Şirketin ihyası | Kararın kaldırılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2024/3239 E. 2024/4952 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Hak düşürücü süre
- {'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihalenin feshi↗ hukuki dinlenilme hakkı↗ yargılama giderlerinden sorumluluk↗ husumet itirazı↗ ticaret sicilinden terkin↗ yasal hasım↗ kusur sorumluluğu↗ icra hukuk mahkemesi↗ şirketin tasfiyesi↗ kayyım↗ şirketin ihyası↗ yargılama giderleri↗ derdestlik↗ ihya↗ infaz↗ tasfiye memuru↗ uyuşmazlık konusu↗ yargılama gideri↗ ticaret sicili↗ esastan ret↗ ek tasfiye↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ kusur↗ vekalet ücreti↗ zamanaşımı↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI :2023/82 E., 2023/362 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409 E. sayılı dosyasında görülen ihalenin feshi davasında, taraflardan ... Kerestecilik İnşaat Yapı Malzemeleri San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ticaret sicilinden terkin edilmiş olup taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam olunması adına şirketin ihyası için dava açmak üzere İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından kayyım olarak atandığını, ihyası talep olunan Şirketin 06.03.2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, Ticaret Sicil Gazetesi'nin 06.11.2019 tarihli nüshasında şirketin terkinin ilan edildiğini, davalı ...'ın ihyası istenen şirketin tasfiye memuru olduğunu ileri sürerek anılan Şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, husumet itirazının nazara alınması gerektiğini, müvekkilinin tasfiye memuru olarak gerekli iş ve işlemleri mevzuata uygun şekilde yerine getirdiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına neden olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yasal hasım olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi nazara alınarak dava konusu Şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin 31.10.2019 tarihinde tescil edildiği, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409E. sayılı dosyasının derdest olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu Şirketin İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409 E. sayılı dosyasının yargılaması ve infazı ile sınırlı olarak ihyasına, davalı Tasfiye Memuru ...'ın görevine devam etmesine, harç ve yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tasfiye Memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Tasfiye Memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın taraf teşkili sağlanmadan sonuçlandırıldığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, Mahkemece hukuki gerekçeler tartışılmadan karar verildiğini, müvekkiline dava yöneltilemeyeceğini, davanın şirket ortaklarına ya da davalı Kuruma yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin tasfiye işlemlerini mevzuata uygun olarak yerine getirdiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, müvekkili davanın açılmasına neden olmadığından aleyhine yargılama yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin davacı olduğu derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz bir şekilde tamamlandığından bahsedilemeyeceği, tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiği, yasal hasım konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğünün tasfiyenin usulsüz kapatılmasında kusur ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tasfiye Memuru ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Tasfiye Memuru ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Tasfiye Memuru ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/12740 E. 2013/15835 K.
Ortak:yasal hasım · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · ek tasfiye
İncelediğiniz karardaİcra Hukuk Mahkemesi tarafından «kayyım» olarak atandığını, «ihyası» talep olunan Şirketin 06.03.2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, Ticaret Sicil Gazetesi'nin 06.11.2019 tarihli nüshasında şirketin «terkinin» «ilan» edildiğini, davalı ...'ın ihyası istenen şirketin «tasfiye memuru» olduğunu ileri sürerek anılan Şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, «husumet itirazının» nazara alınması gerektiğini, müvekkilinin «tasfiye memuru» olarak gerekli iş ve işlemleri mevzuata uygun şekilde yerine getirdiğini, davanın «zamanaşımı» ve hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına neden olmadığından «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin davacı olduğu «derdest» bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz bir şekilde tamamlandığından bahsedilemeyeceği, tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle «tasfiye» memurunun «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiği, «yasal hasım» konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğünün tasfiyenin usulsüz kapatılmasında «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» temyiz etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» dışında kalan hususlar olduğu, mahkeme tarafından borcun tespit edildiği ve tasfiyenin eksiksiz şekilde yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:zorunlu hasım
Benzer bu kararda2- Dava, Limited Şirket'in «ihyası» istemine ilişkin olup, davalı ... bu davada «yasal hasım» olduğu için «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamaz ise de, davalı «tasfiye» memurunun «zorunlu hasım» olduğu gerekçesiyle «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması doğru olmamış, bu nedenle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4899 E. 2023/5670 K.
Ortak:yargılama giderlerinden sorumluluk · yasal hasım · şirketin tasfiyesi · şirketin ihyası · yargılama giderleri · ihya · tasfiye memuru · yargılama gideri · dava şartı
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu «şirketin tasfiyesinin» usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, davalı «tasfiye» memurunun «yargılama giderlerinden sorumlu» olup olmadığına ilişkindir.
Taraflar arasındaki «şirket ihyası» davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Şti. «ticaret sicilinden terkin» edilmiş olup taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam olunması adına «şirketin ihyası» için dava açmak üzere İstanbul 13.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, «şirketin ihyası» istemine ilişkin olup, ihya davasının açılmasında «hukuki yararın» bulunup bulunmadığı ile davalı aleyhine «yargılama giderlerine» hükmedilip hükmedilemeyeceği uyuşmazlık konusudur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tasfiye memurunun sorumluluğu · yeniden tescil · ihya davası · sicilden terkin · hukuki yarar · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaŞti.'nin «ticaret sicil» «kaydının», davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile şirketin bu konuyla sınırlı olmak üzere İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline» karar vermek gerektiği, davalı ...
Sicil Memurluğu, «yasal hasım» konumunda olup, tasfiyenin usulsüz kapatılmasından dolayı «kusur» ve sorumluluğunun bulunmadığı, diğer davalı «tasfiye memurunun sorumluluğuyla» ilgili olarak, «ihyası» istenen «şirketin tasfiyesinin» 12.05.2016 tarihinde tamamlandığı, vergi borçlarının tahakkuk tarihinin tasfiyenin tamamlanmasından önceye ilişkin olduğu, bu durumda davalı tasfiye memurunun «ihya davası» açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davanın kabulü ile Ticaret Sicilden tasfiye sonucu «terkin» edilen tasfiye halinde Vınas Dış Ticaret Ltd.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Ticaret Sicili Müdürlüklerinin «ihya» davalarında «yasal hasım» konumunda olduğundan, «sicilden terkin» işlemlerini yasa ve tüzük hükümlerine uygun yapmış olan sicil müdürlüğünün «yargılama giderlerinden sorumlu» tutulamayacağı, ancak davalı «tasfiye» memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olduğu, İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümde de yerinde olarak «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden davalı «tasfiye memurunun sorumlu» tutulduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esasta reddine karar verilmiştir.
Şti.'nin davacı kuruma olan vergi borçlarının tahsili işlemleri ile sınırlı olmak üzere «ihyası» ile İstanbul Ticaret Siciline «yeniden tesciline», ek «tasfiye» işlemlerinin daha önceki «tasfiye memuru» olan ... tarafından yürütülmesine, ek tasfiye bitinceye kadar tasfiye memurunun görevinin devam etmesine, kararının İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğünce tescil ve «ilanına» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/13044 E. 2015/12433 K.
Ortak:yasal hasım · yargılama giderleri · derdestlik · tasfiye memuru · ek tasfiye · terkin · vekalet ücreti
İncelediğiniz karardaİcra Hukuk Mahkemesi tarafından «kayyım» olarak atandığını, «ihyası» talep olunan Şirketin 06.03.2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, Ticaret Sicil Gazetesi'nin 06.11.2019 tarihli nüshasında şirketin «terkinin» «ilan» edildiğini, davalı ...'ın ihyası istenen şirketin «tasfiye memuru» olduğunu ileri sürerek anılan Şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin davacı olduğu «derdest» bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz bir şekilde tamamlandığından bahsedilemeyeceği, tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle «tasfiye» memurunun «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiği, «yasal hasım» konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğünün tasfiyenin usulsüz kapatılmasında «kusur» ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
CEVAP 1.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, «husumet itirazının» nazara alınması gerektiğini, müvekkilinin «tasfiye memuru» olarak gerekli iş ve işlemleri mevzuata uygun şekilde yerine getirdiğini, davanın «zamanaşımı» ve hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına neden olmadığından «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı «tasfiye memuru» vekili temyiz etmiştir.
2-Davacının temyizine gelince; mahkemece davanın kabulüne karar verildiği halde, «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden, «yasal hasım» konumunda olan davalı ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:resen terkin · sicilden terkin · fesih · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaAsliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/55 esas sayılı dosyasında «derdest» dava bulunurken, şirketin sicil «kaydının» «resen terkini» yasaya uygun olmadığı gibi 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesinde belirtilen ek «tasfiye» koşullarının da mevcut olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile şirketin ihyasına ve «tasfiye memuru» ...'un tasfiye memurluğu görevinin devamına karar verilmiştir.
… n delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, ihyasına karar verilen şirketin 6762 sayılı TTK hükümlerine dayalı olarak «fesih» ve tasfiyesine karar verilip «sicilden terkin» edildiğinin anlaşılmasına ve anılan şirketin ihyasının 6102 sayılı TTK'nın 547. maddesine dayalı olarak gerçekleştirilmiş sayılacak olmasına göre, mümeyyiz davalı …
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2945 E. 2017/4387 K.
Ortak:yasal hasım · ihya · tasfiye memuru · ticaret sicili · ek tasfiye · terkin · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİcra Hukuk Mahkemesi tarafından «kayyım» olarak atandığını, «ihyası» talep olunan Şirketin 06.03.2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, Ticaret Sicil Gazetesi'nin 06.11.2019 tarihli nüshasında şirketin «terkinin» «ilan» edildiğini, davalı ...'ın ihyası istenen şirketin «tasfiye memuru» olduğunu ileri sürerek anılan Şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
CEVAP 1.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, «husumet itirazının» nazara alınması gerektiğini, müvekkilinin «tasfiye memuru» olarak gerekli iş ve işlemleri mevzuata uygun şekilde yerine getirdiğini, davanın «zamanaşımı» ve hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına neden olmadığından «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
Şti. «ticaret sicilinden terkin» edilmiş olup taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam olunması adına «şirketin ihyası» için dava açmak üzere İstanbul 13.
Benzer bu karardaTTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:re'sen terkin · sicilden terkin · usulden reddi · temsil · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre, «tasfiye» suretiyle «sicilden terkin» edilen şirketi «tasfiye memuru» «temsil» ettiğinden «husumet» «yasal hasım» olan Ticaret Sicil Müdürlüğüyle birlikte tasfiye memuruna da yöneltilmek zorunda olduğu ve tasfiye memurunun davada hasım olarak gösterilmediği gerekçesiyle husumet eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmiştir.
TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca ticaret sicilinden re'«sen terkin» edilen şirketin ihyasına ilişkin olup, davada «husumet», «ihyası» istenilen şirketin «son» olarak görev yapan «tasfiye memuru» ya da tasfiye kurulu ile «ticaret sicil» memurluğuna yöneltilmelidir.
Bu durumda mahkemece, davacıya, «tasfiye memuru» hakkında dava açması için süre verilmesi, verilen sürede dava açılması halinde iş bu dava ile birleştirilmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, «husumet» eksikliği nedeniyle davanın «usulden reddine» karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2024/3239 E. , 2024/4952 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
SAYISI 2023/984 Esas, 2023/1433 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul Anadolu 2. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2023/82 E., 2023/362 K.
Taraflar arasındaki şirket ihyası davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Tasfiye Memuru ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409 E. sayılı dosyasında görülen ihalenin feshi davasında, taraflardan ... Kerestecilik İnşaat Yapı Malzemeleri San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. ticaret sicilinden terkin edilmiş olup taraf teşkilinin sağlanarak yargılamaya devam olunması adına şirketin ihyası için dava açmak üzere İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesi tarafından kayyım olarak atandığını, ihyası talep olunan Şirketin 06.03.2018 tarihli genel kurul kararı ile tasfiyeye girdiğini, Ticaret Sicil Gazetesi'nin 06.11.2019 tarihli nüshasında şirketin terkinin ilan edildiğini, davalı ...'ın ihyası istenen şirketin tasfiye memuru olduğunu ileri sürerek anılan Şirketin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Tasfiye Memuru ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin davada taraf sıfatının bulunmadığını, husumet itirazının nazara alınması gerektiğini, müvekkilinin tasfiye memuru olarak gerekli iş ve işlemleri mevzuata uygun şekilde yerine getirdiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, müvekkilinin davanın açılmasına neden olmadığından yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmaması gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
2.Davalı ... Sicil Müdürlüğü vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin yasal hasım olduğunu, yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 547 nci maddesi nazara alınarak dava konusu Şirketin tasfiyesinin sona erdiğinin 31.10.2019 tarihinde tescil edildiği, İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409E. sayılı dosyasının derdest olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile dava konusu Şirketin İstanbul 13. İcra Hukuk Mahkemesinin 2021/409 E. sayılı dosyasının yargılaması ve infazı ile sınırlı olarak ihyasına, davalı Tasfiye Memuru ...'ın görevine devam etmesine, harç ve yargılama giderinin davalı tasfiye memurundan tahsiline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tasfiye Memuru vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı Tasfiye Memuru ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; yargılamanın taraf teşkili sağlanmadan sonuçlandırıldığını, hukuki dinlenilme hakkının ihlal edildiğini, Mahkemece hukuki gerekçeler tartışılmadan karar verildiğini, müvekkiline dava yöneltilemeyeceğini, davanın şirket ortaklarına ya da davalı Kuruma yöneltilmesi gerektiğini, müvekkilinin tasfiye işlemlerini mevzuata uygun olarak yerine getirdiğini, davanın zamanaşımı ve hak düşürücü süreden reddi gerektiğini, müvekkili davanın açılmasına neden olmadığından aleyhine yargılama yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu şirketin davacı olduğu derdest bir davanın bulunması nedeniyle tasfiyenin usulüne uygun ve eksiksiz bir şekilde tamamlandığından bahsedilemeyeceği, tasfiyenin gereği gibi yapılmaması nedeniyle tasfiye memurunun yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olması gerektiği, yasal hasım konumunda olan davalı Sicil Müdürlüğünün tasfiyenin usulsüz kapatılmasında kusur ve sorumluluğu bulunmadığı gerekçesiyle davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Tasfiye Memuru ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Tasfiye Memuru ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu şirketin tasfiyesinin usulüne uygun yapılıp yapılmadığı, davalı tasfiye memurunun yargılama giderlerinden sorumlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 547 nci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Tasfiye Memuru ... vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Temyiz harcı peşin alındığından başkaca harç alınmasına mahal olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1061017300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz