6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali | İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/870 E. 2012/14916 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tediye makbuzu navlun alacağı yemin teklifi yazılı delil navlun yemin kötü niyet fatura cy/cy kaydı ibraz

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının faturaya konu taşıma işini gerçekleştirmediği, alacağın ve davacının kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, navlun alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece faturaya konu taşımanın davacı tarafından gerçekleştirilmediği, alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı tarafından taşımanın yapıldığına dair yazılı delil ibraz edilmemiş ise de, taraflarca çekişmesiz olduğu üzere, davalı taraf 09.03.2009 tarihli fatura uyarınca, 10.03.2009 tarihli tediye makbuzuyla 5.000 TL kısmi ödemede bulunmuş olup, bu durumda faturanın davalıya tebliğ edildiğine dair belge sunulamamış olsa da, tediye makbuzunda açıkça 09.03.2009 tarihli faturaya istinaden ödeme kaydı düşülmesi nedeniyle, artık faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğinin kabulü gerekir. Karar tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca 8 gün içinde faturaya karşı itirazda bulunmadığına göre, davalı borçlu fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.

Bu itibarla, mahkemece davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği kabul edilip, bakiye taşıma ücretine hükmetmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Öte yandan, davalı taraf bir taraftan taşıma ilişkisini inkar ettiği, diğer taraftan taşıma işlerinin sponsorlar tarafından yapıldığı belirterek kendi içinde çelişki yarattığı halde, anılan bu çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmesi; ayrıca davacı taraf taşıma ilişkisinin davalının taraftarlarının Çanakkale/İstanbul gezisine götürülmesinden kaynaklandığını ileri sürmüş olmasına karşın bu husus değerlendirilmeden, taşıma ilişkisi taraftarların İstanbul deplasmanına götürülmesinden kaynaklanmış gibi araştırmalar yapılarak, davanın reddine karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.

2-Ayrıca, kabule göre davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde, açıkça davalı tarafa yemin teklif ettiği halde, mahkemece davacıya yemin hakkının kullandırılmaması da doğru olmamıştır.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2012/870 E.  ,  2012/14916 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Aliağa Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17/02/2011 tarih ve 2009/159-2011/70 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalıya taşıma hizmeti verdiğini, 09.03.2009 tarihli 19.883 TL bedelli faturanın tanzim edildiğini, 10.03.2009 tarihinde 5.000 TL kısmının ödendiğini, bakiye kısım için icra takibi yapıldığını, takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, itirazın iptalini, icra inkar tazminatının tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının kendilerine taşıma hizmeti sunmadığını, ulaşım hizmetlerinin sponsorları tarafından yapıldığını, ödenen 5.000 TL için istirdat davası açma haklarını saklı tuttuklarını, davacının sebepsiz olarak zenginleştiğini savunarak, davanın reddini, kötü niyet tazminatının tahsilini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacının faturaya konu taşıma işini gerçekleştirmediği, alacağın ve davacının kötü niyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava, navlun alacağından kaynaklanan itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece faturaya konu taşımanın davacı tarafından gerçekleştirilmediği, alacağın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Oysa, davacı tarafından taşımanın yapıldığına dair yazılı delil ibraz edilmemiş ise de, taraflarca çekişmesiz olduğu üzere, davalı taraf 09.03.2009 tarihli fatura uyarınca, 10.03.2009 tarihli tediye makbuzuyla 5.000 TL kısmi ödemede bulunmuş olup, bu durumda faturanın davalıya tebliğ edildiğine dair belge sunulamamış olsa da, tediye makbuzunda açıkça 09.03.2009 tarihli faturaya istinaden ödeme kaydı düşülmesi nedeniyle, artık faturanın davalı tarafa tebliğ edildiğinin kabulü gerekir.

Karar tarihinde yürürlükte olan 6762 Sayılı Ticaret Kanunu’nun 23. maddesi uyarınca 8 gün içinde faturaya karşı itirazda bulunmadığına göre, davalı borçlu fatura içeriğini kabul etmiş sayılır.

Bu itibarla, mahkemece davacı tarafından davalıya taşıma hizmeti verildiği kabul edilip, bakiye taşıma ücretine hükmetmek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamıştır.

Öte yandan, davalı taraf bir taraftan taşıma ilişkisini inkar ettiği, diğer taraftan taşıma işlerinin sponsorlar tarafından yapıldığı belirterek kendi içinde çelişki yarattığı halde, anılan bu çelişki giderilmeden hüküm tesis edilmesi; ayrıca davacı taraf taşıma ilişkisinin davalının taraftarlarının Çanakkale/İstanbul gezisine götürülmesinden kaynaklandığını ileri sürmüş olmasına karşın bu husus değerlendirilmeden, taşıma ilişkisi taraftarların İstanbul deplasmanına götürülmesinden kaynaklanmış gibi araştırmalar yapılarak, davanın reddine karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir.

2-Ayrıca, kabule göre davacı vekili bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinde, açıkça davalı tarafa yemin teklif ettiği halde, mahkemece davacıya yemin hakkının kullandırılmaması da doğru olmamıştır.

SONUÇ

Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 03.10.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1063407000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.