Haklı sebep
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/9589 E. 2012/14079 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haklı sebep↗ istifa↗ tasfiye memuru↗ havale↗ ek tasfiye↗ dosya masrafı↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, muhik sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tasfiye memuru olarak davacı vekilinin görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Kararın kesinleşmesi üzerine tasfiye işlemlerini başlatan davacı vekili, işlemlere devam edilebilmesi için gerekli masrafların karşılanmadığını beyanla 24.04.2009 havale tarihli dilekçesi ile tasfiye memurluğundan çekildiğini bildirmiş, davacı asil mahkemeye sunduğu 22.10.2009 tarihli dilekçesi ile tarafının tasfiye memuru olarak tayin edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 23.10.2009 tarihli ek karar ile tasfiye memurunun haklı bir sebep olmadan istifa edemeyeceği, masraf bulunmadığı gerekçe gösterilerek istifanın geçerli olmayacağı, tasfiye memurunun azlini gerektiren haklı bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, kendi adına asaleten davacı adına vekaleten davacı vekili ve tasfiye memuru temyiz etmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde istifa karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran tek taraflı bir işlem olup, sonuçlarını doğurması için ayrıca kabule gerek yoktur. Somut uyuşmazlıkta, tasfiye memuru olan davacı vekili bilahare bu görevden istifa ettiğini mahkemeye bildirmiş ve bu bildirimle görevi sona ermiş olduğundan, mülga 6762 sayılı TTK'nın 212. maddesi nazara alınarak, davacının talebi üzerine uygun görülürse davacının, görülmez ise başka bir tasfiye memurunun atanmasına karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/9589 E. , 2012/14079 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Devrek 1. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 19/07/2007 tarih ve 2006/256-2007/187 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi kendi adına asaleten davacı adına velayeten davacı vekili ve tasfiye memuru tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi..... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalıların, dava dışı Venüs Dayanıklı Tüketim Malları Ltd. Şti'ni kurduklarını, davalı müdür ... ve diğer davalı ...'ın piyasaya aşırı borçlanması nedeniyle şirketin faaliyetlerinin durduğunu, vergi, Bağ-Kur borçlarının gün geçtikçe çoğalarak ödenemez hale geldiğini ileri sürerek, şirketin feshine ve tasfiye memuru tayinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Mahkemece, muhik sebeplerin oluştuğu gerekçesiyle davanın kabulüne, tasfiye memuru olarak davacı vekilinin görevlendirilmesine karar verilmiştir.
Kararın kesinleşmesi üzerine tasfiye işlemlerini başlatan davacı vekili, işlemlere devam edilebilmesi için gerekli masrafların karşılanmadığını beyanla 24.04.2009 havale tarihli dilekçesi ile tasfiye memurluğundan çekildiğini bildirmiş, davacı asil mahkemeye sunduğu 22.10.2009 tarihli dilekçesi ile tarafının tasfiye memuru olarak tayin edilmesini talep etmiştir.
Mahkemece, 23.10.2009 tarihli ek karar ile tasfiye memurunun haklı bir sebep olmadan istifa edemeyeceği, masraf bulunmadığı gerekçe gösterilerek istifanın geçerli olmayacağı, tasfiye memurunun azlini gerektiren haklı bir neden de bulunmadığı gerekçesiyle talebin reddine karar verilmiştir.
Ek kararı, kendi adına asaleten davacı adına vekaleten davacı vekili ve tasfiye memuru temyiz etmiştir.
Kanunda aksine bir düzenleme bulunmadığı takdirde istifa karşı tarafa ulaşmakla sonuç doğuran tek taraflı bir işlem olup, sonuçlarını doğurması için ayrıca kabule gerek yoktur. Somut uyuşmazlıkta, tasfiye memuru olan davacı vekili bilahare bu görevden istifa ettiğini mahkemeye bildirmiş ve bu bildirimle görevi sona ermiş olduğundan, mülga 6762 sayılı TTK'nın 212. maddesi nazara alınarak, davacının talebi üzerine uygun görülürse davacının, görülmez ise başka bir tasfiye memurunun atanmasına karar vermek gerekirken yazılı gerekçeyle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle kendi adına asaleten davacı adına velayeten davacı vekili ve tasfiye memurunun temyiz itirazlarının kabulüyle ek kararın BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 24.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062568300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz