İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/12004 E. 2012/18609 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ayıplı teslim↗ ayıp ihbarı↗ borca itiraz↗ kesin delil↗ ayıp↗ navlun↗ mahsup↗ işlemiş faiz↗ taşıyıcı↗ ihbar↗ fatura↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ ibraz↗ teslim↗ kesin hüküm↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin, davalı şirket için kargo taşımacılığı yaptığı, bu taşıma işi nedeniyle faturaya dayalı alacağı olduğundan bahisle davalı aleyhine icra takibi başlattığı ve davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı şirketin defterlerine kaydettiği 8 adet fatura toplamının 11.542,90 TL olduğu, bu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği halde yasal süresi içinde itiraz edilmediği, davacı defterlerinin yasal şekillere uygun tutulduğundan lehine kesin delil teşkil ettiğinin anlaşıldığı, davalının söz konusu taşıma işinden dolayı davacı şirkete borçlu olduğu halde haksız suretle borca itiraz ettiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 11.542,90 TL asıl alacak, 246,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.789,25 TL alacak yönünden itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karşı davada ise her ne kadar davalı-karşı davacı, söz konusu taşıma işleminden dolayı ayıp ve eksik iş nedeni ile alacaklı olduğundan bahisle karşı dava açmış ise de, her iki tarafın tacir oldukları, TTK’nun 25/3. maddesi gereğince ayıp ihbarının yazılı bir şekilde yapılması gerektiği halde taşıma işleminin eksik ve ayıplı olduğu ihbarının yasal süresi içerisinde yazılı olarak bildirildiğinin davalı-karşı davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, taşıma ücreti alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine karşı dava ise, taşınan malların eksik ve ayıplı teslimi nedeniyle uğranılan zararın mahsubu ile bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı-karşı davacı, davacı taşıyıcının, taşınmak üzere kendisine teslim edilen bir kısım malları eksik veya hasarlı olarak teslim etmesi ve bir kısım malları da hiç teslim etmemesi nedeniyle zarara uğradığını, bundan kaynaklanan tazminat alacağını navlun borcundan mahsup ettiğini savunmuş ve bu hususta yani malların hasarlı ve eksik teslim edildiği hususunda belgeler ibraz etmiştir. Bu itibarla mahkemece, gerçekten de davalı-karşı davacı tarafından savunulduğu gibi hasarlı ve eksik teslim bulunup bulunmadığının, olaya uygulanması gereken Mülga 6762 sayılı TTK’nun 762 vd. maddeleri uyarınca değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, somut uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmayan satımla ilgili TTK’nun 25/3. maddesine dayanılarak sonuca gidilmesi suretiyle, asıl davanın kabulü, karşı davanın ise reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/12004 E. , 2012/18609 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Giresun 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.05.2011 tarih ve 2010/176-2011/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı-karşı davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ 15.620 TL'nın altında bulunduğundan HUMK.nun 3156 sayılı kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı-karşı davalı vekili, davalı şirketin, müvekkilinin Giresun irtibat bürosu ile kargo taşıttığını ve bu taşımadan kaynaklı 12.090 TL fatura alacağı doğduğunu, davalı şirketin ödeme yapmaması üzerine başlatılan icra takibine davalının haksız itirazı nedeniyle takibin durduğunu ileri sürerek, davalının itirazının iptali ile %40 kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini talep ve dava etmiş, karşı davanın ise reddini talep etmiştir.
Davalı-karşı davacı vekili, alacağa konu fatura ve içeriklerine müvekkili tarafından süresi içerisinde itiraz edildiğinden fatura içeriklerinin kesinleşmediğini, talep edilen alacağın likit olmadığını ve müvekkilinin davalıya borçlu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiş ve davacı aleyhine %40 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini talep etmiş, karşı davada ise, müvekkilinin davacı-karşı davalıya taşınmak üzere teslim ettiği malların bir kısmının alıcılara teslim edilmediğini, bir kısmının ise eksik ve ayıplı teslim edilmesi üzerine müvekkilinin 17.107,08 TL zararı doğduğunu, bu zararın giderilmesi için yazılı ve sözlü olarak davacı-karşı davalıdan talepte bulunulmasına rağmen sonuç alınamadığını ileri sürerek, müvekkilinin karşı davalıya olan 12.703,04 TL borcunun 17.107,08 TL alacağından takas edilerek bakiye kalan 4.404,04 TL alacağın davacı-karşı davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davacı şirketin, davalı şirket için kargo taşımacılığı yaptığı, bu taşıma işi nedeniyle faturaya dayalı alacağı olduğundan bahisle davalı aleyhine icra takibi başlattığı ve davalının itirazı üzerine takibin durduğu, davacı şirketin defterlerine kaydettiği 8 adet fatura toplamının 11.542,90 TL olduğu, bu faturaların davalı şirkete tebliğ edildiği halde yasal süresi içinde itiraz edilmediği, davacı defterlerinin yasal şekillere uygun tutulduğundan lehine kesin delil teşkil ettiğinin anlaşıldığı, davalının söz konusu taşıma işinden dolayı davacı şirkete borçlu olduğu halde haksız suretle borca itiraz ettiği gerekçesiyle, asıl davanın kısmen kabulü ile 11.542,90 TL asıl alacak, 246,35 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 11.789,25 TL alacak yönünden itirazın iptaline, asıl alacak üzerinden % 40 icra inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, karşı davada ise her ne kadar davalı-karşı davacı, söz konusu taşıma işleminden dolayı ayıp ve eksik iş nedeni ile alacaklı olduğundan bahisle karşı dava açmış ise de, her iki tarafın tacir oldukları, TTK’nun 25/3.
maddesi gereğince ayıp ihbarının yazılı bir şekilde yapılması gerektiği halde taşıma işleminin eksik ve ayıplı olduğu ihbarının yasal süresi içerisinde yazılı olarak bildirildiğinin davalı-karşı davacı tarafça ispat edilemediği gerekçesiyle, karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davalı-karşı davacı vekili temyiz etmiştir.
Asıl dava, taşıma ücreti alacağının tahsili amacıyla girişilen icra takibine vaki itirazın iptali ile icra inkar tazminatı istemine karşı dava ise, taşınan malların eksik ve ayıplı teslimi nedeniyle uğranılan zararın mahsubu ile bakiye alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle asıl davanın kabulüne, karşı davanın ise reddine karar verilmiştir.
Ancak, davalı-karşı davacı, davacı taşıyıcının, taşınmak üzere kendisine teslim edilen bir kısım malları eksik veya hasarlı olarak teslim etmesi ve bir kısım malları da hiç teslim etmemesi nedeniyle zarara uğradığını, bundan kaynaklanan tazminat alacağını navlun borcundan mahsup ettiğini savunmuş ve bu hususta yani malların hasarlı ve eksik teslim edildiği hususunda belgeler ibraz etmiştir. Bu itibarla mahkemece, gerçekten de davalı-karşı davacı tarafından savunulduğu gibi hasarlı ve eksik teslim bulunup bulunmadığının, olaya uygulanması gereken Mülga 6762 sayılı TTK’nun 762 vd. maddeleri uyarınca değerlendirilip sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, somut uyuşmazlıkta uygulanma yeri bulunmayan satımla ilgili TTK’nun 25/3.
maddesine dayanılarak sonuca gidilmesi suretiyle, asıl davanın kabulü, karşı davanın ise reddine karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalı-karşı davacıya iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064710700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz