Limited şirket ortağı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/5950 E. 2012/13822 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
limited şirket ortağı↗ çıkma payı↗ rayiç değer↗ ortaklıktan çıkarılma↗ hakkaniyet↗ limited şirket↗ kâr payı↗ ticaret sicili↗ ek tasfiye↗ ilan↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ortakları arasındaki huzursuzluk nedeniyle davalının haklı sebeple davacı şirket ortaklığından çıkarılması ve ortaklık payının değerinin şirketin son durumu itibariyle belirlenerek davalı ortağın hissesine düşen miktarın diğer iki ortak tarafından alınması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalı ...’in Abant Nakliyat Ambarı ve Taşımacılık Tic Ltd.Şti. ortaklığından çıkarılmasına, % 20 ortaklık payına isabet eden 18.423,21 TL’nın ortaklıkta %65 pay sahibi ...’un 14.968,85 TL’sını; ortaklıkta % 15 pay sahibi olan İbrahim ...’nın da 3.454,35 TL’sını davalı ... adına açılacak hesaba yatırmalarına, yatırılan bedelin davalı ...'e ödenmesine, ticaret siciline ortaklıktan çıkarıldığına ilişkin olarak kayıt ve tescil ilanının yaptırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı limited şirket ortağı olan davalı ...’in davacı şirketten çıkarılması istemine ilişkindir.Açıklanan bu niteliğine göre dava, mülga 6762 sayılı TTK’nun 551/3-4. maddesine dayanmaktadır.Davacı, dava dilekçesinde davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını, bu talebin uygun görülmesi halinde davalıya ait payların dava tarihindeki gerçek değerinin belirlenerek davalı dışındaki paydaşların payları oranındaki pay bedelini ödemelerine karar verilmesini istemiştir.Ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin olarak verilecek karar inşai nitelikte olup, karar tarihinde hüküm ifade edecektir.Bu nedenle Dairemizin bu konudaki yerleşmiş uygulamasına göre çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenerek çıkarılan ortağın tasfiye payının da buna göre hesaplanması gerekmektedir.Mahkemece bu ilkeye uygun olarak davalı ortağın sermaye payını belirlemiş ise de davacı dava dilekçesinde açıkça davalıya ödenecek sermaye payının dava tarihindeki değere göre hesaplanmasını istemiş olup, bu isteme uygun olarak yapılan hesaplama sonucu davalının ortaklık payının değeri 38.928,00 TL olarak tespit edilmiş, davacı vekili, 31.10.2007 tarihli oturumda raporu kabul ettiklerini bildirmiş, 13.03.2009 tarihli oturumda ise davalının serbest iradesiyle ortaklık payını 25.000,00 TL’na devrettiğini buna göre karar verilmesini istemiştir.Mahkemece şirketin son durumu itibariyle yapılan hesaplamaya göre davalının çıkma payının 18.423,21 TL olduğu belirtilerek davalının ortaklıktan çıkarılmasına ve anılan miktarın ödenmesine karar verilmiştir.Şirketten çıkarılan bir ortağın çıkma payının hesabında şirketin hüküm tarihine en yakın tarihteki sermayesinin esas alınmasının nedeni hem ortaklıktan çıkmanın karar tarihinden itibaren hüküm ifade edecek olması hem de şirketin son ulaştığı değer üzerinden yapılacak hesaplama sonucu ortağın hakkının ödenmesinin sağlanmasına yöneliktir.Somut olayda ise davacı dava tarihindeki değere göre davalının payının ödenmesine karar verilmesini istemiş olup, dava tarihindeki davalı payının değeri 38.928,00 TL olarak tespit edilmekle bu bedelin hüküm tarihine yakın tarihteki değerden yüksek olması ve davacının dava dilekçesinde dava tarihinin esas alınmasını istemiş olmasına göre davalıya çıkma payı olarak 38.928,00 TL ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacının istemi ve hakkaniyet kurallarına aykırı olarak 18.423,21 TL’nın ödenmesine karar verilmesi yerinde olmadığı gibi davacı vekili tarafından 13.03.2009 tarihli oturumda 25.000,00 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen kabul edilen bu bedelden bile daha aşağı bir miktara hükmedilmesi doğru olmamıştır.Bu durumda mahkemece, davalı ...’e çıkma payı olarak 38.928,00 TL ödenmesine karar verilmesi gerekirken isteme, kabullere ve hakkaniyete aykırı şekilde yazılı miktara karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14146 E. 2012/19946 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kısmi itiraz · vekalet ücreti takdiri · vekalet ücreti · temsil · e-defter
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, davacı «defterlerine» göre davacının davalıdan icra takip tarihi itibariyle 14.928,01 TL alacaklı olduğu, davalı taraf yükümlülüklerini yerine getirdiğinden bahisle ödeme definde bulunduğu halde ödemeye ilişkin delil sunmadığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının icra takibinin 14.928,01 TL'lık «kısmına itirazının» iptali ile takibin 14.928,01 TL'nın tahsili yönünden devamına karar verilmiştir.
2) Davalı, yargılamada icra dosyasında bulunan itiraz dilekçesine ekli vekaletnamede ismi bulunan vekille «temsil» edilmiş ve hakkındaki dava kısmen reddedilmiş olmasına rağmen, davalı yararına «vekalet ücretine» hükmedilmemiştir.
Davalı yararına «vekalet ücreti takdir» edilmemesi doğru olmayıp, kararın bu nedenle davalı yararına bozulmasına karar vermek gerekir ise de, anılan bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, HUMK'un 438/7 maddesi uyarınca mahkeme kararının düzelterek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Limited şirkette ortaklıktan çıkma
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13727 E. 2017/1861 K.
Ortak:limited şirket · kâr payı
İncelediğiniz kararda2-Dava, davacı «limited şirket ortağı» olan davalı ...’in davacı şirketten çıkarılması istemine ilişkindir.Açıklanan bu niteliğine göre dava, mülga 6762 sayılı TTK’nun 551/3-4. maddesine dayanmaktadır.Davacı, dava dilekçesinde davalının şirket «ortaklığından çıkarılmasını», bu talebin uygun görülmesi halinde davalıya ait payların dava tarihindeki gerçek değerinin belirlenerek davalı dışındaki paydaşların payları oranındaki pay bedelini ödemelerine karar verilmesini istemiştir.Ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin olarak verilecek karar inşai nitelikte olup, karar tarihinde hüküm ifade edecektir.Bu nedenle Dairemizin bu konudaki yerleşmiş uygulamasına göre çıkarılan ortağın sermaye «payı» hesaplanırken şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin «rayiç değerinin» belirlenerek çıkarılan ortağın «tasfiye» payının da buna göre hesaplanması gerekmektedir.Mahkemece bu ilkeye uygun olarak davalı ortağın sermaye payını belirlemiş ise de davacı dava dilekçesinde açıkça davalıya ödenecek sermaye payının dava tarihindeki değere göre hesaplanmasını istemiş olup, bu isteme uygun olarak yapılan hesaplama sonucu davalının ortaklık payının değeri 38.928,00 TL olarak tespit edilmiş, davacı vekili, 31.10.2007 tarihli oturumda raporu kabul ettiklerini bildirmiş, 13.03.2009 tarihli oturumda ise davalının serbest iradesiyle ortaklık payını 25.000,00 TL’na devrettiğini buna göre karar verilmesini istemiştir.Mahkemece şirketin «son» durumu itibariyle yapılan hesaplamaya göre davalının «çıkma payının» 18.423,21 TL olduğu belirtilerek davalının ortaklıktan çıkarılmasına ve anılan miktarın ödenmesine karar verilmiştir.Şirketten çıkarılan bir ortağın çıkma payının hesabında şirketin hüküm tarihine en yakın tarihteki sermayesinin esas alınmasının nedeni hem ortaklıktan çıkmanın karar tarihinden itibaren hüküm ifade edecek olması hem de şirketin son ulaştığı değer üzerinden yapılacak hesaplama sonucu ortağın hakkının ödenmesinin sağlanmasına yöneliktir.Somut olayda ise davacı dava tarihindeki değere göre davalının payının ödenmesine karar verilmesini istemiş olup, dava tarihindeki davalı payının değeri 38.928,00 TL olarak tespit edilmekle bu bedelin hüküm tarihine yakın tarihteki değerden yüksek olması ve davacının dava dilekçesinde dava tarihinin esas alınmasını istemiş olmasına göre davalıya çıkma payı olarak 38.928,00 TL ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacının istemi ve «hakkaniyet» kurallarına aykırı olarak 18.423,21 TL’nın ödenmesine karar verilmesi yerinde olmadığı gibi davacı vekili tarafından 13.03.2009 tarihli oturumda 25.000,00 TL üzeri …
… hkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ortakları arasındaki huzursuzluk nedeniyle davalının haklı sebeple davacı şirket «ortaklığından çıkarılması» ve ortaklık «payının» değerinin şirketin «son» durumu itibariyle belirlenerek davalı ortağın hissesine düşen miktarın diğer iki ortak tarafından alınması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalı ...’in Abant Nakliyat Ambarı ve Taşımacılık Tic Ltd.Şti. ortaklığından çıkarılmasına, % 20 ortaklık payına isabet eden 18.423,21 TL’nın ortaklıkta %65 pay sahibi ...’un 14.968,85 TL’sını; ortaklıkta % 15 pay sahibi olan İbrahim ...’nın da 3.454,35 TL’sını davalı ... adına açılacak hesaba yatırmalarına, yatırılan bedelin davalı ...'e ödenmesine, «ticaret siciline» ortaklıktan çıkarıldığına ilişkin olarak kayıt ve tescil «ilanının» yaptırılmasına karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:limited şirkette ortaklıktan çıkma · ortaklıktan çıkma · limited şirket ortaklığı · kâr payı alacağı · ıslah
Benzer bu karardaDava, davacının ortağı olduğu «limited şirket ortaklığından çıkma» ve ortaklık «payı alacağının» tahsili istemine ilişkindir.
Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, dosyada bilirkişi raporu alınmasından sonra davacının davasını bilirkişi raporunda belirlenen miktar üzerinden «ıslah» etmesine ve bu miktarı davalıların kabul etmesine göre davacı vekilinin tüm temyiz itirazları yerinde değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/5950 E. , 2012/13822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 16/10/2009 tarih ve 2008/442-2009/589 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davalı ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18/09/2012 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davalı ... vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirkette % 20 payı bulunan davalı ...’in 2005 yılı Temmuz ayından itibaren şirket ile ilişkisini keserek başka bir şirket bünyesinde göründüğünü, şirketteki payını üçüncü bir şahsa devrettiğini ancak bu devir işleminin diğer ortaklar tarafından kabul edilmediğini, davalının paydaşı olduğu müvekkili şirket aleyhine mevcut tutum ve davranışları nedeniyle şirket ortaklığından çıkarılması gerektiğini, bu talebin uygun görülmesi halinde davalıya ait payların dava tarihindeki gerçek değerinin belirlenerek davalı dışındaki paydaşların payları oranındaki pay bedellerini ödemelerine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek, davalının müvekkili şirket paydaşlığından çıkarılmasına, müvekkili şirketteki paylarının diğer şirket ortaklarınca payları oranında ve belirlenecek pay bedeli karşılığında devralınmasına, çıkarılma ve devir keyfiyetinin tescil ve ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... vekili, müvekkilinin davacı şirketin diğer ortaklarının kasıtlı davranışları sonucu şirketten ayrılmak zorunda kaldığını, davacı şirketi zarara uğratıcı hiçbir faaliyetinin bulunmadığını, diğer ortakların müvekkiline ait şirket paylarını değerinden aşağı bir bedelle ele geçirmek istediklerini, davacının taleplerinin haklı bir dayanağının olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Davaya dahil edilen diğer davalılar vekili, çıkarılan ortağa ait payların hisseleri oranında ortaklar Oya ve İbrahim’e aktarılmasını ve tayin edilen pay bedelinden hisseleri oranında sorumlu tutulmalarına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı şirket ortakları arasındaki huzursuzluk nedeniyle davalının haklı sebeple davacı şirket ortaklığından çıkarılması ve ortaklık payının değerinin şirketin son durumu itibariyle belirlenerek davalı ortağın hissesine düşen miktarın diğer iki ortak tarafından alınması gerektiği sonucuna varılarak, davanın kabulü ile davalı ...’in Abant Nakliyat Ambarı ve Taşımacılık Tic Ltd.Şti. ortaklığından çıkarılmasına, % 20 ortaklık payına isabet eden 18.423,21 TL’nın ortaklıkta %65 pay sahibi ...’un 14.968,85 TL’sını; ortaklıkta % 15 pay sahibi olan İbrahim ...’nın da 3.454,35 TL’sını davalı ... adına açılacak hesaba yatırmalarına, yatırılan bedelin davalı ...'e ödenmesine, ticaret siciline ortaklıktan çıkarıldığına ilişkin olarak kayıt ve tescil ilanının yaptırılmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, davacı limited şirket ortağı olan davalı ...’in davacı şirketten çıkarılması istemine ilişkindir.Açıklanan bu niteliğine göre dava, mülga 6762 sayılı TTK’nun 551/3-4. maddesine dayanmaktadır.Davacı, dava dilekçesinde davalının şirket ortaklığından çıkarılmasını, bu talebin uygun görülmesi halinde davalıya ait payların dava tarihindeki gerçek değerinin belirlenerek davalı dışındaki paydaşların payları oranındaki pay bedelini ödemelerine karar verilmesini istemiştir.Ortağın şirketten çıkarılmasına ilişkin olarak verilecek karar inşai nitelikte olup, karar tarihinde hüküm ifade edecektir.Bu nedenle Dairemizin bu konudaki yerleşmiş uygulamasına göre çıkarılan ortağın sermaye payı hesaplanırken şirketin hüküm tarihine en yakın bir tarihteki sermayesinin rayiç değerinin belirlenerek çıkarılan ortağın tasfiye payının da buna göre hesaplanması gerekmektedir.Mahkemece bu ilkeye uygun olarak davalı ortağın sermaye payını belirlemiş ise de davacı dava dilekçesinde açıkça davalıya ödenecek sermaye payının dava tarihindeki değere göre hesaplanmasını istemiş olup, bu isteme uygun olarak yapılan hesaplama sonucu davalının ortaklık payının değeri 38.928,00 TL olarak tespit edilmiş, davacı vekili, 31.10.2007 tarihli oturumda raporu kabul ettiklerini bildirmiş, 13.03.2009 tarihli oturumda ise davalının serbest iradesiyle ortaklık payını 25.000,00 TL’na devrettiğini buna göre karar verilmesini istemiştir.Mahkemece şirketin son durumu itibariyle yapılan hesaplamaya göre davalının çıkma payının 18.423,21 TL olduğu belirtilerek davalının ortaklıktan çıkarılmasına ve anılan miktarın ödenmesine karar verilmiştir.Şirketten çıkarılan bir ortağın çıkma payının hesabında şirketin hüküm tarihine en yakın tarihteki sermayesinin esas alınmasının nedeni hem ortaklıktan çıkmanın karar tarihinden itibaren hüküm ifade edecek olması hem de şirketin son ulaştığı değer üzerinden yapılacak hesaplama sonucu ortağın hakkının ödenmesinin sağlanmasına yöneliktir.Somut olayda ise davacı dava tarihindeki değere göre davalının payının ödenmesine karar verilmesini istemiş olup, dava tarihindeki davalı payının değeri 38.928,00 TL olarak tespit edilmekle bu bedelin hüküm tarihine yakın tarihteki değerden yüksek olması ve davacının dava dilekçesinde dava tarihinin esas alınmasını istemiş olmasına göre davalıya çıkma payı olarak 38.928,00 TL ödenmesine karar verilmesi gerekirken davacının istemi ve hakkaniyet kurallarına aykırı olarak 18.423,21 TL’nın ödenmesine karar verilmesi yerinde olmadığı gibi davacı vekili tarafından 13.03.2009 tarihli oturumda 25.000,00 TL üzerinden karar verilmesi gerektiğinin belirtilmesine rağmen kabul edilen bu bedelden bile daha aşağı bir miktara hükmedilmesi doğru olmamıştır.Bu durumda mahkemece, davalı ...’e çıkma payı olarak 38.928,00 TL ödenmesine karar verilmesi gerekirken isteme, kabullere ve hakkaniyete aykırı şekilde yazılı miktara karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı ...'e verilmesine, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 20/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062516200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz