Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8102 E. 2012/16696 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çatma↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ dosya masrafı↗ hasar↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, son bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait yakıt ikmal tankerinin, davacıya ait gemiye yakıt vermek üzere yanaşma manevrası yaptığı sırada, gemi kaptanının kendi ifadesi ile de sabit olan şanzıman arızası ve takiben geminin tornistan manevrasını dinlememesi nedeniyle davacıya ait gemiye sancak kıç omuzluktan 170-174 numaralı postalar arasından çattığı, davacıya ait geminin olay sırasında demirli halde bulunduğu, makine kumandası altında bulunmadığı için hareket kabiliyetine sahip olmadığı, hareket kabiliyetine sahip olan davalıya ait yakıt ikmal tankerinin boyutlarına bakılmaksızın uygun yanaşma manevrasını zarar vermeden yapmakla yükümlü olduğu, davacıya ait gemi demirli halde bulunduğundan, davalıya ait yakıt ikmal tankerinin manevrasından kaçınması ile davalıya ait yakıt ikmal tankerine yanaşma manevrası konusunda talimat vermesinin mümkün olmadığı, hasardan davalının tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 28.721,53 USD tamir hasarı, 888.00 € sörvey bedeli ve 3.168,95 TL çatma nedeniyle davacı tarafından yapılan diğer masraflardan oluşan tazminatın dava tarihinden itibaren USD ve €'ya en yüksek kamu bankalarınca uygulanan yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının davalıdan tahsiline, TL cinsinden talep edilen miktar hakkında faiz talep edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava çatmadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı vekilince, talep edilen tazminatın tamamına faiz uygulanması, ancak yabancı para cinsinden talep edilen tazminata, ayrı bir oranın uygulanması talep edildiği halde, mahkemece yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle TL cinsinden talep edilen tazminata uygulanacak faiz konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11080 E. 2016/6800 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hapis hakkı · ecrimisil · sevk irsaliyesi · irsaliye · bedelsizlik · muacceliyet · uyuşmazlık konusu · görevsizlik kararı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davanın «ecrimisil» istemine ilişkin olduğu değerlendirilerek «görevsizlik» kararı verilmediği, dava konusu tankerlerin davacıya ait olduğu tarafların kabulünde olup, davalının tankerlerin kendisinde bulunduğu süreç için hukuki bir gerekçe göstermesi gerektiği, davalının sadece kendi alacağı olduğu gerekçesiyle «hapis hakkının» ileri sürdüğü; ancak hapis hakkına dayanak gösterdiği tutarların taraflar arasında ihtilaf konusu olduğu için «muaccelliyet» şartı gerçekleşmediği gözetilerek davalının bu yöndeki savunmasının kabul edilmediği, bu durumda davalının tankerlerin elinde bulunduğu süre içinde geçerli bir hukuki «sebebe» dayalı olarak «bedelsiz» bulundurma / kullanma hakkını varlığını ispatlayamadığına göre tankerlerin yedinde kaldığı süreç için davacıya ecrimisil ödemek zorunda olduğu, davacının 02/12/2012 tarihli dilekçe ekindeki «sevk irsaliyelerine» göre davalı tarafından dava konusu tankerleri çalıştırdığı gözetildiğinde davacının 21/03/2012 tarihli ihtarında belirttiği 130 günlük kullanım süresi için bilirki …
Ancak, davalı bu hususta davacıya satılan 14 adet tankerin bedeli ve «teslim» edilmeyen yakıt bedeli için dava açtıklarını ve araçlar üzerine tedbir konulduğunu, «hapis hakkının» bu alacak kalemine ilişkin olduğunu ileri sürdüğüne göre, «muaccelliyet» şartının gerçekleşmediği gerekçesinin doğru olmadığı, bu durum karşısında savunmada bahsi geçen dava dosyası getirtilerek, davalının «uyuşmazlık konusu» tankerler üzerinde hapis hakkı kullanımının meşru bir «sebebe» dayalı olup olmadığının denetlenmesi suretiyle hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» sonucu yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
2- Davalının «hapis hakkına» ilişkin savunması «muacceliyet» şartının gerçekleşmediğinden hapis hakkının kullanılamayacağı gerekçesiyle itibar edilmeyerek mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8102 E. , 2012/16696 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
( İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ )
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/01/2011 tarih ve 2007/280-2011/19 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin kaptanı olduğu Kobzar 1 adlı kuru yük gemisinin boş olarak Nemrut Limanı'ndan hareketle, yükleme limanı Mariupol'a giderken, davalıya ait Deli Deniz adlı gemiden yakıt ikmali için 14.06.2007 tarihinde, İstanbul Ahırkapı B mevkii demir yerine gemi trafik sistemi otoritesinin izin ve denetiminde demirlediğini, ancak davalıya ait tankerin yaptığı acele ve yanlış manevra sonucu müvekkilinin kaptanı bulunduğu geminin hasarlandığını, çatma olayı nedeniyle ayrıca masraflar yapıldığını ve donatanın önemli maddi zararlara uğradığını ileri sürerek, 28.721,53 USD tamir masrafı, 888,00 € sörvey bedeli ve 3.168,95 TL diğer masraflardan oluşan tazminatın, yabancı para meblağlarına ilişkin olarak kamu bankalarının bir yıl vadeli mevduata uyguladığı en yüksek oranlar dikkate alınarak faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin işlettiği yakıt gemisinin boyutları itibariyle çok ufak bir gemi olduğundan davacının gemisinden bağımsız ve talimatları dışında hareket etmesinin mümkün olmadığını, gemi kaptanının manevranın mutlak hakimi olduğunu, müvekkiline ait geminin kusurlu olmadığını, çatma sonucu oluşan hasar miktarının makul olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, son bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait yakıt ikmal tankerinin, davacıya ait gemiye yakıt vermek üzere yanaşma manevrası yaptığı sırada, gemi kaptanının kendi ifadesi ile de sabit olan şanzıman arızası ve takiben geminin tornistan manevrasını dinlememesi nedeniyle davacıya ait gemiye sancak kıç omuzluktan 170-174 numaralı postalar arasından çattığı, davacıya ait geminin olay sırasında demirli halde bulunduğu, makine kumandası altında bulunmadığı için hareket kabiliyetine sahip olmadığı, hareket kabiliyetine sahip olan davalıya ait yakıt ikmal tankerinin boyutlarına bakılmaksızın uygun yanaşma manevrasını zarar vermeden yapmakla yükümlü olduğu, davacıya ait gemi demirli halde bulunduğundan, davalıya ait yakıt ikmal tankerinin manevrasından kaçınması ile davalıya ait yakıt ikmal tankerine yanaşma manevrası konusunda talimat vermesinin mümkün olmadığı, hasardan davalının tamamen kusurlu olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile 28.721,53 USD tamir hasarı, 888.00 € sörvey bedeli ve 3.168,95 TL çatma nedeniyle davacı tarafından yapılan diğer masraflardan oluşan tazminatın dava tarihinden itibaren USD ve €'ya en yüksek kamu bankalarınca uygulanan yıllık faiz oranı tahakkuku ile fiili ödeme günündeki Merkez Bankası efektif satış kuru TL karşılığının davalıdan tahsiline, TL cinsinden talep edilen miktar hakkında faiz talep edilmediğinden bu konuda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1) Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2) Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava çatmadan kaynaklanan tazminat istemine ilişkindir. Dava dilekçesinde davacı vekilince, talep edilen tazminatın tamamına faiz uygulanması, ancak yabancı para cinsinden talep edilen tazminata, ayrı bir oranın uygulanması talep edildiği halde, mahkemece yanılgıya düşülerek yazılı gerekçeyle TL cinsinden talep edilen tazminata uygulanacak faiz konusunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulüyle kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, aşağıda yazılı bakiye 1.841,50 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 19.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064515500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz