Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/11724 E. 2012/17519 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': '5 yıllık', 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak↗ davanın konusu↗ kazanılmış hak↗ yenileme↗ hak düşürücü süre↗ uyuşmazlık konusu↗ hukuki yarar↗ ayırt edicilik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan kantılara göre, davacının Işık kelimesini yoğun şekilde kullanarak bu kelimeye ayırtedicilik kazandırarak ülkede maruf hale getirdiği, ancak maruf hale gelen markaları tescil ettirmediği, davacı kurumun 556 sayılı KHK'nin 8. maddesindeki itiraz hakkını kullanmadığı, bunun yanında davalı şirketin de tescilli markası bulunduğunu ileri sürerek davacıdan davaya konu ibareleri kullanmasına son vermesini istemediğini, davacının davalının markasının tescilinin üzerinden 9 yıl geçtikten sonra marka tescil talebinde bulunduğu, davalının kullandığı markanın davacı vakfın kulandığı markalardan farklı bir ayırt edicilik kazandığı ve davalının sadece Sakarya'da faaliyette bulunduğu, davalının markalarındaki esas unsur "Sakarya ve Işık" ibareleri iken davacının markalarındaki esas unsurların "Işık, 1885 ve fvm" oldukları, davalının 1993 yılından beri kullandığı Sakarya Işık ibarelerini 2. markasında da unsur olarak kullanarak kazanılmış bir hak elde ettiği ve davacının uzun süre sessiz kalarak marka üzerindeki koruma hakkını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, öncelik hakkına dayalı, davalı adına tescilli iki ayrı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK’de hukuki yararı olanların tescilli markanın hükümsüzlüğü davası açabilecekleri düzenlenmiş olmasına rağmen, bu davanın hangi sürede açılacağı hususunda açık bir bir hüküm bulunmasa da yine anılan KHK’nin 42. maddesindeki Paris Konvansiyonuna göre tanınmış sayılan marka sahiplerinin hükümsüzlük davasını tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde açması gerekeceğinin belirtilmesi ve bu hususta dava açma hakkının sınırsız sürede kullanılmasının yasal düzenlemenin ruhu ve hukuk mantığı ile bağdaşmayacağı dikkate alındığında, bu husustaki yasal boşluğun, açıklanan tanınmış markalar için öngörülen 5 yıllık sürenin, en azından diğer markalar yönünden de açılacak davalar içinde uygulanarak doldurulması Dairemizce yerinde görülmüş, bu yöndeki uygulama istikrarlı şekilde devam etmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda ‘Şekil+Özel Işık Lisesi Sakarya 1993’ ibareli markanın 15.10.1996 tarihinden itibaren, ‘Şekil+Özel Sakarya Işık Eğitim Kurumları’ ibareli markanın ise, 11.10.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 41. hizmet sınıfı kapsamında eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullanmak üzere davalı adına tescil edildiği, bu markalardan ‘Şekil+Özel Işık Lisesi Sakarya 1993’ ibareli olanın süresinde yenilenmediğinden davalı adına hüküm ifade etmediği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, davacının, eğitim ve öğretim hizmetlerinde ‘Işık’ ibaresini davalıdan daha önce marka olarak kullandığı, anılan ibare bakımından 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi uyarınca öncelik hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır. Esasen, bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık konusu davalının ilk olarak tescil edilen ve yenilenmemekle hükümden düşen markası üzerinde davacının sessiz kalması sonucu lehine hak doğduğu ve ‘Sakarya’ ile ‘Işık’ ibareleri üzerinde kazanılmış bir hakkı bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Davalı adına tescil edilen ‘Şekil+Özel Işık Lisesi Sakarya 1993’ ibareli marka hükümden düştüğünden bu marka itibariyle davanın konusu bulunmamaktadır. Ancak, diğer marka itibariyle mahkeme değerlendirmesi yerinde değildir. Her ne kadar ‘Işık’ ve ‘Sakarya’ ibareleri ortak ise de bir bütün olarak değerlendirildiklerinde gerek şekil gerekse kullanılan kelimeler itibariyle davalı adına tescilli iken yenilenmemek suretiyle hükümden düşen "Şekil+Özel Işık Lisesi Sakarya 1993" ibareli marka ile 11.10.2006 tarihinden itibaren koruma altındaki "Şekil+Özel Sakarya Işık Eğitim Kurumları" ibareli marka birbirlerinden farklı markalardır. Başka bir anlatımla, markalar birbirlerinin devamı niteliğinde değildir. Aynı nitelikte hizmette kullanılmalarına rağmen müktesep hak kapsamında kabulünü gerektirecek derecede benzerlikleri bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, ‘Şekil+Özel Sakarya Işık Eğitim Kurumları’ ibareli davalı markası itibariyle, davacının tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açtığı işbu hükümsüzlük davasında, ‘Işık’ ibaresi üzerinde 556 Sayılı KHK'nin 8/3 ve 42/1-(b) bendi uyarınca öncelik hakkı bulunduğu kabul edilerek kanıtların buna göre değerlendirmesi ve sonucuna göre, bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.04.2012 Tarih, 2010/15371 Esas-2012/6158 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/11724 E. , 2012/17519 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/07/2010 gün ve 2009/31-2010/348 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/04/2012 gün ve 2010/15371-2012/6158 sayılı kararı aleyhinde davacı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 1934 yılından beri kullandığı Işık ibareli markanın müvekkilinin kurumlarıyla özdeşleştiğini, müvekkiline bağlı "Fevziye Mektebi" isminin "Işık lisesi" olarak 1934 yılında değiştirildiğini, 1996 yılında yine müvekkiline bağlı okullarda Işık Üniversitesinin kurulduğunu, 2006 yılında müvekkili vakfının ismini TPE'ye tescil ettirmek üzere müracaat ettiklerinde davalı şirketin markası ile karşılaştıklarını, davalının bu markayı kullanmasının haksız olduğunu, aynı isimde okulların bulunmasının iltibasa neden olduğunu ileri sürerek, davalı kurumun hizmet markalarının hükümsüzlüğüne ve marka sicilinden terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, davacının "Işık" ibaresini tescil ettirmediğini, müvekkilinin 1996 ve 2006 yıllarında tescil işlemlerini yaptığını, müvekkilinin tescilli markalarını Sakarya ili sınırlarında eğitim faaliyetlerinde kullandığını, davacının eğitim faaliyetlerinin etkilenmediğini savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan kantılara göre, davacının Işık kelimesini yoğun şekilde kullanarak bu kelimeye ayırtedicilik kazandırarak ülkede maruf hale getirdiği, ancak maruf hale gelen markaları tescil ettirmediği, davacı kurumun 556 sayılı KHK'nin 8. maddesindeki itiraz hakkını kullanmadığı, bunun yanında davalı şirketin de tescilli markası bulunduğunu ileri sürerek davacıdan davaya konu ibareleri kullanmasına son vermesini istemediğini, davacının davalının markasının tescilinin üzerinden 9 yıl geçtikten sonra marka tescil talebinde bulunduğu, davalının kullandığı markanın davacı vakfın kulandığı markalardan farklı bir ayırt edicilik kazandığı ve davalının sadece Sakarya'da faaliyette bulunduğu, davalının markalarındaki esas unsur "Sakarya ve Işık" ibareleri iken davacının markalarındaki esas unsurların "Işık, 1885 ve fvm" oldukları, davalının 1993 yılından beri kullandığı Sakarya Işık ibarelerini 2.
markasında da unsur olarak kullanarak kazanılmış bir hak elde ettiği ve davacının uzun süre sessiz kalarak marka üzerindeki koruma hakkını kaybettiği gerekçesiyle davanın reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce onanmıştır.
Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, öncelik hakkına dayalı, davalı adına tescilli iki ayrı markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesi istemine ilişkindir.
556 sayılı KHK’de hukuki yararı olanların tescilli markanın hükümsüzlüğü davası açabilecekleri düzenlenmiş olmasına rağmen, bu davanın hangi sürede açılacağı hususunda açık bir bir hüküm bulunmasa da yine anılan KHK’nin 42. maddesindeki Paris Konvansiyonuna göre tanınmış sayılan marka sahiplerinin hükümsüzlük davasını tescil tarihinden itibaren 5 yıl içinde açması gerekeceğinin belirtilmesi ve bu hususta dava açma hakkının sınırsız sürede kullanılmasının yasal düzenlemenin ruhu ve hukuk mantığı ile bağdaşmayacağı dikkate alındığında, bu husustaki yasal boşluğun, açıklanan tanınmış markalar için öngörülen 5 yıllık sürenin, en azından diğer markalar yönünden de açılacak davalar içinde uygulanarak doldurulması Dairemizce yerinde görülmüş, bu yöndeki uygulama istikrarlı şekilde devam etmiştir.
Uyuşmazlık konusu olayda ‘Şekil+Özel Işık Lisesi Sakarya 1993’ ibareli markanın 15.10.1996 tarihinden itibaren, ‘Şekil+Özel Sakarya Işık Eğitim Kurumları’ ibareli markanın ise, 11.10.2006 tarihinden itibaren geçerli olmak üzere 41. hizmet sınıfı kapsamında eğitim ve öğretim hizmetlerinde kullanmak üzere davalı adına tescil edildiği, bu markalardan ‘Şekil+Özel Işık Lisesi Sakarya 1993’ ibareli olanın süresinde yenilenmediğinden davalı adına hüküm ifade etmediği anlaşılmaktadır. Dosya kapsamından, davacının, eğitim ve öğretim hizmetlerinde ‘Işık’ ibaresini davalıdan daha önce marka olarak kullandığı, anılan ibare bakımından 556 sayılı KHK’nin 8/3. maddesi uyarınca öncelik hakkı bulunduğu anlaşılmaktadır.
Esasen, bu yön mahkemenin de kabulündedir. Uyuşmazlık konusu davalının ilk olarak tescil edilen ve yenilenmemekle hükümden düşen markası üzerinde davacının sessiz kalması sonucu lehine hak doğduğu ve ‘Sakarya’ ile ‘Işık’ ibareleri üzerinde kazanılmış bir hakkı bulunduğu kabul edilerek yazılı şekilde davanın reddine karar verilmiştir. Davalı adına tescil edilen ‘Şekil+Özel Işık Lisesi Sakarya 1993’ ibareli marka hükümden düştüğünden bu marka itibariyle davanın konusu bulunmamaktadır. Ancak, diğer marka itibariyle mahkeme değerlendirmesi yerinde değildir. Her ne kadar ‘Işık’ ve ‘Sakarya’ ibareleri ortak ise de bir bütün olarak değerlendirildiklerinde gerek şekil gerekse kullanılan kelimeler itibariyle davalı adına tescilli iken yenilenmemek suretiyle hükümden düşen "Şekil+Özel Işık Lisesi Sakarya 1993" ibareli marka ile 11.10.2006 tarihinden itibaren koruma altındaki "Şekil+Özel Sakarya Işık Eğitim Kurumları" ibareli marka birbirlerinden farklı markalardır.
Başka bir anlatımla, markalar birbirlerinin devamı niteliğinde değildir. Aynı nitelikte hizmette kullanılmalarına rağmen müktesep hak kapsamında kabulünü gerektirecek derecede benzerlikleri bulunmamaktadır.
Bu durum karşısında, ‘Şekil+Özel Sakarya Işık Eğitim Kurumları’ ibareli davalı markası itibariyle, davacının tescilden itibaren 5 yıllık hak düşürücü süre içerisinde açtığı işbu hükümsüzlük davasında, ‘Işık’ ibaresi üzerinde 556 Sayılı KHK'nin 8/3 ve 42/1-(b) bendi uyarınca öncelik hakkı bulunduğu kabul edilerek kanıtların buna göre değerlendirmesi ve sonucuna göre, bir karar verilmesi gerektiğinden, davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.04.2012 Tarih, 2010/15371 Esas-2012/6158 Karar sayılı onama kararın kaldırılarak hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 16.04.2012 Tarih, 2010/15371 Esas- 2012/6158 Karar sayılı onama kararının kaldırılarak yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının karar düzeltme isteyene iadesine, 06.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064783500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz