Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5991 E. 2012/13094 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
işveren mali sorumluluk sigortası↗ poliçe limiti↗ mali sorumluluk sigortası↗ infazda tereddüt↗ sigorta tazminatı↗ sorumluluk sigortası↗ infaz↗ bilirkişi incelemesi↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ileri sürülen alacağın zaman aşımına uğramadığı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı ... şirketinin davacıya 20.722 TL ödemek durumunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere 20.722 TL’nın davalıdan tahsiline, söz konusu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin işyerinde çalışan bir işçinin geçirdiği iş kazası sonucunda yaşamını yitirdiğini, kaza sonucunda müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na 20.722 TL ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek, poliçede belirlenen sigorta tazminatının ödenmesi talebinde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı, sigorta poliçesinde
kişi başına limitin 5.000 TL ile sınırlı olduğunu savunmasına karşın, bu hususun mahkemece tartışılmaksızın, hüküm fıkrasında, 20.722 TL’nın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili şeklinde hüküm kurularak infazda tereddüt yaratılması doğru değildir.
3-Öte yandan davalı vekili temyiz aşamasında, sorumlu olduğu meblağın bir kısmının ödendiği savunmasında bulunmuştur. Ödemenin borcu sona erdireceği göz önüne alınarak söz konusu savunma üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/10148 E. 2018/2453 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortaklık ilişkisi
Benzer bu karardaA.Ş. arasında geçerli bir «ortaklık ilişkisi» bulunmadığının tespiti ile 34.722,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce davalılar yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5991 E. , 2012/13094 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 21/12/2010 tarih ve 2008/260-2010/491 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin işyerinde çalışan bir işçinin geçirdiği iş kazası sonucunda vefat ettiğini, kazayla ilgili davanın Konya İş Mahkemesinde görülüp sonuçlandığını ve müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na 20.722 TL ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek, bu bedelin ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davaya konu talebin zaman aşımına uğradığını, poliçe uyarınca kişi başına teminatın 5.000 TL ile sınırlı olduğunu bildirerek, davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafça ileri sürülen alacağın zaman aşımına uğramadığı, yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda davalı ... şirketinin davacıya 20.722 TL ödemek durumunda olduğu gerekçesiyle davanın kabulüyle poliçe limitiyle sınırlı olmak üzere 20.722 TL’nın davalıdan tahsiline, söz konusu alacağa ödeme tarihlerinden itibaren yasal faiz uygulanmasına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, işveren mali sorumluluk sigorta poliçesinden kaynaklanan sigorta tazminatı istemine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkili ile davalı ... şirketi arasında işveren mali sorumluluk sigorta poliçesi düzenlendiğini, müvekkilinin işyerinde çalışan bir işçinin geçirdiği iş kazası sonucunda yaşamını yitirdiğini, kaza sonucunda müvekkilinin Sosyal Güvenlik Kurumu’na 20.722 TL ödemek durumunda kaldığını ileri sürerek, poliçede belirlenen sigorta tazminatının ödenmesi talebinde bulunmuş, mahkemece yapılan yargılama sonunda, değinilen gerekçe ile davanın kabulüne karar verilmiştir. Davalı, sigorta poliçesinde
kişi başına limitin 5.000 TL ile sınırlı olduğunu savunmasına karşın, bu hususun mahkemece tartışılmaksızın, hüküm fıkrasında, 20.722 TL’nın poliçe limiti ile sınırlı olmak üzere tahsili şeklinde hüküm kurularak infazda tereddüt yaratılması doğru değildir.
3-Öte yandan davalı vekili temyiz aşamasında, sorumlu olduğu meblağın bir kısmının ödendiği savunmasında bulunmuştur. Ödemenin borcu sona erdireceği göz önüne alınarak söz konusu savunma üzerinde durulup sonucuna göre karar verilmesi gerektiğinden, kararın bu nedenle de bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062394200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz