YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1355 E. 2024/4418 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
internet bankacılığı↗ kötü niyet↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2019/89 E., 2020/198 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin enerji, telekom, tekstil, inşaat, gayrimenkul, finans ve madencilik gibi pek çok sektörde faaliyet gösterdiğini, 2017/88209 nolu "İŞTE FİKİR + şekil" ibareli markanın 35, 38, 41 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için yaptıkları başvurunun davalı şirketin "İŞTE" ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine 35, 38 ve 42. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, oysa markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunmadığını, davalının markalarının zayıf nitelikte olduğunu, zayıf markaların koruma kapsamının dar yorumlanması gerektiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, talep edilen sınıfların dikkat seviyesi yüksek tüketici kitlesine hitap ettiğini, başvuruya itirazın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile müvekkili markasının 35, 38, 41 ve 42. sınıflarda tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin iştiraki olduğunu, internet bankacılığının kullanımını yaygınlaştırmak ve internete bağlı müşteri sayısını artırmak amacı ile 1999 yılında kurulduğunu, müvekkilinin 09, 35, 38 ve 42. sınıflarda tescilli "İŞTE" ibareli seri markalarının bulunduğu, müvekkiline ait seri markaların kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, dava konusu markanın müvekkiline ait seri markaların bir yenisi olarak algılanacağını, başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını, davacının "FİKİR" ibaresinin verilen hizmetle bağlantılı olmayan ayırt edici niteliğe sahip bir ibare olduğuna ilişkin beyanlarının mesnetsiz olduğunu, taraf markalarının tüketici nezdinde karışıklık yaratacak düzeyde benzediğini, orta düzey tüketicilerin markalar arasında bağ kurmasının yeterli olacağını, kötü niyet iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/88209 sayılı marka kapsamında reddine karar verilen 35, 38 ve 42. sınıf hizmetlerin tamamının davalı tarafın ret gerekçesi markaları kapsamındaki hizmetlerle aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte oldukları; ancak dava konusu “İŞTE FİKİR” ibaresi ile ret gerekçesi davalı markalarının, bilinç düzeyi yüksek ilgili tüketiciler nezdinde, salt ayırt ediciliği zayıf olan “İŞTE” ibaresinin ortaklığı nedeniyle benzerliğinden ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, markalardaki farklı bileşenlerin, markaların birbirinden ayırt edilmesine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararın iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının tertip tarzının aynı olduğunun Mahkemece de kabul edildiğini, markalar okunurken ilk algılananın "İŞTE" ibaresi olacağını, bu ibarenin markada vurguyu taşıdığını, "FİKİR" ibaresinin markalar arasındaki iltibası kaldırmaya yeterli olmadığını, tescil talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının oluşturuluş biçimlerinin benzer olduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, orta düzey alıcıların herhangi bir bağ kurmasının dahi yeteceğini, müvekkilinin "İŞTE" ibareli markalara kullanımla ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "İŞTE" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, anlamı itibarıyla marka içinde vurguyu kendisinden sonra gelen ibareye yoğunlaştıracağı, davalı şirketin itiraza mesnet "İŞTE" ibareli markalarının "bulut, firewall, sanalsunucu, sms, log, loglama" gibi teknik kelimeler içerdikleri, dava konusu markadaki "FİKİR" ibaresinin şekil unsuru ile birlikte davacının markasının davalının markalarından yeterince farklılaşmasını sağladığı, tüketiciler nezdinde taraf markalarının ilişkilendirilmesi de dahil karıştırılması ihtimalinin bulunmadığı, YİDK kararının iptalinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka tescili
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1309 E. 2023/4641 K.
Ortak:ayırt edicilik · dahili dava
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "İŞTE" ibaresinin «ayırt ediciliğinin» zayıf olduğu, anlamı itibarıyla marka içinde vurguyu kendisinden sonra gelen ibareye yoğunlaştıracağı, davalı şirketin itiraza mesnet "İŞTE" ibareli markalarının "bulut, firewall, sanalsunucu, sms, log, loglama" gibi teknik kelimeler içerdikleri, dava konusu markadaki "FİKİR" ibaresinin şekil unsuru ile birlikte davacının markasının davalının markalarından yeterince farklılaşmasını sağladığı, tüketiciler nezdinde taraf markalarının ilişkilendirilmesi de «dahil» karıştırılması ihtimalinin bulunmadığı, YİDK kararının iptalinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar ve …
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin iştiraki olduğunu, «internet bankacılığının» kullanımını yaygınlaştırmak ve internete bağlı müşteri sayısını artırmak amacı ile 1999 yılında kurulduğunu, müvekkilinin 09, 35, 38 ve 42. sınıflarda tescilli "İŞTE" ibareli seri markalarının bulunduğu, müvekkiline ait seri markaların kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığını, dava konusu markanın müvekkiline ait seri markaların bir yenisi olarak algılanacağını, başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını, davacının "FİKİR" ibaresinin verilen hizmetle bağlantılı olmayan ayırt edici niteliğe sahip bir ibare olduğuna ilişkin beyanlarının mesnetsiz olduğunu, taraf markalarının tüketici nezdinde karışıklık yaratacak düzeyde benzediğini, orta düzey tüketicilerin markalar arasında bağ kurmasının yeterli olacağını, «kötü niyet» iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
… da benzer nitelikte oldukları; ancak dava konusu “İŞTE FİKİR” ibaresi ile ret gerekçesi davalı markalarının, bilinç düzeyi yüksek ilgili tüketiciler nezdinde, salt «ayırt ediciliği» zayıf olan “İŞTE” ibaresinin ortaklığı nedeniyle benzerliğinden ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, markalardaki farklı bileşenlerin, …
Benzer bu kararda… enimi uyandırarak 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 6 ncı maddesinde açıkça belirtildiği üzere, halk tarafından ilişkilendirilme ihtimali de «dahil» karıştırılma ihtimalinin söz konusu olduğunu, fonetik ve sessel olarak da iki marka arasında aynı derecede benzerlik bulunduğunu, markalar arasında sınıfsal benzer …
… rafların markaları arasında sessel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkiline ait “işte” ibareli markaların kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığını, müvekkiline ait “işte” ibareli seri markaların aralıksız bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin tanıttığı ve kendisi ile özdeşleştirdiği söz konusu markaların benzerlerinin bu şekilde tescil edilmesinin, «kötüniyetin» bir göstergesi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · kötüniyet
Benzer bu kararda… rkişi raporuyla davacıya ait dava konusu marka ile davalıya ait markalar bir bütün itibariyle karşılaştırıldığında, 35 ve 42. sınıfta bulunan emtiların hitap ettiği «ortalama tüketici» nezdinde görsel, işitsel, kavramsal açıdan benzerlik göstermediği, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin üçüncü, beşinci ve altıncı fıkrası koşullarının davalı yararına gerçekleştiğine veya başvurunun «kötüniyetli» olduğuna ilişkin yeterli delilin dosyada mevcut olmadığı, buna karşılık markasal kullanımlarına dair sunulan delillerin, 6769 sayılı Kanun’un 6 ncı maddesinin biri …
… rafların markaları arasında sessel ve kavramsal açıdan ayırt edilemeyecek derecede benzerlik bulunduğunu, müvekkiline ait “işte” ibareli markaların kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazandığını, müvekkiline ait “işte” ibareli seri markaların aralıksız bir şekilde kullanıldığını, müvekkilinin tanıttığı ve kendisi ile özdeşleştirdiği söz konusu markaların benzerlerinin bu şekilde tescil edilmesinin, «kötüniyetin» bir göstergesi olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/1355 E. , 2024/4418 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1598 Esas, 2022/1440 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2019/89 E., 2020/198 K.
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekillerince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvuruların esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Kurum vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin enerji, telekom, tekstil, inşaat, gayrimenkul, finans ve madencilik gibi pek çok sektörde faaliyet gösterdiğini, 2017/88209 nolu "İŞTE FİKİR + şekil" ibareli markanın 35, 38, 41 ve 42. sınıf mal ve hizmetlerde tescili için yaptıkları başvurunun davalı şirketin "İŞTE" ibareli markalarını mesnet göstererek yaptığı itiraz üzerine 35, 38 ve 42. sınıf hizmetler yönünden kısmen reddedildiğini, oysa markalar arasında görsel, işitsel ve kavramsal açıdan benzerlik bulunmadığını, davalının markalarının zayıf nitelikte olduğunu, zayıf markaların koruma kapsamının dar yorumlanması gerektiğini, markalar arasında karıştırılma ihtimali bulunmadığını, talep edilen sınıfların dikkat seviyesi yüksek tüketici kitlesine hitap ettiğini, başvuruya itirazın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek YİDK kararının iptali ile müvekkili markasının 35, 38, 41 ve 42.
sınıflarda tescil edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TÜRKPATENT vekili cevap dilekçesinde, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Şirket vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye İş Bankası A.Ş.'nin iştiraki olduğunu, internet bankacılığının kullanımını yaygınlaştırmak ve internete bağlı müşteri sayısını artırmak amacı ile 1999 yılında kurulduğunu, müvekkilinin 09, 35, 38 ve 42. sınıflarda tescilli "İŞTE" ibareli seri markalarının bulunduğu, müvekkiline ait seri markaların kullanım yoluyla ayırt edicilik kazandığını, dava konusu markanın müvekkiline ait seri markaların bir yenisi olarak algılanacağını, başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından yararlanmaya çalıştığını, davacının "FİKİR" ibaresinin verilen hizmetle bağlantılı olmayan ayırt edici niteliğe sahip bir ibare olduğuna ilişkin beyanlarının mesnetsiz olduğunu, taraf markalarının tüketici nezdinde karışıklık yaratacak düzeyde benzediğini, orta düzey tüketicilerin markalar arasında bağ kurmasının yeterli olacağını, kötü niyet iddialarının doğru olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu 2017/88209 sayılı marka kapsamında reddine karar verilen 35, 38 ve 42. sınıf hizmetlerin tamamının davalı tarafın ret gerekçesi markaları kapsamındaki hizmetlerle aynı, aynı tür ya da benzer nitelikte oldukları; ancak dava konusu “İŞTE FİKİR” ibaresi ile ret gerekçesi davalı markalarının, bilinç düzeyi yüksek ilgili tüketiciler nezdinde, salt ayırt ediciliği zayıf olan “İŞTE” ibaresinin ortaklığı nedeniyle benzerliğinden ve ilişkilendirilme ihtimalinin bulunduğundan söz edilemeyeceği, markalardaki farklı bileşenlerin, markaların birbirinden ayırt edilmesine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, YİDK kararın iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TÜRKPATENT vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının tertip tarzının aynı olduğunun Mahkemece de kabul edildiğini, markalar okunurken ilk algılananın "İŞTE" ibaresi olacağını, bu ibarenin markada vurguyu taşıdığını, "FİKİR" ibaresinin markalar arasındaki iltibası kaldırmaya yeterli olmadığını, tescil talebinin reddine karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek Mahkemenin kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı Şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraf markalarının oluşturuluş biçimlerinin benzer olduğunu, markaların görsel, işitsel ve kavramsal olarak ayırt edilemeyecek derecede benzediğini, orta düzey alıcıların herhangi bir bağ kurmasının dahi yeteceğini, müvekkilinin "İŞTE" ibareli markalara kullanımla ayırt edicilik kazandırdığını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu "İŞTE" ibaresinin ayırt ediciliğinin zayıf olduğu, anlamı itibarıyla marka içinde vurguyu kendisinden sonra gelen ibareye yoğunlaştıracağı, davalı şirketin itiraza mesnet "İŞTE" ibareli markalarının "bulut, firewall, sanalsunucu, sms, log, loglama" gibi teknik kelimeler içerdikleri, dava konusu markadaki "FİKİR" ibaresinin şekil unsuru ile birlikte davacının markasının davalının markalarından yeterince farklılaşmasını sağladığı, tüketiciler nezdinde taraf markalarının ilişkilendirilmesi de dahil karıştırılması ihtimalinin bulunmadığı, YİDK kararının iptalinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Kurum vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı Kurum vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali koşullarının bulunup bulunmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı Kurum vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060988400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz