6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2754 E. 2012/9729 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıklılık esası ayırt edicilik dahili dava iltibas

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde ayırt ediciliği zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “VİL” takısının eklendiği, her iki takının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirleriyle hiçbir bağlantılarının bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirme dahil karıştırma ihtimalinin olmadığı, ayrıca işaret olarak benzemeyen ve iltibas tehlikesi bulunmayan bir markanın, karşılaştırmaya esas alınan markaların tanınmışlığından yararlanabileceğinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi "Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkisi olduğu ihtimalini de kapsıyorsa itiraz halinde tescil edilemeyeceği" hükmünü haizdir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu karıştırılma ihtimalini dahi tescil engeli olarak belirlemiştir. Somut olayda da dava konusu işaretler arasında 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik bulunduğu ve bu durumun iltibas (karıştırılma) tehlikesine yol açabileceği dikkate alınmaksızın aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15307 E. 2012/20666 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4321 E. 2022/8321 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9030 E. 2013/12735 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7024 E. 2018/1522 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2754 E.  ,  2012/9729 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2010/65-2010/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkili şirketin tüm sektörler yönünden tanınmışlık kararı verilen “DOĞADAN” ibareli markaların sahibi bulunduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinin ün ve reklamlarından istifade etmek için “DOĞAVİL” ibaresini 5,30 ve 31. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek için diğer davalı kuruma başvurduğunu, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2008-M-6166 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.

Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde ayırt ediciliği zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “VİL” takısının eklendiği, her iki takının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirleriyle hiçbir bağlantılarının bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirme dahil karıştırma ihtimalinin olmadığı, ayrıca işaret olarak benzemeyen ve iltibas tehlikesi bulunmayan bir markanın, karşılaştırmaya esas alınan markaların tanınmışlığından yararlanabileceğinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi "Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkisi olduğu ihtimalini de kapsıyorsa itiraz halinde tescil edilemeyeceği" hükmünü haizdir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu karıştırılma ihtimalini dahi tescil engeli olarak belirlemiştir.

Somut olayda da dava konusu işaretler arasında 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik bulunduğu ve bu durumun iltibas (karıştırılma) tehlikesine yol açabileceği dikkate alınmaksızın aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060639600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.