Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/8480 E. 2012/17010 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
internet bankacılığı↗ ticari faiz↗ temerrüt faizi↗ yasal faiz↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, davacının banka hesabından bilgisi dışında internet yoluyla üçüncü kişilerin para çekmesini engelleyecek yeterli güvenlik önlemlerini almadığı ve bu nedenle kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.856 TL'nın 23.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacıya ait hesaptan iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, TTK'da ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Bu durum karşısında, davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinin ticari faizi kastettiği kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa avans faizi nispetinde temerrüt faizi işletilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/8422 E. 2012/15619 K.
Ortak:internet bankacılığı · ticari faiz · temerrüt faizi · yasal faiz · avans faizi · temerrüt · Alacak
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinin «ticari faizi» kastettiği kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» nispetinde «temerrüt faizi» işletilmesi gerekirken yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, davacının banka hesabından bilgisi dışında internet yoluyla üçüncü kişilerin para çekmesini engelleyecek yeterli güvenlik önlemlerini almadığı ve bu nedenle kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.856 TL'nın 23.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacıya ait hesaptan iradesi dışında «internet bankacılığı» aracılığıyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, TTK'da ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Benzer bu karardaBu durum karşısında, davacının en yüksek banka «reeskont faizi» talebinin «ticari faizi» kastettiği kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «kötüniyetli» üçüncü kişilerce internet yoluyla çekilen paranın bankaya ait bulunduğu, davalının, davacının mevduat hesabında bulunan parayı istek halinde davacıya ödemek zorunda olduğu, ancak davacının kusurunu ispat etmesi halinde bu yükümlülükten kurtulabileceği, ancak somut olayda davacının «kusuru» bulunduğunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla meydana gelen tüm zarardan davalı Banka'nın sorumlu bulunduğu, talep tarihinde davacının talep ettiği «reeskont faizinin» bulunmaması nedeniyle alacağa «yasal faiz» işletilebileceği, davacının «kişilik haklarının» zedelenmemesi karşısında manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.875 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi …
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava, davacıya ait hesaptan iradesi dışında «internet bankacılığı» aracılığıyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, TTK'da ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kişilik hakları · reeskont faizi · kötüniyet · kusur
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «kötüniyetli» üçüncü kişilerce internet yoluyla çekilen paranın bankaya ait bulunduğu, davalının, davacının mevduat hesabında bulunan parayı istek halinde davacıya ödemek zorunda olduğu, ancak davacının kusurunu ispat etmesi halinde bu yükümlülükten kurtulabileceği, ancak somut olayda davacının «kusuru» bulunduğunun kanıtlanamadığı, dolayısıyla meydana gelen tüm zarardan davalı Banka'nın sorumlu bulunduğu, talep tarihinde davacının talep ettiği «reeskont faizinin» bulunmaması nedeniyle alacağa «yasal faiz» işletilebileceği, davacının «kişilik haklarının» zedelenmemesi karşısında manevi tazminat koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 16.875 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi …
Bu durum karşısında, davacının en yüksek banka «reeskont faizi» talebinin «ticari faizi» kastettiği kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa «avans faizi» nisbetinde «temerrüt faizi» işletilmesi gerekirken, yazılı şekilde «yasal faize» hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10313 E. 2018/2909 K.
Ortak:Alacak
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/8480 E. , 2012/17010 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Trabzon 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/03/2011 tarih ve 2007/74-2011/54 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Sürmene Şubesi'nde bulunan hesabından bilgisi ve rızası dışında toplam 13.856 TL'nın internet bankacılığı yoluyla dava dışı kişilerin hesaplarına aktarıldığını, meydana gelen zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu ileri sürerek, anılan meblağın olay tarihinden itibaren işleyecek mevduata uygulanan en yüksek faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkili bankanın internet bankacılığı hizmetinin uluslararası alanda kabul edilen güvenlik standartlarında olduğunu, davacıya internet bankacılığı kullanım esaslarına ve güvenliğine ilişkin uyarıların yapıldığını, olayda davacının kusurunun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalı bankanın, davacının banka hesabından bilgisi dışında internet yoluyla üçüncü kişilerin para çekmesini engelleyecek yeterli güvenlik önlemlerini almadığı ve bu nedenle kusurlu bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 13.856 TL'nın 23.11.2006 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, davacıya ait hesaptan iradesi dışında internet bankacılığı aracılığıyla üçüncü kişilerce usulsüz olarak çekilen paranın tahsili istemine ilişkin olup, TTK'da ticari iş olarak düzenlenen bankacılık işleminden kaynaklanmaktadır. Bu durum karşısında, davacının mevduata uygulanan en yüksek faiz talebinin ticari faizi kastettiği kabul edilerek hüküm altına alınan alacağa avans faizi nispetinde temerrüt faizi işletilmesi gerekirken yazılı şekilde yasal faize hükmedilmesi doğru görülmemiş ve kararın bu nedenle bozulması gerekmiş ise de, anılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden hükmün düzeltilerek onanması yoluna gidilmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın hüküm fıkrasının 2. bendindeki "...yasal faizi...." ibaresinin hükümden çıkarılarak yerine "....avans faizi nispetinde temerrüt faizi...” ibaresinin yazılması suretiyle düzeltilmesine ve kararın düzeltilmiş bu şekli ile ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 617,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 31.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1064322100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz