Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/6841 E. 2012/14337 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aydınlatma yükümlülüğü↗ mal sigortası↗ açık muvafakat↗ dain-i mürtehin↗ ihbar yükümlülüğü↗ rehin hakkı↗ sigorta tazminatı↗ hayat sigortası↗ sigorta ettiren↗ illiyet bağı↗ aktif husumet↗ rehin↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ muvafakat↗ garantörlük↗ ihbar↗ sigorta poliçesi↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sağlık beyan formuna göre sigortacının liste halinde soru yönelttiği, sigortalının rahatsızlığının bu listede yer alan sorulardan birine girmediği, sigortalının sorumluluğunun olamadığı, davalı şirketin tazmin yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 20.000,00 TL sigorta bedelinin dava tarihi olan 22.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak murisin veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, kredili hayat sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde Türkiye Garanti Bankası Dörtyol/ Hatay şubesi dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. Bu durumda Türkiye Garanti Bankası Dörtyol/ Hatay Şubesinin rehin hakkı bulunduğundan sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla tazminat isteme hakkına sahip olur. Buna göre mahkemece, dain mürtehin bankanın tazminatın davacılara ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, davacıların aktif husumet sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2) Kabul şekli itibariyle sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğü 6762 Sayılı TTK'nın 1290. maddesi her ne kadar mal sigortalarına ilişkin bulunmakla beraber, Dairemizin yerleşik kararlarıyla hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartları'nda sözleşme hükmü halini almıştır. Esasen, sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadırlar.
Somut olayda davalı vekili, davacıların murisinin dilekçesindeki açıkladığı hastalıklarını gizleyerek sözleşmeyi yaptığını savunmuştur. Sigorta ettirene ait tedavi evraklarından sigorta sözleşmesi öncesi hastalıkları nedeniyle tedaviler gördüğü, ilaçlar aldığı anlaşılmaktadır. Davacıların murisinin hastalıklarını bildirmediği, gizlediği sabittir. Bu durum karşısında, sigorta ettirene ait tedavi evrakları, hastane kayıtları ve ölüm raporu içerikleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, tıp alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu oluşturulup, gizlendiği iddia edilen hastalık veya hastalıklarla ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalık veya hastalıklardan meydana gelip gelmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/12657 E. 2012/3651 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaBu durum karşısında, «sigorta ettirene» ait tedavi evrakları, hastane kayıtları ve ölüm raporu içerikleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, tıp alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu oluşturulup, gizlendiği iddia edilen hastalık veya hastalıklarla ölüm «rizikosu» arasında doğrudan «illiyet bağının» olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalık veya hastalıklardan meydana gelip gelmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaBu itibarla mahkemece, yukarıda anılan belgeler getirtilip, gerektiğinde uzman bilirkişiden rapor alınıp, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, «eksik incelemeyle» yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:teminat kapsamı · dosya masrafı · teminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre, davacının poliçe başvuru formunda herhangi bir hastalığından bahsetmediği, göz hastalıkları tedavisinin «teminat kapsamında» bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dava, sağlık sigortasından kaynaklanmakta olup, uyuşmazlık davacının dava konusu göz rahatsızlığının ne zaman başladığı, sigorta başvuru formunun düzenlendiği tarihte anılan hastalığının bulunup bulunmadığı, hastalığın «teminat kapsamında» olup olmadığı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, davacının sigorta başvuru formunda göz rahatsızlığından bahsetmediği, hastalığın «teminat» dışında olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de, davacı taraf hastalığına ilişkin olarak ilk defa Batman’da özel bir hastanede tedavi gördüğünü, poliçenin ilk olarak 02.10.2006 tarihinde tanzim edildiğini, rahatsızlığının ise 01.12.2006 tarihinde ortaya çıktığını, yine davalının tedavi «masraflarını» ödememe gerekçesi olarak gösterdiği provizyon formunda hastane personelinin hatalı olarak hastalığın geçmişini 3 yıl olarak belirttiğini, ancak sonradan itirazı üz …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/14747 E. 2013/12698 K.
Ortak:mal sigortası · ihbar yükümlülüğü · hayat sigortası · sigorta sözleşmesi · riziko · ihbar
İncelediğiniz kararda2) Kabul şekli itibariyle «sigorta sözleşmesi» kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme («ihbar) yükümlülüğü» 6762 Sayılı TTK'nın 1290. maddesi her ne kadar «mal sigortalarına» ilişkin bulunmakla beraber, Dairemizin yerleşik kararlarıyla «hayat sigortalarında» da uygulanmaktadır.
1) Dava, kredili «hayat sigortası sözleşmesine» dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Esasen, «sigorta sözleşmeleri» iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini «aydınlatma yükümlülüğü» altındadırlar.
Benzer bu karardaSigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme («ihbar) yükümlülüğünü» düzenleyen TTK'nın 1290. maddesi her ne kadar «mal sigortalarına» ilişkin bulunmakta ise de, Dairemizin yerleşik kararları ile «hayat sigortalarında» da uygulanmaktadır.
Şayet sigortalı tarafından var olan hastalık kasten bildirilmemiş ise «sigortacının sözleşmeden» «cayma hakkı» sözkonusu olup, Dairemiz yerleşik uygulamasına göre TTK’nın 1290/1. maddesindeki «ihbar yükümlülüğüne» aykırı davranışın gerçekleşebilmesi için bildirilmeyen rahatsızlık ile «riziko» arasında illiyetin mevcut olması gerekmektedir.
Dava, «hayat sigorta sözleşmesine» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:beyan yükümlülüğü · cayma hakkı · bildirim yükümlülüğü · ba formu · ıslah · tacir · yasal faiz · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, poliçe imzalanırken davalı sigorta şirketi tarafından basiretli bir «tacir» gibi davranılarak davacıların murisine önceden var olan sağlık sorunlarıyla ilgili herhangi bir uyarı yapılmadığı, bu nedenle davacıların murisi tarafından poliçenin ilgili kısmının boş bırakıldığı, sırf bu nedenden dolayı davalı sigorta şirketi tarafından davacılara sigorta kapsamında ödeme yapılmamasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı, dava tarihine kadar kredinin karşılığı olarak 3.500,00 TL ödeme yapıldığı, talep edilen 5.238,00 TL alacağın ise dava açıldıktan sonra doğduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddine, 3.500,00 TL alacağın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, davacıların dava ve «ıslah» dilekçesi ile talep etmiş olduğu bakiye talebin dava açıldıktan sonra doğmuş olması nedeni ile bu alacak kısmı hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Taraflar arasında iki noktada uyuşmazlık sözkonusu olup, bunlardan birincisi, poliçe düzenlenirken sigortalı tarafından sağlığı ile ilgili bir «form» doldurulmamasının doğru «beyan yükümlülüğü» açısından bir etkisinin olup olmadığı, ikincisi ise poliçenin düzenlenmesi sırasında sigortalının «ihbar yükümlülüğüne» aykırı davranıp davranmadığıdır.
Sigortası Genel Şartlarının C-2.2. maddesi düzenlemesine göre sigorta şirketinin sorusu üzerine veya her hangi bir soru sorulmadan (dolayısı ile buna ilişkin bir «form» doldurulmadan) «sigortalı, sözleşmesinin» yapılması sırasında kendisinin bildiği ve sigortacının sözleşmeyi yapmamasını veya daha ağır şartlarla yapmasını gerektirecek bütün halleri sigortacıya «bildirmekle yükümlü» olup, formun doldurulmamış olması sigortalının sağlığına ilişkin konularda sigortacıya bildirimde bulunma yükümlülüğünü ortadan kaldırmaz.
Bu itibarla mahkemenin poliçe düzenlenirken davalı sigorta şirketi tarafından basiretli bir «tacir» gibi davranılarak davacıların murisine bu konuda bir uyarı yapılmadığı, «sigorta sözleşmesinin» yapılması sırasında sigortalı tarafından «form» doldurulmadığı, poliçenin ilgili kısmının boş bırakıldığı, davalının davacılara ödeme yapmamasının iyi niyet kuralları ile bağdaşmadığı gerekçesi yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/6841 E. , 2012/14337 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Dörtyol Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 12/01/2011 tarih ve 2009/641-2011/17 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davacıların murisi tarafından T. Garanti Bankası A.Ş. Dörtyol şubesinden kredi kullanması sonrasında banka aracılığıyla hayat sigortası yapıldığını, murisin vefatından sonra başvuruya rağmen davalı sigorta şirketinin kredi borcunu karşılamadığını, mirasçılardan Sadiye’nin murisin borcunu ödediğini ileri sürerek, 10.000,00 TL nin temerrüt faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir. Yargılama sırasında alacağı toplam 20.000,00 TL olarak ıslah etmiştir.
Davalı vekili, yetki ve iş bölümü itirazında bulunmuş, davacıların taleplerinin TTK'nun 1290. maddesi gereğince teminat dışında kaldığını, sigortalının sigorta başvuru ve sağlık beyan formunda önemli herhangi bir rahatsızlık veya hastalık geçirmediğini beyan ettiğini, hayat sigortalarında beyana itimadın esas olduğunu, sigortalının ihbar yükümlülüğünü yerine getirmediğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, sağlık beyan formuna göre sigortacının liste halinde soru yönelttiği, sigortalının rahatsızlığının bu listede yer alan sorulardan birine girmediği, sigortalının sorumluluğunun olamadığı, davalı şirketin tazmin yükümlülüğünün bulunduğu gerekçesiyle; davanın kabulüne, 20.000,00 TL sigorta bedelinin dava tarihi olan 22.10.2009 tarihinden itibaren işleyecek ticari reeskont faiziyle birlikte davalıdan alınarak murisin veraset ilamındaki payları oranında davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
1) Dava, kredili hayat sigortası sözleşmesine dayalı alacağın tahsili istemine ilişkindir.
Somut uyuşmazlıkta, davanın dayanağını oluşturan sigorta poliçesinde Türkiye Garanti Bankası Dörtyol/ Hatay şubesi dain ve mürtehin olarak gösterilmiştir. Bu durumda Türkiye Garanti Bankası Dörtyol/ Hatay Şubesinin rehin hakkı bulunduğundan sigortadan tazminat talep etme hakkı da öncelikle ona ait olup, sigortalı ancak lehine rehin verilen alacaklının açık muvafakatini almak şartıyla tazminat isteme hakkına sahip olur. Buna göre mahkemece, dain mürtehin bankanın tazminatın davacılara ödenmesine muvafakatinin bulunup bulunmadığının belirlenmesi, muvafakatin sağlanması halinde yargılamaya devam edilerek davanın sonuçlandırılması, davacıların aktif husumet sıfatının bulunup bulunmadığının tespiti gerekirken bu yön üzerinde durulmadan uyuşmazlığın esasına girilmesi doğru görülmemiştir.
2) Kabul şekli itibariyle sigorta sözleşmesi kurulurken sigortalıya yüklenen doğru bilgi verme (ihbar) yükümlülüğü 6762 Sayılı TTK'nın 1290. maddesi her ne kadar mal sigortalarına ilişkin bulunmakla beraber, Dairemizin yerleşik kararlarıyla hayat sigortalarında da uygulanmaktadır. Hatta anılan bu düzenleme, Hayat Sigortası Genel Şartları'nda sözleşme hükmü halini almıştır. Esasen, sigorta sözleşmeleri iyi niyet sözleşmeleri olup, taraflar sözleşme kurulması aşamasında birbirlerini aydınlatma yükümlülüğü altındadırlar.
Somut olayda davalı vekili, davacıların murisinin dilekçesindeki açıkladığı hastalıklarını gizleyerek sözleşmeyi yaptığını savunmuştur. Sigorta ettirene ait tedavi evraklarından sigorta sözleşmesi öncesi hastalıkları nedeniyle tedaviler gördüğü, ilaçlar aldığı anlaşılmaktadır. Davacıların murisinin hastalıklarını bildirmediği, gizlediği sabittir. Bu durum karşısında, sigorta ettirene ait tedavi evrakları, hastane kayıtları ve ölüm raporu içerikleri ile tüm dosya kapsamı dikkate alınarak, tıp alanında uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulu oluşturulup, gizlendiği iddia edilen hastalık veya hastalıklarla ölüm rizikosu arasında doğrudan illiyet bağının olup olmadığı, başka bir anlatımla ölümün gizlenen hastalık veya hastalıklardan meydana gelip gelmediği hususu açıklığa kavuşturulmadan yazılı şekilde eksik inceleme ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) ve (2) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 26/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062617800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz