6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15732 E. 2012/14964 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
icra vekalet ücreti teminat mektubu tazmini müddeabih eda davası tahsilde tekerrür itirazın iptali davası teminat mektubu kötüniyet tazminatı infaz iptal davası temerrüt faizi ihtarname asıl alacak kötüniyet icra inkar tazminatı inkar tazminatı dosya masrafı vekalet ücreti temerrüt teminat

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tahsilde tekerrür etmemek üzere asıl davanın kabulüne, teminat mektubu tazmin edildiğinden bedelinin tazmin tarihinden itibaren %60 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür etmemek üzere davalıların icra takibine yaptıkları itirazların toplam 147.319,99 TL üzerinden iptaline ve takibin devamına, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin infazda icra müdürlüğünce nazara alınmasına, alacak belirli ve likit bulunduğundan dava tarihindeki alacak üzerinden takdiren %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Birleşen dava, kredi borcunun tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali- istemine ilişkindir.

Davacı fer'ileri ile birlikte 168.899,78 TL alacak için icra takibinde bulunmuş,davalılar takip tarihi itibariyle borcun 140.547,47 TL olduğunu, ancak davacıya verilen çekler ve hesapta tutulan para dolayısıyla borçlu değil alacaklı olduklarını ileri sürerek takibe itiraz etmişler, davacı takip konusu alacağın tamamı üzerinden iş bu itirazın iptali davasını açmıştır. Hükme esas alınan 21.07.2010 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacının takip tarihi itibariyle alacağının (asıl alacak,ihtarname masrafı, takip masrafı ve icra vekalet ücreti olmak üzere) 159.433,99 TL olduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında kısmi ödemeler yapıldığı, dava tarihi itibariyle alacağın 58.466,55 TL olduğu hesaplanmış, mahkemece takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama esas alınarak (icra vekalet ücreti hariç) 145.248,96 TL ana para, 417,03 TL ihtarname masrafı ve 1.654,00 TL icra masrafı olmak üzere toplam 147.319,99 TL alacak üzerinden davalıların itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, dava tarihinden önce yapılan ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiş, buna karşın dava tarihindeki alacak tutarı esas alınarak davacı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmolunmuştur.

Ancak, itirazın iptali davası, müddeabihi; takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi normal bir eda davası olup, bu davada mahkeme tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını dava tarihine göre belirlemek zorundadır. Mahkemece benimsenen bilirkişi ek raporunda davalıların takipten sonra ve fakat dava açılmadan önce haricen kısmi ödemede bulundukları belirtilmiştir. Bu durumda, davalıların takipten sonra yaptığı harici ödemelerin icra müdürlüğünce re'sen nazara alınamayacağı düşünülüp yapılan kısmi ödemeler düşülerek, dava tarihine göre belirlenecek bakiye alacak tutarına göre karar verilmesi gerekirken, takip tarihine göre belirlenen alacak tutarı üzerinden itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin davacı ve davalı taraf lehine hükmolunan vekalet ücretlerine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/6875 E. 2013/10469 K.

    Ortak: · Banka Teminat Mektubunun İadesi Ve Depo Edilmesi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Menfi Tespit ve İstirdat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5710 E. 2020/5823 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi Ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/14928 E. 2011/4046 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/15732 E.  ,  2012/14964 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ

BİRLEŞEN DAVA

İSTANBUL 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİNİN 2008/755 E

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16.12.2010 tarih ve 2008/626-2010/585 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili asıl ve birleşen davada, 04/01/2006 tarihli genel kredi sözleşmesi uyarınca davalı şirkete nakit kredi kullandırıldığını,ayrıca 18/03/2008 tarih 250.000 TL tutarlı bir adet teminat mektubu verildiğini, diğer davalıların sözleşmenin müşterek borçlu ve müteselsil kefili olduklarını, bankaca görülen luzüm üzerine kredi hesabı kat edilerek teminat mektubunu iade edilmesinin ve bakiye kredi borcunun ödenmesinin davalılardan istendiğini, sonuç alınamayınca kredi alacağının tahsili için davalılar hakkında takip başlatıldığını, ancak takibin davalıların haksız ve kötüniyetli itirazı ile durduğunu ileri sürerek, asıl dava bakımından 250.000 TL tutarındaki teminat mektubu bedelinin, davacı banka nezdinde açılacak faiz getirmeyen bir hesaba depo edilmesi için davalılardan tahsiline,dava sırasında teminat mektubunun ilgilisine tazmini halinde bedelinin tazmin tarihinden itibaren temerrüt faizi ve gider vergisi ile birlikte davalılardan tahsiline, birleşen dava bakımından davalıların takibe vaki itirazlarının iptaline, takibin devamına ve icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar vekili, davacının hesabı kat ettikten sonra kredi alacağının tahsili için İstanbul 3. İcra Müdürlüğü'nün 2008/20057 Esas sayılı dosyasında davalılar hakkında takip başlattığını,oysa davalının sözleşmenin teminatı olarak davacıya verdiği çekler bulunduğunu, takibe konu alacak miktarı ile teminat olarak verilen çekler karşılaştırıldığında davalıların takip tarihi itibariyle davacıya borçlu değil alacaklı olduğundan takibe itiraz edildiğini, ancak davacının bu kere teminat olarak verilen çeklerin tahsili için İstanbul 14. İcra Müdürlüğü'nün 2009/5733 Esas sayılı dosyasında takibe geçtiğini,böylelikle aynı borç ilişkisinden dolayı

davalıların iki kere borçlu gösterildiğini, bu durumun mükerrer tahsilata da yol açacağını savunarak, davacının teminat mektubu bedelinin tahsili talebinin kabul edilmesini, davalıların takip tarihi itibariyle talep edilen kadar borçlu olmadıklarının tespitiyle itirazın iptali isteminin kısmen veya tamamen reddine ve kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, iddia savunma, toplanan kanıtlar, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, tahsilde tekerrür etmemek üzere asıl davanın kabulüne, teminat mektubu tazmin edildiğinden bedelinin tazmin tarihinden itibaren %60 temerrüt faizi ile birlikte davalılardan tahsiline, birleşen davanın kısmen kabulü ile tahsilde tekerrür etmemek üzere davalıların icra takibine yaptıkları itirazların toplam 147.319,99 TL üzerinden iptaline ve takibin devamına, takipten sonra ve davadan önce yapılan ödemelerin infazda icra müdürlüğünce nazara alınmasına, alacak belirli ve likit bulunduğundan dava tarihindeki alacak üzerinden takdiren %40 icra inkar tazminatının davalılardan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin ve koşulları oluşmadığından davalının kötüniyet tazminatı isteminin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davalılar vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalılar vekilinin aşağıdaki (2) numaralı bent kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Birleşen dava, kredi borcunun tahsili için yapılan takibe vaki itirazın iptali- istemine ilişkindir.

Davacı fer'ileri ile birlikte 168.899,78 TL alacak için icra takibinde bulunmuş,davalılar takip tarihi itibariyle borcun 140.547,47 TL olduğunu, ancak davacıya verilen çekler ve hesapta tutulan para dolayısıyla borçlu değil alacaklı olduklarını ileri sürerek takibe itiraz etmişler, davacı takip konusu alacağın tamamı üzerinden iş bu itirazın iptali davasını açmıştır. Hükme esas alınan 21.07.2010 tarihli ek bilirkişi raporunda, davacının takip tarihi itibariyle alacağının (asıl alacak,ihtarname masrafı, takip masrafı ve icra vekalet ücreti olmak üzere) 159.433,99 TL olduğu, takip tarihi ile dava tarihi arasında kısmi ödemeler yapıldığı, dava tarihi itibariyle alacağın 58.466,55 TL olduğu hesaplanmış, mahkemece takip tarihi itibariyle yapılan hesaplama esas alınarak (icra vekalet ücreti hariç) 145.248,96 TL ana para, 417,03 TL ihtarname masrafı ve 1.654,00 TL icra masrafı olmak üzere toplam 147.319,99 TL alacak üzerinden davalıların itirazının iptaline, takibin bu miktar üzerinden devamına, dava tarihinden önce yapılan ödemelerin infaz aşamasında icra müdürlüğünce nazara alınmasına karar verilmiş, buna karşın dava tarihindeki alacak tutarı esas alınarak davacı taraf lehine icra inkar tazminatına hükmolunmuştur.

Ancak, itirazın iptali davası, müddeabihi; takip konusu yapılmış ve borçlunun itiraz etmiş olduğu alacak olan, yargılama usulü bakımından genel hükümlere tabi normal bir eda davası olup, bu davada mahkeme tarafların iddia ve savunmalarını genel hükümlere göre inceleyerek, borcun varlığını ve miktarını dava tarihine göre belirlemek zorundadır. Mahkemece benimsenen bilirkişi ek raporunda davalıların takipten sonra ve fakat dava açılmadan önce haricen kısmi ödemede bulundukları belirtilmiştir. Bu durumda, davalıların takipten sonra yaptığı harici ödemelerin icra müdürlüğünce re'sen nazara alınamayacağı düşünülüp yapılan kısmi ödemeler düşülerek, dava tarihine göre belirlenecek bakiye alacak tutarına göre karar verilmesi gerekirken, takip tarihine göre belirlenen alacak tutarı üzerinden itirazın iptaline ve bu miktar üzerinden takibin devamına karar verilmesi doğru görülmemiş ve kararın bozulması gerekmiştir.

3-Bozma sebep ve şekline göre davalılar vekilinin davacı ve davalı taraf lehine hükmolunan vekalet ücretlerine ilişkin temyiz itirazının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin davacı ve davalı taraf lehine hükmolunan vekalet ücretlerine ilişkin temyiz itirazının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063548200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.