Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7562 E. 2024/3773 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bildirim yükümlülüğü↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2018/33 E., 2019/147 K.
Taraflar arasındaki faydalı modele gaspın tespiti ve faydalı modelin devri davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket adına kayıtlı faydalı modelin aslında kendilerine ait olduğunu, buluşçu...'in davacı şirkette çalıştığını ve bu dönemde buluşun gerçekleştiğini, sigortalı çalışanın bildirimde bulunmaksızın ve işverenden buluşu gizlediğini ve kurduğu Prendor Şirketini başvuru sahibi göstererek buluşu kaçırdığını, gasp ettiğini, sonuç olarak davalı şirketin buluşu haksız yere tescillemiş olduğunu, gaspın tespiti ile hak sahipliğinin davacı firmaya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'in davacı şirkette işçi değil, genel müdür olarak görev yaptığını, 24.04.2014'de girerek, 26.11.2015 tarihine kadar çalıştığını, sözleşmesinin bu tarihte feshedildiğini, daha sonra...'nin 18.03.2016'da Prendor.. Ltd. Şirketini kurduğunu, davacı şirketin hiçbir zaman metal aletlerle ilgili faaliyet göstermediğini, plastik malzemelerle iştigal ettiğini, patent danışmanı şirketinden 13.02.2016 tarihinde hizmet alındığını ve bu tarihlerde ...'ın davacı şirkette çalışmadığını, 27.06.2016 tarihinde tekrar davacı şirkette işe girdiğini, 05.06.2017 tarihinde iş akdinin yine feshedildiğini, oradaki görevinin buluşla ilgisinin bulunmadığını, davacı şirketin metal bir üretimi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu faydalı model konusu buluşun serbest buluş olduğundan davalı şirketin buluşçusu...'in serbest buluşu bildirmemesinin sonuca etkisi bulunmadığı, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 31 inci maddesinin son fıkrası gibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 119 uncu maddesinin üçüncü fıkra hükmünün de faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir olmadığı net biçimde belli olan buluş için bildirim yükümlülüğü öngörmediğinden ileri sürülen gasp iddiası ve buna bağlı devir taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu buluşun serbest buluş olmayıp, hizmet buluşu olduğunu, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacı firmanın faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir olduğunun tespitinin yapıldığını, davacı firmanın dava konusu ürünü üretmeye yeterli teçhizatı olduğunu, davalı tanığı Volkan Tutay'ın beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini, zira bu tanığın müvekkili firmanın ortağı olan ...'in kötü niyetli olarak kurduğu başka bir firmada çalışmaya başladığını, ... ile müvekkili arasında birçok davanın görülmekte olduğunu, bu nedenle davacı firma ile davalı tanığı arasında husumet bulunduğunu, davaya konu buluşun hizmet buluşu olduğunu, aksi halde serbest buluş olduğu değerlendirilse bile faaliyet alanının aynı olması nedeniyle davalının bildirim hükümlülüğünün yerine getirmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacı tarafça iş bu davanın faydalı modele gaspın tespiti, faydalı modelin devren tescili istemi ile açıldığı, her ne kadar tespitle birlikte tescil isteminde de bulunulmuş ise de, tescil talebinin tespit istemini de içerisine alması noktasında davacının istemi iptal ve tescil olarak değerlendirilmekle yukarıda belirtilen 6769 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesine göre bildirimin yapılmamasının yaptırımının tescil sonucunu doğurmayacağı anlaşılmakla sonuca etkili olamayacağından Mahkemece red kararı verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faydalı modele gaspın tespiti ve faydalı modelin devri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesi, 551 sayılı KHK'nın 31 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/1022 E. 2011/3992 K.
Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7562 E. , 2024/3773 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/3141 Esas, 2022/1485 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2018/33 E., 2019/147 K.
Taraflar arasındaki faydalı modele gaspın tespiti ve faydalı modelin devri davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirket adına kayıtlı faydalı modelin aslında kendilerine ait olduğunu, buluşçu...'in davacı şirkette çalıştığını ve bu dönemde buluşun gerçekleştiğini, sigortalı çalışanın bildirimde bulunmaksızın ve işverenden buluşu gizlediğini ve kurduğu Prendor Şirketini başvuru sahibi göstererek buluşu kaçırdığını, gasp ettiğini, sonuç olarak davalı şirketin buluşu haksız yere tescillemiş olduğunu, gaspın tespiti ile hak sahipliğinin davacı firmaya verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'in davacı şirkette işçi değil, genel müdür olarak görev yaptığını, 24.04.2014'de girerek, 26.11.2015 tarihine kadar çalıştığını, sözleşmesinin bu tarihte feshedildiğini, daha sonra...'nin 18.03.2016'da Prendor.. Ltd. Şirketini kurduğunu, davacı şirketin hiçbir zaman metal aletlerle ilgili faaliyet göstermediğini, plastik malzemelerle iştigal ettiğini, patent danışmanı şirketinden 13.02.2016 tarihinde hizmet alındığını ve bu tarihlerde ...'ın davacı şirkette çalışmadığını, 27.06.2016 tarihinde tekrar davacı şirkette işe girdiğini, 05.06.2017 tarihinde iş akdinin yine feshedildiğini, oradaki görevinin buluşla ilgisinin bulunmadığını, davacı şirketin metal bir üretimi olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davaya konu faydalı model konusu buluşun serbest buluş olduğundan davalı şirketin buluşçusu...'in serbest buluşu bildirmemesinin sonuca etkisi bulunmadığı, 551 sayılı Patent Haklarının Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (551 sayılı KHK) 31 inci maddesinin son fıkrası gibi 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 119 uncu maddesinin üçüncü fıkra hükmünün de faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir olmadığı net biçimde belli olan buluş için bildirim yükümlülüğü öngörmediğinden ileri sürülen gasp iddiası ve buna bağlı devir taleplerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu buluşun serbest buluş olmayıp, hizmet buluşu olduğunu, bilirkişi raporunda belirtildiği gibi davacı firmanın faaliyet alanı içinde değerlendirilebilir olduğunun tespitinin yapıldığını, davacı firmanın dava konusu ürünü üretmeye yeterli teçhizatı olduğunu, davalı tanığı Volkan Tutay'ın beyanlarının dikkate alınmaması gerektiğini, zira bu tanığın müvekkili firmanın ortağı olan ...'in kötü niyetli olarak kurduğu başka bir firmada çalışmaya başladığını, ... ile müvekkili arasında birçok davanın görülmekte olduğunu, bu nedenle davacı firma ile davalı tanığı arasında husumet bulunduğunu, davaya konu buluşun hizmet buluşu olduğunu, aksi halde serbest buluş olduğu değerlendirilse bile faaliyet alanının aynı olması nedeniyle davalının bildirim hükümlülüğünün yerine getirmediğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; somut olayda davacı tarafça iş bu davanın faydalı modele gaspın tespiti, faydalı modelin devren tescili istemi ile açıldığı, her ne kadar tespitle birlikte tescil isteminde de bulunulmuş ise de, tescil talebinin tespit istemini de içerisine alması noktasında davacının istemi iptal ve tescil olarak değerlendirilmekle yukarıda belirtilen 6769 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesine göre bildirimin yapılmamasının yaptırımının tescil sonucunu doğurmayacağı anlaşılmakla sonuca etkili olamayacağından Mahkemece red kararı verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, faydalı modele gaspın tespiti ve faydalı modelin devri talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 119 uncu maddesi, 551 sayılı KHK'nın 31 inci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
09.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062544600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz