Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10018 E. 2012/18529 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borcun üstlenilmesi↗ mevduat hesabı↗ dolandırıcılık↗ tmsf↗ havale↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalı Banka'nın Merkez Şubesi'nde Yurt Security Offshore Limited'e ait TL cinsinden mevduat hesabının bulunduğu, dava konusu havale tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurtdışına havale edilmediği, bu mevduatın sigorta kapsamında bulunmadığı, paranın gerçekte yurtdışında hiçbir bankaya transfer edilmeyerek yurtiçinde tüketildiği, alacağın Yurt Security Offshore Limited adlı bankadan tahsil edilemediği, davalı bankanın eyleminin havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş yönetiminin Yurt Security Offshore Limited adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bilmesine rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına yol açtığı, İstanbul 8 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 E ve 2005/100 K. sayılı dosyasında verilen kararla Yurt Security Offshore Limited hesapları ile ilgili dava yönünden Yurtbank yöneticileri hakkında açılan kamu davasında bu durumun bankayı vasıta kılmak sureti ile dolandırıcılık olarak değerlendirildiği ve bir kısım banka yöneticileri aleyhine hüküm kurularak kesinleştiği gerekçesiyle, 16.500,00 TL ana paranı toplam 14.500,00 TL'nın 12.500,00 TL'sının 14.12.1999 tarihinden 18.01.2000 tarihine kadar %83 oranında, bu tarihten sonrası için tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülerek, 2.000,00 TL'nın 19.11.1999 tarihinden 24.12.1999 tarihine kadar %81 oranında, bu tarihten sonra tahsile kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile davalı banka adına borcu üstlenen sıfatı ile davalı TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalının sıfatına nazaran 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca avans faizine hükmedilmesi, faiz başlangıcının da hesabın açıldığı tarih olması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/6917 E. 2012/13422 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalı Banka'nın Merkez Şubesi'nde Yurt Security Offshore Limited'e ait TL cinsinden «mevduat hesabının» bulunduğu, dava konusu «havale» tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurtdışına havale edilmediği, bu mevduatın sigorta kapsamında bulunmadığı, paranın gerçekte yurtdışında hiçbir bankaya transfer edilmeyerek yurtiçinde tüketildiği, alacağın Yurt Security Offshore Limited adlı bankadan tahsil edilemediği, davalı bankanın eyleminin havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş yönetiminin Yurt Security Offshore Limited adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bilmesine rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına yol açtığı, İstanbul 8 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 E ve 2005/100 K. sayılı dosyasında verilen kararla Yurt Security Offshore Limited hesapları ile ilgili dava yönünden Yurtbank yöneticileri hakkında açılan kamu davasında bu durumun bankayı vasıta kılmak sureti ile «dolandırıcılık» olarak değerlendirildiği ve bir kısım banka yöneticileri aleyhine hüküm kurularak kesinleştiği gerekçesiyle, 16.500,00 TL ana paranı toplam 14.500,00 TL'nın 12.500,00 TL'sının 14.12.1999 tarihinden 18.01.2000 tarihine kadar %83 oranında, bu tarihten sonrası için tahsil tarihine kadar değişen oranlarda «avans faizi» yürütülerek, 2.000,00 TL'nın 19.11.1999 tarihinden 24.12.1999 tarihine kadar %81 oranında, bu tarihten sonra tahsile kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatı ile davalı TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile Yurtbank A.Ş.’nin yöneticisi olan Ali Balkaner hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Balkaner ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların Balkaner Holding bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacıların alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları gerekip gerekmediği tartışılıp değerlendirilerek, varılacak sonuç çe …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13144 E. 2011/8704 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:organik bağ · ticari faiz · reeskont faizi · vade · yasal faiz
Benzer bu kararda2- Davalı banka harçtan muaf olduğu halde mahkemece bakiye karar ve ilam harcının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmadığı gibi, davacı tarafça davada «vade» sonuna kadar mevduat vade sonundan itibaren ise «ticari faiz» talebinde bulunduğu halde TTK’nun 4 ncü maddesine aykırı olarak «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmamış ve kararın bu nedenlerle taraflar yararına bozulmasına karar vermek gerekmiş ise de anılan hususların düzeltilmesi yeniden yargılama yap …
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, Yurtbank ile Yurt Security Offshore Ltd. arasında «organik bağ» bulunduğu, hatta gerçekte Yurt Security Offshore LTD’nin hiç olmadığı, paravan bankacılık yapıldığı, tüm işlemler Yurtbank üzerinden yapıldığından bu bankanın(davalının) davacıların zararından sorumlu olduğu, davacının davalıdan 23.11.1999 tarihi itibariyle 1.000 TL, 08.12.1999 tarihi itibariyle de 3.000 TL tutarında alacaklı olduğu, anılan tarihlerden tahsil tarihine kadar davalıdan «reeskont faizi» istenebileceği, davalının offshore hesabı için kararlaştırılan faizden sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 4.000 TL’nin yasal faiziyle davalıdan tahsil …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1473 E. 2014/8474 K.
Ortak:dolandırıcılık
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalı Banka'nın Merkez Şubesi'nde Yurt Security Offshore Limited'e ait TL cinsinden «mevduat hesabının» bulunduğu, dava konusu «havale» tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurtdışına havale edilmediği, bu mevduatın sigorta kapsamında bulunmadığı, paranın gerçekte yurtdışında hiçbir bankaya transfer edilmeyerek yurtiçinde tüketildiği, alacağın Yurt Security Offshore Limited adlı bankadan tahsil edilemediği, davalı bankanın eyleminin havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş yönetiminin Yurt Security Offshore Limited adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bilmesine rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına yol açtığı, İstanbul 8 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 E ve 2005/100 K. sayılı dosyasında verilen kararla Yurt Security Offshore Limited hesapları ile ilgili dava yönünden Yurtbank yöneticileri hakkında açılan kamu davasında bu durumun bankayı vasıta kılmak sureti ile «dolandırıcılık» olarak değerlendirildiği ve bir kısım banka yöneticileri aleyhine hüküm kurularak kesinleştiği gerekçesiyle, 16.500,00 TL ana paranı toplam 14.500,00 TL'nın 12.500,00 TL'sının 14.12.1999 tarihinden 18.01.2000 tarihine kadar %83 oranında, bu tarihten sonrası için tahsil tarihine kadar değişen oranlarda «avans faizi» yürütülerek, 2.000,00 TL'nın 19.11.1999 tarihinden 24.12.1999 tarihine kadar %81 oranında, bu tarihten sonra tahsile kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatı ile davalı TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaHolding A.Ş'nin yöneticisi olan .. hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve iş bu ceza hükmü Yargıtay 7.
A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların B..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · pasif husumet · tüzel kişilik · husumet · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaA.Ş'nin hukuki durumunun saptanması gerekirken, bu davalı hakkında açılan davanın «pasif husumetten» reddine karar verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Şti'nin ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunduğu, off shore hesabının tasarruf mevduatı niteliğinde bulunmadığı, bu nedenle davada TMSF ve O.
Bank A.Ş. aleyhine «husumet» yöneltilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar karar verilmiştir.
A.Ş'den farklı bir «tüzel kişiliğe» sahip olduğu gerekçesiyle bu davalı hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/5555 E. 2012/12889 K.
Ortak:dolandırıcılık · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalı Banka'nın Merkez Şubesi'nde Yurt Security Offshore Limited'e ait TL cinsinden «mevduat hesabının» bulunduğu, dava konusu «havale» tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurtdışına havale edilmediği, bu mevduatın sigorta kapsamında bulunmadığı, paranın gerçekte yurtdışında hiçbir bankaya transfer edilmeyerek yurtiçinde tüketildiği, alacağın Yurt Security Offshore Limited adlı bankadan tahsil edilemediği, davalı bankanın eyleminin havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş yönetiminin Yurt Security Offshore Limited adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bilmesine rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına yol açtığı, İstanbul 8 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 E ve 2005/100 K. sayılı dosyasında verilen kararla Yurt Security Offshore Limited hesapları ile ilgili dava yönünden Yurtbank yöneticileri hakkında açılan kamu davasında bu durumun bankayı vasıta kılmak sureti ile «dolandırıcılık» olarak değerlendirildiği ve bir kısım banka yöneticileri aleyhine hüküm kurularak kesinleştiği gerekçesiyle, 16.500,00 TL ana paranı toplam 14.500,00 TL'nın 12.500,00 TL'sının 14.12.1999 tarihinden 18.01.2000 tarihine kadar %83 oranında, bu tarihten sonrası için tahsil tarihine kadar değişen oranlarda «avans faizi» yürütülerek, 2.000,00 TL'nın 19.11.1999 tarihinden 24.12.1999 tarihine kadar %81 oranında, bu tarihten sonra tahsile kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatı ile davalı TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAğır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ...bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:aciz vesikası · tüzel kişilik · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaBu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının yüksek faiz oranı nedeni ile off shore hesabını tercih ettiği, bu nedenle ayrı bir «tüzel kişiliği» bulunan Yurt Security Off Shore Bank Ltd.'den alacağını talep etmesinin gerektiği, davacının bu bankaya başvurmadan doğrudan davalılardan talepte bulunmasının bu aşamada erken açılmış bir dava olduğu, davalı ...
Security Off Shore bankası aleyhine açılan davanın atiye «terk» edildiğinden karar ittihazına yer olmadığına, diğer davalılar hakkında erken açılmış bulunan davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/7664 E. 2011/8731 K.
Ortak:dolandırıcılık · havale · Alacak
İncelediğiniz karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalı Banka'nın Merkez Şubesi'nde Yurt Security Offshore Limited'e ait TL cinsinden «mevduat hesabının» bulunduğu, dava konusu «havale» tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurtdışına havale edilmediği, bu mevduatın sigorta kapsamında bulunmadığı, paranın gerçekte yurtdışında hiçbir bankaya transfer edilmeyerek yurtiçinde tüketildiği, alacağın Yurt Security Offshore Limited adlı bankadan tahsil edilemediği, davalı bankanın eyleminin havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş yönetiminin Yurt Security Offshore Limited adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bilmesine rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına yol açtığı, İstanbul 8 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 E ve 2005/100 K. sayılı dosyasında verilen kararla Yurt Security Offshore Limited hesapları ile ilgili dava yönünden Yurtbank yöneticileri hakkında açılan kamu davasında bu durumun bankayı vasıta kılmak sureti ile «dolandırıcılık» olarak değerlendirildiği ve bir kısım banka yöneticileri aleyhine hüküm kurularak kesinleştiği gerekçesiyle, 16.500,00 TL ana paranı toplam 14.500,00 TL'nın 12.500,00 TL'sının 14.12.1999 tarihinden 18.01.2000 tarihine kadar %83 oranında, bu tarihten sonrası için tahsil tarihine kadar değişen oranlarda «avans faizi» yürütülerek, 2.000,00 TL'nın 19.11.1999 tarihinden 24.12.1999 tarihine kadar %81 oranında, bu tarihten sonra tahsile kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile davalı banka adına «borcu üstlenen» sıfatı ile davalı TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Ağır Ceza Mahkemesi’nce verilen 29.11.2005 tarihli karar ile davalı bankanın külli halefi Yurtbank A.Ş.’nin ve diğer davalı ...’in yöneticisi olan davalı ... hakkında, “offshore hesapları üzerinden banka vasıta kılınmak suretiyle «dolandırıcılık»” suçundan mahkumiyet hükmü kurulmuş ve işbu ceza hükmü Yargıtay 7.
Ceza mahkemesince verilen ve kesinleşen kararın gerekçesinde, davalı ... ve Yurtbank A.Ş.’nin diğer bir kısım yöneticilerinin, Yurtbank A.Ş. aracılığıyla offshore hesabı açtıran 4204 kişiyi, bankayı vasıta kılmak suretiyle «dolandırdıkları» ve bu suretle topladıkları paraların ... bünyesindeki şirketlere ucuz kredi olarak aktarıldığı, offshore bankasının paravan bir şirket olarak davalı ... tarafından yakınlarına kurdurulduğu açıklanmıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:erken açılan dava · aciz vesikası · terkin · karar verilmesine yer olmadığına · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosyadaki kanıtlara göre, davacının parasının off-shore hesabına «havale» edilmesi konusunda talimatı bulunduğunun taraflar arasında tartışmasız olduğunu, davacının hesabının Yurt Security Off-Shore Ltd'de olması nedeniyle davacının öncelikle bu şirketten talepte bulunmasının gerektiği, davanın henüz «erken açılan» bir dava olduğu gerekçesiyle, davalı Yurt Security Off Shore Ltd. hakkındaki davanın atiye «terki» nedeniyle bu davalı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkındaki davanın ise reddine karar verilmiştir.
Bu durumda, gerek ceza mahkemesindeki belirlemeler ve gerekse de Dairemize intikal eden emsal dosyalardaki «aciz vesikaları» da gözetildiğinde, davacının alacağını hakkındaki dava kabul edilen Yurt Security Off-Shore Ltd.’den tahsil edemeyeceğinin anlaşılması karşısında, diğer davalılara yöneltilen davanın zamansız olarak nitelendirilemeyeceğinin kabulü ile ceza mahkemesinin mahkumiyet kararının hukuki sonuçları BK’nun 53. maddesi çerçevesinde gözetilmek suretiyle, BK’nun 41, TTK’nun 321/«son» ve 336/5. maddeleri uyarınca, gerek davalı ...’in ve gerekse yöneticisi konumunda olduğu diğer davalıların davacının ileri sürdüğü zarardan sorumlu tutulmaları ger …
Mahkemece, Yurt Security Offshore Bank Ltd. hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalılar hakkında açılan davanın “zamansız” olduğundan bahisle reddi cihetine gidilmiş ise de, yerel mahkeme kararından sonra İstanbul 8.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10018 E. , 2012/18529 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 6. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/03/2012 tarih ve 2011/361-2012/36 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankaya devirden önce Yurtbank A.Ş.'nin Denizli Şubesi'ne hesap açtırdığını, hesaptaki parasının talimatı olmaksızın banka yetkililerince KKTC.'de paravan olarak kurdurulmuş olan Yurt Security Offshore Ltd. adlı banka hesabına aktarıldığını, daha sonra diğer offshore mevduatları ile birlikte Ali Balkaner ve hakim hissedarı olduğu şirketlere usulsüz kredi vermek suretiyle tüketildiğini ve bu şekilde müvekkilinin zarara uğratıldığını ileri sürerek 14.655 TL'nin davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının parasının müvekkili bankadan ayrı bir tüzel kişiliği olan Yurt Security Off-Shore Ltd.'ne havale edildiğini, müvekkili banka tarafından bilgisi dışında işlem yapılması ve iradesinin yanıltılmasının söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara göre, davacının davalı Banka'nın Merkez Şubesi'nde Yurt Security Offshore Limited'e ait TL cinsinden mevduat hesabının bulunduğu, dava konusu havale tutarının bu hesaba alacak kaydedildiği, yurtdışına havale edilmediği, bu mevduatın sigorta kapsamında bulunmadığı, paranın gerçekte yurtdışında hiçbir bankaya transfer edilmeyerek yurtiçinde tüketildiği, alacağın Yurt Security Offshore Limited adlı bankadan tahsil edilemediği, davalı bankanın eyleminin havale görünümlü mevduat toplamak olarak değerlendirilmesi gerektiği, Yurt Ticaret ve Kredi Bankası A.Ş yönetiminin Yurt Security Offshore Limited adlı bankanın paravan bir banka olduğunu bilmesine rağmen bu banka adına mevduat toplamak suretiyle davacının zararına yol açtığı, İstanbul 8 Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2005/102 E ve 2005/100 K.
sayılı dosyasında verilen kararla Yurt Security Offshore Limited hesapları ile ilgili dava yönünden Yurtbank yöneticileri hakkında açılan kamu davasında bu durumun bankayı vasıta kılmak sureti ile dolandırıcılık olarak değerlendirildiği ve bir kısım banka yöneticileri aleyhine hüküm kurularak kesinleştiği gerekçesiyle, 16.500,00 TL ana paranı toplam 14.500,00 TL'nın 12.500,00 TL'sının 14.12.1999 tarihinden 18.01.2000 tarihine kadar %83 oranında, bu tarihten sonrası için tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülerek, 2.000,00 TL'nın 19.11.1999 tarihinden 24.12.1999 tarihine kadar %81 oranında, bu tarihten sonra tahsile kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülmek sureti ile davalı banka adına borcu üstlenen sıfatı ile davalı TMSF'den tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, davalının sıfatına nazaran 3095 sayılı Yasa’nın 2/2. maddesi uyarınca avans faizine hükmedilmesi, faiz başlangıcının da hesabın açıldığı tarih olması gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın davalı yararına bozulması gerekmiş ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca hükmün aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın “HÜKÜM” bölümünün 2. fıkrasında yazılı “ 12.500.00 TL'nın 14.12.1999 tarihinden 18.01.2000 tarihine kadar %83 oranında, bu tarihten sonrası için tahsil tarihine kadar değişen oranlarda avans faizi yürütülerek“ kelime dizisinin çıkartılarak yerine “ 12.500 TL'lık kısmına 14.12.1999 tarihinden, 2.155.00 TL'lık kısmına 19.11.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte” kelime dizisinin eklenmesine, hükmün düzeltilmiş bu haliyle ONANMASINA, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064761200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz