50 TL’lik alacak yönünden bu alacağın «zamanaşımına» uğradığı gerekçesiyle temyiz etmediği ve menfi tesbit davasının işbu dava için «kesin» hüküm niteliğinde olmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece 35.455,50 TL'lik «bölüm» yönünden davanın esastan, bakiye 34.881,50 TL'lik bölüm yönünden «zamanaşımı» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/12471 Esas 2015/9748 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulden reddi
Benzer bu karardaMahkemece 35.455,50 TL'lik «bölüm» yönünden davanın esastan, bakiye 34.881,50 TL'lik bölüm yönünden «zamanaşımı» nedeniyle «usulden reddine» dair verilen karar davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizin 2014/12471 Esas 2015/9748 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/8402 E. , 2012/18858 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.04.2012 tarih ve 2011/467-2012/231 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 20.11.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin murisi olan eşi Hamdi Karaca’nın davalı şirkette 2003-2005 yılları arasında alt acentesi olarak çalıştığını, davalının tahsil edilen poliçe primlerine teminat olmak üzere her poliçe tesliminde yaklaşık primleri karşılayacak şekilde bonolar aldığını, 25/03/2005 tarihi itibariyle davalıya 70.337 TL’nın makbuzlar karşılığı ödendiğini, ancak bono bedellerini yeniden tahsil etme yoluna giren davalının Konya 8. İcra Müdürlüğü'nün 2005/3124 ve 2005/7164 takip sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkilinin eşi tarafından açılan menfi tesbit davasının reddedildiğini, davalının müvekkili tarafından açılan menfi tesbit davasında karşı dava olarak açtığı bakiye alacağının tahsili davasının ise feragat nedeniyle reddedildiğini, bu durumda murisin yaptığı ödeme olan 70.337 TL kadar davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek 70.337 TL’nın 25/03/2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle davacının sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak alacak davası açtığını davacının murisi Hamdi Karaca ile müvekkili şirket arasındaki ticari ilişkinin 21/12/2002- 30/09/2005 arasında sürdürüldüğünü, son ödemenin yapıldığı tarihten bu güne kadar 5 yıldan fazla süre geçtiğini, bu nedenle BK’nun 66. maddesine göre 1 yıllık zaman aşımı süresinin geçtiğini, ayrıca davacının tüm iddialarının daha önce açılan davada incelenerek hüküm kurulduğundan kesin hüküm nedeni ile davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunarak davanın reddini talep etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, Mahkememizin bonolara ilişkin olarak 8. İcra Müdürlüğü'nün 2005/3124 sayılı takip dosyasında istenilen 35.455,50 TL'lik asıl alacak yönünden mahkemenin sayılı ilamı ile yapılan yargılama sonucunda davacı tarafından açılan menfi tespit davasının reddine karar verildiği ve Yargıtaydan geçerek kesinleştiği, bu bölüm yönünden artık kesin hüküm olduğu, davacının bakiye kalan 34.881,50 TL istemi yönünden ise davalı tarafından verilen cevap dilekçesi ile süresi içinde zamanaşımı itirazında bulunulduğu, dosyada bulunan belgelere göre davacının murisi tarafından yapılan ödemelerin 03/092003-25/03/2005 tarihleri arasında yapıldığı, bu tarihlere göre 1 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle bonolara ilişkin olarak 35.455,50 TL’lik bölümün kesin hüküm yönünden, bakiye 34.881,50 TL yönünden ise zamanaşımı nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, sebepsiz iktisaptan kaynaklanan alacak istemine ilişkindir. Dosya kapsamından davacının murisinin Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2006/70-2007/450 sayılı dosyasında açtığı menfi tesbit davasında mahkemece, davaya konu bonoların davacının murisi tarafından tanzim edilip ödenmeyen poliçe bedelleri karşılığında verildiğinin kabulü ile davanın reddine karar verilmiş, karar Dairemizin 13.10.2009 tarihli kararı ile onanarak kesinleşmiştir. Menfi tesbit davasına konu olan takip 28.03.2005 tarihinde yapılmış olup, davacının murisinin davalıya yaptığı ödemelere ilişkin makbuzlar ise takipten önceki 03.09.2003-25.03.2005 tarihlerine ilişkindir. Her ne kadar işbu davada mahkemece dava konusu 35.455,50 TL’lik alacak yönünden, dava reddedilip kesinleşen menfi tespit davasının kesin hüküm oluşturduğu gerekçesiyle ret edilmiş ise de, menfi tesbit davası bono bedelleri ödenmediği için reddedilip kesinleştiğine göre makbuzlara konu 70.337 TL’nın bonolara karşı verildiği kabul edilemez.
Bu itibarla mahkemece, davalının işbu kararı 35.455,50 TL’lik alacak yönünden bu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesiyle temyiz etmediği ve menfi tesbit davasının işbu dava için kesin hüküm niteliğinde olmadığı nazara alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064824900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz