YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/875 E. 2024/4515 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanı↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2021/278 E., 2021/371 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkilleri adına tescilli "KÜLTÜR" ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların müvekkillerince eğitim alanında kullanıldığını, yüksek öğrenim yanında bu markalarla anaokulu, ilkokul ve lise alanında da faaliyet gösterdiklerini, “KÜLTÜR” ibaresini eğitim alanında maruf kıldıklarını, müvekkili üniversitenin 9 Temmuz 1997 tarihinde kabul edilen 4281 sayılı Kanun ile kurulmuş bir vakıf üniversitesi olduğunu, davalı Şirketin 2016/01127 sayılı “Amerikan Kültür Kolejleri Türkiye Gelenek-Bağımsızlık-Onur” şeklinde marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan “Amerika” ibaresinin öncelik olarak coğrafi kaynak ve bağlantı kurma nedeniyle halkı yanılgıya düşürecek nitelikte bulunduğunu, davalı Şirketin Amerika ve Amerika kültürüyle herhangi bir bağlantısının, yasal izninin olduğuna dair belge ve delilinin bulunmadığını, markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olduğunu, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığını, zira davalının müvekkili markalarından haberdar olmasına rağmen KÜLTÜR KOLEJİ markasının önüne “Amerika” ibaresini ekleyerek marka başvurusunda bulunduğunu, davalı adına 208 marka başvurusunun yapıldığını ve söz konusu markaların tamamını bir fiil kullanmadığını, müvekkili adına birçok marka başvurusunun ve tescilinin olduğunu, işbu markalarının 41. sınıfta yer alan hizmetleri de kapsadığını, dava konusu markada yer alan esas esas unsurun KÜLTÜR ibaresi olduğunu, ibare üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibinin müvekkilleri bulunduğunu, davalı markasının müvekkili kurumun tescilli/tescilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, seri markası olarak anlaşılma tehlikesinin de olduğunu, davalı markasının “KÜLTÜR”, “KÜLTÜR EĞİTİM KURUMLARI” unsuru üzerine kurulduğunu, markaya eklenen “AMERİKA” ibaresinin markayı farklılaştırmadığını, “Amerikan Kültür Kolejleri Türkiye Gelenek-Bağımsızlık- Onur” ibaresinin Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği bakımından da uygun olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-6138 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, markalarda ortak olarak yer alan "KÜLTÜR" ibaresinin eğitim-öğretim ve bağlantılı alanlarda genel bir ibare olduğunu, kimsenin tekeline verilemeyeceğini, TÜRKPATENT kayıtlarında, içinde KÜLTÜR ibaresi geçen 631 adet marka bulunduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde, müvekkili markasında geçen Amerikan ibaresi sebebiyle coğafi kaynak belirtildiği ve yanıltıcı olduğu iddia edilse de Amerikan Kültür Derneği olarak 1911 yılında piyasaya çıkan ve Amerikan Kültür esas ibaresi ile maruf hale gelen müvekkili markasının, 1911 yılında İstanbul’da yapılan uluslararası bir eğitim konferansının ardından İstanbul’da açıldığını, davacı markaları ile müvekkili markasının hiçbir benzerliği ve bağlantısının bulunmadığını, AMERİKAN KÜLTÜR KOLEJİ dendiğinde toplum nezdinde müvekkili markalarının tanınmış olduğunun net biçimde anlaşıldığını, müvekkilinin davacı yanın markalarından faydalanmaya çalışmak gibi bir amacı ve ihtiyacı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, KÜLTÜR ibareli davacılar markaları ile 2016/01127 sayılı "AMERİKAN KÜLTÜR KOLEJLERİ" ibareli davalı marka başvurusu arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8inci maddesinin birinci fıkrasnın (b) bendi kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacıların KÜLTÜR ibareli markalarının 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, markanın tanınmış olduğu kabul edilse dahi 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, davacı şirketin ticaret unvanının ve davacı üniversite adının somut olayda 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında tescil engeli ve hükümsüzlük nedeni teşkil etmediği, davacıların “AMERİKAN KÜLTÜR KOLEJLERİ Türkiye Gelenek-Bağımsızlık-Onur + şekil” ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu marka başvurusunun asli unsurunun "KÜLTÜR KOLEJİ" ibaresinden oluştuğunu, bu ibare ile müvekkillerine ait markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde olmadığı gibi taraflar arasında görülen emsal davalarda verilen mahkeme kararlarıyla da çeliştiğini, "kültür" ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri alanında zayıf marka olmadığının Yargıtay içtihadıyla hüküm altına alındığını, davalı Şirketin, fiilen ve hukuken asla kullanmadığı ve kullanamayacağı onlarca marka tescili yaptırdığını, söz konu marka tescillerinin; marka stoklama, marka ticareti yapma ve başkalarının markalarıyla iltibas yaratma amacıyla yapıldığının aşikar olduğunu, dolayısıyla başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "AMERİKAN KÜLTÜR KOLEJLERİ Türkiye Gelenek-Bağımsızlık-Onur+şekil" ibareli başvuru ile davacıların itirazlarına mesnet "Kültür" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru konusu 41. sınıftaki hizmetler yönünden 556 sayılı KHK.'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi anlamında iltibas tehlikesi olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Kültür" ibaresinin uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu gibi Yargıtay 11.HD.'nin 25.05.2016 gün ve 2015/10945 E.-2016/5739 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvuru konusu işaretin kapsadığı 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, bu durumda işaretler arasındaki şekil ve kelime farklılıkları nedeniyle markaların iltibas tehlikesine yol açmayacakları, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/7694 E -2022/2868 K sayılı ilamında da "şekil+KUZEY AMERİKA KÜLTÜR KOLEJİ" ibareli başvurunun davacıların "Kültür" asıl unsurlu markalarıyla benzer olmadığının kabul edildiği, diğer taraftan çok sayıda ve farklı marka tescil başvurularının yapılmasının tek başına kötü niyet oluşturmayacağı, bunun dışında dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğuna dair bir delil sunulmaması ve "KÜLTÜR" ibaresinin zayıflığı da nazara alındığında, davalı başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığı sonucuna ulaşılamayacağı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.02.2024 tarihli 2022/5349 Esas 2024/1561 Karar sayılı ilamı,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.04.2022 tarihli 2020/7694 Esas 2022/2868 Karar sayılı ilamı,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/3049 E. 2023/6896 K.
Ortak:kötü niyet · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ltür" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru konusu 41. sınıftaki hizmetler yönünden 556 sayılı KHK.'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Kültür" ibaresinin «uyuşmazlık konusu» 41. sınıf hizmetler yönünden «ayırt ediciliğinin» zayıf bulunduğu gibi Yargıtay 11.HD.'nin 25.05.2016 gün ve 2015/10945 E.-2016/5739 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvuru konusu işaretin kapsadığı 41. …
… istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu marka başvurusunun asli unsurunun "KÜLTÜR KOLEJİ" ibaresinden oluştuğunu, bu ibare ile müvekkillerine ait markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde olmadığı gibi taraflar arasında görülen emsal davalarda verilen mahkeme kararlarıy …
… ıların "Kültür" asıl unsurlu markalarıyla benzer olmadığının kabul edildiği, diğer taraftan çok sayıda ve farklı marka tescil başvurularının yapılmasının tek başına «kötü niyet» oluşturmayacağı, bunun dışında dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğuna dair bir delil sunulmaması ve "KÜLTÜR" ibaresinin zayıflığı da nazara alındı …
Benzer bu kararda… lenek-Bağımsızlık-Onur+Şekil" ibareli marka başvurusuna mutlak ( ibarenin yanıltıcı olması hasebiyle marka olarak tescil edilemeyecek işaretlerden olması) ve nispi («iltibas», gerçek hak sahipliği, tanınmışlık ve «kötü niyet» ) nedenlerle yapmış oldukları itirazın nihai olarak TÜRKPATENT YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu m …
… a kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetlerin aynı ve benzerinin itiraza mesnet markalar kapsamında da bulunduğu, başvuruya konu markada, tüketicinin aklında kalan ve «ayırt edicilik» sağlayan unsurun “kültür” ibaresi olduğu, diğer unsurların coğrafi kaynak ve verilen hizmetin türünü belirten ibareler olmaları hasebiyle ayırt edici olmadıkları, başvuru markasında esas unsur konumunda olan "kültür" ibaresinin itiraza mesnet markalarda da aynen ve esas unsur olarak yer aldığı, "kültür" kelimesinin, çekişme konusu olan “eğitim-öğretim hizmetleri” bakımından çağrışımsal etkisi olan zayıf bir marka işareti olduğu, ancak “kültür” ibaresini içeren davacı markalarının tescilli olduğunun da aşikar bulunduğu, bu bağlamda kültür kelimesi zayıf marka olmakla birlikte, asgari bir korumaya da haiz olduğu, davaya konu marka başvurusunda “kültür” ibaresi dışında yer alan ibarelerin ayırt ediciliği bulunmayan işaretler oldukları, her ne kadar 41. sınıfta “kültür” sözcüğünün de yüksek ayırt ediciliğinden bahsedilmesi mümkün olmasa da «ortalama tüketicinin» aşina olduğu bir marka karşısında ayırt edici niteliklere sahip olmayan başka bir benzer marka gördüğünde en azından markaları birbirleriyle ilişkilendireceği, taraf markalarının mal ve hizmetleri de emtia ve markasal anlamda birbirleriyle ayniyet gösteriyor oldukları da göz önüne alındığında markaların «iltibasa» yol açacak kadar benzer olduğu, aynı veya benzer mal veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu, davacının, davalıdan ön …
… lanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu da gözetildiğinde, aralarında görsel ve işitsel benzerlik bulunmayan başvuru ile redde mesnet markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, başvuru konusu ibareye yapılan eklerle davacı markalarından yeterince «ayırt ediciliğin» sağlandığı, aksinin kabulü halinde 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği düşük "kültür" ibaresinin davacıların tekeline bırakılması gibi bir sonucun doğacağ …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… a kapsamında bulunan tüm mal ve hizmetlerin aynı ve benzerinin itiraza mesnet markalar kapsamında da bulunduğu, başvuruya konu markada, tüketicinin aklında kalan ve «ayırt edicilik» sağlayan unsurun “kültür” ibaresi olduğu, diğer unsurların coğrafi kaynak ve verilen hizmetin türünü belirten ibareler olmaları hasebiyle ayırt edici olmadıkları, başvuru markasında esas unsur konumunda olan "kültür" ibaresinin itiraza mesnet markalarda da aynen ve esas unsur olarak yer aldığı, "kültür" kelimesinin, çekişme konusu olan “eğitim-öğretim hizmetleri” bakımından çağrışımsal etkisi olan zayıf bir marka işareti olduğu, ancak “kültür” ibaresini içeren davacı markalarının tescilli olduğunun da aşikar bulunduğu, bu bağlamda kültür kelimesi zayıf marka olmakla birlikte, asgari bir korumaya da haiz olduğu, davaya konu marka başvurusunda “kültür” ibaresi dışında yer alan ibarelerin ayırt ediciliği bulunmayan işaretler oldukları, her ne kadar 41. sınıfta “kültür” sözcüğünün de yüksek ayırt ediciliğinden bahsedilmesi mümkün olmasa da «ortalama tüketicinin» aşina olduğu bir marka karşısında ayırt edici niteliklere sahip olmayan başka bir benzer marka gördüğünde en azından markaları birbirleriyle ilişkilendireceği, taraf markalarının mal ve hizmetleri de emtia ve markasal anlamda birbirleriyle ayniyet gösteriyor oldukları da göz önüne alındığında markaların «iltibasa» yol açacak kadar benzer olduğu, aynı veya benzer mal veya hizmetler üzerinde kullanılması halinde karıştırma ihtimalinin kaçınılmaz olduğu, davacının, davalıdan ön …
Hukuk Dairesinin 2016/6363 E., 2017/6652 K. sayılı kararında, "kültür" ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetlerinde zayıf marka niteliğinde olmadığının belirtildiğini, kararın yerleşik yargı uygulamasıyla çeliştiğini, taraf markalarının «ortalama tüketici» nezdinde «iltibasa» sebebiyet verecek derecede benzer olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/7252 E. 2024/3353 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ltür" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru konusu 41. sınıftaki hizmetler yönünden 556 sayılı KHK.'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Kültür" ibaresinin «uyuşmazlık konusu» 41. sınıf hizmetler yönünden «ayırt ediciliğinin» zayıf bulunduğu gibi Yargıtay 11.HD.'nin 25.05.2016 gün ve 2015/10945 E.-2016/5739 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvuru konusu işaretin kapsadığı 41. …
… istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu marka başvurusunun asli unsurunun "KÜLTÜR KOLEJİ" ibaresinden oluştuğunu, bu ibare ile müvekkillerine ait markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde olmadığı gibi taraflar arasında görülen emsal davalarda verilen mahkeme kararlarıy …
Benzer bu kararda… lanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu da gözetildiğinde, aralarında görsel ve işitsel benzerlik bulunmayan başvuru ile redde mesnet markalar arasında «iltibas» tehlikesinin bulunmadığı, zira davacı tarafa ait markaların 41. sınıf hizmetler yönünden zayıf marka niteliğinde bulundukları, zayıf markaların koruma alanlarının ise daha dar olduğu, zayıf markalar söz konusu olduğunda küçük farklılıkların dahi tescil olunmak istenen markaya «ayırt edicilik» kazandırabileceği, somut uyuşmazlıkta da başvuru konusu ibareye yapılan eklerle davacı markalarından yeterince ayırt ediciliğin sağlandığı, aksinin kabulü halinde …
… in davalı kuruma başvurduğu, başvuruya yaptıkları itirazlarının nihai olarak YİDK'ın 2017-M-2153 sayılı kararıyla reddine karar verildiğini, oysa taraf markalarının «iltibasa» neden olacak düzeyde benzer olduğunu, müvekillerinin "Kültür" ibaresinin eğitim ve öğretim alanında maruf hale getirdiğini, davalının başvurusundaki “Güney Amerika …
CEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu
Benzer bu karardaCEVAP 1.Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde; kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, «dava konusu» başvuru ile davacının itirazına mesnet markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… ğu, İlk Derece Mahkemesince bilirkişi raporundaki bu yöndeki tespitlere itibar edilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesinde de bir isabetsizlik bulunmadığı, ayrıca «dava konusu» başvurunun tescili istenen 41. sınıf hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın7 nci maddesinin birinci fıkrasının (f) bendi uyarınca yanıltıcı olmadığı gibi davalı şir …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/5349 E. 2024/1561 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz kararda… ltür" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru konusu 41. sınıftaki hizmetler yönünden 556 sayılı KHK.'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi anlamında «iltibas» tehlikesi olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Kültür" ibaresinin «uyuşmazlık konusu» 41. sınıf hizmetler yönünden «ayırt ediciliğinin» zayıf bulunduğu gibi Yargıtay 11.HD.'nin 25.05.2016 gün ve 2015/10945 E.-2016/5739 K. sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvuru konusu işaretin kapsadığı 41. …
… istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu marka başvurusunun asli unsurunun "KÜLTÜR KOLEJİ" ibaresinden oluştuğunu, bu ibare ile müvekkillerine ait markalar arasında «iltibasa» yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde olmadığı gibi taraflar arasında görülen emsal davalarda verilen mahkeme kararlarıy …
Benzer bu kararda… ün olarak değerlendirildiğinde, başvuru konusu ibare ile redde mesnet markalar arasında görsel, işitsel bir benzerlik bulunmadığı, "Kültür" ibaresinin 41. sınıftaki «ayırt ediciliğinin» zayıf olması da göz önünde bulundurulduğunda, yalnızca "Kültür" ibaresinin ortaklığından dolayı tüketicinin karışıklık yaşamayacağı, marka işareti ve kaynağını ilişkilendirmeyeceği, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında işitsel, görsel, anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, davacı tarafa ait markalarla başvuru konusu işaret arasında benzerlik bulunmadığından, 556 sayılı KHK'nın 8 ... mad …
Hukuk Dairesinin 2017/4911 E., 2019/1371 K. sayılı, 2020/751 E., 5272 K. sayılı, 2020/1077 E., 4702 K. sayılı ilamlarının da aynı doğrultuda olduğu, somut «uyuşmazlık konusu» başvuru yönünden, davalının "Amerkan Kültür" ibareli önceki markalarından kaynaklanan müktesep hakkının da bulunduğu anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… ün olarak değerlendirildiğinde, başvuru konusu ibare ile redde mesnet markalar arasında görsel, işitsel bir benzerlik bulunmadığı, "Kültür" ibaresinin 41. sınıftaki «ayırt ediciliğinin» zayıf olması da göz önünde bulundurulduğunda, yalnızca "Kültür" ibaresinin ortaklığından dolayı tüketicinin karışıklık yaşamayacağı, marka işareti ve kaynağını ilişkilendirmeyeceği, davacı markaları ile dava konusu başvuru arasında işitsel, görsel, anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerliğin bulunmadığı, davacı tarafa ait markalarla başvuru konusu işaret arasında benzerlik bulunmadığından, 556 sayılı KHK'nın 8 ... mad …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/875 E. , 2024/4515 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2022/1779 Esas, 2022/1355 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2021/278 E., 2021/371 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde, müvekkilleri adına tescilli "KÜLTÜR" ibareli markaların bulunduğunu, bu markaların müvekkillerince eğitim alanında kullanıldığını, yüksek öğrenim yanında bu markalarla anaokulu, ilkokul ve lise alanında da faaliyet gösterdiklerini, “KÜLTÜR” ibaresini eğitim alanında maruf kıldıklarını, müvekkili üniversitenin 9 Temmuz 1997 tarihinde kabul edilen 4281 sayılı Kanun ile kurulmuş bir vakıf üniversitesi olduğunu, davalı Şirketin 2016/01127 sayılı “Amerikan Kültür Kolejleri Türkiye Gelenek-Bağımsızlık-Onur” şeklinde marka başvurusunda bulunduğunu, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı Kurum tarafından reddedildiğini, alınan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, dava konusu başvuruda yer alan “Amerika” ibaresinin öncelik olarak coğrafi kaynak ve bağlantı kurma nedeniyle halkı yanılgıya düşürecek nitelikte bulunduğunu, davalı Şirketin Amerika ve Amerika kültürüyle herhangi bir bağlantısının, yasal izninin olduğuna dair belge ve delilinin bulunmadığını, markalar arasında karıştırılma tehlikesinin olduğunu, ayrıca davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığını, zira davalının müvekkili markalarından haberdar olmasına rağmen KÜLTÜR KOLEJİ markasının önüne “Amerika” ibaresini ekleyerek marka başvurusunda bulunduğunu, davalı adına 208 marka başvurusunun yapıldığını ve söz konusu markaların tamamını bir fiil kullanmadığını, müvekkili adına birçok marka başvurusunun ve tescilinin olduğunu, işbu markalarının 41.
sınıfta yer alan hizmetleri de kapsadığını, dava konusu markada yer alan esas esas unsurun KÜLTÜR ibaresi olduğunu, ibare üzerinde üstün ve öncelikli hak sahibinin müvekkilleri bulunduğunu, davalı markasının müvekkili kurumun tescilli/tescilsiz marka ve hizmetlerinin devamı, seri markası olarak anlaşılma tehlikesinin de olduğunu, davalı markasının “KÜLTÜR”, “KÜLTÜR EĞİTİM KURUMLARI” unsuru üzerine kurulduğunu, markaya eklenen “AMERİKA” ibaresinin markayı farklılaştırmadığını, “Amerikan Kültür Kolejleri Türkiye Gelenek-Bağımsızlık- Onur” ibaresinin Milli Eğitim Bakanlığı Özel Öğretim Kurumları Yönetmeliği bakımından da uygun olmadığını ileri sürerek, YİDK'in 2017-M-6138 sayılı kararının iptaline ve dava konusu markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalı şirket vekili cevap dilekçesinde, markalarda ortak olarak yer alan "KÜLTÜR" ibaresinin eğitim-öğretim ve bağlantılı alanlarda genel bir ibare olduğunu, kimsenin tekeline verilemeyeceğini, TÜRKPATENT kayıtlarında, içinde KÜLTÜR ibaresi geçen 631 adet marka bulunduğunu, davacı yanın dava dilekçesinde, müvekkili markasında geçen Amerikan ibaresi sebebiyle coğafi kaynak belirtildiği ve yanıltıcı olduğu iddia edilse de Amerikan Kültür Derneği olarak 1911 yılında piyasaya çıkan ve Amerikan Kültür esas ibaresi ile maruf hale gelen müvekkili markasının, 1911 yılında İstanbul’da yapılan uluslararası bir eğitim konferansının ardından İstanbul’da açıldığını, davacı markaları ile müvekkili markasının hiçbir benzerliği ve bağlantısının bulunmadığını, AMERİKAN KÜLTÜR KOLEJİ dendiğinde toplum nezdinde müvekkili markalarının tanınmış olduğunun net biçimde anlaşıldığını, müvekkilinin davacı yanın markalarından faydalanmaya çalışmak gibi bir amacı ve ihtiyacı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
2.Davalı kurum vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, KÜLTÜR ibareli davacılar markaları ile 2016/01127 sayılı "AMERİKAN KÜLTÜR KOLEJLERİ" ibareli davalı marka başvurusu arasında 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8inci maddesinin birinci fıkrasnın (b) bendi kapsamında benzerlik ve karıştırılma ihtimali bulunmadığı, davacıların KÜLTÜR ibareli markalarının 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası anlamında tanınmış marka olduğu iddiasının ispatlanamadığı, markanın tanınmış olduğu kabul edilse dahi 556 sayılı KHK’nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında sayılan koşulların somut olayda gerçekleşmediği, davalı başvurusunun kötü niyetle yapıldığı iddiasının ispatlanamadığı, davacı şirketin ticaret unvanının ve davacı üniversite adının somut olayda 556 sayılı KHK’nin 8 inci maddesinin beşinci fıkrası anlamında tescil engeli ve hükümsüzlük nedeni teşkil etmediği, davacıların “AMERİKAN KÜLTÜR KOLEJLERİ Türkiye Gelenek-Bağımsızlık-Onur + şekil” ibaresi üzerinde üstün ve öncelikli hakkının bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle, dava konusu marka başvurusunun asli unsurunun "KÜLTÜR KOLEJİ" ibaresinden oluştuğunu, bu ibare ile müvekkillerine ait markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, aksi yöndeki mahkeme kararının yerinde olmadığı gibi taraflar arasında görülen emsal davalarda verilen mahkeme kararlarıyla da çeliştiğini, "kültür" ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri alanında zayıf marka olmadığının Yargıtay içtihadıyla hüküm altına alındığını, davalı Şirketin, fiilen ve hukuken asla kullanmadığı ve kullanamayacağı onlarca marka tescili yaptırdığını, söz konu marka tescillerinin; marka stoklama, marka ticareti yapma ve başkalarının markalarıyla iltibas yaratma amacıyla yapıldığının aşikar olduğunu, dolayısıyla başvurunun kötü niyetli bulunduğunu ileri sürerek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dosya kapsamı, mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri dikkate alındığında mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, dava konusu "AMERİKAN KÜLTÜR KOLEJLERİ Türkiye Gelenek-Bağımsızlık-Onur+şekil" ibareli başvuru ile davacıların itirazlarına mesnet "Kültür" asıl unsurlu markalar arasında, başvuru konusu 41. sınıftaki hizmetler yönünden 556 sayılı KHK.'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) maddesi anlamında iltibas tehlikesi olmadığı, zira taraf markalarında ortak olarak yer alan "Kültür" ibaresinin uyuşmazlık konusu 41. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin zayıf bulunduğu gibi Yargıtay 11.HD.'nin 25.05.2016 gün ve 2015/10945 E.-2016/5739 K.
sayılı ilamında da belirtildiği üzere, başvuru konusu işaretin kapsadığı 41. sınıf hizmetlerin kullanıcılarının dikkatli ve seçici kişilerden oluştuğu, bu durumda işaretler arasındaki şekil ve kelime farklılıkları nedeniyle markaların iltibas tehlikesine yol açmayacakları, nitekim Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/7694 E -2022/2868 K sayılı ilamında da "şekil+KUZEY AMERİKA KÜLTÜR KOLEJİ" ibareli başvurunun davacıların "Kültür" asıl unsurlu markalarıyla benzer olmadığının kabul edildiği, diğer taraftan çok sayıda ve farklı marka tescil başvurularının yapılmasının tek başına kötü niyet oluşturmayacağı, bunun dışında dava konusu marka başvurusunun kötü niyetli bulunduğuna dair bir delil sunulmaması ve "KÜLTÜR" ibaresinin zayıflığı da nazara alındığında, davalı başvurusunun kötü niyetli olarak yapıldığı sonucuna ulaşılamayacağı anlaşılmakla, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esas yönünden reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki itirazlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası
Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 28.02.2024 tarihli 2022/5349 Esas 2024/1561 Karar sayılı ilamı,
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 06.04.2022 tarihli 2020/7694 Esas 2022/2868 Karar sayılı ilamı,
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061248500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz