Kötüleme
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/3434 E. 2024/5457 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötüleme↗ ticari itibar↗ kişilik hakları↗ uyap↗ illiyet bağı↗ dolandırıcılık↗ marka hakkına tecavüz↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ temsil↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ :Bakırköy 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI :2017/618 E., 2019/139 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, ref'i, men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin özellikle gayrimenkul, inşaat ve yayıncılık sektörlerinde aktif şekilde hizmet verdiğini, Çanakkale İli, Biga İlçesi, Gümüşçay Belediyesi sınırlarında müvekkilleri adına tapuda kayıtlı bulunan gayrimenkullerin satışına yönelik kampanyalar düzenlediklerini, söz konusu kampanyalar kapsamında müvekkili firma adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "... Gayrimenkul" markasının, işletme işaretleri, tüm kullanılagelen hukuka uygun ibare, söylem, söz, slogan, politika, anons, reklam, kampanya, sunum, görsel ve işitsel video, bant, yazı, fiyatlama ve sair barındıran çeşitli reklam filmleri kanalıyla halka ulaştığını, Biga Kent projesinin, tamamen ve sadece müvekkillerinin sermaye, mülkiyet ve ... mülkiyet hakları ile emekleri doğrultusunda ortaya çıktığını, müvekkillerinin zaman zaman kendi ticari faaliyetlerini davalıların kanalı olan ... TV’de tanıttıklarını, bunun karşılığında da davalılara bedel ödediklerini, bu kapsamdaki çalışmalar arasında Biga Kent Projesinin de tanıtımının yapıldığını, zaman içinde davalıların da müvekkilleri ile aynı sektörde aynı işi yapmak istediklerini, kötüniyetle hareket etmeye başladıklarını, davalı tarafın müvekkillerinin Biga Kent Projesi için çektikleri videonun tamamen aynısını kullanmak suretiyle sadece "..." sözcüğünün geçtiği her yere ...’i getirerek sahibi oldukları ... TV’de yayınladıklarını ve bu yolla haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men'ini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, tecavüzün men ve ref'ini, gayrimenkul satış reklam filmlerinin çoğaltılmasının, yayılmasının umuma iletilmesinin önlenmesini, durdurulmasını ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... TV marka ve logosu ile ulusal çapta yayın yapan bir televizyon kanalı işlettiğini, müvekkilinin ayrıca Radyo ..., Ekintürk Tv, ... Gayrimenkul ve ... markalarının da sahibi olduğunu, "..." ve "..." markalarının bariz bir şekilde birbirinden farklı olduklarını, iltibas yaratacak nitelikte olmadıklarını, müvekkili tarafından kullanılan "... Gayrimenkul" markasının mesleki etiğe uygun olduğunu, dava konusu reklamların birbirlerinden farklı olduğunu, söz konusu reklam filmindeki çekimlerin tamamının ... TV tarafından yapıldığını, davacının reklamında Çanakkale İli, Biga İlçesinde yapmış oldukları projeye ilişkin arsaların satışa sunularak pazarlamasının yapıldığını, müvekkilinin ise aynı bölgede villa sattığını, dava konusu reklamlarda pazarlaması yapılan gayrimenkuller farklı olduğu gibi, fiyatlarının da farklı olduğunu, reklam filmlerindeki seslendirmelerin, metinlerin tamamının birbirinden farklı olup, haksız rekabet yaratacak nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre "... Gayrimenkul" adına hazırlanan ve yayınlanan reklam filminden davalı adına hazırlanan reklam filmine birçok görüntünün alındığı, görüntülerin montajlanarak üzerine yeni bir ... yazıldığı, görüntülerdeki tanıtım için getirilen kafilenin ... Gayrimenkul’ün reklamındaki tanıtım ve satış yaptığı kafile olduğu, davalının tanıtım videosunun, tanıtımı yaptığı yerlerin ... Gayrimenkul’ün sattığı yerler olduğu izlenimini uyandırdığı, böylece davalının davacı tarafa ait reklam görüntülerini montajlamak suretiyle haksız yere kullandığı ve bu durumun haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların davacı tarafa ait reklam filminin kısmen montajlamak suretiyle kendi reklamlarında kullanmalarının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin ve bu reklamın yayınlanmasının önlenmesine, ancak davalı ...’a ait olduğu belirtilen, facebook sosyal paylaşım sitesindeki açıklamada, “Beş bin liraya alıp 80 bin liraya değil beş bin liraya alıp on bin liraya satacağız” şeklindeki beyanın, doğrudan davacıya yönelik bir beyan olduğu, davacıyı kötülediği algısını yarattığına dair bir açıklık-netlik bulunmadığı, rakibini gereksiz yere kötüleyici bir açıklama-karşılaştırma mahiyetinde olup olmadığı, davalının kendisini rakiplerine nazaran ticarette öne geçirdiği gibi bir husus dosyadan tespit edilemediğinden davacının davalı ...'ın bu eylemine yönelik davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın müvekkilleri aleyhinde sosyal medya üzerinden yazıp çizdikleriyle haksız rekabete yönelik haksız kazanç elde edildiğini ve müvekkillerini kötüleyip karalayarak, müvekkillerinin müşterilerini dolandırıyormuş da davalı ... da bunu deşifre ediyormuş gibi gerçek dışı ve son derece zarar verici paylaşımlarda bulunduğunu, dosyada vekil olmayan, 16.4.2019 tarihli karar duruşmasına da katılmamış olan davalı vekili lehine sırf uyap üzerinden adı silinmediğinden hatalı şekilde vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve bu kapsamda alınan ve denetlenebilir raporlara göre, davalının sosyal medya paylaşımlarının reklam filmini bilmeyen, davacı ve davalı arasındaki ilişkileri hiç bilmeyen tüketici kitlesinin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, yapılan paylaşımların, davacıya yönelik olduğunun anlaşılamadığı, davalının sosyal medya hesabından yaptığı bu paylaşımı nedeniyle davacının kişilik haklarının ve ticari itibarının ağır şekilde zedelendiğini, mali olarak zarara uğradığını, ticari rakibi olan diğer şirketler karşısında rekabet ortamının ihlal edildiğini de ispatlayamadığı, sadece sosyal medya üzerinden yapılan haksız rekabet yönündeki beyanların zamanı ve ... TV'de haksız rekabet içerdiği raporla tespit olunan videonun yayınlanma tarihinin aynı zamanda olmasının, dava konusu haksız rekabet yönünden illiyet bağı sağlamadığı, davalı tarafça verilen 13.03.2018 tarihli vekaletname incelendiğinde davacının birden fazla avukat tarafından temsil edildiği, davalı vekillerinden ... ..., ... ... ve ... ...'un vekillikten çekilme dilekçesi sundukları, vekillikten çekilme dilekçesinin, duruşma günlerinin, gerekçeli kararın vekillikten çekilme dilekçesi sunmayan Avukat ... ...'a tebliğ edildiği, Avukat ... ...'ın vekillikten çekilme dilekçesi bulunmadığı, vekaletinin devam ettiğinin kabulü gerektiği, ayrıca vekalet sunulmakla taraf vekalet ücretine hak kazanmış olması nedenleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan ve haksız rekabet hükümlerinden kaynaklanan haklarının ihlalinin tespiti, men'i, ref'i istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 üncü ve 55 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/4657 E. 2017/6701 K.
Ortak:kötüleme · haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… ün sattığı yerler olduğu izlenimini uyandırdığı, böylece davalının davacı tarafa ait reklam görüntülerini montajlamak suretiyle haksız yere kullandığı ve bu durumun «haksız rekabet» oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların davacı tarafa ait reklam filminin kısmen montajlamak suretiyle kendi reklamlarında kullanmalarının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin ve bu reklamın yayınlanmasının önlenmesine, ancak davalı ...’a ait olduğu belirtilen, facebook sosyal paylaşım sitesindeki açıklamada, “Beş bin liraya alıp 80 bin liraya değil beş bin liraya alıp on bin liraya satacağız” şeklindeki beyanın, doğrudan davacıya yönelik bir beyan olduğu, davacıyı «kötülediği» algısını yarattığına dair bir açıklık-netlik bulunmadığı, rakibini gereksiz yere kötüleyici bir açıklama-karşılaştırma mahiyetinde olup olmadığı, davalının kendisi …
İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın müvekkilleri aleyhinde sosyal medya üzerinden yazıp çizdikleriyle «haksız rekabete» yönelik haksız kazanç elde edildiğini ve müvekkillerini «kötüleyip» karalayarak, müvekkillerinin müşterilerini «dolandırıyormuş» da davalı ... da bunu deşifre ediyormuş gibi gerçek dışı ve «son» derece zarar verici paylaşımlarda bulunduğunu, dosyada vekil olmayan, 16.4.2019 tarihli karar duruşmasına da katılmamış olan davalı vekili lehine sırf «uyap» üzerinden adı silinmediğinden hatalı şekilde «vekalet ücretine» hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
Taraflar arasındaki «marka hakkına tecavüzün» ve «haksız rekabetin» tespiti, ref'i, men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu karardaDavacı, davalının ... sayfasında kendi hizmeti ile davacı hizmetini kıyaslayarak, davacı hizmetini «kötülediğini», facebook sosyal medya paylaşımları ile yayınlanan reklamların «haksız rekabete» sebep olduğunu iddia etmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve deliller incelendiğinde dava konusu talep tescilli markaya vaki tecavüzün önlenmesine ve «haksız rekabetin» tespiti talebi olduğu, mahkemenin bu konuda «görevli» olmadığından davanın görev yönüyle, dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» ile görevli mahkemenin «fikri sınai haklar hukuk» mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
1- Dava, TTK 54 vd. maddeleri uyarınca «haksız rekabetin» tespiti, önlenmesi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · usulden reddi · görevsizlik kararı · iş mahkemesi görev alanı · fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi · görevli mahkeme
Benzer bu kararda4 ve 5. maddeleri uyarınca ticaret mahkemesi «görevli» olduğundan, mahkemece, «fikri sınai haklar hukuk» mahkemesinin görevli olduğu gerekçesiyle «görevsizlik» kararı verilerek, davanın dava «şartı yokluğundan» «usulden reddi» doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamı ve deliller incelendiğinde dava konusu talep tescilli markaya vaki tecavüzün önlenmesine ve «haksız rekabetin» tespiti talebi olduğu, mahkemenin bu konuda «görevli» olmadığından davanın görev yönüyle, dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» ile görevli mahkemenin «fikri sınai haklar hukuk» mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
Davada 556 sayılı KHK kapsamında kalan bir hukuki koruma talebi bulunmadığından, «fikri sınai haklar hukuk» mahkemesinin «görev alanına» giren bir dava olmayıp TTK.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/3434 E. , 2024/5457 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 44. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/1509 Esas, 2023/279 Karar
HÜKÜM
Ret
İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 1. ... ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2017/618 E., 2019/139 K.
Taraflar arasındaki marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, ref'i, men'i davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin özellikle gayrimenkul, inşaat ve yayıncılık sektörlerinde aktif şekilde hizmet verdiğini, Çanakkale İli, Biga İlçesi, Gümüşçay Belediyesi sınırlarında müvekkilleri adına tapuda kayıtlı bulunan gayrimenkullerin satışına yönelik kampanyalar düzenlediklerini, söz konusu kampanyalar kapsamında müvekkili firma adına Türk Patent ve Marka Kurumu nezdinde tescilli "... Gayrimenkul" markasının, işletme işaretleri, tüm kullanılagelen hukuka uygun ibare, söylem, söz, slogan, politika, anons, reklam, kampanya, sunum, görsel ve işitsel video, bant, yazı, fiyatlama ve sair barındıran çeşitli reklam filmleri kanalıyla halka ulaştığını, Biga Kent projesinin, tamamen ve sadece müvekkillerinin sermaye, mülkiyet ve ...
mülkiyet hakları ile emekleri doğrultusunda ortaya çıktığını, müvekkillerinin zaman zaman kendi ticari faaliyetlerini davalıların kanalı olan ... TV’de tanıttıklarını, bunun karşılığında da davalılara bedel ödediklerini, bu kapsamdaki çalışmalar arasında Biga Kent Projesinin de tanıtımının yapıldığını, zaman içinde davalıların da müvekkilleri ile aynı sektörde aynı işi yapmak istediklerini, kötüniyetle hareket etmeye başladıklarını, davalı tarafın müvekkillerinin Biga Kent Projesi için çektikleri videonun tamamen aynısını kullanmak suretiyle sadece "..." sözcüğünün geçtiği her yere ...’i getirerek sahibi oldukları ... TV’de yayınladıklarını ve bu yolla haksız rekabette bulunduklarını ileri sürerek haksız rekabetin tespitini, men'ini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, tecavüzün men ve ref'ini, gayrimenkul satış reklam filmlerinin çoğaltılmasının, yayılmasının umuma iletilmesinin önlenmesini, durdurulmasını ve hükmün ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalılar vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin ... TV marka ve logosu ile ulusal çapta yayın yapan bir televizyon kanalı işlettiğini, müvekkilinin ayrıca Radyo ..., Ekintürk Tv, ... Gayrimenkul ve ... markalarının da sahibi olduğunu, "..." ve "..." markalarının bariz bir şekilde birbirinden farklı olduklarını, iltibas yaratacak nitelikte olmadıklarını, müvekkili tarafından kullanılan "... Gayrimenkul" markasının mesleki etiğe uygun olduğunu, dava konusu reklamların birbirlerinden farklı olduğunu, söz konusu reklam filmindeki çekimlerin tamamının ... TV tarafından yapıldığını, davacının reklamında Çanakkale İli, Biga İlçesinde yapmış oldukları projeye ilişkin arsaların satışa sunularak pazarlamasının yapıldığını, müvekkilinin ise aynı bölgede villa sattığını, dava konusu reklamlarda pazarlaması yapılan gayrimenkuller farklı olduğu gibi, fiyatlarının da farklı olduğunu, reklam filmlerindeki seslendirmelerin, metinlerin tamamının birbirinden farklı olup, haksız rekabet yaratacak nitelikte olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan deliller ve aldırılan bilirkişi raporuna göre "... Gayrimenkul" adına hazırlanan ve yayınlanan reklam filminden davalı adına hazırlanan reklam filmine birçok görüntünün alındığı, görüntülerin montajlanarak üzerine yeni bir ... yazıldığı, görüntülerdeki tanıtım için getirilen kafilenin ... Gayrimenkul’ün reklamındaki tanıtım ve satış yaptığı kafile olduğu, davalının tanıtım videosunun, tanıtımı yaptığı yerlerin ... Gayrimenkul’ün sattığı yerler olduğu izlenimini uyandırdığı, böylece davalının davacı tarafa ait reklam görüntülerini montajlamak suretiyle haksız yere kullandığı ve bu durumun haksız rekabet oluşturduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalıların davacı tarafa ait reklam filminin kısmen montajlamak suretiyle kendi reklamlarında kullanmalarının haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, haksız rekabetin ve bu reklamın yayınlanmasının önlenmesine, ancak davalı ...’a ait olduğu belirtilen, facebook sosyal paylaşım sitesindeki açıklamada, “Beş bin liraya alıp 80 bin liraya değil beş bin liraya alıp on bin liraya satacağız” şeklindeki beyanın, doğrudan davacıya yönelik bir beyan olduğu, davacıyı kötülediği algısını yarattığına dair bir açıklık-netlik bulunmadığı, rakibini gereksiz yere kötüleyici bir açıklama-karşılaştırma mahiyetinde olup olmadığı, davalının kendisini rakiplerine nazaran ticarette öne geçirdiği gibi bir husus dosyadan tespit edilemediğinden davacının davalı ...'ın bu eylemine yönelik davasının reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalılardan ...'ın müvekkilleri aleyhinde sosyal medya üzerinden yazıp çizdikleriyle haksız rekabete yönelik haksız kazanç elde edildiğini ve müvekkillerini kötüleyip karalayarak, müvekkillerinin müşterilerini dolandırıyormuş da davalı ... da bunu deşifre ediyormuş gibi gerçek dışı ve son derece zarar verici paylaşımlarda bulunduğunu, dosyada vekil olmayan, 16.4.2019 tarihli karar duruşmasına da katılmamış olan davalı vekili lehine sırf uyap üzerinden adı silinmediğinden hatalı şekilde vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve bu kapsamda alınan ve denetlenebilir raporlara göre, davalının sosyal medya paylaşımlarının reklam filmini bilmeyen, davacı ve davalı arasındaki ilişkileri hiç bilmeyen tüketici kitlesinin dikkate alınarak değerlendirilmesi gerektiği, yapılan paylaşımların, davacıya yönelik olduğunun anlaşılamadığı, davalının sosyal medya hesabından yaptığı bu paylaşımı nedeniyle davacının kişilik haklarının ve ticari itibarının ağır şekilde zedelendiğini, mali olarak zarara uğradığını, ticari rakibi olan diğer şirketler karşısında rekabet ortamının ihlal edildiğini de ispatlayamadığı, sadece sosyal medya üzerinden yapılan haksız rekabet yönündeki beyanların zamanı ve ...
TV'de haksız rekabet içerdiği raporla tespit olunan videonun yayınlanma tarihinin aynı zamanda olmasının, dava konusu haksız rekabet yönünden illiyet bağı sağlamadığı, davalı tarafça verilen 13.03.2018 tarihli vekaletname incelendiğinde davacının birden fazla avukat tarafından temsil edildiği, davalı vekillerinden ... ..., ... ... ve ... ...'un vekillikten çekilme dilekçesi sundukları, vekillikten çekilme dilekçesinin, duruşma günlerinin, gerekçeli kararın vekillikten çekilme dilekçesi sunmayan Avukat ... ...'a tebliğ edildiği, Avukat ... ...'ın vekillikten çekilme dilekçesi bulunmadığı, vekaletinin devam ettiğinin kabulü gerektiği, ayrıca vekalet sunulmakla taraf vekalet ücretine hak kazanmış olması nedenleriyle davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'ndan ve haksız rekabet hükümlerinden kaynaklanan haklarının ihlalinin tespiti, men'i, ref'i istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 54 üncü ve 55 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.07.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060759700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz