Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11964 E. 2012/18584 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
delillerin toplanmaması↗ nispi vekalet ücreti↗ avukatlık asgari ücret tarifesi↗ ara karar↗ keşideci↗ yargılama gideri↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ çek↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın yargılama sırasında davalı tarafından davacıya ödendiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile alacak hususunda karar verilmesine yer olmadığına, davalı Banka'ya ibraz edilen çekte keşideci imzasının bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bankaya ait olduğu, buna rağmen davalı Banka çalışanının imza kontrolü yapmaması nedeni ile kusurlu olup kendisine dava açılmasına sebebiyet verdiği kanaati ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece delillerin toplanmasına ilişkin ara kararın yerine getirilmesinden önce anlaşmazlık konusu çek bedelinin davalı Banka tarafından davacıya ödenmesi nedeni ile mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca tarife uyarınca belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/13828 E. 2014/3793 K.
Ortak:delillerin toplanmaması · ara karar
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararın yerine getirilmesinden önce anlaşmazlık konusu «çek» bedelinin davalı Banka tarafından davacıya ödenmesi nedeni ile mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesine rağmen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca tarife uyarınca belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken «nispi vekalet ücretinin» tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılam …
Benzer bu kararda2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:feragat
Benzer bu karardaMahkemece, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, «feragat» sebebiyle davanın reddine karar verilmiştir.
2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararları gereğinin yerine getirilmesinden önce davanın «feragat» nedeniyle reddine karar verildiğinden, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca Tarife hükümleriyle belirlenen üc …
-
İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4495 E. 2022/8145 K.
Ortak:nispi vekalet ücreti · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz kararda2- Ancak, mahkemece «delillerin toplanmasına» ilişkin «ara» kararın yerine getirilmesinden önce anlaşmazlık konusu «çek» bedelinin davalı Banka tarafından davacıya ödenmesi nedeni ile mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle bir karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmesine rağmen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca tarife uyarınca belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken «nispi vekalet ücretinin» tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılam …
… m dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın yargılama sırasında davalı tarafından davacıya ödendiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile alacak hususunda karar «verilmesine yer olmadığına», davalı Banka'ya «ibraz» edilen çekte «keşideci» imzasının bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bankaya ait olduğu, buna rağmen davalı Banka çalışanının imza kontrolü yapmaması nedeni ile kusurlu olup kendisine dava açılmasına sebebiyet verdiği kanaati ile «yargılama giderlerinin» ve «vekalet ücretinin» davalı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… ge Adliye Mahkemesince; davacı bankanın elindeki belgeler itibariyle asgari araştırmayı yapması ile, borç ve borçluları tespiti mümkün bulunduğu nazara alındığından «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinde ve ayrıca, «itirazın iptali davalarının» «nispi harca» tabi olup, davanın mahiyeti itibariyle «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin usu …
AAÜT 6. maddesinde anlaşmazlığın «davanın konusuz kalması» nedeni ile ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderileceği hallerde tarife hükümleri ile belirlenen ücretin yarısına hükmedileceği düzenlenmiş olup mahkemece tarife hükümlerine göre belirlenecek «nispi vekalet ücretinin» yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
… davanın konusuz kaldığı, incelenen icra takip dosyasında davalı ... yönünden takipten vazgeçme beyanında bulunulduğu ve buna ilişkin işlemlerin yapıldığı, davalının «kefaletten» vazgeçme beyanına usulüne uygun şekilde «muvafakat» edildiğinin dosyadaki belgelerden tespit edildiği, bu belgelerin icra takibinden önceki tarihli olduğu, dava açıldıktan sonra davacı tarafça davalı ... yönünden takipten vazgeçildiği, davacının davalı yönünden icra takibinin başlatılmaması ve sonrasında davanın açılmaması yönünde işlem yapabileceği halde davalı aleyhine icra takibinin başlatılması ve davanın açılması işlemini yaptığı, bu haliyle de davalı tarafından talep edilen «kötü niyet tazminatına» hükmedilebileceği gerekçesiyle «davanın konusu» kalmadığından esası hakkında da karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin kabulüne, davalı yönünden başlatılan icra takibinde gösterilen bedel üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatı …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ön inceleme tutanağı · nispi karar harcı · davanın konusuz kalması · itirazın iptali davası · ön inceleme duruşması · davanın konusu · kefalet · kötü niyet tazminatı
Benzer bu kararda… davanın konusuz kaldığı, incelenen icra takip dosyasında davalı ... yönünden takipten vazgeçme beyanında bulunulduğu ve buna ilişkin işlemlerin yapıldığı, davalının «kefaletten» vazgeçme beyanına usulüne uygun şekilde «muvafakat» edildiğinin dosyadaki belgelerden tespit edildiği, bu belgelerin icra takibinden önceki tarihli olduğu, dava açıldıktan sonra davacı tarafça davalı ... yönünden takipten vazgeçildiği, davacının davalı yönünden icra takibinin başlatılmaması ve sonrasında davanın açılmaması yönünde işlem yapabileceği halde davalı aleyhine icra takibinin başlatılması ve davanın açılması işlemini yaptığı, bu haliyle de davalı tarafından talep edilen «kötü niyet tazminatına» hükmedilebileceği gerekçesiyle «davanın konusu» kalmadığından esası hakkında da karar «verilmesine yer olmadığına», davalı tarafın kötü niyet tazminatı isteminin kabulüne, davalı yönünden başlatılan icra takibinde gösterilen bedel üzerinden hesaplanacak %20 kötü niyet tazminatı …
… ge Adliye Mahkemesince; davacı bankanın elindeki belgeler itibariyle asgari araştırmayı yapması ile, borç ve borçluları tespiti mümkün bulunduğu nazara alındığından «kötü niyet tazminatına» hükmedilmesinde ve ayrıca, «itirazın iptali davalarının» «nispi harca» tabi olup, davanın mahiyeti itibariyle «nispi vekalet ücretine» hükmedilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı, yapılan yargılamaya, toplanan delillere ve dosya içeriğine göre, mahkeme kararı ve dayandığı gerekçelerin usu …
2- Dava, icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkin olup davacı vekili tarafından 07.11.2017 ve 12.02.2018 tarihli dilekçeleri ile ön «inceleme duruşmasından» önce davalı ... yönünden «dava konusu» icra takibinden vazgeçtiğini, itirazın iptalini gerektirir bir hususun kalmadığını açıklamış, ilk derece mahkemesince davacı vekilinin bu beyanları dikkate alınarak davanın konusu kaldığından esası hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» dair verilen karara karşı davacı vekili tarafından yapılan istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
AAÜT 6. maddesinde anlaşmazlığın «davanın konusuz kalması» nedeni ile ön «inceleme tutanağı» imzalanıncaya kadar giderileceği hallerde tarife hükümleri ile belirlenen ücretin yarısına hükmedileceği düzenlenmiş olup mahkemece tarife hükümlerine göre belirlenecek «nispi vekalet ücretinin» yarısına hükmedilmesi gerekirken tamamına hükmedilmesi doğru görülmeyip bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11964 E. , 2012/18584 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Alanya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 06/05/2011 tarih ve 2010/720-2011/184 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin işyerinde 02/07/2010 tarihinde meydana gelen hırsızlık olayında davalı Banka'dan alınmış bulunan boş çek koçanının çalındığını, durumun davalı Banka'ya bildirilmesine rağmen davalının 25/09/2010 keşide tarihli 10.800 TL bedelli hamiline yazılı çeki ibraz üzerine müvekkilinin hesabından tahsil ederek ödemede bulunduğunu, söz konusu çekteki imzanın müvekkilinin imzası ile örtüşmediğini, sahte imzalı çeke dayanarak ödemede bulunan ve müvekkilini zarara uğratan davalıdan çek bedelinin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın öncelikli olarak davacıyı zarara uğratan kişilere yöneltilmesi gerektiğini, kaldı ki; dava açıldıktan sonra ancak dava dilekçesinin tebliğinden önce davacının zararının müvekkilince karşılandığını, davanın bu nedenle konusuz kaldığını, haksız ve mesnetsiz davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, toplanan delillere ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu alacağın yargılama sırasında davalı tarafından davacıya ödendiği ve davanın konusuz kaldığı gerekçesi ile alacak hususunda karar verilmesine yer olmadığına, davalı Banka'ya ibraz edilen çekte keşideci imzasının bulunup bulunmadığını kontrol etme yükümlülüğünün bankaya ait olduğu, buna rağmen davalı Banka çalışanının imza kontrolü yapmaması nedeni ile kusurlu olup kendisine dava açılmasına sebebiyet verdiği kanaati ile yargılama giderlerinin ve vekalet ücretinin davalı üzerine bırakılmasına karar verilmiştir.
Davalı vekili, kararı temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2- Ancak, mahkemece delillerin toplanmasına ilişkin ara kararın yerine getirilmesinden önce anlaşmazlık konusu çek bedelinin davalı Banka tarafından davacıya ödenmesi nedeni ile mahkemece davanın konusuz kaldığından bahisle bir karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine rağmen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 6. maddesi uyarınca tarife uyarınca belirlenen ücretin yarısına hükmedilmesi gerekirken nispi vekalet ücretinin tamamının davalıdan tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün anılan yönden düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hüküm fıkrasının 3 nolu bendinde yer alan "...1.296,00 TL .." ibaresinin çıkartılarak yerine "..648,00 TL.." ibaresinin eklenmesine, hüküm fıkrasının bu şekilde düzeltilmesine, usul ve kanuna uygun bulunan hükmün bu şekli ile mülga 1086 sayılı H.U.M.K. 'nun 438/7. maddesine gereğince DÜZELTİLEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064702000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz