İptal davasında olumsuz oyla birlikte muhalefetin tutanağa geçirilmesi dava şartıdır
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2183 E. 2024/4985 K. · · İlk derece: İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesinlik belirsiz
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında, kararlara olumsuz oy vermenin yanı sıra muhalefetin usulüne uygun olarak toplantı tutanağına geçirilmesi özel dava şartıdır. İptali istenen kararda muhalefet şerhi yoksa ve bilinçli olarak geçirilmediği ispatlanamıyorsa, toplantıdan yaklaşık bir ay sonra çekilen ihtarname muhalefet yerine geçmez ve dava, dava şartı yokluğundan reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Muhalefetin usulüne uygun toplantı tutanağına geçirilmemesi nedeniyle iptal davasının dava şartı yokluğundan reddi → ret
İddia: Davacı, kâr dağıtılmamasına olumsuz oy verdiğini ve muhalefetinin tutanağa geçirilmesini istediğini, ancak divan başkanı ve şirketin kötü niyetiyle tutanağın verilmediğini ve muhalefetin yazılmadığını, kimsenin kendi kötü niyetinden yararlanamayacağını ileri sürmüştür.
Gerekçe: İptali istenen genel kurul kararında davacının herhangi bir muhalefet şerhi bulunmamaktadır. Muhalefetin bilinçli olarak tutanağa geçirilmediği ileri sürülmüşse de bu yönde dosyaya sunulmuş bir delil yoktur; davacının genel kurul toplantısından yaklaşık bir ay sonra çektiği ihtarname de karara muhalif kalındığına dair sonradan sunulmuş yazılı beyan anlamına gelmez ve bu süre gereğinden fazla uzundur. Muhalefet usulüne uygun tutanağa geçirilmediğinden iptal davasının dava şartı yokluğundan reddi gerekir. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
İptal davasında muhalefetin usulüne uygun tutanağa geçirilmesinin dava şartı olduğu ve toplantı sonrası ihtarnamenin bunun yerine geçmediği yönünde emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- Genel kurul kararının iptali davasında olumsuz oyun yanı sıra muhalefetin usulüne uygun olarak toplantı tutanağına geçirilmesi özel dava şartıdır; toplantıdan sonra çekilen ihtarname muhalefet yerine geçmez
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ muhalefet şerhi↗ özel dava şartı↗ olumsuz oy↗ kâr payı dağıtılmaması↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2183 E. , 2024/4985 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2020/2078 Esas, 2023/182 Karar
HÜKÜM
Esastan ret
İLK DERECE MAHKEMESİ İzmir 7. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2019/1205 E., 2020/24 K.
Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin 10.10.2019 tarihinde yapılan genel kurul toplantısına katıldığını, gündem maddeleri içinde yer alan "Kâr Dağıtımı" konusunda olumsuz yönde oy kullanıp muhalefet şerhi koyduğunu, toplantı tutanağının sözlü olarak talep edildiğini, gönderilmemesi üzerine ihtarname ile talepte bulunulduğunu, bunun üzerine tutanağın gönderildiğini, tutanak üzerinde yaptıkları incelemede müvekkilinin kâr payı dağıtılmasını talep edip bu yönde oy kullandığını, ancak ortakların kâr payı dağıtımını kabul etmediklerinin ve bu yönde karar alındığının belirlendiğini, bu kararın kanuna, dürüstlük kuralına ve şirket ana sözleşmesinin 13 üncü maddesinin (a) bendine açıkça aykırı olup, sözleşme gereği kâr payı dağıtımının zorunlu olduğunu ileri sürerek 10.10.2019 tarihli şirket genel kurul toplantı tutanağının 5 no.lu bendinde yer alan kâr payı dağıtılmamasına yönelik kararın iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili dava dilekçesinde; şirket ana sözleşmesinde, yedek akçe ayrıldıktan sonra % 5 olarak kâr payı dağıtılmasına ilişkin hüküm bulunduğunu, şirket genel kurulunda alınan karar uyarınca söz konusu kâr payının dağıtılmamasına ve şirket bünyesinde tutulmasına karar verildiğini, şirket kuruluş kayıtları ile sabit olduğu üzere müvekkili şirketin yeni kurulmuş bir şirket olması nedeniyle çok sayıda yatırım ve işletme sermayesine ihtiyacı bulunduğunu, bu konuda somut plan ve projelerinin var olduğunu, şirketin faaliyetlerinin devamı ve planların icrası ve işletmesi için, kısa, orta ve uzun vadede kaynak ihtiyacının bulunması ve mevcut sermayesinin yeterli olmaması nedeniyle kaynağın şirket öz kaynaklarından karşılanacağını, mevcut şirket öz kaynaklarının yetmemesi durumunda ise şirketin sermaye artırımına gitmeyi planladığını, kararın yasaya uygun çoğunlukla alınıp mahkeme kararı ile kaldırılmasının usule uygun olmadığını, şirket genel kurul iradesine üstünlük tanınması prensibine uygun olarak huzurdaki davanın reddedilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile yasal düzenlemeler ve yerleşmiş Yargıtay kararları ile; olağan ya da olağanüstü genel kurul toplantılarında alınan kararların iptalini talep edebilmek için davacı veya vekili huzurunda yapılan toplantıda davacının dava konusu kararlara ret oyu vermesinin yanında muhalefet şerhini iptali talep edilen maddeden sonra tutanağa yazdırmasının zorunlu olduğu, görüşülecek gündem maddelerinden önce yapılan açıklamalar, itirazlar ve muhalefet şerhi beyanlarının peşin muhalefet niteliğinde olup dava hakkı vermediği, somut olayda tüm dosya kapsamı, dava dilekçelerinde dile getirilen iddialar, dosyada toplanan deliller, ticaret sicil kayıt örnekleri, özellikle davaya konu 10.10.2019 tarihli olağan genel kurul toplantı tutanağı örneği dikkate alınarak açıklanan yasal düzenlemeler ve Yargıtay kararlarına aykırı olarak dava konusu edilen karar yönünden davacı tarafın usulüne uygun şekilde oylamadan sonra muhalefet şerhini toplantı tutanağına yazdırmadığı gerekçesiyle özel dava şartı yokluğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararının eksik araştırmaya dayalı olduğunu, müvekkilinin, davalı şirketin ortağı ve eski yönetim kurulu üyesi olduğunu, davalı şirketin 10.10.2019 tarihinde genel kurul toplantısı yapıldığını, müvekkilinin de bu toplantıya katıldığını, toplantıda müvekkiline gönderilen gündem maddelerinin görüşüldüğünü ve yeni yönetim kurulu seçildiğini, ancak müvekkili tarafından toplantı gündem maddeleri arasında yer alan "Kâr Dağıtımı" konusunda olumsuz yönde oy kullandığını, kâr dağıtımı yapılmamasına yönelik alınan karara olumsuz oy kullanan müvekkilinin aynı zamanda bu konuda muhalefetinin yazılmasını istediğini, divan başkanı tarafından muhalefetin tutanağa geçirileceğini ve tutanağı sonradan şirketten alabileceğinin beyan edildiğini, müvekkili tarafından toplantı tutanağının sözlü olarak davalı şirketten talep edilmesine rağmen müvekkiline gönderilmediğini ve müvekkilinin oyalandığını, bunun üzerine davalı şirkete ihtarname göndererek genel kurul toplantı tutanağının talep edildiğini, ihtarnamenin ardından davalı şirket tarafından genel kurul toplantı tutanağının gönderildiğini, yapılan incelemede, müvekkilinin kâr payının dağıtılmasını talep ettiği ve bu yönde oy kullandığının toplantı tutanağına yazıldığını, ancak diğer ortakların kâr payı dağıtımını kabul etmedikleri ve bu yönde karar alındığını tespit ettiklerini, davalının kötü niyetli olarak toplantı tutanağını müvekkiline vermediğini, toplantıda belirtilen muhalefetin tutanağa geçirmediğini, mahkeme tarafından verilen usul ve yasaya aykırı kararla kimse kendi kötü niyetinden yararlanamaz ilkesinin açıkça zedelendiğini, iptal davası açılabilmesi için gerekli olan şartlardan birinin ilgili teklife olumsuz oy vermek olduğunu, çekimser oy kullanan kimsenin iptal davası açamayacağını, iptal davası açılabilmesi için karara karşı olumsuz oy verilmesinin asli şart niteliğinde olduğunu, pay sahibinin olumsuz oy verdiği toplantı tutanağından anlaşılıyor ise ayrıca muhalefetin toplantı tutanağına geçirtilmesine gerek olmadığını, yapılan toplantının oldu bittiye getirilerek toplantının bitirildiğini ve muhalefet şerhinin yazılacağının bildirildiğini, davalı tarafın ve divan başkanının kötü niyetli davranışlarının pay sahibi müvekkilinin dava açma hakkının kaybına neden olmaması gerektiğini, aksi durumda dürüstlük kuralı ile bağdaşmayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı, iptali istenilen genel kurul kararında davacının herhangi bir muhalefet şerhinin bulunmadığı, davacı vekili tarafından bu hususla ilgili olarak muhalefet şerhinin bilinçli olarak tutanağa geçirilmediği ileri sürülmüş ise de bilinçli olarak tutanağa geçirilmeme ile ilgili olarak dosyaya sunulmuş herhangi bir delil bulunmadığı gibi davacının sunmuş olduğu 11.11.2019 tarihli ihtarnamenin karara muhalif kalındığına dair daha sonra sunulmuş yazılı beyan anlamına da gelemeyeceği, söz konusu ihtarın genel kurul toplantısından 1 ay kadar sonra çekildiği, bu sürenin gereğinden fazlaca uzun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kurul kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 370 ve 371 inci maddeleri,
2.6102 sayılı Kanun'un 419 uncu, 420 inci maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060398400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz