6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Şahsi defi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/767 E. 2012/10305 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
şahsi defi teminat bonosu iyiniyetli hamil ödeme taahhüdü kısmi ödeme limited şirket ortaklığı ipoteğin kaldırılması vade tarihi lehdar teminat senedi borçlu olunmadığının tespiti menfi tespit davası ticari defter kayıtları lehtar iyiniyet tespit davası hamil uyuşmazlık konusu bono vade protokol limited şirket ticari defter kredi sözleşmesi taahhütname taşıyan menfi tespit teminat husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 599

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılardan ... ve ... arasında 20.06.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığı, diğer davalıların bu sözleşmeye taraf olmadıkları, sözleşmenin 7. maddesinde, dava dışı şirketin borcu için davalı ...'nin taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğin, sözleşmenin taraflarınca borcun ödenmesi suretiyle kaldırılacağının düzenlendiği, bunun teminatı olarak davaya konu 70.000 TL bedelli bononun tanzim edildiği, aynı sözleşmenin 10. maddesinde ise davacının, borcun kendisine düşen kısmını ödemesi halinde senedin davacıya iade edileceğinin hüküm altına alındığı, davaya konu senedin teminat senedi niteliği taşıdığı, davanın, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu gözetildiğinde ancak kambiyo alacaklısı sıfatı taşıyan kişilere karşı açılabileceği, bu itibarla kambiyo alacaklısı olmayan davalılar ... ve ...'e husumet yöneltilemeyeceği, davalı ...'nin lehtar diğer davalının ise hamil konumunda bulunduğu, senedin teminat senedi olduğu yönündeki definin şahsi defi olması nedeniyle ancak davalı ...'ye karşı ileri sürülebileceği, diğer davalıya karşı ise TTK'nun 599. maddesi uyarınca bile bile borçlunun zararına iktisapta bulunduğunun kanıtlanması halinde ileri sürülebileceği, davalı ...'nin taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığı, davalı şirketin diğer davalılarla yoğun ilişkisi, defterlerini sunmaması ve dolayısıyla söz konusu bononun ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığının tespit edilememesi, davalı ...'ın ceza soruşturması dosyasındaki ifadesi karşısında davalı şirketin davaya konu senedin teminat senedi olduğunu bildiği ve bu haliyle de işbu davalının iyiniyetli hamil sayılamayacağı, senedi davacının zararına bile bile iktisap ettiği gerekçesiyle davalılar ..., ... ve ...hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulü ile 20.06.2006 tanzim tarihli 70.000 TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, teminat senedi olarak verildiği iddia olunan bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı ile davalılardan ... ve ...'ın dava dışı Önder İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin ortakları oldukları, anılan tarafların söz konusu şirketteki hisselerin devrine ilişkin 20.06.2006 tarihli protokolu düzenledikleri, davaya konu bononun da bu protokolun 10. maddesi uyarınca teminat senedi olarak davacı tarafından keşide edildiği uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen dava konusu bononun teminat bonosu olduğu mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece, davalı ...'nin yukarıda belirtilen sözleşmenin tarafı olmadığı, dolayısıyla bu sözleşmeye dayalı olarak davalı ...'den dava konusu bonoyu iade etmesinin istenemeyeceği, ayrıca söz konusu bononun davalı ...'nin taşınmazı üzerine dava dışı şirketin borcu karşılığında konulan ipoteğin kaldırılmasının teminatı olarak verildiği ve ipoteğin kaldırılmadığı gerekçeleriyle davalı ... yönünden davanın reddine karar verilmişse de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira, dava konusu bononun verilmesine dayanak teşkil eden protokolün 10. maddesinde, "Protokolün 7. maddesinde belirtilen ..., ... Sivas İş Bankası Kızılırmak Şubesi ve Sivas Akbank Toptancılar Şubesindeki şahıslarına ait borç miktarlarını ödedikten sonra Önder İnşaat Tic. ve San. Ltd.Şti.Yetkilisi ... kendine düşen borcunu ödemez veya ipoteği kaldırmazsa teminat olarak ... adına tanzim edilen 20.06.2006 tanzim tarihli ve vade tarihi açık olan borçlusu ... olan 1 sıra numarası verilmiş senet söz konusu banka kredilerinden kendi payına düşen kısmını ödeme taahhüdünü yerine getirmezse senet hükümlü olup işlem yapılacaktır. ... taahhüdünü yerine getirdiği an söz konusu senet ...'e şartsız olarak iade edilecektir" düzenlemesi mevcuttur. İşbu hükümden davalı ...'nin lehdarı olduğu dava konusu bononun, davacının yukarıda belirtilen kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcunun teminatı olarak verildiği anlaşılmakta olup davacı taraf 20.06.2006 tarihli protokol gereğince kendisine düşen borcu ödediğini ileri sürdüğüne göre mahkemece, bu iddia üzerinde durularak ve dava konusu bononun verilmesine dayanak protokol hükümleri de gözetilerek, davacının üzerine düşen borcu yerine getirip getirmediğinin, diğer bir deyişle söz konusu bononun teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde davalı ... yönünden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/767 E.  ,  2012/10305 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 30.09.2010 tarih ve 2008/307-2010/704 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin kurucu ortağı olduğu dava dışı limited şirkete davalılar ... ve ...'ın 2004 yılında ortak edildiklerini, 20.06.2006 tarihinde imzalanan protokol ve hisse devir sözleşmeleri ile ortaklıktan ayrıldıklarını, bu kişilerin, ortak oldukları dönemde doğan şirket borcunun ödenmesi için anılan protokol uyarınca müvekkiline noterde düzenlenmiş dört adet borç senedi verdiklerini, adı geçen davalıların senede bağlanan borçlarını ödemediklerini, aleyhlerinde başlatılan icra takibinde herhangi bir tahsilat yapılamadığını, davalılardan ...'ın diğer davalı ...'ın kızı olduğunu, dava dışı şirketin kullandığı kredi karşılığında...'nin taşınmazları üzerine ipotek konulduğundan müvekkilince davaya konu teminat senedinin düzenlenerek bu davalıya verildiğini, yukarıda belirtilen protokolün 10.

maddesinde söz konusu senedin teminat senedi olduğunun hükme bağlandığını, müvekkilinin üzerine düşen borçları ödemesine rağmen davalılar ... ve ... borçlarını ödemediklerinden davalı ...'ye ait taşınmazlar üzerindeki ipoteğin kaldırılamadığını, teminat senedi olarak verilen senedin de davalı ... tarafından kötüniyetli olarak davalı şirkete ciro edildiğini, davalı şirketçe bu senede dayalı olarak müvekkili aleyhine icra takibi başlatıldığını ileri sürerek, 20.06.2006 tanzim tarihli 70.000 TL bedelli senedin teminat senedi olduğunun ve bu senet nedeni ile borçlu olunmadığının tespitine, davalıların alacağın %40'ından aşağı olmamak üzere tazminata mahkum edilmelerine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ..., davacının protokol hükümlerini yerine getirmediğini, kızı olan davalı ...'ye ait taşınmazlar üzerindeki ipotekleri kaldırtmadığını, bu nedenle taşınmazların icra yoluyla satış aşamasında olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalılar, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalılardan ... ve ... arasında 20.06.2006 tarihli sözleşmenin imzalandığı, diğer davalıların bu sözleşmeye taraf olmadıkları, sözleşmenin 7. maddesinde, dava dışı şirketin borcu için davalı ...'nin taşınmazı üzerinde tesis edilen ipoteğin, sözleşmenin taraflarınca borcun ödenmesi suretiyle kaldırılacağının düzenlendiği, bunun teminatı olarak davaya konu 70.000 TL bedelli bononun tanzim edildiği, aynı sözleşmenin 10. maddesinde ise davacının, borcun kendisine düşen kısmını ödemesi halinde senedin davacıya iade edileceğinin hüküm altına alındığı, davaya konu senedin teminat senedi niteliği taşıdığı, davanın, kambiyo senedinden kaynaklanan menfi tespit davası olduğu gözetildiğinde ancak kambiyo alacaklısı sıfatı taşıyan kişilere karşı açılabileceği, bu itibarla kambiyo alacaklısı olmayan davalılar ...

ve ...'e husumet yöneltilemeyeceği, davalı ...'nin lehtar diğer davalının ise hamil konumunda bulunduğu, senedin teminat senedi olduğu yönündeki definin şahsi defi olması nedeniyle ancak davalı ...'ye karşı ileri sürülebileceği, diğer davalıya karşı ise TTK'nun 599. maddesi uyarınca bile bile borçlunun zararına iktisapta bulunduğunun kanıtlanması halinde ileri sürülebileceği, davalı ...'nin taşınmazı üzerindeki ipoteğin kaldırılmadığı, davalı şirketin diğer davalılarla yoğun ilişkisi, defterlerini sunmaması ve dolayısıyla söz konusu bononun ticari defterlerde kayıtlı olup olmadığının tespit edilememesi, davalı ...'ın ceza soruşturması dosyasındaki ifadesi karşısında davalı şirketin davaya konu senedin teminat senedi olduğunu bildiği ve bu haliyle de işbu davalının iyiniyetli hamil sayılamayacağı, senedi davacının zararına bile bile iktisap ettiği gerekçesiyle davalılar ..., ...

ve ...hakkındaki davanın reddine, diğer davalı hakkındaki davanın kabulü ile 20.06.2006 tanzim tarihli 70.000 TL bedelli senetten dolayı davacının davalıya borçlu olmadığının tespitine, koşulları oluşmadığından tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.

2-Dava, teminat senedi olarak verildiği iddia olunan bonodan dolayı borçlu olunmadığının tespiti istemine ilişkindir. Davacı ile davalılardan ... ve ...'ın dava dışı Önder İnşaat Ticaret ve Sanayi Limited Şirketi'nin ortakları oldukları, anılan tarafların söz konusu şirketteki hisselerin devrine ilişkin 20.06.2006 tarihli protokolu düzenledikleri, davaya konu bononun da bu protokolun 10. maddesi uyarınca teminat senedi olarak davacı tarafından keşide edildiği uyuşmazlık konusu olmadığı gibi esasen dava konusu bononun teminat bonosu olduğu mahkemenin de kabulündedir. Mahkemece, davalı ...'nin yukarıda belirtilen sözleşmenin tarafı olmadığı, dolayısıyla bu sözleşmeye dayalı olarak davalı ...'den dava konusu bonoyu iade etmesinin istenemeyeceği, ayrıca söz konusu bononun davalı ...'nin taşınmazı üzerine dava dışı şirketin borcu karşılığında konulan ipoteğin kaldırılmasının teminatı olarak verildiği ve ipoteğin kaldırılmadığı gerekçeleriyle davalı ...

yönünden davanın reddine karar verilmişse de yapılan değerlendirme dosya kapsamı ile uyuşmamaktadır. Zira, dava konusu bononun verilmesine dayanak teşkil eden protokolün 10. maddesinde, "Protokolün 7. maddesinde belirtilen ..., ... Sivas İş Bankası Kızılırmak Şubesi ve Sivas Akbank Toptancılar Şubesindeki şahıslarına ait borç miktarlarını ödedikten sonra Önder İnşaat Tic. ve San. Ltd.Şti.Yetkilisi ... kendine düşen borcunu ödemez veya ipoteği kaldırmazsa teminat olarak ... adına tanzim edilen 20.06.2006 tanzim tarihli ve vade tarihi açık olan borçlusu ... olan 1 sıra numarası verilmiş senet söz konusu banka kredilerinden kendi payına düşen kısmını ödeme taahhüdünü yerine getirmezse senet hükümlü olup işlem yapılacaktır.

... taahhüdünü yerine getirdiği an söz konusu senet ...'e şartsız olarak iade edilecektir" düzenlemesi mevcuttur. İşbu hükümden davalı ...'nin lehdarı olduğu dava konusu bononun, davacının yukarıda belirtilen kredi sözleşmelerinden kaynaklanan borcunun teminatı olarak verildiği anlaşılmakta olup davacı taraf 20.06.2006 tarihli protokol gereğince kendisine düşen borcu ödediğini ileri sürdüğüne göre mahkemece, bu iddia üzerinde durularak ve dava konusu bononun verilmesine dayanak protokol hükümleri de gözetilerek, davacının üzerine düşen borcu yerine getirip getirmediğinin, diğer bir deyişle söz konusu bononun teminat fonksiyonunun devam edip etmediğinin belirlenerek oluşacak sonuç çerçevesinde davalı ...

yönünden hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061242700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.