6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Teminat mektubunun muhatap yerine lehtara teslimi bankayı kusurlu kılar

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1226 E. 2024/3638 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Teminat mektubunu ve şube teyit yazısını muhataba iletmek üzere lehtara teslim eden banka, mektup asılları lehtar tarafından iade edilirken muhatabın ibra yazısını istemez veya rızasını almazsa kusurlu sayılır ve muhataba karşı tazminat sorumluluğu doğar; mektupların iade edildiğinin muhataba bildirilmiş olması tek başına bu sorumluluğu kaldırmaz.

Ele alınan sorunlar

Teminat mektubu ve şube teyit yazısını muhatap yerine lehtara teslim eden ve mektup asılları iade edilirken muhatabın ibrasını veya rızasını almayan bankanın sorumluluğu → kabul

İddia: Davacı, teminat mektuplarından doğan sorumluluğun sona ermesi için mektupların muhatap tarafından bankaya iade edilmesi gerektiğini, herhangi bir ibrasının bulunmadığını, blokajın ibraname alınmadan çözüldüğünü ve zarardan bankanın sorumlu olduğunu ileri sürmüştür. Davalı banka ise mektup asıllarının lehtarca iade edildiğini ve durumun muhataba bildirildiğini, muhatabın itiraz etmediğini savunmuştur.

Gerekçe: Dava dışı kredi lehtarı, teminat mektubu asıllarını ve teyit yazılarını davalı bankadan aldıktan sonra davacı muhataba bunların renkli fotokopilerini teslim etmiş, sonrasında asılları bankaya iade ederek nakit blokaj teminatlarının serbest kalmasını sağlamıştır. Davalı bankanın teminat mektubu ve şube teyit yazılarını davacı muhataba iletmek üzere lehtara teslim etmesi, ayrıca mektup asılları kendisine iade edildiğinde muhatabın düzenlediği ibra yazısını istememesi veya muhatabın rızasını almaması, bankanın kusurunu teşkil eder; bu nedenle davalı bankanın davacı muhataba karşı tazminat sorumluluğu doğmuştur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Teminat mektubunun muhataba iletilmek üzere lehtara teslim edilmesinin ve iade sırasında muhatabın ibrası alınmamasının bankayı kusurlu kılacağı yönündeki tespit bakımından emsal değeri taşır; karara katılmayan üyenin karşı oyu bulunmakla birlikte hükmü taşıyan görüş çoğunluğunkidir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
banka teminat mektubu muhatap lehtar şube teyit yazısı ibra nakit blokaj bankanın özen yükümlülüğü

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 128

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1226 E.  ,  2024/3638 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/293 Esas, 2022/1505 Karar

HÜKÜM

Davanın kabulü

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2017/1346 E., 2019/1273 K.

Taraflar arasındaki teminat mektubunun ödenmesi talepli davadan dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 07.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirkete davalı bankanın .... Şubesi tarafından lehtarı ... Elekt. Mal. İnş. Turz. San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. olan 08.05.2017 tarihli 57-D1-13699 no.lu 355.000,00 USD ve 25.09.2017 57-D1-13703 no.lu 950.000,00 USD bedelli 2 adet kesin teminat mektuplarının teyit yazıları ile birlikte verildiğini, müvekkilinin 2 adet teminat mektubu için süresi içinde 13.11.2017 tarihinde davalı bankadan tazmin talebinde bulunduğunu, davalı bankanın teminat mektuplarının lehdara teslim edildiğini ve daha sonra lehdar tarafından mektup asıllarının bankaya iade edilip risk düşümlerinin yapıldığını ileri sürerek tazmin talebini reddettiğini, müvekkilinin teminat mektuplarına ve teyit yazılarına güvenerek lehtara mal sattığını, teminat mektuplarının lehtar tarafından iade edilmesinin müvekkili ile banka arasında oluşan sözleşmeyi tek başına sona erdirmeyeceğini, bunun ancak muhatabın yani müvekkilinin ibra etmesi ile mümkün olduğunu, müvekkilinin herhangi bir ibrasının bulunmadığını belirterek şimdilik 400.000,00 TL'nin tazmin talebi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının 14.11.2017 tarihinde müvekkili bankanın İskenderun Şubesine müracaat edip, orijinal olmayan fotokopi/sahte belgelere dayalı olarak tazmin talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından 2 adet teminat mektubu düzenlendiğini ve teyitleri ile birlikte dava dışı kredi lehtarı .......Ltd. Şti. teslim edildiğini, bir müddet sonra anılan teminat mektupları asıllarının lehtar .. Ltd. Şti. tarafından müvekkili bankaya 19.06.2017 ve 27.09.2017 tarihlerinde iade edildiğini, mektupların iade edildiğinin davacıya bildirildiğini, davacının sunduğu tazmin edilmesini istediği mektupların orijinal olmadığını, müvekkili bankanın hiçbir yükümlülüğü olmamasına rağmen teminat mektupları bankaya iade edildiğinde muhatap davacıya bu durumun bildirildiğini, davacı ile imzalanan bir sözleşme bulunmadığı için müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müvekkili bankadan teyit alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının mektubun orijinal mi yoksa sahte mi olduğunu ayırt etmesi gerektiğini, sahte teminat mektubunu kabul eden davacının bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın eyleminin üçüncü kişinin fiilini taahhüt mahiyetinde olduğu, davalının teminat mektuplarını düzenleyerek muhataba (davacıya) karşı borç altına girdiği, davalı bankanın teminat mektuplarını düzenledikten sonra davacı muhatap yerine lehtar .. Ltd. Şti.'ye teslim ettiği, bunun yanı sıra muhataba hitaben düzenlediği teyit formlarını dahi lehtara verdiği, bankanın bu yönden kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiği, ne var ki somut olayda lehtarın (... .. Ltd. Şti.) davacıya (muhatab) teminat mektuplarının ve şube teyit formlarının asıllarını vermediği, bilirkişi heyeti raporunda da dikkatli şekilde bakıldığında belgelerin renkli fotokopi olduğunun anlaşıldığının belirtildiği, davacı muhatabın, lehtar ...

.. Ltd. Şti. tarafından kendisine getirilen teminat mektupları ile şube teyit yazılarının gerçek olup olmadığını davalı bankadan kontrol etmediği, davacının kendisine verilen teminat mektupları ile şube teyit yazılarının gerçekliğini araştırmamasının da davacının kusuru olarak kabul edilmesi gerektiği, bunun yanı sıra teminat mektupları ile şube teyit yazılarının lehtar tarafından bankaya iade edildiğinde davalı banka tarafından durumun davacıya bildirildiği, davacının bu tarih sonrasında dahi elinde bulunan diğer teminat mektubu ile ilgili olarak davalıdan hiç bir kontrol girişiminde bulunmadığı, elindeki diğer teminat mektubunun gerçekliğini sorgulamadığı, bu yüzden bankanın mektupları ve teyit yazılarını lehtara teslim etmekte kusuru olsa dahi bankanın mektuplar kendisine iade olduğunda davacıya bildirimde bulunduğu ve fakat davacının buna rağmen sessiz kaldığı, davacının bu eylemsizliğinin kusur olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının artık bir sorumluluğunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; teminat mektuplarının kıymetli evrak niteliğinde olmadığını, teminat mektubundan dolayı sorumluluğun sona ermesi için muhatap tarafından bankaya iade edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin herhangi bir ibrasının bulunmadığını, blokajın çözülmeden önce müvekkilinden ibraname alınmadığını, zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu, davalı bankanın mektup ve teyit asıllarını müvekkili yerine dava dışı lehtar olan ...Ltd. Şti.'ye teslim ettiğini, bunun dışında müvekkili firmadan ibra almadan blokeyi çözdüğünü, bankanın zarardan dolayı müvekkiline karşı sorumluluğunun bulunduğunu, davalı bankanın blokeyi çözdükten sonra müvekkiline bildirimde bulunduğunu, bu haliyle müvekkiline bildirimde bulunmasının bir faydasının kalmadığını, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kusurlu olarak kabul edilmesi halinde dahi ancak müterafik kusurlu olarak kabul edilebileceğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı kredi lehtarı dava dışı ... Elektrik ...Ltd. Şti.'nin teminat mektupları asıllarını teyit yazılarını davalı bankadan aldıktan sonra davacı muhataba teminat mektuplarının ve teyit yazılarının renkli fotokopilerini teslim ettiği, sonrasında ise teminat mektuplarının asıllarını davalı bankaya iade ederek nakit blokaj teminatlarının serbest kalmasını sağladığı, davalı bankanın teminat mektubu ve şube teyit yazılarını davacı muhataba iletmek üzere lehtar ... ..Ltd. Şti.'ye teslim etmesi, ayrıca teminat mektup asılları kendisine iade edildiğinde muhatabın düzenlediği ibra yazısını istememesi veya davacı muhatabın rızasını almaması hareketlerin davalı bankanın kusurunu teşkil ettiği gerekçesi ile davalı bankanın davacı muhataba karşı tazminat sorumluluğu doğduğunu belirterek davacı vekilinin istinaf başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek müvekkilinin bir kusuru olmadığını, banka teminat mektupları kendisine iade edildiğinde davacıya durumu bildirdiğini ve davacının herhangi bir itirazda bulunmadığını ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalı banka tarafından muhatap davacıya yönelik olarak ve dava dışı ... Elektrik ...Ltd. Şti. lehine düzenlenen teminat mektupları dolayısıyla davalının sorumluluğunun bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 128 inci madde.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekâlet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

KARŞI OY

Bankalar, teminat mektupları ile asıl sözleşmenin alacaklısı olan muhataba, borçlu konumunda olan lehdarın edimini hiç veya gereği gibi yerine getirmediği takdirde ortaya çıkabilecek zararları karşılamayı taahhüt ederler. Somut olayda davalı Banka tarafından tanzim edilen 08.05.2017 tarih ve 15.09.2017 tarihli 2 adet kesin teminat mektubu davacı/muhatap adına verilmistir. Teminat mektuplarını alan lehdarın iş bu mektupların renkli fotokopilerini davacı/muhataba verip bir süre sonra teminat mektubu asıllarını Bankaya iade ettiği anlaşılmaktadır. Teminat mektupları 19.06.2017 ve 27.09.2017 tarihlerinde, yani 12 ve 42 gün sonra kredi lehtarı ... ..Ltd. Şti. tarafından davalı Bankaya iade edilmiştir.

Davalı Banka ise her iki teminat mektubunun da iade edildiğini davacı muhataba bildirmiş ve fakat bunu öğrenen davacı/muhatap her hangi bir eylemde bulunmamıştır. Hal böyle olunca, davacı kendi kusuru ile uğradığı zararın tazminini davalı Bankadan isteyemez. Bu nedenle sayın çoğunluğun onama yönündeki görüşüne katılmıyorum.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063768900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/293 E. 2022/1505 K.

Teminat mektubunun lehtar tarafından iadesinde muhatabın rızası alınmalıdır

Gerekçe özeti

Banka tarafından muhataba hitaben düzenlenen ve lehtara teslim edilen teminat mektubu ile garanti sözleşmesi kurulur; teminat mektubu lehtar tarafından bankaya iade edilse bile, bankanın bu iade nedeniyle riski tasfiye edip blokajı kaldırabilmesi için muhatabı önceden haberdar edip onun rızasını (ibrasını) alması gerekir. Bankanın bu bildirimi blokaj çözüldükten sonra yapması, yükümlülüğünü yerine getirdiği anlamına gelmez ve bankanın ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü nedeniyle sorumluluğunu doğurur; bu durumda muhatabın kusuru bulunmadığı kabul edilir.

Emsal değeri

Teminat mektubunun lehtar tarafından bankaya iade edilmesi halinde, bankanın muhatabı önceden haberdar edip rızasını almadan blokajı kaldırmasının banka kusuru teşkil ettiği ve muhatabın bu durumda kusursuz sayılacağı yönündeki değerlendirme, benzer teminat mektubu tazmin uyuşmazlıklarında emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: banka teminat mektubu garanti sözleşmesi üçüncü kişinin fiilini üstlenme kıymetli evrak niteliği risk düşümü ibra ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü müterafik kusur

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/293

KARAR NO 2022/1505

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 8. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 18/12/2019

NUMARASI 2017/1346 Esas 2019/1273 Karar

DAVA

Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkinDüzenlemelerden Kaynaklanan (Alacak)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 27/10/2022

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili; müvekkili şirkete davalı bankanın Kavacık Şubesi tarafından lehtarı ... San. ve Dış Tİc. Ltd. Şti. olan 08.05.2017 tarihli ... no.lu 355.000-USD ve ... no.lu 950.000-USD bedelli 2 adet kesin teminat mektuplarının teyit yazıları ile birlikte verildiğini, müvekkilinin 2 adet teminat mektubu için süresi içinde 13.11.2017 tarihinde davalı bankadan tazmin talebinde bulunduğunu, davalı bankanın İskenderun ... Noterliği'nin 21.11.2017 tarih ve ... yevmiye no.lu ihtarnamesi ile teminat mektuplarının lehdara teslim edildiğini ve daha sonra lehdar tarafından mektup asıllarının bankaya iade edilip risk düşümlerinin yapıldığını belirtilerek, tazmin talebini reddettiğini, müvekkilinin teminat mektuplarına ve teyit yazılarına güvenerek lehtara mal sattığını, teminat mektuplarının lehtar tarafından iade edilmesinin müvekkili ile banka arasında oluşan sözleşmeyi tek başına sona erdirmeyeceğini, bunun ancak muhatabın ibra etmesi ile mümkün olduğunu, müvekkilinin herhangi bir ibrasının bulunmadığını belirterek şimdilik 400.000-TL.nin tazmin talebi tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili; davacının 14.11.2017 tarihinde müvekkili bankanın İskenderun Şubesine müracaat edip, orijinal olmayan fotokopi/sahte belgelere dayalı olarak tazmin talebinde bulunduğunu, müvekkili tarafından 2 adet teminat mektubu düzenlendiğini ve teyitleri ile birlikte dava dışı kredi lehtarı ....Ltd.Şti. teslim edildiğini, bir müddet sonra anılan teminat mektupları asıllarının lehtar tarafından müvekkili bankaya 19.06.2017 ve 27.09.2017 tarihlerinde iade edildiğini, mektupların iade edildiğinin davacıya bildirildiğini, davacının sunduğu tazmin edilmesini istediği mektupların orijinal olmadığını ve sahte olduğunun anlaşıldığını, müvekkili bankanın hiçbir yükümlülüğü olmamasına rağmen teminat mektuplarının bankaya iade edildiklerini muhatap davacıya bildirdiğini, davacı ile imzalanan bir sözleşme bulunmadığı için müvekkilinin davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının müvekkili bankadan teyit alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının mektubun orijinal mi yoksa sahte mi olduğunu ayırt etmesi gerektiğini, sahte teminat mektubunu kabul eden davacının bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini belirtilerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece, davalı bankanın eyleminin 3.kişinin fiilini taahhüt mahiyetinde olup davalının teminat mektuplarını düzenleyerek muhataba karşı borç altına girdiği, davalının teminat mektuplarını düzenledikten sonra davacı muhatap yerine lehtara teslim ettiği, bunun yanı sıra muhataba hitaben düzenlediği teyit formlarını da lehtara verdiği, bankanın bu yönden kusurlu olarak kabul edilmesi gerektiği, ancak somut olayda lehtarın, davacıya teminat mektuplarının ve şube teyit formlarının asıllarını vermediği, bilirkişi heyeti raporunda da dikkatli şekilde bakıldığında belgelerin renkli fotokopi olduğunun anlaşıldığının belirtildiği, davacı lehtar tarafından getirilen teminat mektupları ile şube teyit yazılarının gerçek olup olmadığı konusunda bankadan teyit alınmadığı, davacının kendisine verilen teminat mektupları ile teyit yazılarının gerçekliğini araştırmamasının da davacının kusuru olarak kabul edilmesi gerektiği, bunun yanı sıra teminat mektupları ile şube teyit yazılarının lehtar tarafından bankaya iade edildiğinde davalı banka tarafından durumun davacıya bildirildiği, lehtarın 08/05/2017 tarihli teminat mektubunu bankaya iade ettiğinin davacıya 27/07/2017 tarihli yazı ile 31/07/2017 tarihinde bildirildiği, davacının bu tarih sonrasında dahi elinde bulunan diğer teminat mektubu ile ilgili olarak davalıdan hiç bir teyit alma girişiminde bulunmadığı, elindeki diğer teminat mektubunun gerçekliğini sorgulamadığı, bu yüzden mektupları ve teyit yazılarını lehtara teslim etmekle kusurlu dahi olsa bankanın mektuplar iade olduğunda davacıya bildirimde bulunmasına rağmen davacının sessiz kalması davacının kusuru olarak kabul edilmesi gerektiği, davalının sorumluluğunun kalmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili; teminat mektuplarının kıymetli evrak niteliğinde olmadığını, teminat mektubundan dolayı sorumluluğun sona ermesi için muhatap tarafından iade edilmesi gerektiğini, müvekkili şirketin herhangi bir ibrasının bulunmadığını, blokajın çözülmeden önce müvekkilinden ibraname alınmadığınından zarardan davalı bankanın sorumlu olduğunu, davalı bankanın mektup ve teyit asıllarını müvekkili yerine dava dışı lehtara teslim ettiğini, bunun dışında müvekkili firmadan ibra almadan blokeyi çözdüğünü, bankanın zarardan dolayı müvekkiline karşı sorumluluğunun bulunduğunu, davalı bankanın blokeyi çözdükten sonra müvekkiline bildirimde bulunduğunu, bu haliyle müvekkiline bildirimde bulunmasının muhataba bir faydasının kalmadığını, müvekkilinin cevabına göre hareket edilmediğini, müvekkilinin kusurunun bulunmadığını, müvekkilinin kusurlu olarak kabul edilmesi halinde dahi ancak müterafik kusurlu olarak kabul edilebileceğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, davalı banka tarafından davacı muhatap davacıya yönelik olarak ve dava dışı ...Ltd Şti. lehine düzenlenen, davacının başvurusuna rağmen tazmin edilmeyen teminat mektuplarının ödenmesi istemine ilişkindir. Davacı, davalı banka tarafından lehtarı dava dışı ...Ltd. Şti.olan 08.05.2017 tarihli 355.000-USD ve 25.09.2017 tarihli 950.000-USD bedelli 2 adet kesin teminat mektubu ve teyit yazıları düzenlendiğini, teminat mektuplarına ve teyit yazılarına güvenerek lehdara mal sattığını, teminat mektuplarını vadeleri içinde davalı bankaya sunarak tazmin talebinde bulunduğunu, bankanın lehdar tarafından mektup asıllarının bankaya iade edilip risk düşümlerinin yapıldığı gerekçesiyle tazmin talebini reddettiğini, oysa teminat mektuplarının lehdar tarafından iade edilmesinin sözleşmeyi tek başına sona erdirmeyeceğini, muhatabın ibrasının bulunmadığını, bankanın kusurlu olduğunu belirterek şimdilik 400.000-TL'nin tahsilini talep etmektedir.

Davalı ise, davacının 14.11.2017 tarihinde orijinal olmayan fotokopi/sahte belgelere dayalı olarak tazmin talebinde bulunduğunu, düzenlenen 2 adet teminat mektubunun teyitleri ile birlikte dava dışı kredi lehtarı ...Ltd.Şti. teslim edildiğini, bir müddet sonra anılan teminat mektupları asıllarının lehtar tarafından bankaya iade edildiğini, davacının tazmin edilmesini istediği mektupların orijinal olmadığını ve sahte olduğunun anlaşıldığını, bankanın hiçbir yükümlülüğü yokken teminat mektuplarının iade edildiğinin muhatap davacıya bildirildiğini, davacı ile imzalanan bir sözleşme bulunmadığı için davacıya karşı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davacının bankadan teyit alma yükümlülüğünü yerine getirmediğini, davacının mektubun orijinal mi yoksa sahte mi olduğunu ayırt etmesi gerektiğini, sahte teminat mektubunu kabul eden davacının bunun sonuçlarına katlanması gerektiğini belirtilerek davanın reddini savunmuştur.

Somut uyuşmazlıkta davalı banka tarafından dava dışı ...Ltd Şti. lehine muhatabı davacı olan, 08.05.2017 tarihli ... no.lu 355.000-USD ve 25.09.2017 ... no.lu 950.000-USD bedelli 2 adet kesin teminat mektubu düzenlendiği, anılan teminat mektuplarının teyit yazıları ile beraber dava dışı lehtar ...Ltd Şti.ne verildiği, dava dışı ...Ltd Şti. Tarafından bankaya iade edilen 08/05/2017 tarihli teminat mektubunun banka kayıtlarından 19/06/2017 tarihinde, 15/09/2017 tarihli teminat mektubunun ise 27/09/2017 tarihinde risk düşümünün yapılarak banka kayıtlarından terkin edildiği, davacı tarafından teminat mektuplarının vadeleri içinde 14.11.2017 tarihinde davalı bankaya sunarak tazmin talebinde bulunduğu, davalı banka tarafından da teminat mektuplarının risk düşümlerinin yapılması nedeniyle tazmin talebinin reddine karar verildiği hususunda ihtilaf bulunmamaktadır.

İhtilaf davacı ile davalı banka arasında garanti sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, teminat mektuplarının lehtar tarafından iade edilmesinin garanti sözleşmesini sona erdirip erdirmeyeceği, davalı bankanın teminat mektuplarının nakde çevrilememesinde tarafların kusuru bulunup bulunmadığı hususlarında toplanmaktadır. Hukukumuzda banka teminat mektupları konusunda açık bir düzenleme bulunmamakta, 6098 sayılı TBK’nun 128. maddesinde düzenlenen Üçüncü Kişinin Fiilini Üstlenme kapsamında bir tür Garanti Sözleşmesi olarak değerlendirilmektedir. Teminat mektuplarının kıymetli evrak niteliğinde olmadığı, diğer bir deyişle hak senede bağlı olmadığından ve garanti sözleşmesi olarak yazılı şekil dahi aranmadığından mektuptan doğan hakkın, mektup metni olmaksızın da ileri sürülebileceği, muhatabın mektubu kaybetmesi veya zayi etmesi halinde de bankanın yükümlülüğü devam edeceği yargı kararlarında da belirtilmektedir (Yargıtay 11.

HD. 02/04/2012 tarihli 2010/14557 E. 2012/5132 K.). Bunun dışında, teminat mektubundan kaynaklanan banka borcunun sukutu için mutlaka muhatabın mektubu bankaya sunması gerektiği, mektubun muhatap değil de lehtar tarafından bankaya iadesi halinde, bankanın mutlaka muhatabı bundan haberdar etmesi, muhatabın riskin ortadan kalktığını teyit etmesi ve ancak bu doğrultuda risk çıkışını gerçekleştirmesinin zorunlu olduğu, aksi takdirde lehtar tarafından mektup aslı bankaya getirilse bile bankanın riskinin devam edeceği ifade edilmektedir (Bkz. Yargıtay 11. HD.

30. 11.2015 T. ve 2015/10116-12679). Somut olayda, dava dışı kredi lehtarı dava dışı ...Ltd Şti.'nin teminat mektupları asıllarını teyit yazılarını davalı bankadan aldıktan sonra davacı muhataba teminat mektuplarının ve teyit yazılarının renkli fotokopilerini teslim ettiği, sonrasında ise teminat mektuplarının asıllarını davalı bankaya iade ederek nakit blokaj teminatlarının serbest kalmasını sağladığı anlaşılmaktadır. Davalı banka teminat mektupları asılları ile birlikte teyit yazılarını da lehtara teslim etmiştir. Davalı bankanın düzenlediği teminat mektuplarının içeriği ile fotokopi olarak düzenlenen teminat mektuplarının içeriğinde farklılık bulunmamaktadır. Garanti sözleşmesi yazılı geçerlilik şartına da tabi olmadığından davalı bankanın muhataba hitaben teminat mektubu düzenlemesi ve lehtara teslim etmesi ile garanti sözleşmesinin kurulduğu kabul edilmelidir.

Fakat davacı muhatapla davalı banka arasında bir garanti sözleşmesi kurulmakla davalı bankanın dava konusu teminat mektuplarından doğan riski tasfiye etmek için davacının rızasını da alması gerekmektedir. Davalı bankanın teminat mektubu ve teyit yazılarını muhatabına iletmek üzere lehtara teslim etmesi, ayrıca teminat mektup asılları kendisine iade edilmesi sırasında lehtardan muhatabın düzenlediği ibra yazısını istememesi veya davacının rızasını almaması davalı bankanın kusurunu teşkil etmekte ve davacı muhataba karşı tazminat sorumluluğunu gerektirmektedir. Davalı banka, davacıyı haberdar ettiğini ileri sürmüş ise de davalı banka tarafından davacı muhataba gönderilen bildirimler blokelerin çözülmesinden sonra yapıldığı için davalı bankanın üzerine düşen yükümlülüğü yerine getirildiğinin kabulü mümkün değildir.

Bankalar TBK'nın 115/3. maddesi gereği hafif kusurlarından dahi sorumlu olup ağırlaştırılmış özen yükümlülüğü bulunmaktadır. Teminat mektupları niteliği itibariyle kıymetli evrak olmadığından, davalı banka ile davacı muhatap arasında garanti ilişkisi kurulduktan sonra teminat mektubu lehtar tarafından da iade edilse blokenin davacı muhataba sorulmadan kaldırılmasında davacının kusuru bulunmamaktadır. (Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 22/10/2015 tarihli, 2014/6321 E. 2015/10911 K.; 12/04/2021 tarih, 2020/5317 E. 2021/3560 K. sayılı içtihatları). Bu itibarla mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken davanın reddi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen karar doğru olmadığından, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesinin kararının kaldırılmasına, bahsi geçen hata nedeniyle yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından davanın kabulüne, 400.000-TL'nin 14/11/2017 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine dair hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; İstanbul Anadolu 8. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2019 Tarih 2017/1346 Esas 2019/1273 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "Davanın KABULÜNE, 400.000-TL'nin 14/11/2017 tarihinden itibaren tarihinden itibaren avans faizi işletilerek davalıdan tahsiliyle davacıya ödenmesine" İlk Derece Yargılamasına ilişkin olarak ; "Alınması gereken 27.324‬-TL nispi karar ve ilam harcından, yatırılan 6.831-TL peşin harcın mahsubu ile bakiye 20.493‬-TL'nin davalıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, Davacı tarafından yatırılan ‬6.862,40-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 5.100-TL bilirkişi ücreti, 163,80-TL posta masrafı olmak üzere toplam 5.263,80-TL yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davacı lehine taktir olunan 59.000-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine" İstinaf yoluna başvuran davacı tarafından yatırılan 54,40-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine, Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 48-TL posta masrafının davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine,HMK 'nun 361/1.

maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 27/10/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.