Denetime elverişlilik
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/7436 E. 2024/4796 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denetime elverişlilik↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2017/208 E., 2018/124 K.
Taraflar arasındaki patent hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin her çeşit vana, valf, musluk ve bunlara ait tamamlayıcı aksesuarların imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatını yapmak üzere kurulduğunu ve uzun yıllardan beri sektörde bu konularda faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, deprem ülkesi olan ülkemizde sıvı ve gaz maddelerin deprem sırasında akışının kesilmesi ve güvenliğinin sağlanması amaçlı müvekkili şirketin kurucusu ve aynı zamanda ortağı olan ... tarafından bir ürün geliştirildiğini, söz konusu ürünün buluş niteliğinde olması sebebiyle TÜRKPATENT nezdinde faydalı model ve patent tescili yaptırıldığını, 2006/07551 tescil numaralı "Sismik Harekette Mekanik Akışkan Kapama Valfi", 2006/07182 tescil numaralı "Sismik Harekette Yanıcı Gazları Kapatan Sistem" ve 2006/02931 tescil numaralı "Sismik Harekette Mekanik Gaz Kapama Valfi" buluş başlıklı faydalı model ve patentlerin müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, davalıya ait 2009/06846 tescil numaralı "Orifıs Kapamalı Mekanik Deprem Vanası" buluş başlığına sahip ürün ile ilgili TÜRKPATENT kayıtlara ulaşılamadığı için karşılaştırmanın tespit dosyasında yapılamadığını, dava dosyasına sunulan deliller çerçevesinde müvekkili şirketin kurucusu dava dışı ... adına 2006 yılından bu yana tescilli faydalı model ve patent tescil belgeleri ile korunan buluşun davalı tarafından gerçek hak sahibi olmadığı halde, haksız ve kötü niyetli olarak taklit edildiğini, müvekkili şirketin tescil belgeleri ile koruduğu ürünle birebir aynı teknik özellikleri taşıdığını, söz konusu tüm bu işlemlerin haksız ve kötü niyetli olarak gerçekleştirildiği amacın müvekkili şirketin sahip olduğu sektörde dahil olmak olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketten ve faaliyetlerinden haberdar olduğunu, ürünlerini bildiğini ve tanıdığını, hal böyle olunca başka bir şirket tarafından kullanıldığını ve tescil belgelerinin alındığını bildiği bir ürünün aynısını taklit etmek suretiyle sanki kendi buluşuymuş gibi tescil ettirmesi davalı tarafın kötü niyetini ve gerçek hak sahibi olmadığını ispata yeterli delil olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2009/06846 numaralı patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait faydalı model ve patentlerin, davacının faydalı model ve patentinden teknik olarak çok önemli ve bariz farklılıklar içerdiğini, davacıya ait 2006/07182 ve 2006/02931 belgelerinde tarif edilen deprem vanaları sarkaç mekanizması ile tetiklendiğini, müvekkiline ait patentlerde ise, davacıya aif olanlardan farklı olarak ilk harekeli sağlayıcı büyük bilye ve hareketin devamında bu bilyenin ağırlığıyla bastığı ve aşağıya doğru ittirdiği bir silindir olduğunu, ...'a ait hiçbir patentte hareketli kızak olmadığını, sistemi hareketli kızak tetiklemeyeceğini, mili kilitlemiş bilyeleri hareketli kızak çarpma etkisiyle yuvalarından çıkartıp mili serbest bıraktırmayacağını, bu sistemin çalışma prensipleri ...'a ait patentlerde olduğunu, bu farklılıkların buluşlara temel karakteristiğini veren, diğerlerinden ayırt eden buluşlara "yenilik" katan özellikler olduğunu, hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen 2006/07551 tescil no.lu faydalı model belgesi, 2006/02931 tescil no.lu faydalı model belgesi ve 2006/07182 tescil numaralı patentin yenilik vasfını haiz olmadığını, davacı tarafın hükümsüzlük talebine dayanak gösterdiği 2006/02931 no.lu faydalı modeli ile 2006/07182 no.lu patenti, birbirinin aynısı olmanın ötesinde, US4103697(1978) no.lu ABD patentinin eksik bir kopyası olduğunu, davacıya ait 2006/02931 no.lu faydalı model ile 2006/07182 no.lu patent ve faydalı model belgesi verilmesi şartlarından "Sanayiye Uygulanabilme" niteliğini haiz olmadığını, hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen davacıya ait 2006/07551 tescil no.lu faydalı model belgesinin de yenilik vasfını taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait patent belgesinin buluş basamağı taşıdığı, teknik alanda uzman bir kişinin onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte açık ve tam olarak tanımlandığının tespit edildiği, yenilik unsuruna sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmelere içerdiğini, müvekkiline ait 2006/07182 no.lu patent ile davalı tarafa ait 2009/06846 no.lu patentin aynı olduğunu, tarifnamelerde yer alan kodlamada mekanizma parçalarına verilen isimlere takılmaksızın işlevi doğrultusunda değerlendirme yapmak suretiyle karşılaştırmaların yapılmasını ve patent belgelerinin istemlerinin de değerlendirilmesini talep ettikleri halde, bu taleplerin değerlendirilmediğini, raporlar arasında çelişkilerin de tam anlamıyla gerekçeleri ile açıklanmak suretiyle giderilmediğini, davalı adına kayıtlı patentin aynı sistemi tanımlamakta aynı işlevi görmekte ve aynı mekanizmaların birleşiminden oluşmakta olduğunu, dolayısıyla davalı patentinin yenilik unsuru bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararına dayanak bilirkişi raporunda, davalı patenti ile müvekkilinin patenti karşılaştırmasında ana unsur olacak en temel yapıya vurgulama yapıldığını ve müvekkili ile davalı ürünlerinin "bilyalı çalışma sekline sahip olan deprem vanasıdır" şeklinde bir tespit yapıldığını, ancak sonrasında davalı patentinin müvekkilinin patentine benzemediğinin belirtildiğini, oysa müvekkili patenti ile davalı patentinin bire bir aynı olduğunu, davalının patentinde istemler kısmında 24 adet parça tarif edilmekteyken sadece 13 tanesinin incelemeye esas alındığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davalıya ait patent belgesinin buluş basamağı taşıdığı, teknik alanda uzman bir kişinin onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte açık ve tam olarak tanımlandığı, yenilik unsuruna sahip olduğu, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına kayıtlı 2009/06846 tescil numaralı patentin hükümsüzlüğüne yöneliktir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5718 E. 2024/2201 K.
Ortak:kötü niyet · dahili dava
İncelediğiniz kararda… ir aynı teknik özellikleri taşıdığını, söz konusu tüm bu işlemlerin haksız ve kötü niyetli olarak gerçekleştirildiği amacın müvekkili şirketin sahip olduğu sektörde «dahil» olmak olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketten ve faaliyetlerinden haberdar olduğunu, ürünlerini bildiğini ve tanıdığını, hal böyle olunca başka bir şirket tarafından kullanıldığını ve tescil belgelerinin alındığını bildiği bir ürünün aynısını taklit etmek suretiyle sanki kendi buluşuymuş gibi tescil ettirmesi davalı tarafın «kötü niyetini» ve gerçek hak sahibi olmadığını ispata yeterli delil olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2009/06846 numaralı patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini tal …
Benzer bu kararda… ğini ve müvekkili şirketin tescil belgeleri ile koruduğu ürünle birebir aynı teknik özellikleri taşıdığını, davalı amacının müvekkili şirketin sahip olduğu sektörde «dahil» olmak olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketten ve faaliyetlerinden haberdar olduğunu, ürünlerini bildiğini ve hatta tanıdığını, hal böyle olunca başka bir şirket tarafından kullanıldığını ve tescil belgelerinin alındığını bildiği bir ürünün aynısını taklit etmek suretiyle sanki kendi buluşuymuş gibi tescil ettirmek davalı tarafın «kötü niyetini» ve gerçek hak sahibi olmadığını ispata yeterli delil olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2009/06846 patentin, 2012/00284 faydalı modelin ve 2009/01445 pat …
… ilgisayarı oluşturan parçaların bilgisayar kasası içerisinde olması gerekmesine" benzetildiği gözönüne alınarak yenilik unsuru taşımadığı, tekniğin bilinen durumuna «dahil» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli TR 2012/00284 sayılı "Mekanik Deprem Vanasında Yenilik" buluş başlıklı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükmün «ilanı» talebinde «hukuki yarar» bulunmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hukuki yarar · ilan
Benzer bu kararda… ilgisayarı oluşturan parçaların bilgisayar kasası içerisinde olması gerekmesine" benzetildiği gözönüne alınarak yenilik unsuru taşımadığı, tekniğin bilinen durumuna «dahil» olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı adına tescilli TR 2012/00284 sayılı "Mekanik Deprem Vanasında Yenilik" buluş başlıklı faydalı model belgesinin hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, hükmün «ilanı» talebinde «hukuki yarar» bulunmadığından talebin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2571 E. 2019/4079 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan «denetime elverişli» bilirkişi raporuna göre; davalıya ait patent belgesinin buluş basamağı taşıdığı, teknik alanda uzman bir kişinin onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterl …
Benzer bu karardaAncak davalı tarafın «bilirkişi raporuna itirazında» söz konusu ürünün halen sanayi ürünü olarak üretildiği itirazı ileri sürülmüş ve bu itiraz bilirkişi raporuyla ve mahkeme karar gerekçesinde karşılanmamış olup mahkemece dayanılan bilirkişi raporun «denetime elverişli» değildir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · bilirkişi raporuna itiraz · husumet ehliyeti · taraf ehliyeti · husumet
Benzer bu kararda… elgesinin davalı Erkan Sardal adına tescilli olduğu, hükümsüzlük davasının tescil sahibine karşı açılması gerektiği, davalı şirketin davalı sıfatının bulunmadığı ve «husumet ehliyetinin» davanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken dava şartlarından olduğu gerekçesiyle davalı ...
Limited Şirketi yönünden davanın «husumet» yönünden reddine, davalı ...
Kararı, davalı ... vekili temyiz etmiştir.Mahkemece «bozma sonrası» yapılan yargılamada daha önce alınan 30.03.2015 tarihli bilirkişi raporuna istinaden 551 sayılı KHK’nın Faydalı Model Belgesinin Hükümsüzlük Halleri başlılklı 165/ …
Ancak davalı tarafın «bilirkişi raporuna itirazında» söz konusu ürünün halen sanayi ürünü olarak üretildiği itirazı ileri sürülmüş ve bu itiraz bilirkişi raporuyla ve mahkeme karar gerekçesinde karşılanmamış olup mahkemece dayanılan bilirkişi raporun «denetime elverişli» değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/6177 E. 2023/5744 K.
Ortak:denetime elverişlilik
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan «denetime elverişli» bilirkişi raporuna göre; davalıya ait patent belgesinin buluş basamağı taşıdığı, teknik alanda uzman bir kişinin onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterl …
Benzer bu karardaBozma Kararı Dairemizin 22.05.2019 tarih, 2018/2571 E. ve 2019/4079 K. sayılı kararıyla davalı tarafın «bilirkişi raporuna itirazında» söz konusu ürünün halen sanayi ürünü olarak üretildiği itirazının ileri sürüldüğü, bu itirazın bilirkişi raporuyla ve mahkeme karar gerekçesinde karşılanmadığı, mahkemece dayanılan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» olmadığı, mahkemece, faydalı model belgesine konu ürünün bulunduğu teknik alanda uzman bilirkişiden davalının önceki rapora itirazlarının karşılandığı tarifname ve …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporunun denetime elverişliliği · bilirkişi ücreti · bilirkişi raporuna itiraz · husumet ehliyeti · kesin süre · ispat yükü · taraf ehliyeti · bilirkişi incelemesi
Benzer bu kararda… zma ilamında belirtildiği gibi bu konuda daha önce alınan bilirkişi raporları hükme ve denetime uygun olmadığından, davacının davasını ispat edebilmesi için yeniden «bilirkişi incelemesi» yapılarak faydalı modelin uygulamaya koyulabilecek yeterlilikte ve açıklıkta tanımlanıp tanımlanmadığına dair rapor alınmasına karar verildiği, «kesin sürenin» sonuçları hatırlatıldığı halde «ispat yükü» üzerinde olan davacı tarafça «bilirkişi ücreti» yatırılmadığından bilirkişi raporu alınamadığı, bu durumda davacının davalıya ait faydalı modelin hükümsüzlük koşullarının mevcut olduğunu ispatlayamadığı, ancak davaya konu faydalı modelin 10 yıllık koruma süresinin de yargılama sırasında dolduğu gerekçesiyle davalı şirket hakkında daha önce verilen karar kesinleşmiş olduğundan yeniden karar «verilmesine yer olmadığına», davalı ...
… elgesinin davalı Erkan Sardal adına tescilli olduğu, hükümsüzlük davasının tescil sahibine karşı açılması gerektiği, davalı şirketin davalı sıfatının bulunmadığı ve «husumet ehliyetinin» davanın her aşamasında resen dikkate alınması gereken dava şartlarından olduğu gerekçesiyle davalı ...
Bozma Kararı Dairemizin 22.05.2019 tarih, 2018/2571 E. ve 2019/4079 K. sayılı kararıyla davalı tarafın «bilirkişi raporuna itirazında» söz konusu ürünün halen sanayi ürünü olarak üretildiği itirazının ileri sürüldüğü, bu itirazın bilirkişi raporuyla ve mahkeme karar gerekçesinde karşılanmadığı, mahkemece dayanılan «bilirkişi raporunun denetime elverişli» olmadığı, mahkemece, faydalı model belgesine konu ürünün bulunduğu teknik alanda uzman bilirkişiden davalının önceki rapora itirazlarının karşılandığı tarifname ve …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/15541 E. 2017/2740 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:uyuşmazlık konusu
Benzer bu karardaMahkemece görüşüne başvurulan bilirkişi heyetinin 30.03.2015 tarihli raporunda «uyuşmazlık konusu» faydalı model belgesinin tarifname itibariyle teknikte uzman bir kişi tarafından uygulamaya koymaya imkan verecek yeterlilikte olmadığı belirtilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/7436 E. , 2024/4796 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1157 Esas, 2022/1536 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 1. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/208 E., 2018/124 K.
Taraflar arasındaki patent hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirketin her çeşit vana, valf, musluk ve bunlara ait tamamlayıcı aksesuarların imalatı, alımı, satımı, ithalatı ve ihracatını yapmak üzere kurulduğunu ve uzun yıllardan beri sektörde bu konularda faaliyette bulunan bir şirket olduğunu, deprem ülkesi olan ülkemizde sıvı ve gaz maddelerin deprem sırasında akışının kesilmesi ve güvenliğinin sağlanması amaçlı müvekkili şirketin kurucusu ve aynı zamanda ortağı olan ... tarafından bir ürün geliştirildiğini, söz konusu ürünün buluş niteliğinde olması sebebiyle TÜRKPATENT nezdinde faydalı model ve patent tescili yaptırıldığını, 2006/07551 tescil numaralı "Sismik Harekette Mekanik Akışkan Kapama Valfi", 2006/07182 tescil numaralı "Sismik Harekette Yanıcı Gazları Kapatan Sistem" ve 2006/02931 tescil numaralı "Sismik Harekette Mekanik Gaz Kapama Valfi" buluş başlıklı faydalı model ve patentlerin müvekkili şirket adına tescilli olduğunu, davalıya ait 2009/06846 tescil numaralı "Orifıs Kapamalı Mekanik Deprem Vanası" buluş başlığına sahip ürün ile ilgili TÜRKPATENT kayıtlara ulaşılamadığı için karşılaştırmanın tespit dosyasında yapılamadığını, dava dosyasına sunulan deliller çerçevesinde müvekkili şirketin kurucusu dava dışı ...
adına 2006 yılından bu yana tescilli faydalı model ve patent tescil belgeleri ile korunan buluşun davalı tarafından gerçek hak sahibi olmadığı halde, haksız ve kötü niyetli olarak taklit edildiğini, müvekkili şirketin tescil belgeleri ile koruduğu ürünle birebir aynı teknik özellikleri taşıdığını, söz konusu tüm bu işlemlerin haksız ve kötü niyetli olarak gerçekleştirildiği amacın müvekkili şirketin sahip olduğu sektörde dahil olmak olduğunu, davalı tarafın müvekkili şirketten ve faaliyetlerinden haberdar olduğunu, ürünlerini bildiğini ve tanıdığını, hal böyle olunca başka bir şirket tarafından kullanıldığını ve tescil belgelerinin alındığını bildiği bir ürünün aynısını taklit etmek suretiyle sanki kendi buluşuymuş gibi tescil ettirmesi davalı tarafın kötü niyetini ve gerçek hak sahibi olmadığını ispata yeterli delil olduğunu ileri sürerek davalı adına tescilli 2009/06846 numaralı patentin hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkiline ait faydalı model ve patentlerin, davacının faydalı model ve patentinden teknik olarak çok önemli ve bariz farklılıklar içerdiğini, davacıya ait 2006/07182 ve 2006/02931 belgelerinde tarif edilen deprem vanaları sarkaç mekanizması ile tetiklendiğini, müvekkiline ait patentlerde ise, davacıya aif olanlardan farklı olarak ilk harekeli sağlayıcı büyük bilye ve hareketin devamında bu bilyenin ağırlığıyla bastığı ve aşağıya doğru ittirdiği bir silindir olduğunu, ...'a ait hiçbir patentte hareketli kızak olmadığını, sistemi hareketli kızak tetiklemeyeceğini, mili kilitlemiş bilyeleri hareketli kızak çarpma etkisiyle yuvalarından çıkartıp mili serbest bıraktırmayacağını, bu sistemin çalışma prensipleri ...'a ait patentlerde olduğunu, bu farklılıkların buluşlara temel karakteristiğini veren, diğerlerinden ayırt eden buluşlara "yenilik" katan özellikler olduğunu, hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen 2006/07551 tescil no.lu faydalı model belgesi, 2006/02931 tescil no.lu faydalı model belgesi ve 2006/07182 tescil numaralı patentin yenilik vasfını haiz olmadığını, davacı tarafın hükümsüzlük talebine dayanak gösterdiği 2006/02931 no.lu faydalı modeli ile 2006/07182 no.lu patenti, birbirinin aynısı olmanın ötesinde, US4103697(1978) no.lu ABD patentinin eksik bir kopyası olduğunu, davacıya ait 2006/02931 no.lu faydalı model ile 2006/07182 no.lu patent ve faydalı model belgesi verilmesi şartlarından "Sanayiye Uygulanabilme" niteliğini haiz olmadığını, hükümsüzlüğe dayanak olarak gösterilen davacıya ait 2006/07551 tescil no.lu faydalı model belgesinin de yenilik vasfını taşımadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıya ait patent belgesinin buluş basamağı taşıdığı, teknik alanda uzman bir kişinin onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte açık ve tam olarak tanımlandığının tespit edildiği, yenilik unsuruna sahip olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksik ve hatalı değerlendirmelere içerdiğini, müvekkiline ait 2006/07182 no.lu patent ile davalı tarafa ait 2009/06846 no.lu patentin aynı olduğunu, tarifnamelerde yer alan kodlamada mekanizma parçalarına verilen isimlere takılmaksızın işlevi doğrultusunda değerlendirme yapmak suretiyle karşılaştırmaların yapılmasını ve patent belgelerinin istemlerinin de değerlendirilmesini talep ettikleri halde, bu taleplerin değerlendirilmediğini, raporlar arasında çelişkilerin de tam anlamıyla gerekçeleri ile açıklanmak suretiyle giderilmediğini, davalı adına kayıtlı patentin aynı sistemi tanımlamakta aynı işlevi görmekte ve aynı mekanizmaların birleşiminden oluşmakta olduğunu, dolayısıyla davalı patentinin yenilik unsuru bulunmadığını, İlk Derece Mahkemesinin kararına dayanak bilirkişi raporunda, davalı patenti ile müvekkilinin patenti karşılaştırmasında ana unsur olacak en temel yapıya vurgulama yapıldığını ve müvekkili ile davalı ürünlerinin "bilyalı çalışma sekline sahip olan deprem vanasıdır" şeklinde bir tespit yapıldığını, ancak sonrasında davalı patentinin müvekkilinin patentine benzemediğinin belirtildiğini, oysa müvekkili patenti ile davalı patentinin bire bir aynı olduğunu, davalının patentinde istemler kısmında 24 adet parça tarif edilmekteyken sadece 13 tanesinin incelemeye esas alındığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararın kaldırılarak davanın kabulünü istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile hükme esas alınan denetime elverişli bilirkişi raporuna göre; davalıya ait patent belgesinin buluş basamağı taşıdığı, teknik alanda uzman bir kişinin onu uygulamaya koyabilmesini mümkün kılacak yeterlikte açık ve tam olarak tanımlandığı, yenilik unsuruna sahip olduğu, davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itiraz sebeplerini tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, davalı adına kayıtlı 2009/06846 tescil numaralı patentin hükümsüzlüğüne yöneliktir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061450700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz