İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/15703 E. 2012/19645 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
konşimento↗ hizmet sözleşmesi↗ cy/cy kaydı↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı satıcı arasında düzenlenen sözleşmenin 15/1 maddesinde, ''Kesin hesaplar bakımından yükleme ve boşaltma limanlarındaki su çekimi sörveylerinin ortalaması konşimento ağırlığına mukabil %0,5 oranında serbesti hakkına tabi olmak kaydı ile nihai mahiyette olacaktır. Nihai ağırlıkta tanınan böyle bir %0,5 dışına çıkan herhangi bir fark mevcut olması durumunda bu hal ilgili tarafa çekilecek telgraf havalesi yolu ile süratle çözüme kavuşturulacak'' hükmüne yer verildiği, gözetim şirketi tayin edilmiş olmasının taraflar arasındaki bu sözleşme hükümlerini bertaraf etmeyeceği ve sorumluluğu gözetim şirketlerine yüklemeyeceği, o halde ölçümlemede davacı aleyhine bir durum var ise öncelikle davacının kendi akidi olan satıcısına müracaat etmesi, sonuç alamaması halinde gözetim şirketlerine ölçümü yanlış yapmaları nedeniyle müracaat etmesinin gerektiği, gözetim şirketlerinin satıcı ile birlikte hareket ederek yükü kasten eksik ölçtüklerinin ispat edilemediği, satıcıya müracaat edilmeden açılan işbu davanın erken açıldığı, ayrıca davaya konu eksikliğin yukarıda anılan sözleşmede öngörülen sınırın altında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gözetim hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı yüklemedeki ölçümlemenin hatalı olduğunu, bu sebeple satıcıya fazla ödeme yaptığını ve satıcı ile aralarındaki sözleşme ilişkisi nedeniyle satıcıya başvuramayacağını, davalının sözleşmede öngörülen yükümlülüğünü davalının gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürmüştür. Davacının satıcı ile yaptığı sözleşmede, %0,5'in altında kalan eksiklik halinde satıcıya başvurulamayacağı öngörüldüğünden mahkemenin ret gerekçesine itibar edilemez. Ayrıca, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan koşulları varsa davalıya başvurulabilmesi için zararın kasten gerçekleştirilmiş olması da aranmaz. İhmal neticesinde dahi olsa davalının sözleşmeye aykırı hareketi halinde meydana gelen zararı karşılaması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemenin bu yöndeki ret gerekçesi de doğru değildir. Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Alacak 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6219 E. 2013/11782 K.
Ortak:konşimento · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı satıcı arasında düzenlenen sözleşmenin 15/1 maddesinde, ''Kesin hesaplar bakımından yükleme ve boşaltma limanlarındaki su çekimi sörveylerinin ortalaması «konşimento» ağırlığına mukabil %0,5 oranında serbesti hakkına tabi olmak «kaydı» ile nihai mahiyette olacaktır.
Benzer bu karardaMahkemece, davacı ile dava dışı satıcı arasında düzenlenen sözleşmenin 15/1 maddesinde, ''Kesin hesaplar bakımından yükleme ve boşaltma limanlarındaki su çekimi sörveylerinin ortalaması «konşimento» ağırlığına mukabil %0,5 oranında serbesti hakkına tabi olmak «kaydı» ile nihai mahiyette olacaktır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:satış sözleşmesi
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 2007/810-2009/198 sayılı dosyada, taşınan maldaki eksikliğe ilişkin oranın «satış sözleşmesinde» düzenlenen oranın üstünde olması nedeniyle işbu dava yönünden emsal teşkil etmesinin mümkün bulunmamasına göre, davalılar vekilinin HUMK'nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/15703 E. , 2012/19645 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 1. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 13/07/2010 tarih ve 2007/791-2010/515 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 30/11/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av...... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirket ile ABD de yerleşik dava dışı satıcı şirket arasında hurda satış sözleşmesi düzenlendiğini, davalı şirketlerin bu sözleşmeden kaynaklanan taşımaya konu hurda yükü ile ilgili olarak gözetim hizmeti verdiklerini, ancak yükün miktarı konusunda yanlış draft raporları düzenleyerek müvekkilinin dava dışı satıcıya fazladan ödeme yapmasına sebep olduklarını ileri sürerek, haksız olarak ödenen 84.462,00.USD'nın temerrüt faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekili, gerek yükleme gerekse tahliye draft raporlarında gemi kaptanının imzası olduğunu, alıcı temsilcileri tarafından konulan bir ihtirazi kayıt ya da rezervin bulunmadığını, davacının sözleşmede bulunmamasına rağmen tek taraflı kantar ölçümleri yaptırdığını, esasen kantarın doğru tartıp tartmadığının da belli olmadığını, yükteki eksikliğin davacı alıcı ile satıcı arasında düzenlenen sözleşmede öngörülen muafiyet payının altında bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile dava dışı satıcı arasında düzenlenen sözleşmenin 15/1 maddesinde, ''Kesin hesaplar bakımından yükleme ve boşaltma limanlarındaki su çekimi sörveylerinin ortalaması konşimento ağırlığına mukabil %0,5 oranında serbesti hakkına tabi olmak kaydı ile nihai mahiyette olacaktır. Nihai ağırlıkta tanınan böyle bir %0,5 dışına çıkan herhangi bir fark mevcut olması durumunda bu hal ilgili tarafa çekilecek telgraf havalesi yolu ile süratle çözüme kavuşturulacak'' hükmüne yer verildiği, gözetim şirketi tayin edilmiş olmasının taraflar arasındaki bu sözleşme hükümlerini bertaraf etmeyeceği ve sorumluluğu gözetim şirketlerine yüklemeyeceği, o halde ölçümlemede davacı aleyhine bir durum var ise öncelikle davacının kendi akidi olan satıcısına müracaat etmesi, sonuç alamaması halinde gözetim şirketlerine ölçümü yanlış yapmaları nedeniyle müracaat etmesinin gerektiği, gözetim şirketlerinin satıcı ile birlikte hareket ederek yükü kasten eksik ölçtüklerinin ispat edilemediği, satıcıya müracaat edilmeden açılan işbu davanın erken açıldığı, ayrıca davaya konu eksikliğin yukarıda anılan sözleşmede öngörülen sınırın altında bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, gözetim hizmeti sözleşmesinden kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı yüklemedeki ölçümlemenin hatalı olduğunu, bu sebeple satıcıya fazla ödeme yaptığını ve satıcı ile aralarındaki sözleşme ilişkisi nedeniyle satıcıya başvuramayacağını, davalının sözleşmede öngörülen yükümlülüğünü davalının gereği gibi yerine getirmediğini ileri sürmüştür. Davacının satıcı ile yaptığı sözleşmede, %0,5'in altında kalan eksiklik halinde satıcıya başvurulamayacağı öngörüldüğünden mahkemenin ret gerekçesine itibar edilemez. Ayrıca, taraflar arasında sözleşme ilişkisi bulunduğundan koşulları varsa davalıya başvurulabilmesi için zararın kasten gerçekleştirilmiş olması da aranmaz.
İhmal neticesinde dahi olsa davalının sözleşmeye aykırı hareketi halinde meydana gelen zararı karşılaması gerekmektedir. Bu itibarla mahkemenin bu yöndeki ret gerekçesi de doğru değildir. Mahkemece, yukarıda yapılan açıklamalar çerçevesinde tarafların iddia ve savunmalarının değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 30/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064784700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz