Tabela taahhüdüne aykırılığın ön protokolün haklı feshini oluşturması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2068 E. 2024/4411 K. · · İlk derece: İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Bayilik ön protokolünde markaya ait dış cephe tabelasının binanın belirli bir cephesine asılacağı açıkça taahhüt edilmişse, tabelanın sonradan kaldırılıp başka cepheye asılması protokole aykırılık oluşturur ve karşı tarafın feshini haklı kılar; haklı fesih hâlinde fesheden tarafın zararlarının tazmini istenemez. Feshin haklı olup olmadığı hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenebilecek bir konu olduğundan bu hususta bilirkişi incelemesi zorunlu değildir. Fesih hâlinde yatırım bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin hüküm, müzakere edilmeden dayatılmış bir genel işlem koşulu niteliği taşımıyorsa TBK 20 kapsamında denetlenemez; özellikle taraflar fesihten sonra imzaladıkları mutabakat protokolünde aynı hükmü yeniden kabul etmişlerse sonradan bu hükmün geçersizliği ileri sürülemez. Bilirkişi raporundan sonra iradi olarak yapılan talep artırımında vekâlet ücreti ıslah edilen değer üzerinden takdir edilir.
Ele alınan sorunlar
Ön protokoldeki dış cephe tabelası taahhüdüne aykırılığın feshi haklı kılıp kılmadığı → ret
İddia: Davacı, davalının aynı binada başka markaların da satış ve servis hizmetlerinin verileceğini bildiğini, Nissan bölümünün girişinin bulunduğu cephenin de ana yola baktığını, logo ve yazıların istenilen şekilde monte edildiğini, feshin haksız olup olmadığı konusunda araştırma yapılmadığını ve mahallinde keşif yapılmadan eksik incelemeyle karar verildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Protokolün ilgili maddesi ile ibraz edilen ihtarname ve fotoğraflar incelendiğinde, markaya ait dış cephe tabelasının binanın ana yola bakan ön cephesine asılması gerektiği, satış bölümünün girişinin bulunduğu cephenin önem arz etmediği, sözleşmede özellikle ön cepheye vurgu yapıldığı anlaşılmaktadır. Davacı tabelayı başlangıçta ön cepheye asmışken sonradan kaldırmıştır; bu husus protokole aykırı olduğundan fesih haklı nedene dayanmakta ve davacı zararlarının tazminini talep edememektedir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Feshin haklılığının belirlenmesinde bilirkişi incelemesi yaptırılmasının gerekip gerekmediği → ret
İddia: Davacı, yargılama aşamasında feshin haksız olup olmadığı konusunda araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, alınan teknik bilirkişi raporunun bu hususu karşılamadığını ileri sürmüştür.
Gerekçe: Feshin haklılığı, hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan bir konu olup bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmez. Mahkemece alınan teknik bilirkişi raporunun yapılan işler ve bunların bedelinin belirlenmesine ilişkin bulunduğu açıklanarak fesih sebebi bizzat mahkemece değerlendirilmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Bayilik yatırım bedelinin iade edilmeyeceğine ilişkin sözleşme hükmünün genel işlem koşulu denetimine tabi olup olmadığı → ret
İddia: Davacı, sözleşme hükümlerine müdahale imkânı olmadan ve baskın konumdaki davalının zorlamasıyla ön protokolü imzalamak zorunda kaldığını, pazarlık imkânı verilmeden imzalanan hükmün yazılmamış sayılması ve iptali gerektiğini, alıkonulan bayilik bedelinin iade edilmesi gerektiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Ön protokolde davalının sözleşmeyi feshi hâlinde bayilik yatırım bedelinin iade edilmeyeceği kararlaştırılmış olup, genel işlem şartı taşıyan ve müzakere edilmeden imzalanan bir sözleşme söz konusu olmadığından 6098 sayılı Kanun'un 20 nci maddesinin uygulama alanı bulunmamaktadır. Ayrıca fesihten sonra imzalanan mutabakat protokolünde de bayilik yatırım bedelinin ön protokol hükümlerine uygun şekilde iade edilmeyeceği taraflarca kabul edilmiştir. Davacı, ön protokolün müzakere edilmeden ve baskın konumdaki tarafın zorlaması ile imzalandığını ileri sürse de, fesihten sonraki uzlaşma aşamasında ve mutabakat protokolünde de aynı hükümleri kabul etmiştir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Talep artırımı (ıslah) sonrası vekâlet ücretinin hangi değer üzerinden takdir edileceği → ret
İddia: Davacı, mahkemenin hatalı uygulaması nedeniyle davayı ıslah etmek zorunda kaldığını ve bu nedenle davalı lehine haksız olarak fazla vekâlet ücretine hükmedildiğini ileri sürmüştür.
Gerekçe: Talep artırımı bilirkişi incelemesinden sonra davacı tarafça iradi olarak yapılmış olduğundan, ıslah edilen değer üzerinden takdir edilen vekâlet ücretinde bir hata bulunmamaktadır. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Feshin haklılığının bilirkişi incelemesi gerektirmeyen hukuki bir değerlendirme olması ve fesihten sonra imzalanan mutabakat protokolünde yeniden kabul edilen hükmün genel işlem koşulu denetiminden çıkması bakımından emsal değer taşır; Yargıtay'ca onanmış olması bağlayıcı ağırlık kazandırır.
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bayilik ön protokolü↗ haklı fesih↗ taahhüde aykırılık↗ genel işlem koşulu↗ mutabakat protokolü↗ ıslah / talep artırımı↗ bilirkişi incelemesinin sınırı↗ hâkimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgi↗ basiretli tacir↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2068 E. , 2024/4411 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/666 Esas, 2023/279 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2018/372 E., 2019/959 K.
Taraflar arasındaki tazminat-alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 28.05.2024 günü hazır bulunan davacı vekilleri Avukat ... ve Avukat ... ile davalı vekili Avukat ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; tarafların 17.02.2016 tarihinde ön protokol imzalayarak protokolün 2. maddesi çerçevesinde bayii adayı olan müvekkili şirketin bayilik öncesi yerine getirmesi gereken taahhütler ile tarafların hak ve yükümlülüklerinin düzenlendiğini, davalının, Nissan hariç aynı binada ... ve ...markalarınında satış-servis hizmetlerinin verileceğini bildiğini, özellikle müvekkiline ait binaya, Nissan'ın talepleri doğrultusunda bir çok ilave imalat ve inşaat yapıldığını, davalı şirketin 14.11.2016 tarihli ihtarname ile 17.02.2016 tarihli ön protokolü fesh ettiğini, feshi sözleşmenin 3.1 maddesine dayandırdığını, feshin akabinde bayilik anlaşmasını başka bir şirket ile gerçekleştirdiğini, haksız fesih nedeniyle müvekkilinin ciddi zarara uğradığını, müvekkiline ait taşınmaz üzerine davalının talebi ile yapılan tüm imalatlara ilişkin olmak üzere şimdilik 100.000,00 TL'nin dava tarihinden, davalı tarafından haksız alıkonulan 250.000,00 TL bayilik ödemesinin temerrüt tarihinden itibaren, tahkikat sırasında tespiti mümkün olacak "işe yaramayan ve sökülecek imalat için" fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere şimdilik 1.000,00 TL'nin faizi ile birlikte tahsilini, pazarlık imkanı verilmeden imzalanan ön protokolün 3.6 maddesinin yazılmamış sayılmasına ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; tarafların 17.02.2016 tarihli ön protokole göre "Nissan logolu dış cephe tabelasını binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asacağını" kabul ve taahhüt ettiğini, davacının bu tabelayı ön protokole uygun şekilde asmış iken daha sonra taahhüdüne uymayarak tabelayı kaldırdığını ve yan cepheye astığını, davacının ana yükümlülüğe uymadığı için müvekkilinin de ön protokolü haklı nedenle fesh ettiğini, kusurun davacıda olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ön protokolün 3.1 maddesinde: "...Nissan operasyonunu yürüteceği katın üstünde, Nissan logolu dış cephe tabelası dışında başka bir tabela veya görseli, hiçbir şekilde binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asmayacağını...kabul ve taahhüt eder." hükmünün düzenlendiği, davacının başta ön cepheye astığı tabelayı daha sonra kaldırarak yan cepheye astığı, davacı taraf; binanın konumu itibarıyla tabela asılan kısmın .... Koleji tarafı olduğu ve caddeye baktığı, girişte yer aldığı ve davacının başka markalara ait bayiliklerinin de bulunduğu gerçeği karşısında bu yönde bir sınırlandırmanın hayatın olağan akışına uymayacağını ileri sürmüş ise de davacının başka marka otomobil bayiliklerinin olması, basiretli bir tacir olarak imza altına aldığı protokol hükümlerine aykırı hareket etmesine cevaz vermeyeceği, davacının iddiasının protokolde dış cephe tabelasına ilişkin olarak belirlenen şarta uygun olmadığı, tarafların protokol ile dış cephe tabelasının Nissan girişi değil, ön cepheye asılması konusunda vardıkları anlaşmanın davacı tarafça ihlal edildiği, davalının ön protokolü feshinin haklı olduğu, davalının haklı feshinden sonra tarafların 09.02.2017 tarihli "Ön Protokolün Feshine İlişkin Mutabakat Protokolü"nü imzaladıkları, mutabakat protokolü ile bayilik sözleşmesinin imzalanmaması sebebiyle yasal yollara müracaat edilmeyeceğini de kabul ettikleri, alınan teknik bilirkişi raporunun yapılan işler ve bunların bedellerinin belirlenmesine ilişkin bulunduğu, davacı tarafça bu miktar üzerinden dava değerinin arttırıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalının, müvekkilinin diğer bayiliklerinden haberdar olduğu halde bayilik teklifi yaptığını, davalının, müvekkilinin aynı binada....ve .... markalarının da satış ve servis hizmetlerinin verileceğini bildiğini, mahallinde keşif yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiğini, yargılama aşamasında feshin haksız olup olmadığı konusunda araştırma ve değerlendirme yapılmadığını, davalı tarafça feshin protokolün 3.1 maddesine dayandırıldığını, Nissan bölümünün girişi ... Koleji tarafı olup bu cephenin de Eskişehir yoluna baktığını, Nissan logoları ve yazılarının istenildiği şekilde binaya monte edildiğini, davalının başka bir şirketle gecikmeksizin anlaşma yapmasının iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu, bayilik bedeli olarak davalı tarafından alıkonulan bedelin iadesi gerektiğini, sözleşme hükümlerine müdahale imkânına sahip olmadan müvekkilinin ön protokolü imzalamak zorunda kaldığını, mahkemenin hatalı uygulaması nedeniyle davanın ıslahına neden olup bu nedenle davalı taraf lehine haksız olarak fazla vekâlet ücretine karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile feshin haklılığının belirlenmesi hakimlik mesleğinin gerektirdiği hukuki bilgiyle çözümlenmesi mümkün olan konular olup bu hususta bilirkişi incelemesi yaptırılması gerekmediği, Mahkemece teknik bilirkişi raporunun yapılan işler ve bunların bedelinin belirlenmesine ilişkin bulunduğu açıklanarak fesih sebebinin Mahkemece değerlendirildiği, protokolün 3.1 maddesi ve ibraz edilen ihtarname ile fotoğraflar incelendiğinde Nissan logolu dış cephe tabelasının binanın Eskişehir yoluna bakan ön cephesine asılması gerektiği, Nissan bölümünün girişinin önem arz etmediği, sözleşmede özellikle ön cepheye vurgu yapıldığı, davacının da tabelayı ön cepheye asmışken sonradan kaldırdığı, bu husus protokole aykırı olup fesih haklı nedene dayandığından davacının zararların tazminini talep edemeyeceği, ön protokolün 3.6 maddesinde davalının sözleşmeyi feshi halinde bayilik yatırım bedeli 250.000,00 TL'nin iade edilmeyeceği kararlaştırılmış olup genel işlem şartı taşıyan ve müzakere edilmeden imzalanan bir sözleşme söz konusu olmadığı, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 20 nci maddesinin uygulama alanı bulunmadığı, fesihten sonra imzalanan 09.02.2017 tarihli “Mutabakat Protokolü”n 1.
maddesinde de bayilik yatırım bedeli olarak ödenen 250.000,00 TL + KDV’nin Ön Protokol hükümlerine uygun şekilde iade edilmeyeceğinin taraflarca kabul edildiği, davacı taraf Ön Protokol'ün müzakere edilmeden ve baskın konumda olan davalı tarafın zorlaması ile imzalandığını ve iptali gerektiğini ileri sürse de fesihten sonraki uzlaşma aşamasında ve mutabakat protokolünde de aynı hükümleri kabul ettiği gözetildiğinde davacı vekilinin bu yöne ilişkin istinaf nedenin yerinde görülmediği, davacı tarafça bilirkişi incelemesinden sonra talep artırımı iradi olarak yapılmış olup ıslah edilen değer üzerinden takdir edilen vekalet ücretinde bir hata bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, taraflar arasındaki protokolün feshinin haklı nedene dayanıp dayanmadığı, davacının talep ettiği tazminat ve alacak kalemlerinin tazmini koşullarının bulunup bulunmadığı, sözleşme hükümle hükümlerinin haksız şart niteliğinde olup olmadığı ve davalı lehine hükmedilen vekalet ücretine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Kanun'un 20 vd. maddeleri
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
29.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060961500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz