Asıl taşıyıcı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6933 E. 2012/17014 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- 1 yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
asıl taşıyıcı↗ denizcilik ihtisas mahkemesi↗ alt taşıyıcı↗ sözleşmenin ihlali↗ taşıtan↗ rücuen tahsil↗ ihtisas mahkemesi↗ muacceliyet↗ taşıma sözleşmesi↗ rücu↗ taşıyıcı↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın 22.03.2005 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, TTK'nun 1259. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yoluyla eşya taşınmasına ilişkin sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle ortaya çıkan zararın, alt taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı asıl taşıyıcı, davalı ile aralarında dava dışı taşıtana ait eşyanın ABD'den Türkiye'ye doğrudan taşınması hususunda anlaşma yapıldığını, ancak davalının taşımayı aktarmalı yapması nedeniyle ortaya ek maliyetin çıktığını, bu maliyeti ödeyen taşıtanın kendisine karşı açtığı davanın aleyhine sonuçlandığını ve zararın taşıtana ödendiğini, bu zarardan taşıma sözleşmesini ihlal eden davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece ise davaya konu taşımanın 22.03.2005 tarihinde yapıldığı, TTK'nun 1259. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle doğduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 20.03.2008 tarih ve 2007/164 Esas, 2008/85 Karar sayılı kararından, davaya konu ABD'den alınan yükün doğrudan İstanbul/Ambarlı Limanı'na getirtilmesi gerekirken Antwerb'de daha küçük bir gemiye aktarılması nedeniyle oluşan masrafların davacıdan tahsiline karar verildiği, diğer bir deyişle davaya konu taşıma sözleşmesinin ihlal edildiği anlaşılmaktadır.
Deniz yoluyla yapılan taşımalarda, TTK'nun 1259. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu tartışmasız olup uyuşmazlık bu sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı noktasında toplanmaktadır. TTK'nun 1261. maddesinde yukarıda anılan maddede öngörülen bir yıllık zamanaşımının alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeye konu taşıma ilişkisine dayalı olarak taşıtan tarafından davacı taşıyana karşı açılan dava TTK'nun 1259. maddesi hükmüne uygun olarak bir yıllık süre içerisinde açılıp hüküm verildikten sonra taşıyıcılar arasındaki rücu ilişkisinden kaynaklanan işbu davada, zamanaşımının davacı asıl taşıyanın dava dışı taşıtana yaptığı ödeme tarihinden itibaren başlatılması gerekmektedir. Bu durumda, davacı tarafından dava dışı kişiye 22.01.2010 tarihinde ödeme yapılmış olması karşısında dava tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6933 E. , 2012/17014 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
(İSTANBUL DENİZCİLİK İHTİSAS MAHKEMESİ)
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 51. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 08/02/2011 tarih ve 2010/403-2011/35 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile dava dışı Özdemir Boru Profil San. ve Tic. Ltd. Şti. arasında 22.03.2005 tarihinde bir kısım malzemenin ABD'den İstanbul Ambarlı Limanı'na taşınması hususunda sözleşme imzalandığını, daha sonra söz konusu malzemenin müvekkili tarafından davalıya taşıttırıldığını, ancak dava dışı şirketin ABD'den alınan malların doğrudan İstanbul'a taşınması gerektiği, Belçika'nın Antwerb Limanı'nda aktarma yapıldığı, bu nedenle ortaya çıkan giderleri ödemekle yükümlü olmadığı gerekçesiyle müvekkiline karşı tazminat davası açtığını, bu davanın kabulle sonuçlandığını ve hüküm altına alınan meblağın müvekkilince ödendiğini, bu miktardan sözleşmeye aykırı olarak Antwerb Limanı'nda aktarma yapan davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürerek, 94.903 TL'nın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, deniz taşımasından kaynaklanan davanın zamanaşımına uğradığını savunarak reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu taşımanın 22.03.2005 tarihli sözleşmeden kaynaklandığı, TTK'nun 1259. maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra işbu davanın açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, deniz yoluyla eşya taşınmasına ilişkin sözleşmeye aykırı davranış nedeniyle ortaya çıkan zararın, alt taşıyıcıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı asıl taşıyıcı, davalı ile aralarında dava dışı taşıtana ait eşyanın ABD'den Türkiye'ye doğrudan taşınması hususunda anlaşma yapıldığını, ancak davalının taşımayı aktarmalı yapması nedeniyle ortaya ek maliyetin çıktığını, bu maliyeti ödeyen taşıtanın kendisine karşı açtığı davanın aleyhine sonuçlandığını ve zararın taşıtana ödendiğini, bu zarardan taşıma sözleşmesini ihlal eden davalının sorumlu bulunduğunu ileri sürmüş, mahkemece ise davaya konu taşımanın 22.03.2005 tarihinde yapıldığı, TTK'nun 1259.
maddesinde öngörülen 1 yıllık zamanaşımı süresinin dava tarihi itibariyle doğduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Gerçekten de Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen İstanbul Denizcilik İhtisas Mahkemesi'nin 20.03.2008 tarih ve 2007/164 Esas, 2008/85 Karar sayılı kararından, davaya konu ABD'den alınan yükün doğrudan İstanbul/Ambarlı Limanı'na getirtilmesi gerekirken Antwerb'de daha küçük bir gemiye aktarılması nedeniyle oluşan masrafların davacıdan tahsiline karar verildiği, diğer bir deyişle davaya konu taşıma sözleşmesinin ihlal edildiği anlaşılmaktadır.
Deniz yoluyla yapılan taşımalarda, TTK'nun 1259. maddesi uyarınca zamanaşımı süresinin bir yıl olduğu tartışmasız olup uyuşmazlık bu sürenin hangi tarihten itibaren başlayacağı noktasında toplanmaktadır. TTK'nun 1261. maddesinde yukarıda anılan maddede öngörülen bir yıllık zamanaşımının alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağı düzenlenmiştir. Taraflar arasındaki sözleşmeye konu taşıma ilişkisine dayalı olarak taşıtan tarafından davacı taşıyana karşı açılan dava TTK'nun 1259. maddesi hükmüne uygun olarak bir yıllık süre içerisinde açılıp hüküm verildikten sonra taşıyıcılar arasındaki rücu ilişkisinden kaynaklanan işbu davada, zamanaşımının davacı asıl taşıyanın dava dışı taşıtana yaptığı ödeme tarihinden itibaren başlatılması gerekmektedir.
Bu durumda, davacı tarafından dava dışı kişiye 22.01.2010 tarihinde ödeme yapılmış olması karşısında dava tarihi itibariyle bir yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı gözetilerek mahkemece işin esasına girilmesi gerekirken yazılı şekilde yanılgılı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064366900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz