İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1265 E. 2024/4759 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
esas sermaye payının devri↗ kaparo↗ kapora↗ şekle aykırılık↗ esas sermaye payı↗ adi yazılı sözleşme↗ basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ hisse devri sözleşmesi↗ eft↗ bedel iadesi↗ hakkın kötüye kullanılması↗ basiretli tacir↗ hisse devri↗ cezai şart↗ derdestlik↗ hisse devir sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ sebepsiz zenginleşme↗ protokol↗ kötü niyet↗ ihtar↗ limited şirket↗ kâr payı↗ havale↗ esastan ret↗ geçersizlik↗ icra inkar tazminatı↗ tacir↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/1179 E., 2019/1058 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflarca düzenlenen sözleşmeye istinaden ... Yağ ve Sabun San.Tic.Ltd.Şti.'nin hisse devrine karşılık davalıya 150.000,00 TL eft yapıldığını, taraflar arasında herhangi bir hisse devir söz konusu olmadığını sözleşmenin kanunun aradığı koşulları taşımadığından geçersiz olduğunu, ödenen bedelin iadesi istemi ile yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin davalının % 98 ortağı olduğu ... Yağ ve Sabun San.Tic.Ltd.Şti. ile davacı arasında yapıldığını, sözleşme ile hisse devri için 1.750.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 150.000,00 TL kapora alındığını, bu miktarın cezai şart olarak kararlaştırıldığını, davacının bakiye bedeli ödemek için kullanacağı banka kredisi için 01.12.2015 ile 15.03.2016 tarihleri arasında dava dışı şirketin fabrika binasının tüm ekipmanları ile birlikte cüzi bir miktar kira karşılığı davacıya teslim edildiğini, ancak davacı tarafın akdin şartlarını süresinde yerine getirmemesi üzerine davalının fabrikayı boşaltmalarını istediğini, yapılan ihtar üzerine fabrikanın boşaltıldığını, aidat, su, atık su vs giderlerin İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2016/12478 E. sayılı dosyası kapsamında tahsil edildiğini, kira bedellinin iadesi için İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15341 E. sayılı takip dosyası kapsamında yapılan takibin derdest olduğunu, cezai şartın geçerli olduğunu savunarak davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takibine konu 150.000,00 TL alacağın ... Yağ ve Sabun Ltd.Şti. hisse alım vaadi sözleşmesine istinaden, davacı tarafından davalıya banka vasıtasıyla gönderildiği, sözleşmenin ... Tarım Ürünleri Gıda San.A.Ş. ile ... Yağ ve Sabun Ltd.Şti. arasında akdedildiği, protokolün konusunun dava dışı ... Yağ ve Sabun San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait hisselerin davacı şirket tarafından alınmasına ilişkin olduğu,150.000,00 TL'nin kapora olarak davalının hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığı, şekle aykırılık nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tarafların ödedikleri bedeli isteyebileceği, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin hakim ortağı olduğu dava dışı şirket ile davacı arasında imzalanması nedeniyle müvekkiline husumet düşmeyeceğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte sözleşmenin geçersiz olduğu düşünülse dahi davacı sözleşmede kapora olarak belirtilen bedeli davadan 2 yıl önce ödediğini, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi halinde bu bedelin iadesini istemeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek cezai şartın ifası borcundan kurtulabilmesi için iyi niyetli olması gerektiğini, geçersizlik sebebine rağmen cezai şart edimini yerine getirilmişse artık bunun istenmesinin hakkın kötüye kullanımı teşkil edeceğini, davacı taraf kötü niyetli olarak hareket ettiğini, kredi kullanmak üzere 01.12.2015 ile 15.03.2016 tarihleri arasında fabrikanın davacıya kiraya verildiğini, 14.03.2016 tarihinde sözleşmede belirtilen ödemeyi yapamayacakları bankaların faaliyet sürelerini yeterli bulmadıklarını, alacakları olduğunu ve tahsil edince sorun kalmayacağını, ödemeyi yapacaklarını, ek bir süre verilmesini talep etmeleri üzerine, davalı tarafından fabrikayı boşaltmalarının istendiğini, ihtar üzerine fabrikanın boşaltıldığını, aidat su, atık su vs giderlerin İzmir 23. İcra Müdürlüğünün 2016/12478 E. sayılı dosyası kapsamında davacıdan tahsil ediliği, kira bedeli için İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15341 E. sayılı takip dosyası kapsamında yapılan takibin derdest olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, hakkın kötüye kullanımın söz konusu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirket hisse devir sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun da onayı gerektiği, davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan adi yazılı sözleşmeyle bedeli karşılığında dava dışı şirketin hisselerinin davacıya devredileceği ve kaparo olarak davalıya havale ile ödenen 150.000,00 TL'nin cezai şart kararlaştırıldığı, devrin gerçekleşmediği, bunun üzerine davacı tarafından kaparo olarak ödenen bedelin davalıdan tahsilinin talep ettiği, her ne kadar davalı sözleşmeye taraf olmadığından bahisle kendisine husumet düşmeyeceğini savunmuş ise de davalının sözleşmeye taraf dava dışı şirketin % 98 oranında hisse sahibi olup münferiden şirketi temsile yetkili olduğu, sözleşmenin inkar edilmediği, ödemenin sözleşmede belirtildiği üzere davalının hesabına yapıldığı, sözleşmenin de hisse devri sözleşmesi olduğu gözetildiğinde, davalıya husumet yöneltilebileceği, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın geçerliliğinin sözleşmenin bağlı olduğu şekle bağlı olduğu, dava konusu sözleşme ve buna bağlı olarak cezai şart hükmünün de geçersiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse devri nedeniyle ödenen bedelin iadesine ilişkin yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 595 inci maddesi.
3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4836 E. 2013/1358 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denetime elverişli bilirkişi raporu · denetime elverişlilik · ilan
Benzer bu karardaMahkemece, davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “hükme esas alınan bilirkişi raporunun hüküm kurmaya yeterli, açık ve «denetime elverişli» bulunmadığı, davaya konu tasarım ile davacının daha önce piyasaya sunduğu çizgili sabunlar arasında 554 sayılı KHK’nin 5, 6, 7 ve 11. maddeleri kapsamında kıyaslama yapılacak şekilde «denetime elverişli bilirkişi raporu» alınmak suretiyle sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği ve ayrıca tasarımın hükümsüzlüğüne ilişkin davalarda kararın «ilanının» mümkün olamadığı, bu nedenle ilan isteminin reddine karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak alınan bilirkişi raporu doğr …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1265 E. , 2024/4759 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/686 Esas, 2022/1952 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 3. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/1179 E., 2019/1058 K.
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; taraflarca düzenlenen sözleşmeye istinaden ... Yağ ve Sabun San.Tic.Ltd.Şti.'nin hisse devrine karşılık davalıya 150.000,00 TL eft yapıldığını, taraflar arasında herhangi bir hisse devir söz konusu olmadığını sözleşmenin kanunun aradığı koşulları taşımadığından geçersiz olduğunu, ödenen bedelin iadesi istemi ile yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına, davalının % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalıya husumet yöneltilemeyeceğini, sözleşmenin davalının % 98 ortağı olduğu ... Yağ ve Sabun San.Tic.Ltd.Şti. ile davacı arasında yapıldığını, sözleşme ile hisse devri için 1.750.000,00 TL ödeneceğinin kararlaştırıldığını, 150.000,00 TL kapora alındığını, bu miktarın cezai şart olarak kararlaştırıldığını, davacının bakiye bedeli ödemek için kullanacağı banka kredisi için 01.12.2015 ile 15.03.2016 tarihleri arasında dava dışı şirketin fabrika binasının tüm ekipmanları ile birlikte cüzi bir miktar kira karşılığı davacıya teslim edildiğini, ancak davacı tarafın akdin şartlarını süresinde yerine getirmemesi üzerine davalının fabrikayı boşaltmalarını istediğini, yapılan ihtar üzerine fabrikanın boşaltıldığını, aidat, su, atık su vs giderlerin İzmir 23.İcra Müdürlüğünün 2016/12478 E.
sayılı dosyası kapsamında tahsil edildiğini, kira bedellinin iadesi için İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15341 E. sayılı takip dosyası kapsamında yapılan takibin derdest olduğunu, cezai şartın geçerli olduğunu savunarak davanın reddine, davacının %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu icra takibine konu 150.000,00 TL alacağın ... Yağ ve Sabun Ltd.Şti. hisse alım vaadi sözleşmesine istinaden, davacı tarafından davalıya banka vasıtasıyla gönderildiği, sözleşmenin ... Tarım Ürünleri Gıda San.A.Ş. ile ... Yağ ve Sabun Ltd.Şti. arasında akdedildiği, protokolün konusunun dava dışı ... Yağ ve Sabun San. Tic. Ltd. Şti.'ne ait hisselerin davacı şirket tarafından alınmasına ilişkin olduğu,150.000,00 TL'nin kapora olarak davalının hesabına yatırılacağının kararlaştırıldığı, şekle aykırılık nedeniyle sözleşmenin geçersiz olduğu, sebepsiz zenginleşme hükümlerine göre tarafların ödedikleri bedeli isteyebileceği, davacının davasında haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; sözleşmenin hakim ortağı olduğu dava dışı şirket ile davacı arasında imzalanması nedeniyle müvekkiline husumet düşmeyeceğini, kabul anlamına gelmemek ile birlikte sözleşmenin geçersiz olduğu düşünülse dahi davacı sözleşmede kapora olarak belirtilen bedeli davadan 2 yıl önce ödediğini, sözleşmedeki edimlerini yerine getirmemesi halinde bu bedelin iadesini istemeyeceğinin kararlaştırıldığını, davacının basiretli bir tacir gibi davranmakla yükümlü olduğunu, sözleşmenin geçersizliğini ileri sürerek cezai şartın ifası borcundan kurtulabilmesi için iyi niyetli olması gerektiğini, geçersizlik sebebine rağmen cezai şart edimini yerine getirilmişse artık bunun istenmesinin hakkın kötüye kullanımı teşkil edeceğini, davacı taraf kötü niyetli olarak hareket ettiğini, kredi kullanmak üzere 01.12.2015 ile 15.03.2016 tarihleri arasında fabrikanın davacıya kiraya verildiğini, 14.03.2016 tarihinde sözleşmede belirtilen ödemeyi yapamayacakları bankaların faaliyet sürelerini yeterli bulmadıklarını, alacakları olduğunu ve tahsil edince sorun kalmayacağını, ödemeyi yapacaklarını, ek bir süre verilmesini talep etmeleri üzerine, davalı tarafından fabrikayı boşaltmalarının istendiğini, ihtar üzerine fabrikanın boşaltıldığını, aidat su, atık su vs giderlerin İzmir 23.
İcra Müdürlüğünün 2016/12478 E. sayılı dosyası kapsamında davacıdan tahsil ediliği, kira bedeli için İzmir 2. İcra Müdürlüğü'nün 2017/15341 E. sayılı takip dosyası kapsamında yapılan takibin derdest olduğunu, davacının kötü niyetli olduğunu, hakkın kötüye kullanımın söz konusu olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile limited şirket hisse devir sözleşmelerinin yazılı şekilde yapılması ve tarafların imzalarının noterce onaylanması şart olduğu gibi, şirket sözleşmesinde aksi öngörülmemişse, esas sermaye payının devri için, ortaklar genel kurulunun da onayı gerektiği, davacı ile dava dışı şirket arasında yapılan adi yazılı sözleşmeyle bedeli karşılığında dava dışı şirketin hisselerinin davacıya devredileceği ve kaparo olarak davalıya havale ile ödenen 150.000,00 TL'nin cezai şart kararlaştırıldığı, devrin gerçekleşmediği, bunun üzerine davacı tarafından kaparo olarak ödenen bedelin davalıdan tahsilinin talep ettiği, her ne kadar davalı sözleşmeye taraf olmadığından bahisle kendisine husumet düşmeyeceğini savunmuş ise de davalının sözleşmeye taraf dava dışı şirketin % 98 oranında hisse sahibi olup münferiden şirketi temsile yetkili olduğu, sözleşmenin inkar edilmediği, ödemenin sözleşmede belirtildiği üzere davalının hesabına yapıldığı, sözleşmenin de hisse devri sözleşmesi olduğu gözetildiğinde, davalıya husumet yöneltilebileceği, sözleşmede kararlaştırılan cezai şartın geçerliliğinin sözleşmenin bağlı olduğu şekle bağlı olduğu, dava konusu sözleşme ve buna bağlı olarak cezai şart hükmünün de geçersiz olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf dilekçesindeki beyanlarını tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, hisse devri nedeniyle ödenen bedelin iadesine ilişkin yapılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 595 inci maddesi.
3.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 13 üncü maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061248200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz