Yetki belgesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11831 E. 2012/18966 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yetki belgesi↗ sahtelik↗ ticaret sicilinden terkin↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ yetki↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ yönetim kurulu kararı↗ terkin↗ ilan↗ cy/cy kaydı↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, davalı ...’un davacı şirketin temsilcisi olduğuna dayanak olan belgelerin sahteliğinin tespiti, bu belgelere göre Ticaret Sicilinde oluşturulan kaydın terkini ve alınacak kararın ilanına ilişkin olduğu, davacı şirketin 5/3/2010 tarih ve 49 sayılı yönetim kurulu kararı ile söz konusu yönetim kurulu kararının ve bu sahte karar ile ...'a verilen tüm yetkilerin iptali şeklinde karar alındığı ve bu kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 11/03/2010 tarihinde ilan edildiği, böylece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte yönetim kurulu kararının Ticaret Sicil Memurluğu' na tescili nedeni ile iptali ve ticaret sicilinden terkini istemine ilişkin olup, mahkemece davacı şirketin yeni bir yönetim kurulu kararı ile davalı ...' a verilen tüm yetkilerin iptali konusunda karar alındığı ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, davalı ...' un temsilci olarak atandığı 17.02.2010 tarihli sahte olduğu iddia edilen yönetim kurulu kararı Ticaret Sicili Memurluğu'na ibraz edilerek davalının temsilci olduğuna dair 18.02.2010 tarihli yetki belgesi düzenlenmiş ve bu karar aynı zamanda 24.02.2010 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilmiş olup, kararın bu nedenle iptalini talep etmekte davacı şirketin her zaman hukuki yararı bulunduğundan bilahare alınan yönetim kurulu kararı davayı konusuz bırakmaz. Ancak, davacının evvela Ticaret Sicil Memurluğuna müracaat ederek bu kararın sahte olduğunu beyan ederek tescilin iptalini talep etmesi ve talep kabul edilmediği takdirde mahkemeye müracaat etmesi gerekmektedir. Davacı da dava dilekçesinde Ticaret Sicil Memurluğuna müracaat edilmesine rağmen talebin reddedildiğini bildirmiş olduğundan mahkemece davanın hüküm tarihi itibari ile yürürlükte olan mülga TTK. nun 36. maddesi gereğince açılmış bir dava olduğu gözönüne alınarak Ticaret Sicil Memurluğundan davacının müracaatı varsa müracaat sonucu verilen karar ve kararın tebliğ belgeleri getirtilerek TTK. nun 36. maddesi uyarınca inceleme yapılıp neticesine göre karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11831 E. , 2012/18966 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Eskişehir Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08.06.2011 tarih ve 2010/103-2011/228 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketle hiçbir ilgisi bulunmayan davalı ...’un sahte bir karar defteri yaratarak 16.02.2010 tarihli sahte yönetim kurulu kararı ile kendisini şirketi temsile yetkili kıldığını, bu kararı noterde onaylattıp “Tescil Talepnamesi” hazırlattığını, bunları Eskişehir Ticaret Sicil Memurluğu'na götürerek tescil ve ilan ettirdiğini, sahteciliğin meydana gelmesinde noter ve Ticaret Sicilinin kusurlu olduğunu ileri sürerek, söz konusu yönetim kurulu kararının iptaline, Ticaret Sicilinin 18.02.2010 tarih ve 2390 numaralı şirket temsil belgesinin iptaline, bu kayıt ve tescilin terkinine ve kararın Türkiye Ticaret Sicili Gazetesinde ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkiline atfedilecek bir kusur bulunmadığını, davacının Eskişehir 4. Noterliği'nin 05.03.2010 tarih ve 7471 numaralı başvurusu ile ...’un şirket adına olan imza yetkisinin iptal edildiğini ve 11.03.2010 tarihli Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiğini, davacının dava açmakta hukuki yararının kalmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... vekili; müvekkilinin işleminin Noterlik Kanunun 60/5, 90 ve TTK'nun 323. maddeleri uyarınca fotokopi olarak çoğaltılan belgenin ibraz edilen belge ile ayni belge olduğunun tespit ve tasdiki olduğunu, bu işlem sırasında imza onayı yapılmadığını, dolayısıyla imzaların gerçek olup olmadığının araştırılamayacağını, müvekkilinin taraf ehliyeti bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın, davalı ...’un davacı şirketin temsilcisi olduğuna dayanak olan belgelerin sahteliğinin tespiti, bu belgelere göre Ticaret Sicilinde oluşturulan kaydın terkini ve alınacak kararın ilanına ilişkin olduğu, davacı şirketin 5/3/2010 tarih ve 49 sayılı yönetim kurulu kararı ile söz konusu yönetim kurulu kararının ve bu sahte karar ile ...'a verilen tüm yetkilerin iptali şeklinde karar alındığı ve bu kararın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin 11/03/2010 tarihinde ilan edildiği, böylece davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle, konusu kalmayan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, sahte yönetim kurulu kararının Ticaret Sicil Memurluğu' na tescili nedeni ile iptali ve ticaret sicilinden terkini istemine ilişkin olup, mahkemece davacı şirketin yeni bir yönetim kurulu kararı ile davalı ...' a verilen tüm yetkilerin iptali konusunda karar alındığı ve bu nedenle davanın konusuz kaldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Ancak, davalı ...' un temsilci olarak atandığı 17.02.2010 tarihli sahte olduğu iddia edilen yönetim kurulu kararı Ticaret Sicili Memurluğu'na ibraz edilerek davalının temsilci olduğuna dair 18.02.2010 tarihli yetki belgesi düzenlenmiş ve bu karar aynı zamanda 24.02.2010 tarihinde Ticaret Sicil Gazetesinde tescil ve ilan edilmiş olup, kararın bu nedenle iptalini talep etmekte davacı şirketin her zaman hukuki yararı bulunduğundan bilahare alınan yönetim kurulu kararı davayı konusuz bırakmaz.
Ancak, davacının evvela Ticaret Sicil Memurluğuna müracaat ederek bu kararın sahte olduğunu beyan ederek tescilin iptalini talep etmesi ve talep kabul edilmediği takdirde mahkemeye müracaat etmesi gerekmektedir. Davacı da dava dilekçesinde Ticaret Sicil Memurluğuna müracaat edilmesine rağmen talebin reddedildiğini bildirmiş olduğundan mahkemece davanın hüküm tarihi itibari ile yürürlükte olan mülga TTK. nun 36. maddesi gereğince açılmış bir dava olduğu gözönüne alınarak Ticaret Sicil Memurluğundan davacının müracaatı varsa müracaat sonucu verilen karar ve kararın tebliğ belgeleri getirtilerek TTK. nun 36. maddesi uyarınca inceleme yapılıp neticesine göre karar verilmek üzere mahkemece verilen kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 22.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064697900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz