6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ticaret sicili tescil ve ilan

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/4928 E. 2012/11999 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret sicili tescil ve ilan ortaklar kurulu kararının iptali limited şirket ortaklığı pay devri şirketin feshi ticaret sicili tescili aktif dava ehliyeti ortaklar kurulu kararı hisse devri pay defteri taraf ehliyeti limited şirket ticaret sicili ilan e-defter

Atıf yapılan mevzuat: TTK — TTK 520

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ...'den devraldığı % 40 payın davacı adına tesciline karar verilmesine ilişkin istemi ile ilgili olarak TTK’nun 520. maddesinde ön görülen koşulların gerçekleşmediği, devreden ile devralan arasında hukuki sonuç doğuran pay devri ile ilgili olarak mahkeme kararıyla ortaklık pay defterine ortak olarak kayıt kararı verilmesine ve sicile tescil kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığından davacının anılan isteminin reddine, davacının diğer taleplerinin incelenebilmesi için bu istemleri yapan kişinin davalı şirketin ortağı olması gerektiği, davacı davalı şirkette ortak olarak kayıtlı bulunmadığından aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle sayılan istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...’in hisse devri için TTK’nun 520. maddesinde öngörülen şartların oluşmamış bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, limited şirket ortaklığının tespiti, ortaklar kurul kararlarının iptali, şirket feshi ve diğer sair istemlere ilişkindir. Davacı 18.08.2003 tarihinde dava dışı Seta Müzik Medya Taah.Tic.San.Ltd. Şti.'nin ortaklarından ...’in %2, ...’in %28 hissesini devraldığını, bu devrin ortaklar kurulunca kabul edilip pay defterine işlenip, Ticaret Siciline tescil ve ilan edildiğini, daha sonra da ortaklardan ...’in %40 hissesini noterde düzenlenen devir sözleşmesi ile devraldığını ancak bu devrin pay defterine kaydedilip sicile tescil edilmediğini iddia etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili de Tamer ve ...’den devralınan, davacı adına ortaklar pay defterine kaydedilip tescil ve ilan edilen % 30 hisse karşılığının ödenmediğini savunmuştur. Mahkemece davacının dava dışı şirkette ortak olup olmadığının tespiti için İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’na yazılan yazıya verilen cevapta davacının dava dışı şirketin ortağı olduğunun bildirilmesine rağmen “davalı ...’tan devralınan hissenin tesciline dair istem dışındaki” istemlerin yani ortaklar kurul kararlarının iptali, tazminat, şirket feshi ve diğer istemlerin şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/4928 E.  ,  2012/11999 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 27/04/2010 tarih ve 2007/593-2010/348 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı Seta Müzik Medya Taah.Tic.San.Ltd. Şti.'nin ortağı olduğunu, anılan şirkete 18.8.2003 tarihinde ortak oluncaya kadar şirket ortaklarının % 40 hisse ile ..., % 30 hisse ile ..., % 30 hisse ile ... olduğunu, müvekkilinin ortaklığından sonra ...'in hissesinin %2'sini, ...'in ise hissesinin % 28'inin müvekkiline devrettiğini, ortakların tümünün müdür olarak seçildiğini, ortakların ikisinin imzası ile işlem yapılmasının kabul edildiğini, 15.10.2003 tarihinde noterde düzenlenen hisse devir sözleşmesi ile ...'in hissesinin tamamını müvekkiline devrettiğini, ortaklardan ...'in 12.8.2006 tarihinde vefat ettiğini, bundan sonra müvekkilinin bilgisi dışında ortaklar kurulu toplantısı yapıldığını, müvekkilinin çağrılmadığını ortaklar kurulu kararlarının kayyım onayı olmadığı ve toplantı karar yeter sayısı bulunmadığı için geçersiz olduğunu, davalılardan ...'in tek başına şirketi temsil ve ilzama yetkili kılınmasının da geçersiz olduğunu, şirketin faaliyeti konusunda müvekkiline bilgi vermediğini, ortaklıktan dolayı müvekkilinin payına düşen miktarın ödenmediğini, davalılarca şirket kasasının boşalttığını, müdürlük yetki ve görevlerini kötüye kullandıklarını ileri sürerek, müvekkilinin bilgisi dışında alınan usul ve yasaya aykırı ortaklar kurulu kararlarının ve bu kararlara dayalı olarak yapılan her türlü işlemin iptaline, ortaklığın feshine, yargılama aşamasında belirlenmesi halinde ortaklığın iflasına, müvekkilinin ortaklıktan kaynaklanan 5.000.-TL alacağının bütün hak ve alacakları ile zararlarının tazminine, davalı ...'den alınan % 40 hissenin adına tesciline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalılar ... ve ... vekili, dava konusu taleplerin hak düşürücü süre ve zamanaşımına uğradığını, davacı adına ortaklar pay defterine kaydedilip tescil ve ilan edilen % 30 hisse karşılığının ödenmediğini, davacının şirket zararına hareket ettiğini, ortaklar kurulu için tebliğ yapılmamasının iptal sebebi olmadığını, şirketin iflasını gerektiren bir durum bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ...'den devraldığı % 40 payın davacı adına tesciline karar verilmesine ilişkin istemi ile ilgili olarak TTK’nun 520. maddesinde ön görülen koşulların gerçekleşmediği, devreden ile devralan arasında hukuki sonuç doğuran pay devri ile ilgili olarak mahkeme kararıyla ortaklık pay defterine ortak olarak kayıt kararı verilmesine ve sicile tescil kararı verilmesine hukuken imkan bulunmadığından davacının anılan isteminin reddine, davacının diğer taleplerinin incelenebilmesi için bu istemleri yapan kişinin davalı şirketin ortağı olması gerektiği, davacı davalı şirkette ortak olarak kayıtlı bulunmadığından aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle sayılan istemler yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve davalı ...’in hisse devri için TTK’nun 520. maddesinde öngörülen şartların oluşmamış bulunmasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, limited şirket ortaklığının tespiti, ortaklar kurul kararlarının iptali, şirket feshi ve diğer sair istemlere ilişkindir. Davacı 18.08.2003 tarihinde dava dışı Seta Müzik Medya Taah.Tic.San.Ltd. Şti.'nin ortaklarından ...’in %2, ...’in %28 hissesini devraldığını, bu devrin ortaklar kurulunca kabul edilip pay defterine işlenip, Ticaret Siciline tescil ve ilan edildiğini, daha sonra da ortaklardan ...’in %40 hissesini noterde düzenlenen devir sözleşmesi ile devraldığını ancak bu devrin pay defterine kaydedilip sicile tescil edilmediğini iddia etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili de Tamer ve ...’den devralınan, davacı adına ortaklar pay defterine kaydedilip tescil ve ilan edilen % 30 hisse karşılığının ödenmediğini savunmuştur.

Mahkemece davacının dava dışı şirkette ortak olup olmadığının tespiti için İstanbul Ticaret Sicil Memurluğu’na yazılan yazıya verilen cevapta davacının dava dışı şirketin ortağı olduğunun bildirilmesine rağmen “davalı ...’tan devralınan hissenin tesciline dair istem dışındaki” istemlerin yani ortaklar kurul kararlarının iptali, tazminat, şirket feshi ve diğer istemlerin şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmadan aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/07/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1062109800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.