YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1159 E. 2024/4636 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ kötüniyet↗ taşıyan↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/305 E., 2020/27 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından, 2017/10715 başvuru numaralı ve 07.02.2017 başvuru tarihi ile kayıtlı olan “ocb orijinal chameleon behaviour şekil” ibareli marka tescil başvurusuna itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduklarının, aynı/aynı tür/benzer malları/hizmetleri kapsadıklarının tespit edildiğini ve bu nedenle itiraz gerekçesinin yerinde bulunarak başvurunun, tescil edilmek istendiği mal ve hizmet listesinden, 34. ve 35. sınıfta yer alan bazı mal ve hizmetlerin kısmen çıkarılmasına karar verildiğini, ancak başvurunun tamamen reddedilmediğini, kısmi ret kararına itiraz edildiğini, YİDK kararı ile itiraz incelenerek itirazın reddine karar verildiğini, itirazlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yapılan itirazı, söz konusu ibarenin itiraza konu mallar/hizmetler üzerinde başvurudan önce marka olarak kullanıldığını gösterir yeterli bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gerekçesiyle kabul edilmediğini, ancak müvekkili şirkete ait itiraza gerekçe OCB ibareli markaların bir asrı aşkın süredir dünyada ve uzun yıllardır Türkiye’de kullanılmakta olduğunu, tütün tüketicileri arasında dünya çapında yüksek bir bilinirliğe sahip bulunduğunu, OCB markasının 1994 yılından bu yana, WIPO nezdinde de tescilli olduğu, OCB kelimesini taşıyan diğer markaların da farklı zamanlarda aynı kurumda tescil edildiğini, davaya konu OCB markalarının, 2013 91784, 209955, 2013 62799 ve 2007 04128 no ile tescilli olduğunu, müvekkiline ait OCB markalı ürünlerin, www.ocb.net alan adını taşıyan internet sitesinde tanıtıldığını, markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığının sabit olduğunu, davaya konu marka başvurusunun kötüniyetli şekilde yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu(TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının hukukuna uygun olduğunu, dava konusu marka ile itiraza mesnet markaların karşılaştırılmasında, markanın tescili veya kullanımının, önceki markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı veya markanın ayırt edici karakterine veya itibarına zarar vereceği sonucuna ulaştıracak herhangi bir haklı sebebin, davacı tarafından, ortaya konulamadığını, farklılaşan mal/hizmetler açısından iltibas ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda sunulan bilgi ve belgelerin, dava konusu marka bakımından, kötüniyet iddiasını ispatlar mahiyette belgeler sunulamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı markalarının, tanınmış marka niteliğinde olmadığını, 2016/21028 no ile tescilli “ocb original chameleon behaviour şekil” markasının, müvekkiline ait olduğu, seri marka oluşturmak için bu markayı referans alıp başka marka başvurularında bulunmasının hiçbir şekilde kötü niyetli sayılmasını gerektirmeyeceğini, davacı markalarının Türkiye’de hiçbir şekilde kullanılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile www.ocb.net alan adı tescil tarihi 1997 senesine ve bu sitenin ilk internet arşiv kaydı tarihinin ise 2001 senesine ait olmasına rağmen, bu alan adının, davacı şirkete ait olduğu hususunun ispatlanamadığı, davaya konu olayda, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine dayanılması imkanı bulunmadığı, davacı adına WIPO ve EUIPO nezdinde tescilli OCB esas unsurlu markaların bulunduğu ve yine OCB esas unsurlu markaların tescilli olduğu, ancak markanın tescil edildiği markaların süre ve coğrafi alanı, ilgili markanın tanınmışlığı ile göz önüne alınması gereken kriterlerden bir tanesi olmakla birlikte, tek başına bu kanıya varılabilmesi için yeterli bir ölçüt olmadığı, davacı adına tescilli OCB ibareli markanın Türkiye’de, davaya konu marka başvurusu tarihi olan 07.02.2017 tarihinden önce tanınmış marka statüsüne ulaştığını ispatlayacak nitelikte delilin bulunmadığı, davalının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıyı ve 3. kişileri baskı altına alma, engelleme, santaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin bulunmadığı yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmanın kötüniyetli başvuru olduğunu kabule yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Şirketler Grubunun bir parçası olduğunu, müvekkili şirketin tanınmışlık ve eskiye dayalı kullanımının ispat edilemediğine dair yerel mahkemenin sunmuş olduğu gerekçelerin hukuka uygun bulunmadığını, OCB markasının 1994 yılından bu yana WIPO nezdinde tescilli olduğunu, müvekkiline ait OCB ibareli markaların özellikle tütün içenlere mahsus malzemeler açısından Türkiye'de ciddi biçimde kullanıldığını, söz konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kötüniyetli şekilde yapıldığının açıkça ortada olduğunu, davacının başvurusunu yapmış olduğu markanın müvekkiline ait "OCB" ibareli markaların bir serisi gibi algılanmaya açık olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli OCB ibareli markanın, Türkiye’de, davaya konu marka başvurusu tarihi olan 07.02.2017 tarihinden önce tanınmış marka statüsüne ulaştığını ispatlayacak nitelikte delilin olmadığı, davacının, sistematik biçimde "OCB" asıl unsurlu marka başvuruları yaptığı, davalının özgün biçimde oluşturulmuş "OBC" ibareli markayı tercihinin nedenine dair bir açıklamada da bulunmadığı, redde mesnet markaların sahibi olan Şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren davalının bu markayı tesadüfen seçtiğinin söylenemeyeceği, bu nedenlerle dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı, kötü niyetli başvuru durumu mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden kötü niyetli başvuru iddiası ile açılan davada marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı kanaatine varıldığında kötüniyetin tescilin tamamını kapsadığını ve bölünemeyeceği, davalının kötüniyetli markanın bütün sınıflar yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı Şirket adına tescil edilen 2017/10715 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; benzerliğin kötü niyetin varlığı için yeterli olmadığını, kötü niyetin bulunduğunun ispatlanamadığını, haklı nedene dayanmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markalarını Türkiye'de kullanmadığını, kötüniyetli olmadığını, 2016/21028 numaralı markasının bulunduğunu, kazanılmış hakkının olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5445 E. 2023/41 K.
Ortak:iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… nceki markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı veya markanın ayırt edici karakterine veya itibarına zarar vereceği sonucuna ulaştıracak herhangi bir haklı «sebebin», davacı tarafından, ortaya konulamadığını, farklılaşan mal/hizmetler açısından «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda sunulan bilgi ve belgelerin, dava konusu marka bakımından, «kötüniyet» iddiasını ispatlar mahiyette belgeler sunulamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Benzer bu kararda… sında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında «iltibas» koşullarının oluştuğu, somut olayda aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkralarının koşullarının bulunmadığı, davacının 2016/21028 sayılı markasının dava konusu marka başvuruları yönünden «müktesep hak» sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının "OCB" ibaresinden oluştuğu ve başvurularda bu ibare dışında yer alan diğer unsurların «ayırt ediciliği» sağlamadıkları, davacı adına tescilli 2016/21028 sayılı markanın, dava konusu başvuruların yapıldığı tarih itibariyle uzun süreli kullanım şartını sağlamadığından, dava konusu başvurular yönünden davacıya «müktesep hak» sağlamadığı, davanın, marka başvurularının iltibas nedeniyle kısmen reddine ilişkin YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olduğu ve işbu davada, redde mesnet m …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · tüzel kişilik · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının "OCB" ibaresinden oluştuğu ve başvurularda bu ibare dışında yer alan diğer unsurların «ayırt ediciliği» sağlamadıkları, davacı adına tescilli 2016/21028 sayılı markanın, dava konusu başvuruların yapıldığı tarih itibariyle uzun süreli kullanım şartını sağlamadığından, dava konusu başvurular yönünden davacıya «müktesep hak» sağlamadığı, davanın, marka başvurularının iltibas nedeniyle kısmen reddine ilişkin YİDK kararlarının iptali istemine ilişkin olduğu ve işbu davada, redde mesnet m …
… sında, başvuru kapsamından çıkarılan mal ve hizmetler yönünden 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin birinci fıkrası kapsamında «iltibas» koşullarının oluştuğu, somut olayda aynı Kanun'un 6 ncı maddesinin beşinci ve dokuzuncu fıkralarının koşullarının bulunmadığı, davacının 2016/21028 sayılı markasının dava konusu marka başvuruları yönünden «müktesep hak» sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirket tarafından yapılmış usulüne uygun bir itirazın bulunmadığını, iki ayrı «tüzel kişilik» tarafından itiraz edildiğini, redde mesnet markaların itiraz sahibi kabul edilmeyen ve YİDK kararında ismi geçmeyen şirkete ait olduğunu, itiraz başvuru formunun d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2024/3428 E. 2024/5662 K.
Ortak:kötü niyet · taşıyan · iltibas · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… tüketicileri arasında dünya çapında yüksek bir bilinirliğe sahip bulunduğunu, OCB markasının 1994 yılından bu yana, WIPO nezdinde de tescilli olduğu, OCB kelimesini «taşıyan» diğer markaların da farklı zamanlarda aynı kurumda tescil edildiğini, davaya konu OCB markalarının, 2013 91784, 209955, 2013 62799 ve 2007 04128 no ile tescilli olduğunu, müvekkiline ait OCB markalı ürünlerin, www.ocb.net alan adını taşıyan internet sitesinde tanıtıldığını, markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığının sabit olduğunu, davaya konu marka başvurusunun «kötüniyetli» şekilde yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
… nceki markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı veya markanın ayırt edici karakterine veya itibarına zarar vereceği sonucuna ulaştıracak herhangi bir haklı «sebebin», davacı tarafından, ortaya konulamadığını, farklılaşan mal/hizmetler açısından «iltibas» ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda sunulan bilgi ve belgelerin, dava konusu marka bakımından, «kötüniyet» iddiasını ispatlar mahiyette belgeler sunulamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Temyiz Sebepleri 1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; benzerliğin «kötü niyetin» varlığı için yeterli olmadığını, kötü niyetin bulunduğunun ispatlanamadığını, haklı nedene dayanmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Benzer bu kararda… z üzerine önce Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından başvurunun kısmen reddine karar verildiğini, bu karara yapılan itirazın da YİDK tarafından kabul edildiğini ve «kötü niyet» gerekçesiyle müvekkili başvurusunun tümden reddedildiğini, oysa marka başvurusuna yapılan itirazın usulen reddinin gerektiğini, zira Republic Technologies (International) SAS ve Republic Technologies (NL) LLC isimli iki firma adına tek ücret ve tek dilekçeyle itiraz edildiğini, davaya konu YİDK kararında ise Republic Technologies (International) SAS adına sunulduğu belirtilmekle birlikte itirazın, Republic Technologies LLC’e ait deliller çerçevesinde kabul olunduğunu, Türkiye’de kullanılmayan ve tanınmış marka statüsü taşımayan bir marka ile müvekkili başvurusu arasında «iltibas» tehlikesi bulunduğunun söylenemeyeceği, müvekkilinin yarattığı orijinal kombinasyonuyla tescilli önceki markasının serisi niteliğindeki "OCB BLUE" markasını tescil …
… yeceğini, davalı muterizin, eskiye dayalı kullanımla ilgili belge sunamadığını, müvekkilince yapılan başvurunun SMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra tekrarlanmasının «kötü niyet» olarak kabul edilmesinin «son» derece hatalı olduğunu, davalı markasının tanınmış olmadığı gibi kullanıldığına dair de delil sunulmadığını, buna rağmen müvekkili başvurusunun kötü niyetli kabul edilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, bütünsel açıdan markalar arasında «iltibas» tehlikesinin de bulunmadığını, müvekkili şirket bakımından «müktesep hak» koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… k bulunduğunu, başvuru sahibinin sistematik biçimde müvekkili adına tescilli olan markaları ve müvekkilinin online satışlardaki kullanımları ile üst düzey benzerlik «taşıyan» marka başvuruları yapılmasının tesadüf olamayacağını, başvurunun haksız yarar sağlaması ihtimalinin bulunduğunu ve iyi niyetli kabul edilemeyeceğini, davacının mük …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… eya yakın benzer işareti seçip başvuru yapmasının iyi niyetli bir davranış olarak nitelendirilemeyeceği, diğer yönden davacı taraf 2016/21028 sayılı markadan dolayı «müktesep hak» iddia etse de; önceki ve sonraki markaların asli unsur yönünden aynı olmadığı, önceki marka renk, şekil, kelime ve tertip tarzı yönüyle davaya konu başvurudan uzaklaşıp «son» derece farklı olan bir kompozisyon markası olduğu, sonraki markanın ise davalı markasına «iltibas» düzeyinde yakın benzerlik gösterdiği, önceki markanın tescilinden itibaren 5 yıllık sürenin geçmediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… yeceğini, davalı muterizin, eskiye dayalı kullanımla ilgili belge sunamadığını, müvekkilince yapılan başvurunun SMK'nın yürürlüğe girmesinden sonra tekrarlanmasının «kötü niyet» olarak kabul edilmesinin «son» derece hatalı olduğunu, davalı markasının tanınmış olmadığı gibi kullanıldığına dair de delil sunulmadığını, buna rağmen müvekkili başvurusunun kötü niyetli kabul edilmesinin hukuka aykırı bulunduğunu, bütünsel açıdan markalar arasında «iltibas» tehlikesinin de bulunmadığını, müvekkili şirket bakımından «müktesep hak» koşullarının oluştuğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
… ıkrası anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira markaların asli unsurlarının "OCB" ibaresinden oluştuğu, söz konusu markaların tescil tarihleri gözetildiğinde kullanım ispatının da aranamayacağı, davanın, marka başvurusunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali istemine ilişkin olduğu ve işbu davada, redde mesnet markaların sahibinin kötü niyetli olup olmadığının tartışılmasının mümkün bulunmadığı, öte yandan davacının, sistematik biçimde "OCB" asıl unsurlu marka başvuruları yaptığı ve mahkemece benimsenerek hükme esas alınan bilirkişi raporunda da açıklandığı üzere özgün biçimde oluşturulmuş "OBC" ibareli markayı tercihinin nedenine dair bir açıklamada da bulunmadığı, redde mesnet markaların sahibi olan davalı şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren davacının bu markayı tesadüfen seçtiğinin söylenemeyeceği, bu nedenlerle dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu, bu yöne ilişkin davacı istinaflarının da yerinde bulunmadığı, davacı adına tescilli 2016/21028 sayılı markanın, dava konusu başvurunun yapıldığı tarih itibariyle uzun süreli kullanım şartını sağlamadığından, dava konusu başvuru yönünden davacıya «müktesep hak» sağlamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yabancı mahkeme ilamının tenfizi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/16531 E. 2013/6931 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:müktesep hak · kamu düzenine aykırılık · kamu düzeni · tenfiz · anonim şirket
Benzer bu kararda329 ve 405. maddeleri uyarınca, ortakların sermaye olarak «anonim şirkete» verdiklerini geri isteyemeyecekleri, «tenfizi» istenilen karara ilişkin olayın Türk mahkemelerinde de dava konusu olduğu ve bu davaların reddedildiği, bu durumda tenfizi istenilen kararın Türk mahkemelerinden verilen kararlarla çeliştiği, bu durumun «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu, ayrıca eşitlik ilkesini de ihlal ettiği, bunun yanında hisse iade edilmeksizin hisse bedelinin tahsil edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar …
Anılan bozma ilamında, «tenfize» konu kararın kesinleştiği ve söz konusu yabancı mahkeme ilamının tenfizinin Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturmadığı açıklanmış olup mahkemece işbu bozma ilamına uyulmakla davalı yararına usulü «müktesep hak» doğmuştur.
… ik bulunmamasına göre davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. ...- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; Dava, yabancı mahkeme ilamının «tenfizi» istemine ilişkin olup mahkemece dava konusu kararın, usulünce kesinleşmediği ve «kamu düzenine» aykırı bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine dair kurulan ilk hüküm Dairemizin 2009/10715 Esas, 2011/11587 Karar sayılı ilamı ile bozulmuştur.
Buna rağmen, mahkemece yeni gerekçelere dayalı olarak söz konusu ilamın Türk «kamu düzenine» aykırı olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1159 E. , 2024/4636 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/217 Esas, 2022/1553 Karar
HÜKÜM/KARAR Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/305 E., 2020/27 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından, 2017/10715 başvuru numaralı ve 07.02.2017 başvuru tarihi ile kayıtlı olan “ocb orijinal chameleon behaviour şekil” ibareli marka tescil başvurusuna itiraz edildiğini, Markalar Dairesi Başkanlığı tarafından yapılan inceleme sonucunda markaların görsel, işitsel ve kavramsal açılardan benzer olduklarının, aynı/aynı tür/benzer malları/hizmetleri kapsadıklarının tespit edildiğini ve bu nedenle itiraz gerekçesinin yerinde bulunarak başvurunun, tescil edilmek istendiği mal ve hizmet listesinden, 34. ve 35. sınıfta yer alan bazı mal ve hizmetlerin kısmen çıkarılmasına karar verildiğini, ancak başvurunun tamamen reddedilmediğini, kısmi ret kararına itiraz edildiğini, YİDK kararı ile itiraz incelenerek itirazın reddine karar verildiğini, itirazlarının 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında yapılan itirazı, söz konusu ibarenin itiraza konu mallar/hizmetler üzerinde başvurudan önce marka olarak kullanıldığını gösterir yeterli bilgi ve belgeye rastlanılmadığı gerekçesiyle kabul edilmediğini, ancak müvekkili şirkete ait itiraza gerekçe OCB ibareli markaların bir asrı aşkın süredir dünyada ve uzun yıllardır Türkiye’de kullanılmakta olduğunu, tütün tüketicileri arasında dünya çapında yüksek bir bilinirliğe sahip bulunduğunu, OCB markasının 1994 yılından bu yana, WIPO nezdinde de tescilli olduğu, OCB kelimesini taşıyan diğer markaların da farklı zamanlarda aynı kurumda tescil edildiğini, davaya konu OCB markalarının, 2013 91784, 209955, 2013 62799 ve 2007 04128 no ile tescilli olduğunu, müvekkiline ait OCB markalı ürünlerin, www.ocb.net alan adını taşıyan internet sitesinde tanıtıldığını, markanın Türkiye’de ciddi biçimde kullanıldığının sabit olduğunu, davaya konu marka başvurusunun kötüniyetli şekilde yapıldığını ileri sürerek YİDK kararının iptalini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu(TÜRKPATENT) vekili cevap dilekçesinde; YİDK kararının hukukuna uygun olduğunu, dava konusu marka ile itiraza mesnet markaların karşılaştırılmasında, markanın tescili veya kullanımının, önceki markanın tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağı veya markanın ayırt edici karakterine veya itibarına zarar vereceği sonucuna ulaştıracak herhangi bir haklı sebebin, davacı tarafından, ortaya konulamadığını, farklılaşan mal/hizmetler açısından iltibas ihtimalinin bulunmadığını, somut olayda sunulan bilgi ve belgelerin, dava konusu marka bakımından, kötüniyet iddiasını ispatlar mahiyette belgeler sunulamadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde; davacı markalarının, tanınmış marka niteliğinde olmadığını, 2016/21028 no ile tescilli “ocb original chameleon behaviour şekil” markasının, müvekkiline ait olduğu, seri marka oluşturmak için bu markayı referans alıp başka marka başvurularında bulunmasının hiçbir şekilde kötü niyetli sayılmasını gerektirmeyeceğini, davacı markalarının Türkiye’de hiçbir şekilde kullanılmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile www.ocb.net alan adı tescil tarihi 1997 senesine ve bu sitenin ilk internet arşiv kaydı tarihinin ise 2001 senesine ait olmasına rağmen, bu alan adının, davacı şirkete ait olduğu hususunun ispatlanamadığı, davaya konu olayda, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesine dayanılması imkanı bulunmadığı, davacı adına WIPO ve EUIPO nezdinde tescilli OCB esas unsurlu markaların bulunduğu ve yine OCB esas unsurlu markaların tescilli olduğu, ancak markanın tescil edildiği markaların süre ve coğrafi alanı, ilgili markanın tanınmışlığı ile göz önüne alınması gereken kriterlerden bir tanesi olmakla birlikte, tek başına bu kanıya varılabilmesi için yeterli bir ölçüt olmadığı, davacı adına tescilli OCB ibareli markanın Türkiye’de, davaya konu marka başvurusu tarihi olan 07.02.2017 tarihinden önce tanınmış marka statüsüne ulaştığını ispatlayacak nitelikte delilin bulunmadığı, davalının markanın amaç ve fonksiyonlarına aykırı olarak davacıyı ve 3.
kişileri baskı altına alma, engelleme, santaj, yedekleme, tuzak, marka ticareti yapma konusunda kötüniyetli başvuruda bulunduğuna dair delilin bulunmadığı yalnızca benzer marka başvurusunda bulunmanın kötüniyetli başvuru olduğunu kabule yeterli olmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin ... Şirketler Grubunun bir parçası olduğunu, müvekkili şirketin tanınmışlık ve eskiye dayalı kullanımının ispat edilemediğine dair yerel mahkemenin sunmuş olduğu gerekçelerin hukuka uygun bulunmadığını, OCB markasının 1994 yılından bu yana WIPO nezdinde tescilli olduğunu, müvekkiline ait OCB ibareli markaların özellikle tütün içenlere mahsus malzemeler açısından Türkiye'de ciddi biçimde kullanıldığını, söz konusu marka başvurusunun 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dokuzuncu fıkrasına göre kötüniyetli şekilde yapıldığının açıkça ortada olduğunu, davacının başvurusunu yapmış olduğu markanın müvekkiline ait "OCB" ibareli markaların bir serisi gibi algılanmaya açık olduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı adına tescilli OCB ibareli markanın, Türkiye’de, davaya konu marka başvurusu tarihi olan 07.02.2017 tarihinden önce tanınmış marka statüsüne ulaştığını ispatlayacak nitelikte delilin olmadığı, davacının, sistematik biçimde "OCB" asıl unsurlu marka başvuruları yaptığı, davalının özgün biçimde oluşturulmuş "OBC" ibareli markayı tercihinin nedenine dair bir açıklamada da bulunmadığı, redde mesnet markaların sahibi olan Şirketle aynı sektörde faaliyet gösteren davalının bu markayı tesadüfen seçtiğinin söylenemeyeceği, bu nedenlerle dava konusu başvurunun kötü niyetli olduğu kanaatine varıldığı, kötü niyetli başvuru durumu mal ve hizmetlerle ilgili olmayıp markanın tamamı ile ilgili olabileceğinden kötü niyetli başvuru iddiası ile açılan davada marka başvurusunun kötüniyetle yapıldığı kanaatine varıldığında kötüniyetin tescilin tamamını kapsadığını ve bölünemeyeceği, davalının kötüniyetli markanın bütün sınıflar yönünden reddi gerektiği gerekçesiyle davacı vekilinin diğer istinaf itirazlarının esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararının kaldırılmasına, davanın kabulü ile YİDK kararının iptaline, davalı Şirket adına tescil edilen 2017/10715 sayılı markanın hükümsüzlüğü ile sicilden terkinine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili temyiz dilekçesinde özetle; benzerliğin kötü niyetin varlığı için yeterli olmadığını, kötü niyetin bulunduğunun ispatlanamadığını, haklı nedene dayanmadan karar verildiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı şirket vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markalarını Türkiye'de kullanmadığını, kötüniyetli olmadığını, 2016/21028 numaralı markasının bulunduğunu, kazanılmış hakkının olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062592800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz