Marka Hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1270 E. 2024/4867 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
taleple bağlılık kuralı↗ dürüstlük kuralına aykırılık↗ taleple bağlılık↗ hakkın kötüye kullanılması↗ ticari defter kayıtları↗ sicilden terkin↗ dürüstlük kuralı↗ kâr payı↗ ticari defter↗ esastan ret↗ terkin↗ kötüniyet↗ ayırt edicilik↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/124 E., 2020/255 K.
Taraflar arasındaki marka iptali ve hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari faaliyete başladığı günden bu yana babasının ismi olan HATEM ismini yaşatmak adına, HTMOĞLU markasına harcadığı emek ve koyduğu sermaye ile faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, müvekkilinin bu anlamda "HTMOGLU" ve "HATEMHOME" ibareli markaların TÜRKPATENT nezdinde tescili için başvurularda bulunduğunu, ancak davalı tarafça kendi adına tescilli markalarına dayanarak itiraz ettiğini, davalı adına TÜRKPATENT nezdinde 2011/116762 sayı ile tescilli "@html" ibareli markanın, tescilli olduğu 20. sınıfta yer alan emtialarda ciddi kullanım olarak kabul edildiği şekilde kullanılmadığını, ayrıca müvekkilinin mobilya sektöründe önceye dayalı kullanımı bulunan, tanınmış hale getirdiği gerçek hak sahibi olduğu HATEMOĞLU markası ile davalı adına 2016/97265 sayı ile 20. sınıfta da tescilli olan "Hatemoğlu+şekil" ibareli markanın, müvekkili adına tescilli "HTMOGLU" ibareli marka ile aynılığı ya da karıştırılma ihtimali derecesinde benzer olduğunu, davalının kullanmadığı sektörde marka tescili yaparak kötüniyetle hareket ettiğini ve iptalin sonuçlarını kaldırmak için tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına 2011/116762 sayı ile tescilli "@ HTML" ibareli markanın 20. sınıfta kullanmama nedeni ile iptali, davalı adına 2016/97265 sayı ile tescilli "HATEMOĞLU+şekil" ibareli markanın 20. sınıfta ve 35. sınıfta hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Hatemoğlu" markasının 1924 yılından bu yana giyim sektöründe hizmet veren köklü bir marka olduğunu, kuruluşundan bu yana "Hatemoğlu" markasını kullandığı ve marka serisi yarattığını, söz konusu markanın ilk olarak 1986 yılında 86/09476 sayı ile tescil edildiğini ve işbu markanın T/02557 sayı ile TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka siciline kayıtlı olduğunu, seri marka kapsamında oluşturdukları markalar olduğunu ve aynı zamanda WIPO nezdinde de başvuruları bulunduğunu, "Hatemoğlu" markasının özgün bir marka olduğunu, marka üzerinde gerçek ve tek hak sahibi olduklarını, davalının TÜRKPATENT nezdinde ilgili marka için yapılan farklı sınıflardaki başvuruların tümden reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2011/116762 sayılı "@HTML" markasının 20. sınıf açısından ciddi kullanımının bulunmadığının anlaşıldığı, tanınmışlık halinin, kullanmamanın bir gerekçesi veya bir kullanma kriteri koşulu olarak sayılmadığı, davalı markasının tanınmış marka olarak kabulünün kullanmama nedeniyle iptale engel oluşturmayacağı gerekçesiyle 2011/116762 sayılı "@HTML" markasının 20. sınıf açısından kullanmama nedeniyle kısmen iptaline, davacının dava konusu 2016/97265 sayılı "1924 HATEMOĞLU" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebine gelince; dava konusu "HATEMOĞLU" markası üzerinde davalının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu, davalının halihazırda aynı esas unsuru içeren tanınmış markası ve başkaca seri markaları bulunduğu, davalının başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yararlanmaya yönelik kötü niyetli bir tescil başvurusunun olmadığı, davalının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu ve davacı açısından iltibas nedeniyle hükümsüzlük koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davacının hükümsüzlüğe dair talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetle ve kullanılmayan markalarına dayanarak davacı tarafından yapılan başvurulara itirazda bulunduğunu, müvekkilinin 20. sınıfta HTMGLU ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, ayırt edicilik kazandırdığını, davalı markasının yazılı nedenlerle tümüyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, davacının kullanmadığı sınıflarda depolama amaçlı kötü niyetli tesciller yaptığını, iptal hükmünü boşa çıkarmaya yönelik bir uygulama olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, tanınmış markaların özel olarak bir koruma sahibi olduğunu ve 20. sınıftaki ürün çalışmalarının uzun sürdüğünü, iptalin iltibasa neden olacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde bu markanın 20. sınıfta kullanılmaması nedeniyle kısmen iptali talebinde bulunulduğundan ve mahkemece taleple bağlılık kuralına göre yargılama yapılarak hüküm kurulduğundan, talep edilmeyen konuda karar verilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafça gerçek hak sahipliğinin ispatı yönünden dosyaya delil sunulmadığı, henüz iptal koşulları oluşmayan markasından kaynaklanan haklarına dayanarak davacı marka başvurularına itiraz etmesi ve davacı taraf aleyhine markanın korunması için yasal işlemler başlatılmasının kötüniyetli ve dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafça yargılama sırasında davalı markasının 20. sınıfta kullanıldığına dair delil sunulmadığı, ticari defter ve kayıtlarında da markanın 20. Sınıfta kullanımına rastlanmadığının tespit edildiği, markanın kullanılması her marka için yükümlülük olup, tanınmış markalar yönünden ayrıcalık bulunmadığı, tanınmış markaların da 5 yıl süre ile, ciddi ve pazar payı yaratacak şekilde kullanılmaması halinde kullanmama nedeniyle iptal kararı verilebileceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına 2011/116762 sayı ile tescilli "@ HTML" ibareli markanın kullanmama nedeni ile iptali, davalı adına 2016/97265 sayı ile tescilli "HATEMOĞLU+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6, 9, 25 ve 26 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5691 E. 2024/1745 K.
Ortak:kötüniyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… i adına tescilli "HTMOGLU" ibareli marka ile aynılığı ya da karıştırılma ihtimali derecesinde benzer olduğunu, davalının kullanmadığı sektörde marka tescili yaparak «kötüniyetle» hareket ettiğini ve iptalin sonuçlarını kaldırmak için tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına 2011/116762 sayı ile tescilli "@ HTML" ibareli markanın 20. sı …
… ının tanınmışlığından haksız yararlanmaya yönelik kötü niyetli bir tescil başvurusunun olmadığı, davalının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu ve davacı açısından «iltibas» nedeniyle hükümsüzlük koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davacının hükümsüzlüğe dair talebinin reddine karar verilmiştir.
… lmayan markalarına dayanarak davacı tarafından yapılan başvurulara itirazda bulunduğunu, müvekkilinin 20. sınıfta HTMGLU ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, «ayırt edicilik» kazandırdığını, davalı markasının yazılı nedenlerle tümüyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, davacının kullanmadığı sınıflarda depolama amaçlı kötü niyetli te …
Benzer bu karardaCEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın «kötüniyetle» açıldığını, davalının davacının tanınmışlığından faydalanarak haksız kazanç elde etme niyetinin olmadığını, davalının firmasının isminin Gökçe Mobilya olduğunu, babasının adının Hatem olduğunu, babasının ismini yaşatmak için "HTMOĞLU MOBİLYA" markasını seçtiklerini, davacının tekstil sektöründe bir firma olduğunu, faaliyet alanlarının farklı olduğunu, mobilyalarının üzerinde bu ibareyi kullanmadıklarını, bu nedenle tüketici nezdinde «iltibasın» meydana gelmeyeceğini, «haksız rekabetin» de oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ermeye başladığı günden itibaren kullandığını, uzun yıllardan beri yaptığı yatırımlar ile koyduğu emek ve harcadığı sermaye ile mobilya sektöründe HTMOĞLU markasına «ayırt edicilik» kazandırdığını. davacının yalnızca tekstil, erkek giyim sektöründe faaliyet gösterdiğini, müvekkilinin mobilya sektöründe faaliyet gösterdiğini, davacının hiçbir zaman kullanmadığı 20. sınıf mobilya emtialarında marka başvuruları yaparak, tamamen «kötüniyetli» olarak dava açtığını, markaya tecavüz koşullarının oluşmadığını, müvekkilinin davacının henüz marka başvurusunu gerçekleştirmeden 20. sınıf kapsamında yer alan emtialarda ayırt edicilik kazanan HTMOĞLU markasının benzeri olduğundan, 01.1212016 tarih ve 2016/97265 no.lu HATEMOĞLU şekil markasının hükümsüzlüğünü ve ciddi surette kullanılmadığından 07.03.2013 tarihli 2011/116762 sayılı @HTML ibareli markanın «iptali davası» açtığını, bu davanın sonucunun beklenmesi gerektiğini, müvekkilinin markasal kullanımları ile davacının markasını kullandığı mallar benzer olmadığından, markaya tecavüz bulunmadığını, «maddi tazminat» hesabının yalnızca işaretin kullanıldığı emtialar üzerinden yapılması gerektiğini, mahkemece alınan raporda "Marka hakkı ihlal edilen taraf, davalının elde ettiği net kazancı talep ettiğinde hesaplama yapılırken iki tarafın piyasadaki etkinliği, ürün yelpazeleri ve ticari hacimleri de göz önüne alınmalıdır." denilmesine rağmen, tarafların iştigal alanlarının farklı olmasının ve farklı sektörlerde kullanılmasının dikkate alınmadığını, tüketici nezdinde markaların karıştırılma ihtimali bulunmadığından markaya tecavüz ve «haksız rekabete» yol açmayacağını, bilirkişi raporundaki; "davalı marka tecavüzünün getirisi olarak .... toplam 56.540,54 tl kazanç sağlamıştır." şeklindeki tespitinin hatalı ve hu …
… ARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili, davacı yanca davaya dayanak yapılan 2 adet marka hakkında hükümsüzlük ve «iptal davası» açtıklarını belirterek bu davanın «bekletici mesele» yapılmasını talep etmiş ise de iptal ve hükümsüzlük taleplerine konu markalar dışında davacı adına "Hatemoğlu" esas unsurlu başka markaların bulunması ve yargılamanın diğer markalar üzerinden de devam ettirilebileceği ve tecavüz koşullarının incelenebileceği anlaşıldığından sözü edilen davanın bekletici mesele yapılmasına gerek görülmediği, davacının "Hatemoğlu" esas unsurlu markaları ile davalının "HTMOĞLU" ve "HATEMOĞLU" ile "HATEMOĞLU MOBİLYA+Şekil" şeklindeki kullanımı kıyaslandığında davalının davacı adına tescilli markanın aynısını ve ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullandığı, kullanımlardaki şekil ve görselin «ayırt edicilik» vasfına haiz olmadığı, ortalama kullanıcı nezdinde davalı kullanımlarının davacı markası ile karıştırılmaya müsait olduğu ve bu itibarla ayniyet derecesinde benzerlik anlamında tecavüzün koşullarının oluştuğu, dosyaya sunulan belgelere göre davacının markasının tanınmış marka statüsünde olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasına göre "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici kariyerinin zedelenebileceği hallerde aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu haklı bir «sebebe» dayanma hali saklı kalmak kaydıyla başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir" hükmü karşısında farklı mal ve hizmet alanlarında olsa dahi davacının tanınmış markasının davalı kullanımları karşısında korunması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda tecavüz teşkil eden davalının "Hatemoğlu" ve "HTMOĞLU", "Hatemoğlu Mobilya" şeklinde kullanımlarının yer aldığı her türlü reklam vasıtası ve iş evrakına el konularak imhasına, tabelaların sökülmesine, davalıya ait "www.htmoglu.com" isimli internet adresine «erişimin engellenmesine», 56.540,54 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:erişimin engellenmesi · bekletici mesele · delil tespiti · ispat külfeti · ticari faiz · iptal davası · marka hakkına tecavüz · bilirkişi incelemesi
Benzer bu karardaDAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Hatemoğlu" ibareli tanınmış markaların sahibi olduğunu, davalıya ait iş yerlerinde davadan önce yapılan «delil tespitinde», davalının "Hatemoğlu" ibaresini kullandığının tespit edildiğini, davalının bu ibareyi aynı zamanda adına açılan internet sitesinde de kullandığını, davalının sözü edilen eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil ettiğini ileri sürerek markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine, sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, davalıya ait internet sitesine «erişimin engellenmesine», belirsiz olan «maddi tazminat» alacağının şimdilik 10.000,00 TL asgari tutarının ve 50.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, talep artırım dilekçesiyle maddi tazminat talebini 56.540,54 TL'ye yükseltmiştir.
… ARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekili, davacı yanca davaya dayanak yapılan 2 adet marka hakkında hükümsüzlük ve «iptal davası» açtıklarını belirterek bu davanın «bekletici mesele» yapılmasını talep etmiş ise de iptal ve hükümsüzlük taleplerine konu markalar dışında davacı adına "Hatemoğlu" esas unsurlu başka markaların bulunması ve yargılamanın diğer markalar üzerinden de devam ettirilebileceği ve tecavüz koşullarının incelenebileceği anlaşıldığından sözü edilen davanın bekletici mesele yapılmasına gerek görülmediği, davacının "Hatemoğlu" esas unsurlu markaları ile davalının "HTMOĞLU" ve "HATEMOĞLU" ile "HATEMOĞLU MOBİLYA+Şekil" şeklindeki kullanımı kıyaslandığında davalının davacı adına tescilli markanın aynısını ve ayırt edilemeyecek kadar benzerini kullandığı, kullanımlardaki şekil ve görselin «ayırt edicilik» vasfına haiz olmadığı, ortalama kullanıcı nezdinde davalı kullanımlarının davacı markası ile karıştırılmaya müsait olduğu ve bu itibarla ayniyet derecesinde benzerlik anlamında tecavüzün koşullarının oluştuğu, dosyaya sunulan belgelere göre davacının markasının tanınmış marka statüsünde olduğu, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin beşinci fıkrasına göre "Tescil edilmiş veya tescil başvurusu daha önceki tarihte yapılmış bir markanın Türkiye'de ulaştığı tanınmışlık düzeyi nedeniyle haksız bir yararın sağlanabileceği, markanın itibarının zarar görebileceği veya ayırt edici kariyerinin zedelenebileceği hallerde aynı ya da benzer markanın tescil başvurusu haklı bir «sebebe» dayanma hali saklı kalmak kaydıyla başvurunun aynı, benzer veya farklı mal veya hizmetlerde yapılmış olmasına bakılmaksızın önceki tarihli marka sahibinin itirazı üzerine reddedilir" hükmü karşısında farklı mal ve hizmet alanlarında olsa dahi davacının tanınmış markasının davalı kullanımları karşısında korunması gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, markaya tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda tecavüz teşkil eden davalının "Hatemoğlu" ve "HTMOĞLU", "Hatemoğlu Mobilya" şeklinde kullanımlarının yer aldığı her türlü reklam vasıtası ve iş evrakına el konularak imhasına, tabelaların sökülmesine, davalıya ait "www.htmoglu.com" isimli internet adresine «erişimin engellenmesine», 56.540,54 TL maddi ve 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… kemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak Mahkemece, davalı eyleminin aynı zamanda «haksız rekabet» de teşkil ettiği sonucuna ulaşılmış ise de dava tarihinde yürürlükte olan 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 55 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin dördüncü alt bendi ve madde gerekçesi birlikte değerlendirildiğinde, markaya tecavüz fiili dava tarihinde yürürlükte olan 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'de düzenlendiğinden ve anılan madde düzenlemesinde yürürlükten kalkan 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) 57 inci maddesinin beşinci fıkrasındaki, "ürün adı, unvan, marka, işaret gibi tanıtma vasıtaları" ibaresine yer verilmediğinden, kümülatif koruma sağlamayacağından, haksız rekabete ilişkin davanın reddine karar verilmesi gerekirken kabulüne karar verilmesinin yerinde görülmediği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, markaya tecavüzün tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve sonuçlarının ortadan kaldırılmasına, bu kapsamda tecavüz teşkil eden davalının "Hatemoğlu" ve "HTMOĞLU", "Hatemoğlu Mobilya" şeklinde kullanımlarının yer aldığı her türlü reklam vasıtası ve iş evrakına el konularak imhasına, tabelaların sökülmesine, davalıya ait "www.htmoglu.com" isimli internet adresine «erişimin engellenmesine», 56.540,54 TL «maddi tazminat» ile 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.
Tanınmış markanın aynı veya benzerinin tanınmış markanın tescilli olmadığı mal ve hizmetlerde markasal olarak kullanılmasının «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabet» teşkil etmesi için 6769 sayılı Kanun'un 6 ıncı maddesinin beşinci fıkrasındaki ve aynı Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasının (c) bendindeki şartların gerçekleşmesi gerekmekte olup bu hususu «ispat külfeti» tanınmış marka sahibine aittir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1270 E. , 2024/4867 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/387 Esas, 2022/2177 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/124 E., 2020/255 K.
Taraflar arasındaki marka iptali ve hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildi. Tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ticari faaliyete başladığı günden bu yana babasının ismi olan HATEM ismini yaşatmak adına, HTMOĞLU markasına harcadığı emek ve koyduğu sermaye ile faaliyetlerine devam etmekte olduğunu, müvekkilinin bu anlamda "HTMOGLU" ve "HATEMHOME" ibareli markaların TÜRKPATENT nezdinde tescili için başvurularda bulunduğunu, ancak davalı tarafça kendi adına tescilli markalarına dayanarak itiraz ettiğini, davalı adına TÜRKPATENT nezdinde 2011/116762 sayı ile tescilli "@html" ibareli markanın, tescilli olduğu 20. sınıfta yer alan emtialarda ciddi kullanım olarak kabul edildiği şekilde kullanılmadığını, ayrıca müvekkilinin mobilya sektöründe önceye dayalı kullanımı bulunan, tanınmış hale getirdiği gerçek hak sahibi olduğu HATEMOĞLU markası ile davalı adına 2016/97265 sayı ile 20.
sınıfta da tescilli olan "Hatemoğlu+şekil" ibareli markanın, müvekkili adına tescilli "HTMOGLU" ibareli marka ile aynılığı ya da karıştırılma ihtimali derecesinde benzer olduğunu, davalının kullanmadığı sektörde marka tescili yaparak kötüniyetle hareket ettiğini ve iptalin sonuçlarını kaldırmak için tescil ettirdiğini ileri sürerek davalı adına 2011/116762 sayı ile tescilli "@ HTML" ibareli markanın 20. sınıfta kullanmama nedeni ile iptali, davalı adına 2016/97265 sayı ile tescilli "HATEMOĞLU+şekil" ibareli markanın 20. sınıfta ve 35. sınıfta hükümsüzlüğü ve sicilden terkinini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; "Hatemoğlu" markasının 1924 yılından bu yana giyim sektöründe hizmet veren köklü bir marka olduğunu, kuruluşundan bu yana "Hatemoğlu" markasını kullandığı ve marka serisi yarattığını, söz konusu markanın ilk olarak 1986 yılında 86/09476 sayı ile tescil edildiğini ve işbu markanın T/02557 sayı ile TÜRKPATENT nezdinde tanınmış marka siciline kayıtlı olduğunu, seri marka kapsamında oluşturdukları markalar olduğunu ve aynı zamanda WIPO nezdinde de başvuruları bulunduğunu, "Hatemoğlu" markasının özgün bir marka olduğunu, marka üzerinde gerçek ve tek hak sahibi olduklarını, davalının TÜRKPATENT nezdinde ilgili marka için yapılan farklı sınıflardaki başvuruların tümden reddedildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının 2011/116762 sayılı "@HTML" markasının 20. sınıf açısından ciddi kullanımının bulunmadığının anlaşıldığı, tanınmışlık halinin, kullanmamanın bir gerekçesi veya bir kullanma kriteri koşulu olarak sayılmadığı, davalı markasının tanınmış marka olarak kabulünün kullanmama nedeniyle iptale engel oluşturmayacağı gerekçesiyle 2011/116762 sayılı "@HTML" markasının 20. sınıf açısından kullanmama nedeniyle kısmen iptaline, davacının dava konusu 2016/97265 sayılı "1924 HATEMOĞLU" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ilişkin talebine gelince; dava konusu "HATEMOĞLU" markası üzerinde davalının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu, davalının halihazırda aynı esas unsuru içeren tanınmış markası ve başkaca seri markaları bulunduğu, davalının başkasının markasını ele geçirmeye, başkasının markasının tanınmışlığından haksız yararlanmaya yönelik kötü niyetli bir tescil başvurusunun olmadığı, davalının gerçek ve öncelikli hak sahibi olduğu ve davacı açısından iltibas nedeniyle hükümsüzlük koşulları oluşmadığı gerekçesiyle davacının hükümsüzlüğe dair talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının kötü niyetle ve kullanılmayan markalarına dayanarak davacı tarafından yapılan başvurulara itirazda bulunduğunu, müvekkilinin 20. sınıfta HTMGLU ibaresi üzerinde öncelik hakkı bulunduğunu, ayırt edicilik kazandırdığını, davalı markasının yazılı nedenlerle tümüyle iptaline karar verilmesi gerektiğini, davacının kullanmadığı sınıflarda depolama amaçlı kötü niyetli tesciller yaptığını, iptal hükmünü boşa çıkarmaya yönelik bir uygulama olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
2. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; bilirkişi raporunun eksik olduğunu ve hükme esas alınamayacağını, tanınmış markaların özel olarak bir koruma sahibi olduğunu ve 20. sınıftaki ürün çalışmalarının uzun sürdüğünü, iptalin iltibasa neden olacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının dava dilekçesinde bu markanın 20. sınıfta kullanılmaması nedeniyle kısmen iptali talebinde bulunulduğundan ve mahkemece taleple bağlılık kuralına göre yargılama yapılarak hüküm kurulduğundan, talep edilmeyen konuda karar verilmemesinin usul ve yasaya uygun olduğu, davacı tarafça gerçek hak sahipliğinin ispatı yönünden dosyaya delil sunulmadığı, henüz iptal koşulları oluşmayan markasından kaynaklanan haklarına dayanarak davacı marka başvurularına itiraz etmesi ve davacı taraf aleyhine markanın korunması için yasal işlemler başlatılmasının kötüniyetli ve dürüstlük kuralına aykırılık ve hakkın kötüye kullanılması olarak değerlendirilemeyeceği, davalı tarafça yargılama sırasında davalı markasının 20.
sınıfta kullanıldığına dair delil sunulmadığı, ticari defter ve kayıtlarında da markanın 20. Sınıfta kullanımına rastlanmadığının tespit edildiği, markanın kullanılması her marka için yükümlülük olup, tanınmış markalar yönünden ayrıcalık bulunmadığı, tanınmış markaların da 5 yıl süre ile, ciddi ve pazar payı yaratacak şekilde kullanılmaması halinde kullanmama nedeniyle iptal kararı verilebileceği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Taraf vekilleri temyiz dilekçelerinde istinaf dilekçelerindeki beyanlarını tekrar etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına 2011/116762 sayı ile tescilli "@ HTML" ibareli markanın kullanmama nedeni ile iptali, davalı adına 2016/97265 sayı ile tescilli "HATEMOĞLU+şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğü ve sicilden terkini taleplidir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun 6, 9, 25 ve 26 ncı maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup taraf vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
10.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062644400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz