6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3129 E. 2024/5425 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu mal müktesep hak uyuşmazlık konusu ilk derece kararının kaldırılması yükleten (shipper) dahili dava iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI : 2018/69 E., 2019/185 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012/83825 sayılı "... Erişte-... Erişte" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin 122334, 194191, 2008/32018, 159070, 2011/00969 sayılı ve "eriş", "eriş", "eriş şekil", "erişler", "eriş çokomet şekil" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazların kısmen kabul edilerek, başvurunun 29 . sınıf "Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler (gıda maddesi olarak hazırlanan polen dahil). Kuru yemişler. " Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. " ve 30. sınıf "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler. Pekmez" malları ile anılan malların satışına ilişkin 35. sınıf hizmetler yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının ise 2017-M-10755 sayılı YİDK karan ile nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas koşulları oluşmadığı gibi müvekkilinin "..." ibareli önceki markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkilinin önceki tarihli markaları nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunun, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2014/275 E-2014/324 K sayılı ilamı ile kabul edildiğini, müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu ve anılan ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili bulunduğunu ileri sürerek, 2017-M-10755 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili istenen tüm sınıflar yönünden tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu 29,30 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden iltibas koşularının oluştuğunu, davacının müktesep hak iddiasına dayanak markalarından 2009 ve 2010 tarihli olanların dava konusu başvurunun yapıldığı 04.10.2012 tarihi itibariyle, henüz çekişme konusu olmaktan çıkmadığı, tescil tarihleri itibariyle bu markalara karşı hükümsüzlük davası açma süresinin halen devam ettiği, bu sebeple de işbu markaların müktesep hak oluşturmayacağı, önceki tarihli diğer davacı markalarının tescil kapsamlarında yer alan malların uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür bulunmadığı, yani başvuruda emtia kapsamının genişletilmesi nedeniyle müktesep hak oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin önceki markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, emsal başka bir davada müvekkilinin 2009 tarihli markalarının, işbu davada da uyuşmazlık konusu mallar yönünden tescili için yaptıkları 2010 tarihli başvuru bakımından müktesep hak teşkil ettiğinin kabul edildiğini, ilk derece mahkemesinin müktesep hakka dayanak markalarına karşı hükümsüzlük davası açma süresi devam ettiğinden müktesep hak teşkil etmeyeceği gerekçesinin hatalı bulunduğunu, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2014/8534 E-2014/16121 K sayılı ilamında da marka tescil tarihlerinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmamış olmasının müktesep hakkın varlığını etkilemeyeceğinin açıklandığını, ilk derece mahkemesi kararının müvekkilinin müktesep hak değerlendirilmesi bakımından bahsi geçen kararlarla çeliştiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/14108 E. 2013/21004 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/5058 E. 2013/10039 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1787 E. 2011/6098 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/3129 E.  ,  2024/5425 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi

SAYISI 2021/246 Esas, 2023/192 Karar

HÜKÜM

Başvurunun esastan reddi

İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. ... ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

SAYISI 2018/69 E., 2019/185 K.

Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2012/83825 sayılı "... Erişte-... Erişte" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, davalı Şirketin 122334, 194191, 2008/32018, 159070, 2011/00969 sayılı ve "eriş", "eriş", "eriş şekil", "erişler", "eriş çokomet şekil" ibareli markalarını gerekçe göstererek yaptığı itirazların kısmen kabul edilerek, başvurunun 29 . sınıf "Kurutulmuş, konservelenmiş, dondurulmuş, pişirilmiş, tütsülenmiş, salamura edilmiş her türlü meyve ve sebzeler (gıda maddesi olarak hazırlanan polen dahil). Kuru yemişler. " Fındık ve fıstık ezmeleri, tahin. " ve 30. sınıf "Pastacılık ve fırıncılık mamulleri, tatlılar. Şekerlemeler, çikolatalar, bisküviler, krakerler, gofretler.

Pekmez" malları ile anılan malların satışına ilişkin 35. sınıf hizmetler yönünden reddedildiğini, bu karara karşı yaptıkları itirazlarının ise 2017-M-10755 sayılı YİDK karan ile nihai olarak reddine karar verildiğini, oysa taraf markaları arasında iltibas koşulları oluşmadığı gibi müvekkilinin "..." ibareli önceki markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, müvekkilinin önceki tarihli markaları nedeniyle dava konusu başvuru üzerinde müktesep hakkının bulunduğunun, Yargıtay denetiminden geçerek kesinleşen Ankara 4. FSHHM'nin 2014/275 E-2014/324 K sayılı ilamı ile kabul edildiğini, müvekkilinin "..." ibareli markalarının tanınmış olduğunu ve anılan ibarenin gerçek hak sahibinin müvekkili bulunduğunu ileri sürerek, 2017-M-10755 sayılı YİDK kararının iptali ile dava konusu başvurunun tescili istenen tüm sınıflar yönünden tescil işlemlerine devam edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1. Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; müvekkili Kurum kararının isabetli olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

2. Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; dava konusu başvuru ile müvekkiline ait redde mesnet markalar arasında iltibas koşullarının oluştuğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taraf markaları arasında uyuşmazlık konusu 29,30 ve 35. sınıf mal ve hizmetler yönünden iltibas koşularının oluştuğunu, davacının müktesep hak iddiasına dayanak markalarından 2009 ve 2010 tarihli olanların dava konusu başvurunun yapıldığı 04.10.2012 tarihi itibariyle, henüz çekişme konusu olmaktan çıkmadığı, tescil tarihleri itibariyle bu markalara karşı hükümsüzlük davası açma süresinin halen devam ettiği, bu sebeple de işbu markaların müktesep hak oluşturmayacağı, önceki tarihli diğer davacı markalarının tescil kapsamlarında yer alan malların uyuşmazlık konusu mal ve hizmetlerle aynı/aynı tür bulunmadığı, yani başvuruda emtia kapsamının genişletilmesi nedeniyle müktesep hak oluşturmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markaları arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında benzerlik bulunmadığını, ayrıca müvekkilinin önceki markaları nedeniyle müktesep hakkının bulunduğunu, emsal başka bir davada müvekkilinin 2009 tarihli markalarının, işbu davada da uyuşmazlık konusu mallar yönünden tescili için yaptıkları 2010 tarihli başvuru bakımından müktesep hak teşkil ettiğinin kabul edildiğini, ilk derece mahkemesinin müktesep hakka dayanak markalarına karşı hükümsüzlük davası açma süresi devam ettiğinden müktesep hak teşkil etmeyeceği gerekçesinin hatalı bulunduğunu, nitekim Yargıtay 11.

Hukuk Dairesi'nin 2014/8534 E-2014/16121 K sayılı ilamında da marka tescil tarihlerinden itibaren 5 yıllık sürenin dolmamış olmasının müktesep hakkın varlığını etkilemeyeceğinin açıklandığını, ilk derece mahkemesi kararının müvekkilinin müktesep hak değerlendirilmesi bakımından bahsi geçen kararlarla çeliştiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davaya konu YİDK kararının isabetli olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063437100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.