YİDK kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2754 E. 2012/9729 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
karşılıklılık esası↗ ayırt edicilik↗ dahili dava↗ iltibas↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde ayırt ediciliği zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “VİL” takısının eklendiği, her iki takının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirleriyle hiçbir bağlantılarının bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirme dahil karıştırma ihtimalinin olmadığı, ayrıca işaret olarak benzemeyen ve iltibas tehlikesi bulunmayan bir markanın, karşılaştırmaya esas alınan markaların tanınmışlığından yararlanabileceğinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi "Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkisi olduğu ihtimalini de kapsıyorsa itiraz halinde tescil edilemeyeceği" hükmünü haizdir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu karıştırılma ihtimalini dahi tescil engeli olarak belirlemiştir. Somut olayda da dava konusu işaretler arasında 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik bulunduğu ve bu durumun iltibas (karıştırılma) tehlikesine yol açabileceği dikkate alınmaksızın aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15307 E. 2012/20666 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde «ayırt ediciliği» zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “VİL” takısının eklendiği, her iki takının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirleriyle hiçbir bağlantılarının bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirme «dahil» karıştırma ihtimalinin olmadığı, ayrıca işaret olarak benzemeyen ve «iltibas» tehlikesi bulunmayan bir markanın, «karşılaştırmaya esas» alınan markaların tanınmışlığından yararlanabileceğinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde «ayırt ediciliği» zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “V …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/4321 E. 2022/8321 K.
Ortak:ayırt edicilik · iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde «ayırt ediciliği» zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “VİL” takısının eklendiği, her iki takının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirleriyle hiçbir bağlantılarının bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirme «dahil» karıştırma ihtimalinin olmadığı, ayrıca işaret olarak benzemeyen ve «iltibas» tehlikesi bulunmayan bir markanın, «karşılaştırmaya esas» alınan markaların tanınmışlığından yararlanabileceğinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da dava konusu işaretler arasında 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik bulunduğu ve bu durumun «iltibas» (karıştırılma) tehlikesine yol açabileceği dikkate alınmaksızın aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… addesi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, zira davacı markalarının asli unsurunu oluşturan "DOĞA" ibaresinin dava konusu başvuruda da aynen asli unsur olarak kullanıldığı, başvuruya yeterli «ayırt ediciliğin» sağlanmadığı ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun bulunduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğ …
… ERİ" kelimelerinin de anlam itibariyle zayıf tali nitelikte bir unsur olduğu göz önünde bulundurulduğunda, DOĞA kelimesinin diğer tali unsurlara göre daha baskın ve «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu ve DOĞA ibaresinin markada esaslı unsur olduğu, ayrıca davacının markalarında yer alan tali nitelikte de olsa "yaprak", "güneş" ve "filiz" şekillerinin davalının markasında yer alan şekillerle benzer olduğu, davalının markasında "DOĞA" ibaresinin birebir yer aldığı ve tamlama şeklinde bu kelimenin yanında "BAHÇESİ" kelimesinin de yer almasının «ortalama tüketiciler» nezdinde davacının "DOĞA" ibaresini ihtiva eden seri markalarından biri olduğu, davacı ile davalı arasında idari, ekonomik bir bağlantı olabileceği düşüncesine kap …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici · istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu kararda… ERİ" kelimelerinin de anlam itibariyle zayıf tali nitelikte bir unsur olduğu göz önünde bulundurulduğunda, DOĞA kelimesinin diğer tali unsurlara göre daha baskın ve «ayırt ediciliği» yüksek bir ibare olduğu ve DOĞA ibaresinin markada esaslı unsur olduğu, ayrıca davacının markalarında yer alan tali nitelikte de olsa "yaprak", "güneş" ve "filiz" şekillerinin davalının markasında yer alan şekillerle benzer olduğu, davalının markasında "DOĞA" ibaresinin birebir yer aldığı ve tamlama şeklinde bu kelimenin yanında "BAHÇESİ" kelimesinin de yer almasının «ortalama tüketiciler» nezdinde davacının "DOĞA" ibaresini ihtiva eden seri markalarından biri olduğu, davacı ile davalı arasında idari, ekonomik bir bağlantı olabileceği düşüncesine kap …
Karara karşı, davalılar vekilleri tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/9030 E. 2013/12735 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde «ayırt ediciliği» zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “VİL” takısının eklendiği, her iki takının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirleriyle hiçbir bağlantılarının bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirme «dahil» karıştırma ihtimalinin olmadığı, ayrıca işaret olarak benzemeyen ve «iltibas» tehlikesi bulunmayan bir markanın, «karşılaştırmaya esas» alınan markaların tanınmışlığından yararlanabileceğinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda" sözcüğüne yeterli «ayırt edicilik» sağlamadığı, davacı başvurusunun tescili halinde "...
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda" ibaresi olduğu, davacı başvurusunun önünde "LA" takısı mevcut ise de, "LA" takısının bir çok ülkede kelimenin önüne geçtiğinde o kelimeyi tamamlayan ibarelerden olması ve bu kullanımın «ortalama tüketici» tarafından bilinebilir olması nedeniyle önünde bulunduğu "...
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/7024 E. 2018/1522 K.
Ortak:iltibas
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde «ayırt ediciliği» zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “VİL” takısının eklendiği, her iki takının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirleriyle hiçbir bağlantılarının bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirme «dahil» karıştırma ihtimalinin olmadığı, ayrıca işaret olarak benzemeyen ve «iltibas» tehlikesi bulunmayan bir markanın, «karşılaştırmaya esas» alınan markaların tanınmışlığından yararlanabileceğinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda da dava konusu işaretler arasında 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik bulunduğu ve bu durumun «iltibas» (karıştırılma) tehlikesine yol açabileceği dikkate alınmaksızın aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… mece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı ve 556 sayılı KHK 8/1 (b) maddesi anlamında iltibasın bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 4. maddesi kapsamında davacının …
Madde metninden de anlaşılacağı üzere «iltibasın» varlığının belirlenmesinde işaretler arasında ilişkilendirilme ihtimalinin varlığı da yeterlidir.
Her iki taraf markalarında da "....." ibaresi markaların asli unsurunu oluşturduğundan davacının itiraza dayanak markaları ile dava konusu başvuru için 556 sayılı KHK'nin 8/1-b bendi anlamında benzerlik ve «iltibas» tehlikesi bulunduğu halde yazılı gerekçe ile davanın reddi doğru olmamış kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ortalama tüketici
Benzer bu kararda… mece, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; markalar arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sescil ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı ve 556 sayılı KHK 8/1 (b) maddesi anlamında iltibasın bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 4. maddesi kapsamında davacının …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2754 E. , 2012/9729 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 24/11/2010 tarih ve 2010/65-2010/493 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili şirketin tüm sektörler yönünden tanınmışlık kararı verilen “DOĞADAN” ibareli markaların sahibi bulunduğunu, davalı şirketin ise müvekkilinin ün ve reklamlarından istifade etmek için “DOĞAVİL” ibaresini 5,30 ve 31. sınıflarda marka olarak tescil ettirmek için diğer davalı kuruma başvurduğunu, söz konusu başvuruya müvekkili tarafından yapılan itirazın davalı kurumca nihai olarak reddedildiğini ileri sürerek, TPE YİDK'nun 2008-M-6166 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı TPE vekili, müvekkili kurum tarafından alınan kararın usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir.
Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıya ait “DOĞADAN” markası ile dava konusu “DOĞAVİL” markasında yer alan ve yiyecek içecek maddelerinde ayırt ediciliği zayıf olan “DOĞA” ibaresinin tek başına birinin tekeline bırakılmasının doğru olmadığı, davacıya ait markalarda bu ibareye “DAN”, davalı şirkete ait markada ise “VİL” takısının eklendiği, her iki takının görsel, işitsel ve anlamsal olarak birbirleriyle hiçbir bağlantılarının bulunmadığı, markalar arasında ilişkilendirme dahil karıştırma ihtimalinin olmadığı, ayrıca işaret olarak benzemeyen ve iltibas tehlikesi bulunmayan bir markanın, karşılaştırmaya esas alınan markaların tanınmışlığından yararlanabileceğinin de kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TPE YİDK kararının iptali istemine ilişkindir. 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi "Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkisi olduğu ihtimalini de kapsıyorsa itiraz halinde tescil edilemeyeceği" hükmünü haizdir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu karıştırılma ihtimalini dahi tescil engeli olarak belirlemiştir.
Somut olayda da dava konusu işaretler arasında 556 sayılı KHK'nun 8/1-b maddesi anlamında ilişkilendirme ihtimalini de içerecek şekilde benzerlik bulunduğu ve bu durumun iltibas (karıştırılma) tehlikesine yol açabileceği dikkate alınmaksızın aksine düşüncelerle davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış, hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 05/06/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060639600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz