6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İtirazın iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/15409 E. 2012/11415 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Deniz ticareti

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
eksik araştırma makine kırılması sigortası ibraname aktif dava ehliyeti ara karar taraf ehliyeti fatura icra inkar tazminatı inkar tazminatı sigorta poliçesi

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 355 · TTK — TTK 1301

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tamire ilişkin faturaların birer ay ara ile tahakkuk ettirildiği, ikinci arızanın birinci arızanın gereği gibi giderilmemesi sonucu oluştuğu, bu nedenle de ikinci arızanın davalı firma tarafından karşılanması gerektiği gerekçesi ile itirazın iptaline ve takibin 6.599 TL üzerinden devamına, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız zenginleşmeye dayalı itirazın iptali davasıdır.

Davacı ... şirketi ile dava dışı Eti A.Ş. arasında makine kırılması sigorta poliçesi düzenlenmiş ve davaya konu yedek parça ile tamir bedeli sigorta şirketi tarafından sigortalısına ibraname karşılığı ödenmiştir.

BK'nun 355. ve devamı maddeleri uyarınca dava dışı sigortalı ETİ A.Ş. ile davalı arasında istisna akdi kurulmuş olup, davacı ... şirketinin kendi sigortalısına ödediği bedelin ödenmemesi gereken ikinci arızanın tamir bedeline ilişkin olduğu iddia edildiğine göre, aralarında istisna akdi söz konusu olmayan davacının davalıya karşı bu iddiayla dava açmasında aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı tartışılmadan olayda uygulama yeri bulunmayan TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak aktif dava ehliyetinin varlığının kabulü doğru olmamıştır. Aktif dava ehliyeti dava şartı olup resen nazara alınması gerektiğinden hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, makine mühendisi bilirkişinin aksi yönde görüş belirten raporuna rağmen, teknik konuda uzman olmayan, sırf fatura tarihlerini değerlendiren diğer bilirkişilerin görüşü esas alınarak ve bu görüşe itiraz eden davalı vekilinin itiraz dilekçesindeki hususlar değerlendirilmeden eksik araştırma sonucu karar verilmiş olması dahi doğru olmamış kabule göre bozmayı gerektirmiştir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/15409 E.  ,  2012/11415 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Sulh Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Sulh Hukuk Mahkemesi’nce verilen 27.12.2010 tarih ve 2009/700-2010/974 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, sigortalı Eti Alüminyum AŞ'ye ait kamyonun müvekkili tarafından Yapı Kredi Sigorta AŞ ile birlikte %50'şer oranda müştereken sigortalandığını, 09/03/2009 tarihli ekspertiz raporuna göre dava konusu kamyonun cevher sahasından döküm sahasına giderken motorunun sardığının tespit edilmesi üzerine hasarın davalı şirket tarafından giderildiğini, bunun ardından 8 saat çalışan kamyonun tekrar arızalandığını ve davalı tarafından yağlama pompası değiştirilerek hasarın giderildiğini, meydana gelen bu ikinci arızanın davalı tarafından karşılanması gerekirken %50'lik kısmının sigortalı şirkete fatura edildiğini, sigortalıya fatura edilen bu hasara ilişkin 6.200 TL'nin tazmin edildiğini ancak müvekkilinin aynı sebeple kamyonun ikinci kez hasara uğramasından sorumlu olmayacağı için bu bedelin tahsili için icra takibi başlatıldığını, başlatılan takibe davalının haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek davalının itirazının iptali ile %40 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, müvekkilinin Eti AŞ'ye düzenlediği bir fatura bulunmadığı gibi tahsil ettiği bir bedelin de bulunmadığını, bu nedenle de halefine herhangi bir borcunun bulunmadığını, kesilen iki faturanın da ilk arızaya ilişkin olduğunu, var olmayan faturalara dayanılarak takip yapıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, tamire ilişkin faturaların birer ay ara ile tahakkuk ettirildiği, ikinci arızanın birinci arızanın gereği gibi giderilmemesi sonucu oluştuğu, bu nedenle de ikinci arızanın davalı firma tarafından karşılanması gerektiği gerekçesi ile itirazın iptaline ve takibin 6.599 TL üzerinden devamına, alacağın yargılamayı gerektirdiği gerekçesi ile icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.

Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.

Dava, haksız zenginleşmeye dayalı itirazın iptali davasıdır.

Davacı ... şirketi ile dava dışı Eti A.Ş. arasında makine kırılması sigorta poliçesi düzenlenmiş ve davaya konu yedek parça ile tamir bedeli sigorta şirketi tarafından sigortalısına ibraname karşılığı ödenmiştir.

BK'nun 355. ve devamı maddeleri uyarınca dava dışı sigortalı ETİ A.Ş. ile davalı arasında istisna akdi kurulmuş olup, davacı ... şirketinin kendi sigortalısına ödediği bedelin ödenmemesi gereken ikinci arızanın tamir bedeline ilişkin olduğu iddia edildiğine göre, aralarında istisna akdi söz konusu olmayan davacının davalıya karşı bu iddiayla dava açmasında aktif dava ehliyeti bulunup bulunmadığı tartışılmadan olayda uygulama yeri bulunmayan TTK'nun 1301. maddesine dayalı olarak aktif dava ehliyetinin varlığının kabulü doğru olmamıştır. Aktif dava ehliyeti dava şartı olup resen nazara alınması gerektiğinden hükmün öncelikle bu nedenle bozulması gerekmiştir.

Kabule göre de, makine mühendisi bilirkişinin aksi yönde görüş belirten raporuna rağmen, teknik konuda uzman olmayan, sırf fatura tarihlerini değerlendiren diğer bilirkişilerin görüşü esas alınarak ve bu görüşe itiraz eden davalı vekilinin itiraz dilekçesindeki hususlar değerlendirilmeden eksik araştırma sonucu karar verilmiş olması dahi doğru olmamış kabule göre bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 28.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061213600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.