Hakkaniyet
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/13810 E. 2012/18165 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr dağıtımı↗ maddi ve manevi tazminat↗ taşıyan↗ haksız rekabet↗ vekalet ücreti↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markası üzerinde yazılı olan ibarenin dijital uzaktan kumanda cihazları bakımından tanımlayıcı olup bu ibarenin dijital uyduların hepsinde kullanılabilen ibareler olduğu, bu nedenle davacının markasındaki bu kısmın davacıya herhangi bir koruma sağlamayacağı, davacının markasının ayırt edici unsurunun “İnter” ibaresi olup davaya konu cihazlardaki ibareden farklı olduğu, buna karşın davacının kumanda cihazlarındaki yeşil renkli, kapaklı ve dört sayfalık kullanım kılavuzlarının marka ve ürünün fotoğrafı dışında neredeyse birebir aynı olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ürün kullanım kılavuzları bakımından tarafların emtiaları arasında ciddi ölçüde karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğu, bu durumun TTK 56 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi zararının belirlenmesi amacıyla alınan bilirkişi raporlarında, davalı tarafça ithal edilen 10.000 adet ürüne ilişkin faturanın miktar açısından esas alınmasının hakkaniyete uygun düşeceği, davalının toptancı olması sebebiyle perakende fiyatlar yerine toptan rakamların esas alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle davalı tarafından dağıtım ve pazarlaması yapılan uzaktan kumandaların kullanım kılavuzlarının davacı ürünlerinin kullanma kılavuzları ile haksız rekabet oluşturur nitelikte olması sebebiyle davalının haksız rekabetin durdurulmasına, tespitine, önlenmesine ve maddi durumun ortan kaldırılmasına, 1.049 adet televizyon kumandasının kullanım kılavuzlarına el konularak karar kesinleştikten sonra imhasına, 5.147 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 27/01/2006 tarihine itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalı tarafça satışa sunulan kumanda cihazlarının kullanım kılavuzlarının davacınınki ile aynı olması nedeniyle TTK 56. vd. maddelerine dayalı haksız rekabet oluşturduğunun kabulü ile sonuca gidilmesine rağmen, tazminat hesabının tecavüz edildiği iddia edilen markayı taşıyan kumandaların satışı üzerinden davalının elde ettiği kâr esas alınarak yapılması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, haksız rekabet nedeniyle oluşan zararın salt taklit kılavuzların kullanılması nedeniyle davalının elde ettiği yarar gözetilerek belirlenmesi gerekirken, davalı tarafça satılan kumanda cihazları ile elde edilen toplam gelir üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3–Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6078 E. 2023/913 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · taşıyan · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda2-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalı tarafça satışa sunulan kumanda cihazlarının kullanım kılavuzlarının davacınınki ile aynı olması nedeniyle TTK 56. vd. maddelerine dayalı «haksız rekabet» oluşturduğunun kabulü ile sonuca gidilmesine rağmen, tazminat hesabının tecavüz edildiği iddia edilen markayı «taşıyan» kumandaların satışı üzerinden davalının elde ettiği kâr esas alınarak yapılması doğru olmamıştır.
… ullanım kılavuzları bakımından tarafların emtiaları arasında ciddi ölçüde karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğu, bu durumun TTK 56 ve devamı maddeleri anlamında «haksız rekabet» teşkil ettiği, davacının maddi zararının belirlenmesi amacıyla alınan bilirkişi raporlarında, davalı tarafça ithal edilen 10.000 adet ürüne ilişkin faturanın miktar açısından esas alınmasının «hakkaniyete» uygun düşeceği, davalının toptancı olması sebebiyle perakende fiyatlar yerine toptan rakamların esas alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle davalı tarafından «dağıtım» ve pazarlaması yapılan uzaktan kumandaların kullanım kılavuzlarının davacı ürünlerinin kullanma kılavuzları ile haksız rekabet oluşturur nitelikte olması sebebiyle …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacının herhangi bir «muvafakati» olmadan davacıya ait markayı «taşıyan» uzaktan kumanda aletlerinin yetkili bayisi ve servisi olduğu imajını vermek suretiyle internet sitesinde yayınlaması markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturacağı, davalının davacıya ait tescilli marka ve logosunu kendisine ait internet sitesinde kullandığı, "..." marka uzaktan kumandaların frekansını kopyaladığı, çoğalttığı, frekansları kanal tipi ve pil özellikleri gibi teknik bilgiler ve kumanda görselini kendisine ait sitede paylaştığı, davacının herhangi bir muvafakati olmadan davacıya ait markayı taşıyan uzaktan kumanda aletlerinin yetkili bayisi ve servisi olduğu imajını vermek suretiyle internet sitesinde yayınlaması ve belirtilen kopyalama işlemlerinin gerçekleştirildiği davalının kabulünde bulunması dikkate alındığında davacının davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet olduğunun tespiti ve bu fiillerin önlenmesine yönelik davayı açmakta haklı olduğu, ancak davalının markası ile ilgili internet sitesindeki kayıtları dava açıldıktan sonra kaldırdığı ve ticari faaliyetine «son» verdiği, bu nedenle davacının bu taleplere yönelik davasının konusunun kalmadığı, davacının itibar tazminatı talebi hakkında ise davacının davalı tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanıldığını ispat edemediğinden bu talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine yönelik davasının konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» önlenmesi, «haksız rekabetin» tespiti, meni, refi ve tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
KUMANDA" gibi sair tali unsurlar ile izinsiz ve hukuka aykırı biçimde internet sitesinde, basılı evraklarında ve sair ürün ve hizmetlerde markasal anlamda kullanmak suretiyle yarattığı, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, ref'i, alan adına «erişimin engellenmesini», 10.000,00 TL tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · kötüleme · ayıp · olumsuz oy · muvafakat · kaldırma ve yeniden hüküm · hukuki yarar · yetki
Benzer bu kararda… valının kendisine ait internet sitesinde, davacıya ait ... markası adına ayrı bir sayfa açarak, ürünlerin görseline yer vererek satış yaptığını, davacının böyle bir «yetki» vermediğini, şirketin ticari markası ve itibarının zarar gördüğünü, satılan ürünlerde bir «ayıp» olması durumunda davacının markası hakkında «olumsuz» kanaat oluşacağını, bilirkişi raporunun «haksız rekabet» yönündeki tespitlerinin hukuka aykırı olduğunu, marka ve fikri haklar konusunda, marka hukukunun kendi dinamikleri baz alınarak sonuca gidilmesi gerektiğini, daval …
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının, davacının herhangi bir «muvafakati» olmadan davacıya ait markayı «taşıyan» uzaktan kumanda aletlerinin yetkili bayisi ve servisi olduğu imajını vermek suretiyle internet sitesinde yayınlaması markaya tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturacağı, davalının davacıya ait tescilli marka ve logosunu kendisine ait internet sitesinde kullandığı, "..." marka uzaktan kumandaların frekansını kopyaladığı, çoğalttığı, frekansları kanal tipi ve pil özellikleri gibi teknik bilgiler ve kumanda görselini kendisine ait sitede paylaştığı, davacının herhangi bir muvafakati olmadan davacıya ait markayı taşıyan uzaktan kumanda aletlerinin yetkili bayisi ve servisi olduğu imajını vermek suretiyle internet sitesinde yayınlaması ve belirtilen kopyalama işlemlerinin gerçekleştirildiği davalının kabulünde bulunması dikkate alındığında davacının davalının eyleminin «marka hakkına tecavüz» ve haksız rekabet olduğunun tespiti ve bu fiillerin önlenmesine yönelik davayı açmakta haklı olduğu, ancak davalının markası ile ilgili internet sitesindeki kayıtları dava açıldıktan sonra kaldırdığı ve ticari faaliyetine «son» verdiği, bu nedenle davacının bu taleplere yönelik davasının konusunun kalmadığı, davacının itibar tazminatı talebi hakkında ise davacının davalı tarafından markanın kötü veya uygun olmayan bir şekilde kullanıldığını ispat edemediğinden bu talebinin reddine karar verilmesi gerekirken davanın tümüyle reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılmasına, yeniden» esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kısmen kabulüne, davacının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin tespiti ile markaya tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden fiillerin önlenmesine yönelik davasının konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
KUMANDA" gibi sair tali unsurlar ile izinsiz ve hukuka aykırı biçimde internet sitesinde, basılı evraklarında ve sair ürün ve hizmetlerde markasal anlamda kullanmak suretiyle yarattığı, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» tespiti, men'i, ref'i, alan adına «erişimin engellenmesini», 10.000,00 TL tazminata karar verilmesini talep etmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2010/13810 E. , 2012/18165 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İSTANBUL 4.FİKRÎ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 4.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.06.2010 tarih ve 2006/506-2010/134 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 09.11.2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2004/26879 nolu marka tescilinin mevcut olduğunu, davalının iş yerinde yapılan aramada 27/01/2006 tarihinde 1.049 adet dijital akıllı kumanda cihazının ele geçirildiğini, ele geçirilen kumandalar üzerinde müvekkilinin markasının yer aldığını, kumanda cihazlarının kullanım kılavuzlarının müvekkilininkilerle aynı olduğunu, bu durumun müvekkilinin maddi ve manevi haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek, davalının marka hakkına tecavüz ve haksız rekabet teşkil eden eylemlerinin durdurulmasına, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, 20.000 TL maddi ve 10.000 TL manevi tazminatın 08/09/2005 tarihi itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili tarafından kullanılan markanın tescilli bir marka olduğunu, uzaktan kumanda cihazları üzerinde yapılan kullanımın ayırt edici niteliğinin bulunmadığını ve ürünün cinsinin özelliğini gösterdiğini, kumanda cihazlarının kılavuzlarının benzer olmasının işin doğası gereği olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı markası üzerinde yazılı olan ibarenin dijital uzaktan kumanda cihazları bakımından tanımlayıcı olup bu ibarenin dijital uyduların hepsinde kullanılabilen ibareler olduğu, bu nedenle davacının markasındaki bu kısmın davacıya herhangi bir koruma sağlamayacağı, davacının markasının ayırt edici unsurunun “İnter” ibaresi olup davaya konu cihazlardaki ibareden farklı olduğu, buna karşın davacının kumanda cihazlarındaki yeşil renkli, kapaklı ve dört sayfalık kullanım kılavuzlarının marka ve ürünün fotoğrafı dışında neredeyse birebir aynı olduğu, bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere ürün kullanım kılavuzları bakımından tarafların emtiaları arasında ciddi ölçüde karıştırılma ihtimalinin mevcut bulunduğu, bu durumun TTK 56 ve devamı maddeleri anlamında haksız rekabet teşkil ettiği, davacının maddi zararının belirlenmesi amacıyla alınan bilirkişi raporlarında, davalı tarafça ithal edilen 10.000 adet ürüne ilişkin faturanın miktar açısından esas alınmasının hakkaniyete uygun düşeceği, davalının toptancı olması sebebiyle perakende fiyatlar yerine toptan rakamların esas alınmasının gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüyle davalı tarafından dağıtım ve pazarlaması yapılan uzaktan kumandaların kullanım kılavuzlarının davacı ürünlerinin kullanma kılavuzları ile haksız rekabet oluşturur nitelikte olması sebebiyle davalının haksız rekabetin durdurulmasına, tespitine, önlenmesine ve maddi durumun ortan kaldırılmasına, 1.049 adet televizyon kumandasının kullanım kılavuzlarına el konularak karar kesinleştikten sonra imhasına, 5.147 TL maddi ve 2.000 TL manevi tazminatın 27/01/2006 tarihine itibaren işleyecek reeskont faiziyle birlikte davalıdan tahsiline diğer taleplerin ise reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-Dava, marka hakkına tecavüz ve haksız rekabetin önlenmesi, maddi sonuçlarının ortadan kaldırılması ve maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalı tarafça satışa sunulan kumanda cihazlarının kullanım kılavuzlarının davacınınki ile aynı olması nedeniyle TTK 56. vd. maddelerine dayalı haksız rekabet oluşturduğunun kabulü ile sonuca gidilmesine rağmen, tazminat hesabının tecavüz edildiği iddia edilen markayı taşıyan kumandaların satışı üzerinden davalının elde ettiği kâr esas alınarak yapılması doğru olmamıştır. Bu durumda mahkemece, haksız rekabet nedeniyle oluşan zararın salt taklit kılavuzların kullanılması nedeniyle davalının elde ettiği yarar gözetilerek belirlenmesi gerekirken, davalı tarafça satılan kumanda cihazları ile elde edilen toplam gelir üzerinden hesaplama yapılması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
3–Bozma neden ve şekline göre, davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, (3) bozma neden ve şekline göre davalı vekilinin vekalet ücretine ilişkin diğer temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek bulunmadığına, istek halinde aşağıda yazılı 85,00 TL harcın temyiz eden davacıya iadesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 14.11.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064531600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz