Sebepsiz Zenginleşme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13956 E. 2012/17815 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
rayiç değer↗ bozma sonrası karar↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ kötü niyet tazminatı↗ bono↗ kötü niyet↗ eksik inceleme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının vekil sıfatı ile davalıya hisse aldığı tarihte alınan hissenin rayiç değerinin 190 YTL olduğu, davalının da davacıya 190 YTL gönderdiği, bu durumda davacının zenginleşmediği, davalının icra takibine geçmemesi karşısında kötü niyet tazminatı istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, bono nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Zira, bozma sonrası alınan iki bilirkişi raporunda da aynı taşınmaz emsal olarak kabul edilmiş ve ilk raporda dava konusu yerin emsale göre yarı oranında değerli olduğu, ikinci raporda ise dava konusu yerin emsale göre 3 kat daha değersiz bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen sonuçta her iki raporda da dava konusu yerin değerinin satış tarihi itibariyle 190 TL olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davalı tarafın rapora karşı olan ciddi itirazlarının karşılanması için dava konusu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri hususunda yeni bir bilirkişi rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/18164 E. 2015/12814 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durumda, mahkemece söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davalı tarafın rapora karşı olan ciddi itirazlarının karşılanması için dava konusu taşınmazın satış tarihindeki «rayiç değeri» hususunda yeni bir bilirkişi rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaFikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/190 Esas, 2011/3 Karar sayılı ilamında, davaya konu izinsiz kullanım nedeniyle davacının uğradığı zarar tam ve «kesin» olarak belirlenmediğinden mahkemece, davalıların dava konusu eylemleri nedeniyle davacının uğradığı zararın kesin olarak tespiti hususunda bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:rayiç bedel · sözleşmeye aykırılık · reeskont faizi · kesin hüküm
Benzer bu kararda… , iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, her ne kadar davacı tarafça FSEK'in 68. maddesi uyarınca tazminat talebinde bulunulmuş ise de davalıların eylemlerinin «sözleşmeye aykırılık» teşkil ettiği, bu nedenle anılan madde kapsamında talepte bulunulamayacağı, taraflar arasında görülerek kesinleşen davada, davalıların haksız fiilleri nedeniyle davacının 300.000 TL zarara uğradığının tespit edildiği ve bunun 50.000 TL'sinin tahsiline karar verildiği, davacının bakiye zararını isteyebileceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 250.000 TL'nin reklam yayın tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmiştir.
… rihli raporda ise davacının talep edebileceği tazminatın alt sınırının 300.000 TL olduğu açıklanmış, mahkemece de, davaya konu kullanım nedeniyle talep edilebilecek «rayiç bedelin» asgari 300.000 TL olduğu kabul edilmiş ve taleple bağlı kalınarak 50.000 TL'nin tahsiline hükmedilmiştir.
Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nin 2008/190 Esas, 2011/3 Karar sayılı ilamında, davaya konu izinsiz kullanım nedeniyle davacının uğradığı zarar tam ve «kesin» olarak belirlenmediğinden mahkemece, davalıların dava konusu eylemleri nedeniyle davacının uğradığı zararın kesin olarak tespiti hususunda bir bilirkişi raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik incelemeye» dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13956 E. , 2012/17815 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Konya 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 30.06.2010 tarih ve 2008/345-2010/415 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av.... ile davalı asil ... ve vekili ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalılarla hiçbir ticari ilişkisi olmadığı halde davalıların kendi aralarında müvekkilinden alacaklı olduklarından bahisle 20.000 TL'lik temlikname düzenlediklerini, temliknameyi davalıya tebliğ ettiklerini ileri sürerek, davalılara borçlu olmadığının tespitine, % 40 tazminata karar verilmesini istemiştir.
Davalı ... vekili, davacının müvekkilini kooperatif ortağı yapmak amacıyla vekaletname ve 190 YTL istediğini, vekaletname ve paranın gönderilmesine rağmen davacının davalı ...’i henüz arsası bile alınmamış bir kooperatiften 1 YTL hisse almak suretiyle ortak ettiğini, ancak bu para ile o tarihte Ankara’da bir daire alınabileceğini, davacının sebepsiz zenginleştiğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacının vekil sıfatı ile davalıya hisse aldığı tarihte alınan hissenin rayiç değerinin 190 YTL olduğu, davalının da davacıya 190 YTL gönderdiği, bu durumda davacının zenginleşmediği, davalının icra takibine geçmemesi karşısında kötü niyet tazminatı istenemeyeceği gerekçesiyle davanın kabulüne, davacının davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, davacı tarafın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, mümeyyiz davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, bono nedeniyle davalılara borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de; yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Zira, bozma sonrası alınan iki bilirkişi raporunda da aynı taşınmaz emsal olarak kabul edilmiş ve ilk raporda dava konusu yerin emsale göre yarı oranında değerli olduğu, ikinci raporda ise dava konusu yerin emsale göre 3 kat daha değersiz bulunduğu belirtilmiş olmasına rağmen sonuçta her iki raporda da dava konusu yerin değerinin satış tarihi itibariyle 190 TL olduğu belirtilmiştir. Bu durumda, mahkemece söz konusu raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi ve davalı tarafın rapora karşı olan ciddi itirazlarının karşılanması için dava konusu taşınmazın satış tarihindeki rayiç değeri hususunda yeni bir bilirkişi rapor alınarak oluşacak sonuç çerçevesinde karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle mümeyyiz davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın mümeyyiz davalı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'na verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı ...'na iadesine, 09.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064822200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz