Hizmet akdi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/6800 E. 2012/11547 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hizmet akdi↗ rekabet yasağı sözleşmesi↗ mutlak ticari dava↗ ilk itiraz↗ rekabet yasağı↗ ticari dava niteliği↗ cezai şart↗ tazminat davası↗ oy yasağı↗ görevsizlik kararı↗ taahhütname↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, dosya kapsamı uyarınca dava, BK’nun 348 vd. maddelerine dayalı rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın ödetilmesi istemine ilişkin bir dava olarak nitelendirilmiş, davanın yasal dayanağını oluşturan Borçlar Kanununun 348 vd. maddelerinden kaynaklanan davaların, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde sayılan mutlak ticari dava olmaları ve aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca eldeki davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olup olmadığı hususunun, “görevsizlik ilk itirazı bulunması” nedeni ile önsorun olarak kabul edildiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede her ne kadar dava ticari nitelik arzetse de, davalıya isnat olunan eylemlerin taraflar arasındaki hizmet akdinin devamı sırasında başladığının ileri sürülmüş olması da gözetilerek, işbu davayı görüm ve çözümünün iş mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Kadıköy İş Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 56 vd. maddelerine dayalı olarak ikame edilmiş bir haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile maddi tazminat davası niteliğindedir. Mahkemece, davanın BK’nun 348. vd. maddelerine dayandığı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de, dava dilekçesinde haksız rekabete yol açtığı bildirilen olguların davalı gerçek kişinin davacı şirketlerde hizmet akdi ile çalıştığı sırada başladığı iddia ve ispat olunmadığı gibi taraflar arasında da BK’nun 348. maddesinde belirtildiği şekilde rekabet yasağına ilişkin yazılı bir sözleşme ve/veya davalı gerçek kişinin bu yönde yazılı bir taahhüdünün bulunmadığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkeme gerekçesi dosya kapsamına uygun düşmediği gibi yanılgılı değerlendirmeye dayalı olmakla taraf vekillerinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/13150 E. 2012/3814 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:özel denetçi tayini · özel denetçi · eda davası
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve dosya kapsamına göre, talebin «eda davası» niteliğinde olmadığı, «özel denetçi» isteminin genel kurulda tartışılıp karara bağlanmadığı, TTK'nun 348. maddesindeki özel koşulların bulunmadığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir.
1-Dava, TTK'nun 348/1 maddesi uyarınca açılmış bulunan «özel denetçi tayinine» istemine ilişkindir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/6800 E. , 2012/11547 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 20/10/2011 tarih ve 2011/260-2011/611 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalılardan...’in müvekkili şirketler bünyesinde hizmet akdi ile bir süre çalıştığını, bu süre içerisinde şirketin sırlarına vakıf olan anılan davalının diğer davalı şirketi kurarak davacı şirketler ile aynı alanda faaliyet göstermeye başladığı gibi, öğrendiği şirket sırlarını kullanarak müvekkili şirketlerin müşterileri ile temas kurarak onlardan iş almaya çalıştığını, tüm bu eylem ve işlemlerin TTK’nun 56. vd. maddeleri kapsamında haksız rekabet niteliğinde bulunduğunu ileri sürerek davalıların yapmakta olduğu haksız rekabetin tespiti ile önlenmesine , fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkili şirketlerin bu nedenle uğradığı 50.000.-TL maddi zararın tazminine karar verilmesini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın müvekkillerinden...’in davacılar aleyhine açmış olduğu işçi alacaklarının tahsili ile ilgili davadan sonra açıldığını, ileri sürülen iddialar doğru olmadığı gibi davacı yanın iddiaları arasında bulunan bilgisayar programının fikren anılan müvekkiline ait olduğunu, diğer müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, tüm bu nedenlerle haksız, kötüniyetli ve yasal dayanağı bulunmayan davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, dosya kapsamı uyarınca dava, BK’nun 348 vd. maddelerine dayalı rekabet yasağı sözleşmesinden kaynaklanan cezai şartın ödetilmesi istemine ilişkin bir dava olarak nitelendirilmiş, davanın yasal dayanağını oluşturan Borçlar Kanununun 348 vd. maddelerinden kaynaklanan davaların, Türk Ticaret Kanununun 4. maddesinde sayılan mutlak ticari dava olmaları ve aynı Kanunun 5. maddesi uyarınca eldeki davaya bakma görevinin ticaret mahkemesine ait olup olmadığı hususunun, “görevsizlik ilk itirazı bulunması” nedeni ile önsorun olarak kabul edildiği, bu kapsamda yapılan değerlendirmede her ne kadar dava ticari nitelik arzetse de, davalıya isnat olunan eylemlerin taraflar arasındaki hizmet akdinin devamı sırasında başladığının ileri sürülmüş olması da gözetilerek, işbu davayı görüm ve çözümünün iş mahkemesine ait olduğu gerekçesi ile mahkemenin görevsizliğine, görevli ve yetkili mahkemenin Kadıköy İş Mahkemesi olduğuna karar verilmiştir.
Karar, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
Dava, TTK’nun 56 vd. maddelerine dayalı olarak ikame edilmiş bir haksız rekabetin tespit ve önlenmesi ile maddi tazminat davası niteliğindedir. Mahkemece, davanın BK’nun 348. vd. maddelerine dayandığı belirtilerek görevsizlik kararı verilmiş ise de, dava dilekçesinde haksız rekabete yol açtığı bildirilen olguların davalı gerçek kişinin davacı şirketlerde hizmet akdi ile çalıştığı sırada başladığı iddia ve ispat olunmadığı gibi taraflar arasında da BK’nun 348. maddesinde belirtildiği şekilde rekabet yasağına ilişkin yazılı bir sözleşme ve/veya davalı gerçek kişinin bu yönde yazılı bir taahhüdünün bulunmadığı dosya kapsamı ile anlaşılmaktadır. Bu durumda, mahkeme gerekçesi dosya kapsamına uygun düşmediği gibi yanılgılı değerlendirmeye dayalı olmakla taraf vekillerinin bu yöne ilişen temyiz itirazlarının kabulü ile yerel mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulüyle yerel mahkeme kararının BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 29.06.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060409300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz