6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Erken kapama komisyonu oranı emsal banka uygulamasıyla ölçülür

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1410 E. 2024/4723 K. · · İlk derece: İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

OnandıKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Banka / kredi / finans

Gerekçe özeti

Ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle bankaca tahsil edilen komisyonun fahiş olup olmadığı, emsal banka uygulamalarındaki ortalama oranlara göre belirlenir; emsal uygulamalardaki ortalama aralık içinde kalan oran fahiş sayılmaz ve bu oranı aşan kısım müşteriye iade edilir.

Ele alınan sorunlar

Ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle tahsil edilen komisyon oranının fahiş olup olmadığı → ret

İddia: Davacı, komisyon oranının fahiş olduğunu, karşılaştırmada yalnızca iki kamu bankasının oranları yerine daha yüksek oranların esas alınmasının doğru olmadığını ileri sürmüştür.

Gerekçe: Dairenin emsal dava dosyalarından tespit edildiği üzere erken kapama komisyonunda ortalama oranlar %2-4 arasında olup, davalı bankaca uygulanan %2,5 oranındaki erken kapama komisyonu fahiş olmayıp emsal banka uygulamalarına da uygundur; bu nedenle mahkemece %2,5 oranın makul oran kabul edilerek bu oranı aşan kısmın davacıya iadesine, fazla istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik yoktur. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)

Komisyona dayanak genel kredi sözleşmelerinin geçerliliği → ret

İddia: Davacı, komisyona dayanak maddeyi içeren sayfada imzasının bulunmadığını, müşteri bilgilendirme formlarında erken kapama komisyonundan söz edilmediğini ve komisyona ilişkin hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olması nedeniyle geçersiz olduğunu ileri sürmüştür.

Gerekçe: Her üç genel kredi sözleşmesinin müşteri bölümleri davacı tarafından imzalanmış olduğundan sözleşmeler geçerlidir. (Yargıtay'ca onanan İlk Derece Mahkemesi gerekçesi)

Emsal değeri

Yargıtay'ca onanan gerekçe, ticari kredilerde erken kapama komisyonunun fahişliğinin emsal banka uygulamalarındaki ortalama oran aralığı ölçüsünde denetleneceğini göstermesi bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
erken kapama (erken ödeme) komisyonu ticari kredi genel işlem koşulu emsal banka uygulamaları fahiş oran sebepsiz zenginleşme / iade

Atıf yapılan mevzuat: 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu — 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu 177

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2023/1410 E.  ,  2024/4723 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2020/493 Esas, 2022/1771 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2018/90 E., 2019/1055 K.

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı banka şubesinden kullandığı 4 adet taksitli kredinin 22.06.2017 tarihinde kapatıldığını, kredilerin kapatılması sonrasında davalı tarafından müvekkilinin bilgi ve izni olmaksızın 95.009,62 USD paranın haksız olarak tahsil edildiğini, davalı bankaya yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu, genel kredi sözleşmesinin dayanak maddesini içeren sayfasında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinden komisyon talep edilmesinin mümkün olmadığını, komisyon tahsiline ilişkin hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olması nedeniyle geçersiz olduğunu, ayrıca kesilen %2,5 komisyon ve KKDF'nin fahiş olup diğer banka oranlarının sorularak dikkate alınması gerektiğini belirterek şimdilik 5.000,00 USD'nin 22.06.2017 tarihinden itibaren bankalarca yabancı para cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; genel kredi sözleşmeleri imzalanmadan önce sözleşme örneği davacıya teslim edilerek davacının bilgilendirildiğini, davacının bu hususta müşteri bilgilendirme ve genel kredi sözleşmesi teslim formlarını imzaladığını, sözleşmenin her sayfasında davacının imzasının bulunması zorunluluğunun olmadığını, sözleşmeler kitapçık şeklinde olup sonradan ekleme yapılmasının mümkün olmadığını, sözleşmelerin son sayfasında da kaç sayfa ve maddeden oluştuğunun yazıldığını, tacir olan müvekkilinin verdiği hizmet karşılığında ücret ve komisyon talep hakkının bulunduğunu, kredinin erken kapatılması halinde komisyon alınacağının sözleşmelerde yer aldığını, erken ödeme halinde bankalarca komisyon alınmasının teamül haline geldiğini, dava konusu bedelin sözleşmeye ve bankacılık uygulamalarına uygun olarak tahsil edildiğini, davacının kredilerinin erken kapatılması sırasında, tarifede %4-6 oran bulunmasına rağmen %2,5 oranında komisyon ve bu tutarın %5'i oranında BSMV tahsil edildiğini, davacının da ihtirazi kayıt olmadan ödemeleri yaptığını, bu konuda diğer banka uygulamalarının da incelenmesi gerektiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince emsal uygulamaların araştırılması amacıyla işlem hacmi yüksek 5 ayrı bankadan konu ile ilgili bilgilerin toplandığı, bilirkişi incelemesi ile; davalı banka tarafından davacıya 30.01.2014, 25.08.2014 ve 06.01.2015 tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında krediler kullandırıldığı, davacı tarafından bu kredilerin 22.06.2017 tarihinde erken kapatılması sırasında erken kapama komisyonu adı altında 95.009,63 USD tutarında tahsilat yapıldığı, her üç genel kredi sözleşmesinin müşteri bölümlerinin davacı tarafından imzalandığı ve sözleşmenin geçerli olduğu, davalı banka tarafından davacı lehine kullandırılan ticari kredilerin erken kapatılması esnasında tahsil edilen 95.009,63 USD'lik tutardan, emsal banka uygulamaları da gözetildiğinde 94.714,23 USD'lik bölümün sözleşme ve bankacılık uygulamaları çerçevesinde tahsil edildiği ve yerinde olduğu, buna göre davacının açıklanan kredilerle ilgili olarak iadesini isteyebileceği tutarın 295,40 USD olduğu gerekçesiyle, 295,40 USD üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı banka şubesinden kullandığı taksitli kredilerin 22.06.2017 tarihinde kapatıldığını, kredilerin kapatılması sonrasında davalı tarafından müvekkilinin bilgi ve izni olmaksızın 95.009,62 USD'nin haksız olarak tahsil edildiğini, genel kredi sözleşmelerinin dayanak 2.8 maddesini içeren sayfasında müvekkilinin imzası bulunmadığını, ilgili sayfada müvekkilinin imzasının bulunmaması nedeniyle komisyon tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, imza bulunmadığından davalının ilgili sayfalarda istediği değişikliği yapabileceğini, ayrıca müvekkiline verildiği iddia edilen müşteri bilgilendirme teslim formlarında sözleşmenin 2.8 maddesindeki erken kapama komisyonundan bahsedilmediğini, bu durumun da komisyon ücretinin taraflar arasında hiç konuşulmadığını gösterdiğini, sadece Ziraat Bankası ve Halk Bankasının komisyon oranları yerine daha yüksek oranların esas alınmasının doğru olmadığını, ayrıca komisyona ilişkin hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olması nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dairelerinin emsal dava dosyalarından tesbit edildiği üzere ortalama oranlar %2-4 arasında olup davalı bankaca uygulanan %2,5 erken kapama komisyonu oranı, fahiş olmayıp emsal banka uygulamalarına da uygun olduğu, bu nedenle mahkemece %2,5 oranın makul oran kabul edilerek bu oranı aşan kısmın davacıya iadesine fazla istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/371 E., 2013/606 K. ve 27.12.2013 tarihli kararı Yargıtay 13. Hukuk Dairesi Başkanlığının 2013/371 E., 2014/13503 K. ve 29.04.2014 tarihli ilamı ile onandığını, söz konusu ilamda “Genel işlem koşulları içeren sözleşmeye veya ayrı bir sözleşmeye konulan bu koşulların her birinin tartışılarak kabul edildiğine ilişkin kayıtlar, tek başına, onları genel işlem koşulu olmaktan çıkarmaz. Davacı kendisinden haksız olarak alınan bu bedellerin dava tarihinden itibaren mevduata uygulanan en yüksek faiziyle tahsilini istemiştir. Bankalar, Anonim Şirket statüsünde olup, kredi sağlama, kredi verme ve topladıkları kredileri değerlendirme gibi birçok işi gerçekleştirirler.

Esas faaliyet alanı itibariyle sürekli parayla iştigal etmektedirler. Kural olarak temerrüt 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 117 inci vd. madde hükümlerine tabiidir. Ancak bankanın faaliyet alanı değerlendirildiğinde, haksız surette alınan bu bedellerinin hesaba girdiği andan itibaren banka tarafından nemalandırıldığı ve bundan gelir elde edildiği kuşkusuzdur. Genel hukuk prensiplerinden olan hiç kimse kendi kusuruna dayanarak menfaat elde edemez ilkesi gözetildiğinde, bankanın yasal dayanağı olmaksızın aldığı bu kalemlerin hesabına girdiği andan itibaren faizi ile birlikte iade etmesi hakkaniyet ve adalete uygun olur.” şeklinde karar vererek açılan davanın kabulüne karar verdiğini, emsal nitelikteki kararın da davaya konu olayda tartışılması gerektiğini, özellikle davanın başından beri bu sözleşmenin müvekkil şirkete bir örneğinin verilmemiş olduğu hele ki yapılan yargılamada mahkeme dosyası içeriğine dahi sunulmamış olduğu ve zorla sunulduğu açık olarak dosyadan anlaşılmakla bu husustaki gerekçesi hiçbir şekilde kabul edilemeyeceğini, bu durumda da sözleşmenin matbu bir nitelikte olduğu ve hatta Borçlar Kanunu'nda belirtilen genel işlem koşullarına ilişkin açıklamalarında haklı olduklarını, ayrıca yine açılan davada en başından itibaren sözleşme içeriğinde bu şekilde bir maddenin varlığından haberdar olunmadığını ve bu maddenin olduğu bölümde müvekkili şirketin herhangi bir imzasının bulunmadığını ve kabul edilmediğini belirtilmesine rağmen bu hususta gerektiğinde bankanın eski müdürünün dahi tanık olarak dinletilebileceği belirtilmesine rağmen bu hususlarda hiçbir araştırma yapmaksızın eksik ve hatalı değerlendirme ile İstinaf isteminin reddine karar verildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Dava, ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kredi erken ödeme komisyonu tutarının iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6098 sayılı Kanunu'nun 177 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

05.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061478500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

İncelenen istinaf kararı — İst. BAM 12. HD

Bu Yargıtay 11. HD kararı, aşağıdaki İstinaf Dairesi kararının temyiz incelemesidir. Temyiz sonucu: Onandı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2020/493 E. 2022/1771 K.

Kredi erken kapama komisyonunun genel işlem koşulu niteliği ve emsal banka oranları

Gerekçe özeti

Ticari kredi sözleşmesinde erken ödeme/kapama halinde banka tarafından komisyon alınabileceği düzenlenmiş ancak oran belirtilmemişse: (i) müşteri sözleşme öncesinde genel işlem koşullarına dair bilgilendirilmiş ve sözleşme örneği kendisine teslim edilmişse, komisyon hükmü genel işlem koşulu olarak geçersiz sayılmaz; (ii) matbu sözleşmenin ilk ve son sayfalarında imza bulunması ve sayfalar arasında uyumsuzluk olmaması halinde, komisyon maddesini içeren ara sayfada imza bulunmaması tek başına hükmü geçersiz kılmaz; (iii) sözleşmede oran belirlenmediği ve bankaca ilan edilmiş bir oran da bulunmadığı takdirde, tahsil edilen komisyonun hukukiliği emsal banka uygulamaları araştırılarak denetlenir ve emsal oranlara uygun, fahiş olmayan bir oran esas alınarak aşan kısmın iadesine karar verilir.

Emsal değeri

Ticari kredilerin erken kapatılması halinde sözleşmede komisyon oranı belirtilmemişse uygulanacak denetim sırasını (sözleşmedeki oran → bankaca ilan edilen oran → emsal banka uygulamaları) ortaya koyması ve matbu sözleşmede ara sayfa imza eksikliğinin hükmü geçersiz kılmayacağına ilişkin değerlendirmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal niteliği taşımaktadır.

Kavramlar: erken ödeme komisyonu genel işlem koşulu emsal banka uygulaması cari hesap/ticari kredi sözleşmesi BSMV matbu sözleşme

İstinaf (12. HD) kararının tam metni

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2020/493

KARAR NO 2022/1771

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL ANADOLU 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 17/10/2019

NUMARASI 2018/90 Esas 2019/1055 Karar

DAVA

Alacak (Cari Hesap Veya Ticari Kredi Sözleşmesi Kaynaklı)

İSTİNAF KARAR TARİHİ 15/12/2022

Davanın kısmen kabulüne ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka şubesinden kullandığı 4 adet taksitli kredinin 22.06.2017 tarihinde kapatıldığını, kredilerin kapatılması sonrasında davalı tarafından müvekkilinin bilgi ve izni olmaksızın 95.009,62-USD paranın haksız olarak tahsil edildiğini, davalı bankaya yapılan başvurudan sonuç alınamadığını, yapılan kesintinin hukuka aykırı olduğunu, genel kredi sözleşmesinin dayanak maddesini içeren sayfasında müvekkilinin imzasının bulunmadığını, bu nedenle müvekkilinden komisyon talep edilmesinin mümkün olmadığını, komisyon tahsiline ilişkin hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olması nedeniyle geçersiz olduğunu, ayrıca kesilen %2,5 komisyon ve KKDF'nin fahiş olup diğer banka oranlarının sorularak dikkate alınması gerektiğini belirterek, şimdilik 5.000-USD'nin 22.06.20l7 tarihinden itibaren bankalarca yabancı para cinsinden mevduata uygulanan en yüksek faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

CEVAP

Davalı vekili, genel kredi sözleşmeleri imzalanmadan önce sözleşme örneği davacıya teslim edilerek davacının bilgilendirildiğini, davacının bu hususta müşteri bilgilendirme ve genel kredi sözleşmesi teslim formlarını imzaladığını, sözleşmenin her sayfasında davacının imzasının bulunması zorunluluğunun olmadığını, sözleşmeler kitapçık şeklinde olup sonradan ekleme yapılmasının mümkün olmadığını, sözleşmelerin son sayfasında da kaç sayfa ve maddeden oluştuğunun yazıldığını, tacir olan müvekkilinin verdiği hizmet karşılığında ücret ve komisyon talep hakkının bulunduğunu, kredinin erken kapatılması halinde komisyon alınacağının sözleşmelerde yer aldığını, erken ödeme halinde bankalarca komisyon alınmasının teamül haline geldiğini, dava konusu bedelin sözleşmeye ve bankacılık uygulamalarına uygun olarak tahsil edildiğini, davacının kredilerinin erken kapatılması sırasında, tarifede %4-6 oran bulunmasına rağmen %2,5 oranında komisyon ve bu tutarın %5'i oranında BSMV tahsil edildiğini, davacının da ihtirazi kayıt olmadan ödemeleri yaptığını, bu konuda diğer banka uygulamalarının da incelenmesi gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

Mahkemece; Yargıtay'ın yerleşik içtihatları gereğince emsal uygulamaların araştırılması amacıyla işlem hacmi yüksek 5 ayrı bankadan konu ile ilgili bilgilerin toplandığı, bilirkişi incelemesi ile; davalı banka tarafından davacıya 30/01/2014, 25/08/2014 ve 06/01/2015 tarihli genel kredi sözleşmeleri kapsamında krediler kullandırıldığı, davacı tarafından bu kredilerin 22/06/2017 tarihinde erken kapatılması sırasında erken kapama komisyonu adı altında 95.009,63-USD tutarında tahsilat yapıldığı, her üç genel kredi sözleşmesinin müşteri bölümlerinin davacı tarafından imzalandığı ve sözleşmenin geçerli olduğu, davalı banka tarafından davacı lehine kullandırılan ticari kredilerin erken kapatılması esnasında tahsil edilen 95.009,63-USD'lik tutardan, emsal banka uygulamaları da gözetildiğinde 94.714,23-USD'lik bölümün sözleşme ve bankacılık uygulamaları çerçevesinde tahsil edildiği ve yerinde olduğu, buna göre davacının açıklanan kredilerle ilgili olarak iadesini isteyebileceği tutarın 295,40-USD olduğu gerekçesiyle, 295,40-USD üzerinden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili ; müvekkilinin davalı banka şubesinden kullandığı taksitli kredilerin 22.06.2017 tarihinde kapatıldığını, kredilerin kapatılması sonrasında davalı tarafından müvekkilinin bilgi ve izni olmaksızın 95.009,62-USD'nin haksız olarak tahsil edildiğini, genel kredi sözleşmelerinin dayanak 2.8 maddesini içeren sayfasında müvekkilinin imzası bulunmadığını, ilgili sayfada müvekkilinin imzasının bulunmaması nedeniyle komisyon tahsil edilmesinin hukuka aykırı olduğunu, imza bulunmadığından davalının ilgili sayfalarda istediği değişikliği yapabileceğini, ayrıca müvekkiline verildiği iddia edilen müşteri bilgilendirme teslim formlarında sözleşmenin 2.8 maddesindeki erken kapama komisyonundan bahsedilmediğini, bu durumun da komisyon ücretinin taraflar arasında hiç konuşulmadığını gösterdiğini, sadece ...

Bankası ve ... Bankasının komisyon oranları yerine daha yüksek oranların esas alınmasının doğru olmadığını, ayrıca komisyona ilişkin hükmün genel işlem koşulu niteliğinde olması nedeniyle geçersiz olduğunu belirterek, kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, ticari kredinin erken kapatılması nedeniyle banka tarafından tahsil edilen kredi erken ödeme komisyonu tutarının iadesi istemine ilişkindir. Somut olayda taraflar arasında 30.01.2014, 25.08.2014 ve 06.01.2015 tarihlerinde genel kredi sözleşmeleri akdedildiği, her üç sözleşmenin erken ödeme başlıklı 2.8 maddesinde; "müşterinin bakiye borcunun kısmen veya tamamen vadesinden önce ödenmesinin bankanın kabulüne bağlı olduğu, müşterinin, banka kayıtlarında görünen vade tarihine kadar sözleşme kapsamında hesaplanacak faizi, faizin gider vergisi ve sair masrafları ile birlikte ödemeyi kabul ettiği, bankanın erken ödeme isteğini kabulü halinde, erken kapama komisyonu ile erken ödeme nedeniyle doğabilecek vergi, KKDF gibi mali yükümlülükleri müşteriye bildirerek müşteriden talep edebileceğinin" hüküm altına alındığı, sözleşmelerde erken kapama halinde uygulanacak komisyon oranının belirtilmediği, kredinin davacı tarafından 22.06.2017 tarihinde erken kapatılması nedeniyle davalı banka tarafından davacıdan %2,5 oranında olmak üzere toplam 95.009,62-USD erken kapama komisyonu ve BSMV tahsil edildiği anlaşılmaktadır.Davacı vekilince, kredi sözleşmelerinin komisyona ilişkin hükmünün TBK'nın 20 ve devamı maddeleri gereği genel işlem koşulu niteliğinde olup, geçersiz olduğu ileri sürülmüştür.

Ancak davalı banka tarafından sunulan ve davacı şirket kaşe ve imzasını içeren müşteri bilgilendirme ve genel kredi sözleşmesi teslim formlarında; sözleşmelerin genel işlem koşulu niteliğinde ve aleyhlerine olabilecek hükümler içerdiği belirtilerek genel kredi sözleşmesinin bir örneğinin de davacı şirket yetkilisine teslim edildiği, bu suretle davalı banka tarafından sözleşmeler içeriğindeki genel işlem koşulu niteliğindeki hükümler bakımından, davacının sözleşme imzası öncesinde yeterince bilgilendirildiği anlaşılmaktadır. Kaldı ki bankanın erken kapama halinde komisyon isteyebileceği kabul edildiği gibi, genel kredi sözleşmesinde de komisyon oranına dair bir hüküm bulunmadığından, davalı bankanın erken kapama halinde komisyon isteyebileceğine yönelik düzenlemenin genel işlem koşulu olarak değerlendirilmesi de mümkün değildir.Genel kredi sözleşmelerinin ilk ve son sayfaları dışındaki sayfalarında, bu arada erken kapama komisyonunu düzenleyen 2.8 maddesinin bulunduğu sayfada da davacı şirketin imza ve kaşesi bulunmamaktadır.

Ancak sözleşmenin ilk ve son sayfalarında davacı şirket kaşe ve imzası bulunmaktadır.Sözleşmeler matbu şekilde hazırlanmış olup, söz konusu maddenin bulunduğu sayfanın öncesi ve sonrası sayfalar ile bu sayfa arasında herhangi bir uyumsuzluk yoktur. Yine davacı şirket kaşe ve imzasını içeren ve sözleşmelerin imza tarihinden öncesi tarihi taşıyan müşteri bilgilendirme ve genel kredi sözleşmesi teslim formlarında, genel kredi sözleşmesinin bir örneğinin incelenmek üzere davacı şirket yetkilisine teslim edildiği yazılıdır. Ayrıca sözleşmelerin 2.8 maddesinde, erken kapama komisyonu olarak bir oran da belirlenmemiştir. Davacı vekilince söz konusu sayfanın sonradan düzenlendiği veya içeriğinin değiştirildiği yönünde herhangi bir delil de ibraz edilmemiş olmakla, davacının imzasının bulunmaması nedeniyle anılan sözleşme hükmünün geçersiz olduğunun kabulü mümkün değildir.

Bu nedenle davacı vekilinin ileri sürdüğü genel işlem koşulu ve sözleşme sayfasında imza bulunmamasına dair istinaf nedenleri yerinde görülmemiştir. Bankalarca masraf ve komisyon adı altında yapılan tahsilatların yasal dayanağı, kredi kullandırım tarihinde yürürlükte bulunan 2014/6 sayılı Tebliğ ile değişik 2006/1 Sayılı Tebliğ hükümleridir.

09. 12.2006 tarihli Resmi Gazete’de Merkez Bankası tarafından yayınlanan ve 2014/6 sayılı Tebliğ ile güncellenen 2006/1 sayılı Tebliğin 3. maddesinde, bankalarca mevduata uygulanacak sabit veya değişken faiz oranlarının serbestçe belirleneceği, 4. maddesinde ise reeskont kaynaklı krediler dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları ile faiz dışında sağlanacak diğer menfaatlerin ve tahsil olunacak masrafların nitelikleri ve sınırlarının serbestçe belirleneceği kabul edilmiştir. Yine aynı Tebliğin 6/2. maddesine göre; bankalar, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına bildirdikleri azami oranları aşmamak kaydıyla, mevduat ve kredi işlemlerinde uygulayacakları faiz oranlarını ve katılma hesaplarında uygulayacakları kâr ve zarara katılma oranlarını vadelerine göre tüm şubelerinde halkın görebileceği şekilde ilan eder ve bu oranları internet sitelerinde yayımlar.

Bu durumda, ticari kredilerde bankalar tarafından alınacak olan masrafların hukukilik denetimi yapılırken öncelikle, kredi sözleşmesiyle belirlenen bir oran olup olmadığı araştırılmalı, olması halinde bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, sözleşmeyle bir oran belirlenmediğinin tespiti halinde ise, bankanın masraflara ilişkin olarak belirlediği ve ilan ettiği oranlar bulunup bulunmadığı tespit edilmeli, varsa yine bu oran üzerinden masraf tahsil edilebileceği kabul edilmeli, ilan edilen bir tutar bulunmaması halinde ise tahsil edilen masrafların emsal banka uygulamalarına göre orantılı olup olmadığı değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir.Somut olayda taraflar arasında imzalanan sözleşmelerde erken kapama komisyonunun hangi oranlarda alınacağına veya hesap şekline dair bir düzenlemeye yer verilmemiştir.

Ayrıca erken kapama tarihi itibariyle davalı bankaca ilan edilmiş bir oran bulunduğu hususunda bir iddia ve delil de ileri sürülmemiştir. Bu durumda mahkemece emsal banka uygulamalarının araştırılması gerekmekte olup, somut olayda mahkemece erken kapama tarihi ve dava konusu kredilerin niteliği belirtilmeksizin yazılan yazılar sonucunda ... Bankası ile ...'ın bildirmiş olduğu oranlar doğrultusunda bilirkişi incelemesi yaptırılmıştır. Hükme esas alınan söz konusu bilirkişi raporunda; diğer bankaların taksitli ticari kredilerin erken kapatılması halinde tahsil ettikleri erken kapama komisyonu oranlarının ilgili bankaların internet sitelerinden tespit edildiği, davalı bankanın internet sitesinde ise bu oranların %4-6 olarak gösterildiği, davaya konu kredilerin kapatılması sırasında davacıdan tahsil edilen erken kapama komisyonunun %2,5 oranına tekabül ettiği, bu doğrultuda yapılan hesaplamada davacıdan alınabilecek erken kapama komisyonu ve BSMV tutarının toplam 94.714,23-USD olup bu tutarın sözleşme ile bankacılık teamüllerine uygun olduğu, davacıdan toplam 95.009,63-USD tahsil edilmiş olmakla, fazla tahsil edilmiş olan 295,40-USD'nin iadesinin gerektiği belirtilmiştir.

Dairemizden geçen emsal dava dosyalarından tesbit edildiği üzere ortalama oranlar %2-4 arasında olup davalı bankaca uygulanan %2,5 erken kapama komisyonu oranı, fahiş olmayıp emsal banka uygulamalarına da uygundur. Bu nedenle mahkemece %2,5 oranın makul oran kabul edilerek bu oranı aşan kısmın davacıya iadesine fazla istemin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle, istinaf nedenleri yerinde olmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE,Alınması gereken 80,70-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 54,40-TL harcın mahsubu ile bakiye 26,30-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına,Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.15/12/2022

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.