Munzam zarar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/4774 E. 2012/10551 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
munzam zarar↗ zilyetlik↗ yoksun kalınan kâr↗ kusur oranı↗ basiretli tacir↗ taşıma sözleşmesi↗ taşıyıcı↗ tacir↗ kusur↗ teslim↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davalının emtiaları alıcısına teslim etmek üzere 08.12.2006 tarihinde teslim aldığı ve bu suretle emtianın zilyetliğinin davalıya geçtiği, davalının, davacının talimatına aykırı olarak emtiayı alıcı yerine başka bir kişiye teslim etmek suretiyle basiretli bir tacir gibi davranmadığı, TTK m.782 gereğince, davalının mahiyetinde çalışan kişilerin davranışlarından ve kusurlarından sorumlu olduğu, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 8. ve 10. maddeleri uyarınca vergi yükümlülüğünün satılan malın alıcısına teslimi ile doğacağı, bu kapsamda faturada yazılı malların alıcısına teslim edilmemesi dolayısıyla KDV alacağının doğmayacağı, munzam zarar ve yoksun kalınan karın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.518,52 TL'nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 16.12.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı tarafından taşınan emtianın taşıma senedinde gösterilen alıcısına teslim edilmesi gerekirken başkasına teslim edilmesi sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taşınan emtianın taşıma senedinde gösterilen alıcı şirket yerine davacının çalışanı olan... adlı personele teslim edildiği, bu şahsın da kendisine teslim edilen emtiaları satarak parasını mal edindiği davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça belirtildiği gibi yargılama sırasında da...’nın kargoların teslim edildiği tarihte davacı şirket çalışanı olduğu açıkça bildirilmiştir. Taşınmak üzere teslim edilen emtianın taşıyıcı tarafından taşıma senedinde gösterilen alıcısına veya gönderici tarafından verilen talimat doğrultusunda ilgilisine teslimi gerekmektedir. Bu husus, taşıyıcının taşıma sözleşmesi ile yerine getirmeyi üstlendiği asli edimlerinden olup, bu konuda gerekli dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Davaya konu somut olayda, davalı taşıyıcı emtiayı taşıma senedinde gösterilen alıcıya teslim etmemekle kusurludur. Ancak, emtianın teslim edildiği şahıs davacı taraf ile hiçbir bağlantısı bulunmayan birisi olmayıp, teslim tarihinde davacı şirket çalışanı olan... adlı şahıstır. Bu durumda, davaya konu zararın doğmasında davalı taşıyıcı emtiayı doğrudan taşıma senedinde gösterilen alıcıya teslim etmemesi nedeniyle kusurlu ise de teslim edilen şahsın teslim tarihinde davacının çalışanı olup, davalı tarafından da karşı konulmayan, aksi iddia ve ispat edilmemiş beyanlara göre teslim alınan emtiaların anılan şahıs tarafından satılarak alıcılarına tesliminin imkansız hale getirildiğinin de anlaşılmış olmasına göre, meydana gelen zararın tek başına davalı taşıyıcının eyleminden değil, davacının çalıştırdığı adamın eylemlerinden de doğduğunun kabulü gerekir. Bu nedenle, somut olayın açıklanan özelikleri göz önüne alındığında mahkemece meydana gelen zararda davacının da müterafik kusurunun olduğu kabul edilerek kusur oranlarının tespiti ile tespit edilecek kusur oranına göre davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan tüm sorumluluğun davalıya ait olduğuna karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin sözkonusu onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6970 E. 2021/6612 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:havale
Benzer bu kararda2-Dava, ... sistemi üzerinden davalı banka aracılığı ile «havale» edilen paranın alıcısından başkasına ödenmesi nedeniyle tazminat istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/4774 E. , 2012/10551 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 5. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 24/12/2009 gün ve 2007/325-2009/593 sayılı kararı onayan Daire’nin 16/12/2011 gün ve 2010/6532-2011/17187 sayılı kararı aleyhinde davalı vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği görüşülüp düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait muhtelif ilaç ve malzemelerin müşterilere teslim edilmek üzere davalı kargo şirketinin ilgili şubesine teslim edildiğini, davalının paketleri müvekkilinin talimatına uygun olarak doğrudan müşterilerin ad ve adreslerine teslim etmesi gerekirken, davacı şirket çalışanına elden teslim ettiğini, bu şahsın ilaçları peşin para ile 3. kişilere satarak haksız kazanç elde ettiğini, bu kapsamda davalının taşıma sözleşmesine aykırı davranması dolayısıyla müvekkilinin müşteri kaybı, kar kaybı ve satışlarda azalma olduğunu belirterek, 1,00 TL munzam zarar, 1,00 TL yoksun kalınan kar ve 10.000,00 TL ilaç ve malzeme bedelinin fatura tarihinden itibaren işleyecek ticari temerrüd faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin taşımayı usulüne uygun olarak yerine getirerek kargoyu alıcı şirket çalışanına teslim ettiğini, kusurunun bulunmadığını, davacının kendi çalışanının kusurundan kendisinin sorumlu olacağını, müvekkilinin hiçbir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davalının emtiaları alıcısına teslim etmek üzere 08.12.2006 tarihinde teslim aldığı ve bu suretle emtianın zilyetliğinin davalıya geçtiği, davalının, davacının talimatına aykırı olarak emtiayı alıcı yerine başka bir kişiye teslim etmek suretiyle basiretli bir tacir gibi davranmadığı, TTK m.782 gereğince, davalının mahiyetinde çalışan kişilerin davranışlarından ve kusurlarından sorumlu olduğu, 3065 sayılı KDV Kanunu'nun 8. ve 10. maddeleri uyarınca vergi yükümlülüğünün satılan malın alıcısına teslimi ile doğacağı, bu kapsamda faturada yazılı malların alıcısına teslim edilmemesi dolayısıyla KDV alacağının doğmayacağı, munzam zarar ve yoksun kalınan karın ispatlanamadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile 9.518,52 TL'nın dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsiline dair verilen kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine karar Dairemizin 16.12.2011 günlü ilamıyla onanmıştır.
Davalı vekili, bu kez karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, davalı tarafından taşınan emtianın taşıma senedinde gösterilen alıcısına teslim edilmesi gerekirken başkasına teslim edilmesi sonucu uğranılan zararın tazmini istemine ilişkindir. Taşınan emtianın taşıma senedinde gösterilen alıcı şirket yerine davacının çalışanı olan... adlı personele teslim edildiği, bu şahsın da kendisine teslim edilen emtiaları satarak parasını mal edindiği davacı tarafından dava dilekçesinde açıkça belirtildiği gibi yargılama sırasında da...’nın kargoların teslim edildiği tarihte davacı şirket çalışanı olduğu açıkça bildirilmiştir. Taşınmak üzere teslim edilen emtianın taşıyıcı tarafından taşıma senedinde gösterilen alıcısına veya gönderici tarafından verilen talimat doğrultusunda ilgilisine teslimi gerekmektedir.
Bu husus, taşıyıcının taşıma sözleşmesi ile yerine getirmeyi üstlendiği asli edimlerinden olup, bu konuda gerekli dikkat ve özeni göstermekle yükümlüdür. Davaya konu somut olayda, davalı taşıyıcı emtiayı taşıma senedinde gösterilen alıcıya teslim etmemekle kusurludur. Ancak, emtianın teslim edildiği şahıs davacı taraf ile hiçbir bağlantısı bulunmayan birisi olmayıp, teslim tarihinde davacı şirket çalışanı olan... adlı şahıstır. Bu durumda, davaya konu zararın doğmasında davalı taşıyıcı emtiayı doğrudan taşıma senedinde gösterilen alıcıya teslim etmemesi nedeniyle kusurlu ise de teslim edilen şahsın teslim tarihinde davacının çalışanı olup, davalı tarafından da karşı konulmayan, aksi iddia ve ispat edilmemiş beyanlara göre teslim alınan emtiaların anılan şahıs tarafından satılarak alıcılarına tesliminin imkansız hale getirildiğinin de anlaşılmış olmasına göre, meydana gelen zararın tek başına davalı taşıyıcının eyleminden değil, davacının çalıştırdığı adamın eylemlerinden de doğduğunun kabulü gerekir.
Bu nedenle, somut olayın açıklanan özelikleri göz önüne alındığında mahkemece meydana gelen zararda davacının da müterafik kusurunun olduğu kabul edilerek kusur oranlarının tespiti ile tespit edilecek kusur oranına göre davalının sorumluluğuna karar verilmesi gerekirken, bu husus üzerinde durulmadan tüm sorumluluğun davalıya ait olduğuna karar verilmesi doğru olmadığından davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin sözkonusu onama kararının kaldırılarak mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 16.12.2011 günlü, 2010/6532 Esas-2011/17187 Karar sayılı ilamı ile verilen ONAMA kararının kaldırılarak, mahkemece verilen kararın açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harcının istek halinde karar düzeltme isteyenlere iadesine, 14/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060666400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz