6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yönetim kurulu üyeliği

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2010/11204 E. 2012/15168 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
yönetim kurulu üyeliği rekabet yasağı istifa oy yasağı yönetim kurulu kararı haksız rekabet zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın temyiz sonucu bozulması üzerine bozmaya uyularak uyuşmazlığın esasına girilmesi sonucu yapılan değerlendirmede; rekabet yasağının anonim ortaklığın yönetim kurulu üyesi olma şartına bağlandığı, davalının yönetim kurulundan istifa tarihi olan 28.01.2005 tarihinden sonra 09.02.2005 tarihinde kalker ruhsatı için başvuru yaptığı, bu durumda davacı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesinden sonra yapılan kalker ruhsatı başvurusunun haksız rekabet kapsamında olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2010/11204 E.  ,  2012/15168 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kuşadası 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25/12/2009 tarih ve 2009/125-2009/377 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 02/10/2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalı vekili Av. .....dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin kalker ve taş ocağı işletmeciliği yapmakta olan ve elinde kalker işletme ruhsatı bulunan bir şirket olduğunu, davalının ise davacı şirketin kurucu ortağı ve son dönem ile birlikte uzun zamandır yönetim kurulu başkanı olduğunu, davalının yönetim kurulu başkanı olduğu dönemde kendi adına aldığı ve davacı şirketin işletmekte olduğu kalker ocağını da kapsayan mermer arama ruhsatının bulunduğunu, Maden Kanunu’nun 24.maddesinde yapılan değişiklikle arama ruhsatlarının işletme ruhsatına çevrilmesi hakkının tanınması üzerine davalının mermer arama ruhsatının kalker işletme ruhsatına çevrilmesi için 09.02.2005 tarihinde Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı Maden İşleri Genel Müdürlüğü’ne başvuruda bulunduğunu, bu durumun TTK’nun 335.maddesinde düzenlenen rekabet yasağına aykırılık teşkil ettiğini ileri sürerek, davalıya ait kalker işletme ruhsatı talebinin müvekkili şirket adına yapılmış sayılmasına, bu dosyadan elde edilecek hakların davacı şirkete aidiyetine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı şirket namına yapılmış sayılması istenilen arama ruhsatının 05.07.2002 tarihinde alındığını, dava dilekçesinde belirtilen 09.02.2005 tarihli müracaatın yasa değişikliği ile tanınan cins değiştirme talebi olup, yeni bir ruhsat talebi olmadığını, talebin zamanaşımına uğradığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine ilişkin olarak verilen kararın temyiz sonucu bozulması üzerine bozmaya uyularak uyuşmazlığın esasına girilmesi sonucu yapılan değerlendirmede; rekabet yasağının anonim ortaklığın yönetim kurulu üyesi olma şartına bağlandığı, davalının yönetim kurulundan istifa tarihi olan 28.01.2005 tarihinden sonra 09.02.2005 tarihinde kalker ruhsatı için başvuru yaptığı, bu durumda davacı şirketteki yönetim kurulu üyeliğinin sona ermesinden sonra yapılan kalker ruhsatı başvurusunun haksız rekabet kapsamında olmadığı sonucuna varılarak, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 4,00 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 04/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063710200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.