6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Müteselsil kefaletin geçerliliği ve kefalet öncesi borç incelemesi

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/296 E. 2022/283 K. · · İlk derece: İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İtirazın iptaliistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan Kefalet mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Müteselsil kefil, kefalet sözleşmesinin geçerli şekilde kurulması halinde asıl borçlunun kefalet limiti kapsamındaki borcundan sorumludur. Kefalet öncesinde doğmuş borç bulunup bulunmadığı, cari hesap kayıtları üzerinden yapılan hesaplamayla belirlenir; borcun kefalet tarihinden sonra doğduğunun tespiti halinde kefilin sorumluluğu doğar. Asıl borçlunun ticari defterlerine ulaşılamaması halinde, kanuna uygun tutulan alacaklı tarafın ticari defter ve kayıtları lehine delil olarak kabul edilip borç miktarının belirlenmesinde esas alınabilir.

Ele alınan sorunlar

Kefalet sözleşmesinin şekil ve geçerlilik şartları → ret

İddia: Davalı vekili, kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadığını, azami miktar ve kefalet tarihinin belirtilmediğini, bu unsurların kefilin el yazısıyla yazılmadığını, şekil şartlarının yokluğunun kefaleti geçersiz kıldığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davalı şirket, 11.3.2015 tarihli kefaletname ile asıl borçlunun 3.500.000-TL doğmuş ve doğacak borçlarına müteselsil kefalet vermiştir; müteselsil kefil şirket yetkilisinin el yazılı ve 11.3.2015 tarihli beyanı ile müteselsil kefalet verilmiş olduğu anlaşıldığından, davalı vekilinin kefaletin geçerli olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Kefalet tarihinden önce doğmuş borçtan sorumluluk itirazı → ret

İddia: Davalı müteselsil kefil, kefaletten önce doğmuş borçlardan sorumlu olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Müteselsil kefil kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olup, kefilin temerrüdü için hesap kat ihtarının tebliğ edilmesi gereklidir; kefiller kendi temerrütlerinin sonuçlarından kefalet limiti kapsamında asıl borçlunun borcu kadar sorumludur. Bilirkişi raporu ve cari hesabın incelenmesinde, 19/06/2015 tarihi itibariyle 88.341,54-TL ödeme yapıldığından alacaklı şirketin bu tarihte 7.161,03-TL alacaklı durumda olduğu, bu tarihten sonra 22/06/2015-10/07/2015 tarihleri arasında düzenlenen 7 adet fatura toplamı olan 18.579,06-TL borcun oluştuğu, mevcut ödeme mahsup edildikten sonra asıl borçlu tarafından hiç ödeme yapılmadığı anlaşılmıştır. Buna göre doğmuş olan borca kefalet verildiği, kefalet verilmesinden evvel doğan bir borç bulunmadığı, borcun tamamının 2015 yılı Haziran ayında oluştuğu tespit edilmiştir.

Gerekçe kaynağı: özgün

Ticari defterlerin lehe delil niteliği ve borç miktarının ispatı → ret

İddia: Davalı vekili, davacının faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü altında olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Davacının ticari defterlerinin lehine delil olma niteliği bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre dava dışı asıl borçludan 27/11/2015 takip tarihi itibariyle 18.579,06-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, iflas idaresinde müflisin ticari defterlerinin mevcut olmadığı belirlenmiştir. İflas idaresinde müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamadığından, davacı şirketin kanuna uygun tutulduğu anlaşılan ticari defter ve kayıtlarına göre belirlenen borç miktarına verilen geçerli bir müteselsil kefalet bulunduğu, davalı şirketin borçtan sorumlu tutulmasında isabetsizlik olmadığı sonucuna varılmıştır. (BAM'ca yerinde görülen İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Müteselsil kefilin sorumluluğunun, kefalet tarihinden önce doğmuş borçları kapsamadığı; borcun doğum tarihinin cari hesap üzerinden mahsup işlemleri incelenerek belirlenmesi gerektiği yönündeki tespit, benzer kefalet uyuşmazlıklarında yol gösterici niteliktedir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müteselsil kefalet kefaletname itirazın iptali ticari defterlerin lehe delil niteliği cari hesap hesap kat ihtarı temerrüt

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/296

KARAR NO 2022/283

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/10/2019

NUMARASI 2016/885 Esas 2019/854 Karar

DAVA

İtirazın İptali (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 24/02/2022

Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı ... A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; dava dışı müflis/asıl borçlu ... A.Ş. Nin müvekkili şirketin otogaz bayisi olduğunu, iflas ettiğini , müflis şirketin takip tarihi itibariyle müvekkili şirkete 18.579,06-TL tutarında borcu bulunduğunu, bunun üzerine müvekkili şirket tarafından müflis şirket borçlarına istinaden müteselsil kefiller hakkında İstanbul ... İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyası üzerinden ilamsız takip başlatıldığını, müteselsil kefiller aleyhine başlatılan icra takibi takibinin akdedilen bayilik sözleşmesinin 27. Maddesi ve kefaletname ve taahhütname belgesinin 5. Maddesi uyarınca yetkili icra müdürlüğünde başlatıldığını, ancak davalı-borçluların takibe konu borca haksız olarak itiraz edildiğini, icra takibinin durduğunu,icra dosyasındaki itirazların iptali ile takibin devamına,davalıların icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalılara ayrı ayrı dava dilekçesi ve duruşma günü tebliğ edilmesine rağmen davaya cevap vermemişler,davalı ...AŞ vekili dilekçesinde yazılı bir kefalet sözleşmesi olmadığını ,geçerlilik şartları taşımadığını ,taşısa dahi kefalet tarihinden sonra ki borçlardan sorumlu olacağını ,asıl borçlunun ticari defterlerinde borcun dayanağı alacak tesbit edilmeden davanın kabulüne karar verilmemesini talep etmişdir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davacı ile dava dışı ... A.ş arasında bayilik sözleşmesi gereği cari hesap ilişkisi oluştuğu, davacı defterlerinin lehine delil niteliğinin bulunduğu, müflis şirketin ticari defterlerinin mevcut olmadığı, davacı yanın incelenen ticari defterlerinde dava dışı ... A.Ş'den takip tarihi itibariyle 18.579,06-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu, davalı kefillerin ayrı ayrı imzaladığı geçerli kefalet sözleşmesine göre borçtan müteselsil kefil olarak sorumlulukların bulunduğu,davalıların itirazlarında haksız olduğu gerekçesiyle, itirazın iptali ile takibin 18.579,06-TL üzerinden takip tarihinden itibaren avans faizi işletilerek devamına, icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davalı ... A.Ş. vekili; müvekkili şirketin tek ortağı ve yetkilisi ...'in vefat ettiğini ve mirasçılarının mirası reddettiğini, müvekkil şirketin hisselerinin ve temsilcisinin kim olacağının belli olmadığını,kefalet sözleşmesinin yazılı şekilde yapılmadığını, kefilin sorumlu olacağı azami miktar ve kefalet tarihinin belirtilmediğini, kefil olarak gösterilmeye çalışılan müvekkilinin sorumlu olduğu azami miktar, kefalet tarihi gibi unsurların kendi el yazısı ile de yazılmadığını,şekil şartlarının yokluğu kefalet sözleşmesini geçersiz hale getireceğini,geçerli olsa dahi ancak kefalet tarihinden sonraki borçlar için sorumlu tutulabileceğini, davacının faturaya konu malların davalıya teslim edildiğini ispat yükü altında olduğunu, kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, bayilik sözleşmesinden kaynaklanan alacağa dayalı takibe yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Kefalet sözleşmesi, alacaklı ile kefil arasında kurulan ve alacaklıya kişisel güvence sağlayan bağımsız nitelikte bir borç ilişkisidir. Kefalet sözleşmesi kişisel bir teminat sözleşmesidir. Diğer sözleşmeler gibi kefil ile alacaklının karşılıklı ve birbirine uygun iradelerinin birleşmesi ile meydana gelir. Bu sözleşme ile kefil, asıl borçlunun borcunu alacaklıya karşı ifa edememesi tehlikesini kişisel olarak üstlenmektedir. Müteselsil kefil kendi temerrüdünün sonuçlarından sorumlu olup, kefilin temerrüdü için hesap kat ihtarının tebliğ edilmesi gereklidir. Kefiller, kendi temerrüdünün sonuçlarından kefalet limiti kapsamında asıl borçlunun borcu kadar sorumludur.

Davalı şirketin ; davalı şirketin 11.3.2015 tarihli kefaletname ile itibariyle asıl borçlu ... 3'ün 3.500.000-TL doğmuş doğacak borçlarına müteselsil kefalet vermiş olup, müteselsil kefil şirket yetkilisinin el yazılı ve 11.3.2015 tarihli beyanı ile müteselsil kefalet vermiş olup, davalı vekilinin kefaletin geçerli olmadığına yönelik istinaf nedeni yerinde görülmemiştir. İlk derece mahkemesince; davacı şirketin ticari defter ve kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu alınan bilirkişi raporunda; davacının ticari defterlerinin lehine delil olma niteliğinin bulunduğu, davacının ticari defterlerine göre dava dışı ... A.Ş.'den 27/11/2015 takip tarihi itibariyle 18.579,06-TL cari hesap bakiye alacaklı olduğu,iflas idaresinde müflisin ticari defterlerinin mevcut olmadığı belirlenmiştir.

Davalı müteselsil kefil borçlu vekili kefaletten önce doğmuş borçlardan sorumlu olmadıklarını ileri sürmüş iseler de bilirkişi raporu ve cari hesabın incelenmesinde; 19/06/2015 tarihi itibariyle 88.341,54-TL ödeme yapıldığından ... şirketinin 7.161,03-TL alacaklı durumunda olduğu bu tarihten sonra 22/06/2015 tarihli takip eden ve 10/07/2015 tarihleri arasında düzenlenen 7 adet fatura toplamı kadar 18.579,06-TL borç oluştuğu mevcut ödemenin mahsup edildikten sonra asıl borçlu tarafından hiç ödeme yapılmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre doğmuş olan borca kefalet verildiği anlaşılmakla birlikte kefalet verilmesinden evvel doğan bir borç bulunmadığı borcun tamamı 2015 yılı Haziran ayında oluşmuştur.

Açıklanan nedenlerle, iflas idaresinde müflis şirketin ticari defter ve kayıtlarına ulaşılamadığından davacı şirketin kanuna uygun tutulduğu anlaşılan ticari defter ve kayıtlarına göre belirlenen borç miktarına verilen geçerli bir müteselsil kefalet bulunduğuğu,davalı şirketin borçtan sorumlu tutulmasında isabetsizlik olmadığından davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı ... A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 1.269,13-TL istinaf karar harcından Davalı tarafından peşin yatırılan 317,29-TL harcın mahsubu ile bakiye 951,84‬-TL harcın Davalı ... A.Ş. 'den alınarak Hazine'ye gelir kaydına, İstinaf eden davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 219,69-TL posta masrafının davalı ... A.Ş. 'den alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 24/02/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/106400 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.