Kâr kaybı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/9679 E. 2012/16654 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kâr kaybı↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ... dışındaki davacıların dava açma sıfatları bulunmadığı gerekçesi ile bu davacılar yönünden davanın husumetten reddine, davacı ... yönünden ise; davacı karşı davalıya ait 164207 sayılı markanın tescil tarihinin 28/09/1995 olması nedeni ile tescilde önceliğin davacı tarafa ait olduğu, ancak hükümsüzlüğü istenilen 164027 tescil nolu markanın KHK'nin 8. ve 42. maddeleri anlamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı – karşı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılardan ... dışındaki davacıların tüm ve davacı- karşı davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, asıl davada davacı ... adına tescilli 1995/164207 sayılı Aksu ibareli marka yatak emtiasını da kapsamaktadır. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda davalının Aksu markasını yatak emtiası üzerinde kullandığı, bu kullanımdan dolayı önceye dayalı bir hak sahibi olmadığı ve yine söz konusu kullanım nedeniyle açılan davada sessiz kalma yoluyla hak kaybının da oluştuğuna dair bir delil bulunmadığı açıklandığı halde, mahkemece bu yönler tartışılmaksızın ve bu yöndeki bilirkişi raporuna itibar edilmemesinin nedeni gösterilip tartışılmadan yatak emtiası yönünden de asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7583 E. 2022/4374 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:destekten yoksun kalma tazminatı · yasal faiz · dahili dava
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak her bir davacı için 25,00 TL'den «destekten yoksun kalma tazminatı» olmak üzere toplam 100,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ve her bir davacı için 125,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 500,00 TL tazminatın kaza tarihi olan 23.10.1995 tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalı ve «dahili» davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen karar davacılar ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/9679 E. , 2012/16654 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Kayseri 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/04/2011 tarih ve 2009/471-2011/240 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı- karşı davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, müvekkili ...'nın diğer müvekkilleri ile birlikte kullandığı AKSU markasının sahibi olduğunu, davalının müvekkilinin ürünlerini birebir kopyalayarak markasını kullandığını, bu şekilde aynı alanda haksız olarak faaliyet gösterip düşük kalitede ürünler üreterek müvekkillerini madden ve manen zarara uğrattığını ileri sürerek, davalının 556 sayılı KHK hükümlerine aykırı fiilleri nedeni ile müvekkillerinin uğramış olduğu maddi zarardan şimdilik 10.000 TL'nın tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin AKSU MOBİLYA ünvanı ile AKSU MOBİLYA ismini 1984 yılından bu yana kullandığını, 06/09/2001 tarihinde ünvanını AKSU MOBİLYA DURMUŞ AKSU olarak tadil edildiğini, her iki ünvanın iştigal alanının mobilya imalatı ve satışı olduğunu, müvekkilinin markasının TTK'nun 52. maddesi ile koruma altında olan bir marka olduğunu savunarak davanın reddini istemiş, karşı davasında da, davacı karşı davalının markasının iltibas yaratan bölümlerinin hükümsüzlüğüne, müvekkiline verdikleri zararları karşılamak üzere 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatıntahsilini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, ... dışındaki davacıların dava açma sıfatları bulunmadığı gerekçesi ile bu davacılar yönünden davanın husumetten reddine, davacı ... yönünden ise; davacı karşı davalıya ait 164207 sayılı markanın tescil tarihinin 28/09/1995 olması nedeni ile tescilde önceliğin davacı tarafa ait olduğu, ancak hükümsüzlüğü istenilen 164027 tescil nolu markanın KHK'nin 8. ve 42. maddeleri anlamında hükümsüzlük koşullarının oluşmadığı gerekçesi ile davanın ve karşı davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı davacı – karşı davalılar vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacılardan ... dışındaki davacıların tüm ve davacı- karşı davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Ancak, asıl davada davacı ... adına tescilli 1995/164207 sayılı Aksu ibareli marka yatak emtiasını da kapsamaktadır. Mahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyeti tarafından düzenlenen raporda davalının Aksu markasını yatak emtiası üzerinde kullandığı, bu kullanımdan dolayı önceye dayalı bir hak sahibi olmadığı ve yine söz konusu kullanım nedeniyle açılan davada sessiz kalma yoluyla hak kaybının da oluştuğuna dair bir delil bulunmadığı açıklandığı halde, mahkemece bu yönler tartışılmaksızın ve bu yöndeki bilirkişi raporuna itibar edilmemesinin nedeni gösterilip tartışılmadan yatak emtiası yönünden de asıl davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün yukarıda yazılı nedenle davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19/10/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063683500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz