Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/10300 E. 2012/12890 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sdr↗ delil tespiti↗ 818 sayılı borçlar kanunu↗ asıl alacak↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara ve tespit raporuna göre, davalının davacıdan kiraladığı ve kendisine tahsis edilen hat devrelerden haberleşme yapacağı, başka telefon aboneleri ile iletişim kurarak yaptığı abonelerin ücretini davacıya ödeyeceği, ancak davalının üçüncü şahıslar arasında bağlantı kurmak amacıyla iletişim yapılmasına aracılık edemeyeceği fakat bürosundaki sistemi ile TT net şebekeleri ile özel devreler üzerinden üçüncü taraf trafiği ve ses trafiği hizmeti gerçekleştirdiği, 01.06.2002 ile 12.06.2002 tarihleri arasında 8693 adet bağlantı yaptığı, davalının bu aşamalarda davacının sistemini 1073100 saniye kullandığı, bu hizmetlerin 31.12.2003 tarihine kadar davacının tekelinde bulunduğu, ancak üçüncü taraf trafiği ve ses trafiği hizmetini davalının ihlal ettiği gerekçesiyle dava tarihinden avans faiziyle 170.409.40 TL asıl alacak ve 59.443 TL birikmiş direnim faizi olmak üzere toplam 229.852.40 TL ile 117.50 TL delil tespiti giderinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, 18.11.2004 tarihli alınan bilirkişi raporunda, davalının davacının alt yapısını kullanarak 2004 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında toplam 168.132,7116 dakika görüşme yaptığı belirlenmiş, bu görüşmelerin tamamının çıkış ülkesi belirlenmediğinden, firma adresinde kurulu bulunan telefonlardan yapılan şehir içi ve şehirlerarası görüşmelerin firma aracılığıyla bağlantısı sağlanan yurt dışından Türkiye'ye doğru yapılan görüşmeler olarak kabul edilmiş, görüşmelerin tümü 4. kademe ülkelerine ilişkin hesaplaşma ücretlerinin ortalaması, 1 dakikalık konuşma için 0.45 SDR olarak kabul edilerek alacak miktarı 170.409.396.300 TL olarak hesap edilmiştir. Ancak mahkemece, davalının yasa ve sözleşmeye aykırı olarak davacıya verdiği zarar nedeniyle tazminat hesabı yapılabilmesi için ihlalde bulunduğu dönemin, bu dönemde yaptığı ihlalin sayısının, niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup, bunun için davalının teknik imkanları, ihlale ilişkin tespit tarihleri, internet yolu ile ne kadarlık süre ve sayıda ses iletimi yapabileceği hususlarının nazara alınarak ve ses iletiminin ücretlendirilmesinde Türk Telekom A.Ş. tarafından milletlerarası görüşmelerde en sık uygulanan tarife hükümleri esas alınarak hesaplamanın yapılması, davacının davalının ihlali nedeniyle sarf etmediği giderler veya elde ettiği faydalar varsa bunların da tazminattan indirilmesi suretiyle davacının davalının yasa ve sözleşmeye aykırı fiili nedeniyle uğrayabileceği zararın bu şekilde ve bu şekilde bir belirleme yapılamaz ise mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 42. maddesi uyarınca belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yukarıda belirtilen rapor doğrultusunda hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17913 E. 2013/3114 K.
Ortak:delil tespiti · asıl alacak
İncelediğiniz kararda… davacının tekelinde bulunduğu, ancak üçüncü taraf trafiği ve ses trafiği hizmetini davalının ihlal ettiği gerekçesiyle dava tarihinden avans faiziyle 170.409.40 TL «asıl alacak» ve 59.443 TL birikmiş direnim faizi olmak üzere toplam 229.852.40 TL ile 117.50 TL «delil tespiti» giderinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… tlerin 31...2003 tarihine kadar davacının tekelinde bulunduğu, ancak üçüncü taraf trafiği ve ses trafiği hizmetini davalının ihlal ettiği gerekçesiyle 170.409.40 TL «asıl alacak» ve 59.443 TL birikmiş direnim faizi olmak üzere toplam 229.852.40 TL ile 117.50 TL «delil tespiti» giderinin davalıdan tahsiline dair verilen karar taraf vekilleri tarafından temyizi üzerine Dairemizin .../09/2012 tarihli kararı ile bozulmuştur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/11654 E. 2010/902 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/397 E. 2011/17559 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın giderilmesi · tekel hakkı · teminat mektubu · teminat
Benzer bu karardaTelekomunikasyon ve İletişim San.Tic.Ltd.Şti. tarafından Türk Telekom A.Ş.ne karşı açılan «muarazanın giderilmesi» ve «teminat mektubunun» nakte çevrilmesinin tedbiren durdurulması istemine ilişkin olarak Ankara 3.Asliye Ticaret Mahkemesine açılan davanın yapılan yargılaması sonunda anılan mahkemece 406 sayılı Yasa ile davalıya tanınan ses «tekeli hakkının» davacı tarafından ihlal edildiği sonucuna varılarak davanın reddine karar verilmiş, bu kararın davacı ......Ltd.Şti. tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairemizce …
2 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/10926 E. 2012/2275 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:zararın ispatı · kazanç kaybı · kâr kaybı · protokol · görevli mahkeme
Benzer bu kararda… arının tam olarak hesaplanmasının mümkün olmadığı, tazminata hükmedilmesi için zararın somut ve hesaplanabilir olmasının gerektiği, mevcut delillerle bir zarar veya «kazanç kaybı» tespiti mümkün olmadığı, BK 42 ve 43. maddesine göre de «zararın ispatının» davacıya ait olduğu, zararın varlığının tespiti söz konusu olmadığından bu maddelerin değerlendirilmesinin söz konusu olamayacağı gerekçesiyle davanın reddine kara …
Davacı tarafından noter aracılığıyla 11.06.2004 tarihinde yaptırılan tespit sonucu İstanbul Yıldız Teknik Üniveritesi Elektrik-Elektronik Fakültesi Öğretim «görevlisi» Prof.
Galip Cansever raporunda, davalının VoIP (internet «protokolü» üzerinden ses iletimi) yaptığının tespit edildiğini bildirdiği, yine mahkemece yargılama sırasında alınan raporlarda dahi teknik olarak yapılan tespitte de belirtildiği üzere davalının internet protokolü üzerinden ses iletimi yaptığının bildirildiği anlaşılmıştır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/14838 E. 2011/16989 K.
Ortak:delil tespiti · Tazminat
İncelediğiniz kararda… davacının tekelinde bulunduğu, ancak üçüncü taraf trafiği ve ses trafiği hizmetini davalının ihlal ettiği gerekçesiyle dava tarihinden avans faiziyle 170.409.40 TL «asıl alacak» ve 59.443 TL birikmiş direnim faizi olmak üzere toplam 229.852.40 TL ile 117.50 TL «delil tespiti» giderinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan «delil tespiti» sonucunda davalının kendisine tahsis edilen data hatlarından aldığı ses trafiğini (VOIP) PRI hatlarına aktardığının bu şekilde yasalara aykırı olarak ses iletimi yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletmek suretiyle üçüncü kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri yaptırması sonucu müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 135.171.066.015 TL.'nin görüşmelerin başladığı 20.07.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 05.07.2004 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 2.527.831.341.693 TL.'ye yükseltmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kâr kaybı · ıslah · ibraz · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece; iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre davalının internet üzerinden ses iletimi yaptığının «kesin» olarak söylenmesinin mümkün olmadığı, yaptı ise nasıl, ne şekilde ve ne kadar süre ile yaptığının belirlenemediği, tespit sırasında belirlenmeyen bu bilgilerin teknik olarak sonradan tespit edilemeyeceği, zarar miktarının bu verilere göre tespitinin mümkün olmadığı, yurtdışı görüşmelere ilişkin kayıtların en fazla 1 yıl saklandığı için «ibraz» edilemediğinin davacı vekilince bildirildiği, zararın niteliği ve miktarı, davalının zararı nasıl oluşturduğu ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar ve …
Asliye Hukuk Mahkemesince yaptırılan «delil tespiti» sonucunda davalının kendisine tahsis edilen data hatlarından aldığı ses trafiğini (VOIP) PRI hatlarına aktardığının bu şekilde yasalara aykırı olarak ses iletimi yapıldığının tespit edildiğini, davalı şirketin 406 sayılı Yasa ve sözleşmeye aykırı olarak ses iletmek suretiyle üçüncü kişilere düşük ücretle telefon görüşmeleri yaptırması sonucu müvekkilinin büyük zarara uğradığını ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 135.171.066.015 TL.'nin görüşmelerin başladığı 20.07.2003 tarihinden itibaren avans faiziyle davalıdan tahsilini talep ve dava etmiş, 05.07.2004 tarihli «ıslah» dilekçesi ile talebini 2.527.831.341.693 TL.'ye yükseltmiştir.
… heyeti raporunda da, PRI hatlarındaki ses trafiğinin yurtdışı 3. taraf ses trafiği olduğu, davacının, davalının anlaşma ve yasalar hilafına hareketi nedeniyle gelir «kaybına» uğradığının belirtildiği anlaşılmıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/10300 E. , 2012/12890 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 15/05/2006 tarih ve 2003/128-2006/301 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin telekomünikasyon alanında tekel hakkına haiz olup, davalının ses, ISDN PRI, XDSL ve kablo tv ve internet altyapısı haberleşme araçlarının abonesi olduğunu, ancak müvekkilinin alt yapısını kullanmak suretiyle Frame Relay ve ISDN-PRI pontları üzerinden ses trafiği geçirdiğini, VOIP, Voice Over İnternet Protocol hizmeti yaptığının tespit edildiğini, bu şekilde 406 sayılı Kanun'da yer alan tekel haklarını ihlal ederek müvekkilini zarara uğrattığını ileri sürerek 75.660 SDR karşılığı 170.409.396.300 TL'nin dava tarihinden avans faizi ile davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin elektrikli ev aletleri üretip pazarladığını, müşterileri arayabilmek için davacı ile gerekli ISDN ve internet hat abonelik sözleşmeleri imzalandığını, aramaların da merkezden programlı yürütülebilmesi için nokta ofislerle merkez ofis arasında internet bağlantısı kurulduğunu, bu şekilde merkezde kurulan teknik donanım vasıtasıyla internet üzerinden nokta ofislerde kurulan sistemlerle komutlar geçirilerek kiralanan ISDN hatları üzerinden otomatik olarak müşteri telefon aramalarının gerçekleştirildiğini, davacının santralindeki bir takım teknik ekipman üzerinde yapılan inceleme ile tespit edilen ve VOIP denilen uluslararası telefon görüşmesi sanılan sistemin bu olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm kanıtlara ve tespit raporuna göre, davalının davacıdan kiraladığı ve kendisine tahsis edilen hat devrelerden haberleşme yapacağı, başka telefon aboneleri ile iletişim kurarak yaptığı abonelerin ücretini davacıya ödeyeceği, ancak davalının üçüncü şahıslar arasında bağlantı kurmak amacıyla iletişim yapılmasına aracılık edemeyeceği fakat bürosundaki sistemi ile TT net şebekeleri ile özel devreler üzerinden üçüncü taraf trafiği ve ses trafiği hizmeti gerçekleştirdiği, 01.06.2002 ile 12.06.2002 tarihleri arasında 8693 adet bağlantı yaptığı, davalının bu aşamalarda davacının sistemini 1073100 saniye kullandığı, bu hizmetlerin 31.12.2003 tarihine kadar davacının tekelinde bulunduğu, ancak üçüncü taraf trafiği ve ses trafiği hizmetini davalının ihlal ettiği gerekçesiyle dava tarihinden avans faiziyle 170.409.40 TL asıl alacak ve 59.443 TL birikmiş direnim faizi olmak üzere toplam 229.852.40 TL ile 117.50 TL delil tespiti giderinin davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin faiz talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraflar vekilleri temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2-Mahkemece, 18.11.2004 tarihli alınan bilirkişi raporunda, davalının davacının alt yapısını kullanarak 2004 yılının Mayıs, Haziran, Temmuz ve Ağustos aylarında toplam 168.132,7116 dakika görüşme yaptığı belirlenmiş, bu görüşmelerin tamamının çıkış ülkesi belirlenmediğinden, firma adresinde kurulu bulunan telefonlardan yapılan şehir içi ve şehirlerarası görüşmelerin firma aracılığıyla bağlantısı sağlanan yurt dışından Türkiye'ye doğru yapılan görüşmeler olarak kabul edilmiş, görüşmelerin tümü 4. kademe ülkelerine ilişkin hesaplaşma ücretlerinin ortalaması, 1 dakikalık konuşma için 0.45 SDR olarak kabul edilerek alacak miktarı 170.409.396.300 TL olarak hesap edilmiştir. Ancak mahkemece, davalının yasa ve sözleşmeye aykırı olarak davacıya verdiği zarar nedeniyle tazminat hesabı yapılabilmesi için ihlalde bulunduğu dönemin, bu dönemde yaptığı ihlalin sayısının, niteliğinin belirlenmesi gerekmekte olup, bunun için davalının teknik imkanları, ihlale ilişkin tespit tarihleri, internet yolu ile ne kadarlık süre ve sayıda ses iletimi yapabileceği hususlarının nazara alınarak ve ses iletiminin ücretlendirilmesinde Türk Telekom A.Ş.
tarafından milletlerarası görüşmelerde en sık uygulanan tarife hükümleri esas alınarak hesaplamanın yapılması, davacının davalının ihlali nedeniyle sarf etmediği giderler veya elde ettiği faydalar varsa bunların da tazminattan indirilmesi suretiyle davacının davalının yasa ve sözleşmeye aykırı fiili nedeniyle uğrayabileceği zararın bu şekilde ve bu şekilde bir belirleme yapılamaz ise mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu 42. maddesi uyarınca belirlenerek hüküm altına alınması gerekirken, yukarıda belirtilen rapor doğrultusunda hüküm kurulması doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3-Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 10/09/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062312400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz