Endüstriyel tasarım hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/11242 E. 2012/18259 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi incelemesi↗ ayırt edicilik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere, düzenlenen birinci ve son bilirkişi raporlarına göre, dava konusu tasarımın yeniliğini ortadan kaldıran ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını ispata yarayan bir belgenin dosyada yer almadığı, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece birinci bilirkişi heyetinden alınan rapora itiraz üzerine, aralarında sektörel bilirkişinin de bulunduğu ikinci bilirkişi heyetinden rapor alınmış, iki rapor arasında çelişki olması nedeniyle üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ilk ve son raporlar esas alınarak hüküm verilmiş ise de, bu iki raporda da bilirkişiler kendiliğinden yenilik unsurunu araştırmamışlar, davacının dosyaya sunduğu delillere göre, davalı tasarımının yeni olmadığı kanıtlanamadığından bahisle görüş bildirmişlerdir. Oysa, sektör bilirkişisinin de yer aldığı ikinci bilirkişi raporunun 5. sayfasında örnek mikserler de gösterilerek dava konusu tasarıma konu mikserin hem tasarım dili hem de bilgilenmiş kullanıcı gözünde 554 sayılı KHK’nin 6. ve 7. maddelerinde belirtilen yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığı, dava konusu mikserlerin piyasada yıllardan beri kullanıma sunulduğu belirtilmiştir. Mahkemece ikinci bilirkişi raporunu sunan bilirkişi heyetinden görüşlerine dayanak yaptıkları resimlerde yeralan mikserlerin veya sunulacak yeni mikser örneklerinin ne zamandan beri kullanıma sunulduğu ve bunun dayanağı belgeleri eklemeleri, raporlarındaki görüşün somut dayanaklarını belirtmeleri konusunda ek rapor alınarak, ek raporun değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6447 E. 2023/1032 K.
Ortak:bilirkişi incelemesi
İncelediğiniz kararda… pora itiraz üzerine, aralarında sektörel bilirkişinin de bulunduğu ikinci bilirkişi heyetinden rapor alınmış, iki rapor arasında çelişki olması nedeniyle üçüncü kez «bilirkişi incelemesi» yaptırılmış, ilk ve «son» raporlar esas alınarak hüküm verilmiş ise de, bu iki raporda da bilirkişiler kendiliğinden yenilik unsurunu araştırmamışlar, davacının dosyaya sunduğu delillere gö …
Benzer bu kararda… i, müvekkilinin kendisine iletilen sözleşmeyi inceledikten sonra kaşe ve imza ile onaylayıp davalı şirkete faksla gönderdiğini, bu aşamadan sonra davalı tarafın hem «basiretli tacir» davranışlarıyla örtüşmeyen hem de hileli eylemleri ile müvekkil lehine olan bölümlerin üstünü karalayarak sözleşmeyi kendi menfaatlerini arttıracak ve müvekkili zarara uğratacak şekilde değiştirdiğini ve silerek «tahrif» ettiğini, ihtilaflı olan konunun mikserin ve işin gereği onunla birlikte mutlaka düzgün olarak çalışması gereken bantlı sistemin gerektiği gibi çalışmadığı konusu olduğunu, davalı yanın sözleşmede üzerini karaladığı kısımların değişimi yapılan parçaların «garantili» olarak ve araç çalışır vaziyette «teslim» aşamasında kontrol edilerek yapılan bakım ve değişilen parçalar alıcıya yazılı şekilde bölümleri olduğunu, davalının bu bölümleri tahrif etmesindeki en büyük nedenin değişimi yapılan ya da hiç yapılmadan değiştirilmiş gibi gösterilen parçaların sorumluluklarını almak istememesi ve arıza çıkacağını öngörmesi olduğunu, davalı tarafın ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada ileri sürdüğü sıfır araçların dahi 2 yıl garantili olduğu gibi bir ifadenin değişen parçanın belirli bir süre garanti altında olmasıyla ile hiçbir ilgisi olmadığını, olağan hayat akışının içinde arıza veren ya da doğru olarak çalışmayan bir aksam değiştirildiğinde belirli bir süre «garanti kapsamında» olduğunu, davalının aracı mahkemece verilen sürede hazır etmemesinin «sebebinin» onarım için süre kazanmaya çalışmak olduğunu, nitekim daha sonrasında yapılan «bilirkişi incelemesinde» mikserin ve bantlı sistemin birbirinden ayrı olmasının da bunun en açık kanıtı olduğunu, montajlı halde teslim edilen sistemin, mikser ve bantlı sistem olarak bulunduğu park alanında kendiliğinden demonte hale gelmesi imkansız olduğunu, açıkça üzerinde tamirat ve onarım yapıldığı ya da yapılmaya çalışılarak bilirkişiyi yanıltmaya yönelildiğinin aşikar olduğunu, zira mikser ve bant konveyör sisteminin birbirine montajı oldukça maliyetli olduğundan bunun sökülmesinin ancak bahsedilen onarım durumlarında gerçekleşmesi gerektiğini, 04.01.2019 tarihli bilirkişi raporu tamamen davalı lehine hazırlandığını, işin yapılmasında mikser ile birlikte esaslı aksam olduğu şüphe gerektirmeyen bantlı sistemin, hiçbir deneme, test yapılmadan normal olarak çalışacağını öngörmek hem bilimden hem de mantıktan yoksun olduğunu, zira mekanik veya elektronik bir aygıtın deneme yapılmadan uzaktan bakılarak performansı ya da arızası hakkında bilgiye ulaşmanın ihtimal dahilinde olmadığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yer alan sözleşmede cayma bedeli olarak 10.000,00 TL «cezai şart» maddesi mevcut olduğunu, aracın davalı tarafa müvekkili tarafından teslim edildiğini, aracın davalı tarafın uhdesinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte tüm «kusur» müvekkil şirkete ait olsa dahi sorumluluğunun 10.000,00 TL ile sınırlı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tevdi mahalli tayini · idari para cezası · garanti kapsamı · tevdi mahalli · gecikme faizi · tahrifat · keşif · hırsızlık
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin 1998 model bir araca «garanti» veremeyeceğini, sadece tamir, bakım ve onarımını eksiksiz yaparak «teslim» edeceği hususlarının karşı tarafa bildirilerek ve davacının bilgisi dahilinde ilgili maddeleri çizilerek sözleşmenin imzalandığını, sözleşme konusu mikserin davacıya teslim edildiğini, ancak davacının ödemeleri sözleşmeye aykırı olarak uzun vadeli çekler vererek yaptığını, bir çekin karşılıksız çıktığını, davacı tarafın aracı teslim aldıkları tarihten bir gün sonra nakit ödeme yaptığını, araç çalışmıyor olsa bu ödemenin yapılmayacağını, müvekkilinin mikseri eksiksiz ve bakımı yapılmış çalışır vaziyette 05.06.2015 tarihinde davacıya teslim ettiğini, ödeme yükümlülüğüne aykırı hareket eden davacının sözleşmeyi «fesih» koşullarının oluşmadığını, davacının müvekkiline haber vermeden mikseri Ankara'ya gönderdiğini, davalının da mecburen mikseri açık park alanına park ederek güvenliğini sağladığını, ancak bir kaç kez «hırsızlık» teşebbüsü olduğunu, bu nedenle mahkemece «tevdi mahalli tayin» edilerek aracın ilgili yere götürülmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… i, müvekkilinin kendisine iletilen sözleşmeyi inceledikten sonra kaşe ve imza ile onaylayıp davalı şirkete faksla gönderdiğini, bu aşamadan sonra davalı tarafın hem «basiretli tacir» davranışlarıyla örtüşmeyen hem de hileli eylemleri ile müvekkil lehine olan bölümlerin üstünü karalayarak sözleşmeyi kendi menfaatlerini arttıracak ve müvekkili zarara uğratacak şekilde değiştirdiğini ve silerek «tahrif» ettiğini, ihtilaflı olan konunun mikserin ve işin gereği onunla birlikte mutlaka düzgün olarak çalışması gereken bantlı sistemin gerektiği gibi çalışmadığı konusu olduğunu, davalı yanın sözleşmede üzerini karaladığı kısımların değişimi yapılan parçaların «garantili» olarak ve araç çalışır vaziyette «teslim» aşamasında kontrol edilerek yapılan bakım ve değişilen parçalar alıcıya yazılı şekilde bölümleri olduğunu, davalının bu bölümleri tahrif etmesindeki en büyük nedenin değişimi yapılan ya da hiç yapılmadan değiştirilmiş gibi gösterilen parçaların sorumluluklarını almak istememesi ve arıza çıkacağını öngörmesi olduğunu, davalı tarafın ilk derece mahkemesinde yapılan yargılamada ileri sürdüğü sıfır araçların dahi 2 yıl garantili olduğu gibi bir ifadenin değişen parçanın belirli bir süre garanti altında olmasıyla ile hiçbir ilgisi olmadığını, olağan hayat akışının içinde arıza veren ya da doğru olarak çalışmayan bir aksam değiştirildiğinde belirli bir süre «garanti kapsamında» olduğunu, davalının aracı mahkemece verilen sürede hazır etmemesinin «sebebinin» onarım için süre kazanmaya çalışmak olduğunu, nitekim daha sonrasında yapılan «bilirkişi incelemesinde» mikserin ve bantlı sistemin birbirinden ayrı olmasının da bunun en açık kanıtı olduğunu, montajlı halde teslim edilen sistemin, mikser ve bantlı sistem olarak bulunduğu park alanında kendiliğinden demonte hale gelmesi imkansız olduğunu, açıkça üzerinde tamirat ve onarım yapıldığı ya da yapılmaya çalışılarak bilirkişiyi yanıltmaya yönelildiğinin aşikar olduğunu, zira mikser ve bant konveyör sisteminin birbirine montajı oldukça maliyetli olduğundan bunun sökülmesinin ancak bahsedilen onarım durumlarında gerçekleşmesi gerektiğini, 04.01.2019 tarihli bilirkişi raporu tamamen davalı lehine hazırlandığını, işin yapılmasında mikser ile birlikte esaslı aksam olduğu şüphe gerektirmeyen bantlı sistemin, hiçbir deneme, test yapılmadan normal olarak çalışacağını öngörmek hem bilimden hem de mantıktan yoksun olduğunu, zira mekanik veya elektronik bir aygıtın deneme yapılmadan uzaktan bakılarak performansı ya da arızası hakkında bilgiye ulaşmanın ihtimal dahilinde olmadığını, müvekkili şirket ile davalı şirket arasında yer alan sözleşmede cayma bedeli olarak 10.000,00 TL «cezai şart» maddesi mevcut olduğunu, aracın davalı tarafa müvekkili tarafından teslim edildiğini, aracın davalı tarafın uhdesinde olduğunu, kabul anlamına gelmemekle birlikte tüm «kusur» müvekkil şirkete ait olsa dahi sorumluluğunun 10.000,00 TL ile sınırlı olduğunu ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
… rafik Kanunu'nun 20 nci maddesinin d bendi "tescil edilmiş araçların her çeşit satış ve devirleri, satış ve devri yapılacak araçtan dolayı motorlu taşıtlar vergisi, «gecikme faizi», gecikme zammı, vergi cezası ve trafik «idari para cezası» borcu bulunmadığının tespit edilmesi ve taşıt üzerinde satış ve/veya devri «kısıtlayıcı» herhangi bir tedbir veya kayıt bulunmaması halinde, araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi veya trafik tescil kayıtları esas alınarak noterler tarafından yap …
… bantlı trans mikserin davacıya satışının kararlaştırıldığı, sözleşmenin davalı tarafından bazı kısımlarının çizilmeden önceki halinde mikserin değişen parçalarının «garantili» olarak «teslim» edileceği şartının yer aldığı, davalı tarafından bu kısım silinerek sözleşmenin imzalandığı, mikserin 115.000,00 TL'ye satıldığı, davacının 10.000,00 TL peşin ödeyeceği, teslim sırasında 50.000,00 TL peşin ödeyeceği, kalan 55.000,00 TL'yi de 25.06.2015 tarihli «çek» olarak vereceğinin kararlaştırıldığı, davacı tarafından davalıya 05.07.2015 tarihli ve 50.000,00 TL bedelli, 22.06.2015 tarihli ve 10.000,00 TL bedelli ve 106.2016 tarihli ve 45.000,00 TL bedelli üç adet çekin keşide edilerek davalı taraf verildiği, 05.06.2015 tarihinde de 10.000,00 TL nakit ödeme yapıldığı, davacı tarafın mikseri 05.06.2015 tarihinde teslim aldığı, davacı tarafın dava konusu mikserin çalışmadığını iddia ederek davalı tarafa iade ettiği, iadenin davalı tarafından kabul edilmediği, aracın güvenliğini sağlamak için bir parka çekildiği, mikserin başında makine mühendisi bilirkişi eşliğinde yapılan «keşif» sonrası alınan bilirkişi raporunda dava konusu mikserin çalışır durumda olduğu, çalışması sırasında herhangi bir anormal ses duyulmadığı, teknik aksaklığın olmadığı, demonte durumdaki bant konveyor sisteminin de yerine montajı ile onun da görevini yerine getirecek halde olduğunun tespit edildiği, somut olayda dava konusu mikserin davacı tarafın iddiasının aksine çalışır durumda olduğu, mikserin davalıya iade edildiği ancak bu iadenin davalı tarafından kabul edilmediği, mikserin satışını konu alan «sözleşmenin feshi» şartlarının oluşmadığı, davacının talebinin haksız olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/11242 E. , 2012/18259 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 01/06/2011 tarih ve 2007/243-2011/96 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının Omis mikser adı altında ürettiği mikser için 2003 yılında tasarım tescil belgesi aldığını, bu belgeye dayalı olarak müvekkili aleyhine haksız rekabetin tespiti ve sonuçlarının ortadan kaldırılması için dava açtığını, davalı adına 2003/02780 tescil numarası ile kayıtlı olan endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici olmadığını, bu tasarımın müvekkili tarafından 1999 yılından itibaren kullanılmaya başlandığını ileri sürerek, davalı şirket tasarımının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili adına tescilli olan endüstriyel tasarımın yeni ve ayırt edici nitelikte olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına, toplanan delillere, düzenlenen birinci ve son bilirkişi raporlarına göre, dava konusu tasarımın yeniliğini ortadan kaldıran ve ayırt ediciliğinin bulunmadığını ispata yarayan bir belgenin dosyada yer almadığı, davanın ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, davalıya ait endüstriyel tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğü istemine ilişkindir. Mahkemece birinci bilirkişi heyetinden alınan rapora itiraz üzerine, aralarında sektörel bilirkişinin de bulunduğu ikinci bilirkişi heyetinden rapor alınmış, iki rapor arasında çelişki olması nedeniyle üçüncü kez bilirkişi incelemesi yaptırılmış, ilk ve son raporlar esas alınarak hüküm verilmiş ise de, bu iki raporda da bilirkişiler kendiliğinden yenilik unsurunu araştırmamışlar, davacının dosyaya sunduğu delillere göre, davalı tasarımının yeni olmadığı kanıtlanamadığından bahisle görüş bildirmişlerdir. Oysa, sektör bilirkişisinin de yer aldığı ikinci bilirkişi raporunun 5. sayfasında örnek mikserler de gösterilerek dava konusu tasarıma konu mikserin hem tasarım dili hem de bilgilenmiş kullanıcı gözünde 554 sayılı KHK’nin 6.
ve 7. maddelerinde belirtilen yenilik ve ayırt edicilik niteliğinin bulunmadığı, dava konusu mikserlerin piyasada yıllardan beri kullanıma sunulduğu belirtilmiştir. Mahkemece ikinci bilirkişi raporunu sunan bilirkişi heyetinden görüşlerine dayanak yaptıkları resimlerde yeralan mikserlerin veya sunulacak yeni mikser örneklerinin ne zamandan beri kullanıma sunulduğu ve bunun dayanağı belgeleri eklemeleri, raporlarındaki görüşün somut dayanaklarını belirtmeleri konusunda ek rapor alınarak, ek raporun değerlendirilip sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 15/11/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064531900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz