YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2109 E. 2024/4974 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ bilirkişi incelemesi↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI : 2016/151 E., 2016/503 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "rentcard" ibaresinin 36. ve 39. sınıflarda marka olarak tescili için yaptığı başvurunun, davalı Kurum tarafından 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca kısmen reddedildiğini, oysa başvurunun Türkçe karşılığının "kirakart", "kiralama kartı" anlamlarına geldiğini, bu ibarenin marka olarak teciline bir engel bulunmadığını, "rent" ve "card" ibarelerine farklılaştırıcı ek getirilerek sayısız marka tescili bulunduğunu, müvekkilinin 36. sınıfta 2010/19256 sayılı "KİRAKART" ve 39. sınıfta 2014/54891 sayılı "KİRAKART" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 26.01.2016 tarih ve 2016-M-908 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu ibarenin, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığını, ayrıca tanımlayıcı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun İngilizce "rent" ve "card" kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulduğu, anılan ibarelerin yaygın olarak kullanıldığı, bu nedenle başvurunun kolaylıka "kiralık, kira ile ilgili, kiralama ilgili kart" olarak algınalacağı, başvuru konusu ibarenin uyuşmazlık konusu 36 ve 39. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı da olduğu, davacının "kirakart" ibareli markasının, dava konusu başvuru yönünden bir hak sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu başvuru ile aynı mahiyette olan "rentacard" ve "rentalcar" ibareli başvurularının da aynı gerekçelerle reddi üzerine açtıkları davalarda, söz konusu ibarelerin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri yönünden ayırt ecici ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle verilen red kararlarının, Dairemizce kaldırıldığını ve anılan ibarelerin ayırt edici olduğu ve tanımlayıcı bulunmadığı kabul edilerek davaların kabul edildiğini, "rentalcar" ibareli başvuru yönünden verilen Dairemiz kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, bahsi geçen emsal kararlar doğrultusunda işbu davanın da kabulünün gerektiğini, başvuru konusu ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca tesciline engel bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir işaretin tüketici tarafından uzun incelemeler sonucu anlaşılabildiği hallerde işaretin bütünselliğinden söz edilemeyeceği, ancak bir işaret birçok unsurdan oluşsa bu unsurların kendi içinde bir bütünlük oluşturması halinde bütünlük şartının sağlandığının kabulü gerektiği, dava konusu "rentcard" ibaresinin bu anlamda ayırt ediciliğe sahip olduğu, diğer bir deyişle bu işaretin, bir işletmenin mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli ve ilgili tüketici kitlesinin algısında belli bir işletmeyle bağ kurabilecek nitelikte bulunduğu, dolayısıyla başvuru konusu ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) kapsamında marka olarak tesciline bir engel bulunmadığı, ayrıca başvuru "rentcard" ibaresinden oluşmakta olup Türkçe'de "kiralık kart" anlamına geldiği, bu haliyle başvuru konusu ibarenin, az da olsa belli bir düşünce ürünü olarak yaratılmış, ayırt edicilik vasfı bulunan bir ibare olduğu ve başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden anılan madde kapsamında marka olarak tesciline engel bir hal bulunmadığı, zira "rentcard" ibaresinin başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerle birebir özdeşleştiği, akla derhal bu hizmetleri getireceğinin söylenemeyeceği, anılan hizmetleri dolaylı olarak çağrıştırması ya da ima etmesinin ise başvuru konusu ibarenin tesciline engel olmayacağı, nitekim aynı davacının, aynı hizmetler yönünden tescili için yaptığı, dava konusu ibare ile benzer nitelikteki "rentalcard" ibareli marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca reddi üzerine çıkan uyuşmazlığa ilişkin olan Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2018/3925-2019/5499 E/K sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşıldığı, sonuç olarak başvuru konusu "rentcard" ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında tesciline bir engel bulunmadığı, bilirkişi raporunda varılan aksi yöndeki sonuçlara itibar edilmemiş ve 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) kapsamında bir ibarenin tescil edilip edilemeyeceğine ilişkin değerlendirme hukuki bir konu olduğundan ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeninden hüküm kurularak davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK’in 26.01.2016 tarih ve 2016-M-908 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvurusu konusu işaretin Türkçe karşılığı kiralık kart olup kiralama hizmetlerinin ödeme aracı olarak belli bir kart ile ifası olarak değerlendirileceğini, reddedilen hizmetler bakımından doğrudan tanımlayıcı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, başvuru konusu "rentcard" ibaresinin uyuşmazlık konusu 36 ve 39. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunup bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında tescil engeli bulunup bulunmadığı ile TÜRKPATENT YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dava ise, davacının 36. ve 39. sınıflarda "rentcard" ibareli marka tescil başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında kısmen reddi nedeniyle yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 26.01.2016 tarih ve 2016-M-908 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/6544 E. 2023/1446 K.
Ortak:uyuşmazlık konusu · kaldırma ve yeniden hüküm · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik · YİDK kararının iptali
İncelediğiniz kararda… ibarelerin yaygın olarak kullanıldığı, bu nedenle başvurunun kolaylıka "kiralık, kira ile ilgili, kiralama ilgili kart" olarak algınalacağı, başvuru konusu ibarenin «uyuşmazlık konusu» 36 ve 39. sınıf hizmetler yönünden «ayırt ediciliği» bulunmadığı gibi tanımlayıcı da olduğu, davacının "kirakart" ibareli markasının, dava konusu başvuru yönünden bir hak sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine kara …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, başvuru konusu "rentcard" ibaresinin «uyuşmazlık konusu» 36 ve 39. sınıf hizmetler yönünden «ayırt ediciliği» bulunup bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında tescil engeli bulunup bulunmadığı ile TÜRKPATENT YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… inin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi maddeleri kapsamında bir ibarenin tescil edilip edilemeyeceğine ilişkin değerlendirme hukuki bir konu olduğundan ayrıca bir «bilirkişi incelemesine» de gerek görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün «kaldırılarak yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne, YİDK'in 2016-M-2343 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
… turulan marka da yine bu tanımlayıcı özelliğini koruduğu, "RentaCard" ibaresini 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentlerinde aranan «ayırt edicilik» kriterini taşımadığı, davacı şirkete ait 2015/08498 sayılı "RentaCard" ibareli marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) …
… su "rentaCARD" ibaresinden oluştuğu, Türkçe'de kiralık kart anlamına geldiği, bu haliyle başvuru konusu ibare, az da olsa belli bir düşünce ürünü olarak yaratılmış, «ayırt edicilik» vasfı bulunan bir ibare olduğu, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bendi kapsamında …
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Kurum kararının iptali | YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2814 E. 2020/816 K.
Ortak:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaKarara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanı · ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu kararda… O" asıl unsurlu itirazına mesnet markaları ile davalının "GO' CARD" ibareli başvurusu arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve anlamsal olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede benzerliğin bulunmadığı, başvuru kapsamında yer alan hizmetler ile itiraza mesnet markaların kapsamlarındaki hizmetlerin de farklı oldukları, başvuru konusu işaret ile davacı markaları arasında işletmesel bağlantılandırmayı tesis eden herhangi bir unsurun bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi koşullarının oluşmadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacı tarafın «ticaret unvanına» bağlı sınai mülkiyet hak iddiasının farklı hizmet grubuna ilişkin olduğundan yerinde olmadığı, davacı tarafın markasının tanınmışlığının kanıtlanamadığı gibi taraf …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2109 E. , 2024/4974 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
SAYISI 2021/1697 Esas, 2023/28 Karar
HÜKÜM
Davanın kabulü
İLK DERECE MAHKEMESİ Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
SAYISI 2016/151 E., 2016/503 K.
Taraflar arasındaki TÜRKPATENT Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "rentcard" ibaresinin 36. ve 39. sınıflarda marka olarak tescili için yaptığı başvurunun, davalı Kurum tarafından 556 sayılı Markanın Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca kısmen reddedildiğini, oysa başvurunun Türkçe karşılığının "kirakart", "kiralama kartı" anlamlarına geldiğini, bu ibarenin marka olarak teciline bir engel bulunmadığını, "rent" ve "card" ibarelerine farklılaştırıcı ek getirilerek sayısız marka tescili bulunduğunu, müvekkilinin 36. sınıfta 2010/19256 sayılı "KİRAKART" ve 39. sınıfta 2014/54891 sayılı "KİRAKART" ibareli tescilli markalarının bulunduğunu ileri sürerek TÜRKPATENT YİDK’in 26.01.2016 tarih ve 2016-M-908 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru konusu ibarenin, başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden ayırt ediciliğinin bulunmadığını, ayrıca tanımlayıcı olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu başvurunun İngilizce "rent" ve "card" kelimelerinin birleştirilmesi ile oluşturulduğu, anılan ibarelerin yaygın olarak kullanıldığı, bu nedenle başvurunun kolaylıka "kiralık, kira ile ilgili, kiralama ilgili kart" olarak algınalacağı, başvuru konusu ibarenin uyuşmazlık konusu 36 ve 39. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunmadığı gibi tanımlayıcı da olduğu, davacının "kirakart" ibareli markasının, dava konusu başvuru yönünden bir hak sağlamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin dava konusu başvuru ile aynı mahiyette olan "rentacard" ve "rentalcar" ibareli başvurularının da aynı gerekçelerle reddi üzerine açtıkları davalarda, söz konusu ibarelerin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri yönünden ayırt ecici ve tanımlayıcı olduğu gerekçesiyle verilen red kararlarının, Dairemizce kaldırıldığını ve anılan ibarelerin ayırt edici olduğu ve tanımlayıcı bulunmadığı kabul edilerek davaların kabul edildiğini, "rentalcar" ibareli başvuru yönünden verilen Dairemiz kararının Yargıtay 11. Hukuk Dairesi tarafından onanarak kesinleştiğini, bahsi geçen emsal kararlar doğrultusunda işbu davanın da kabulünün gerektiğini, başvuru konusu ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca tesciline engel bulunmadığını ileri sürerek ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bir işaretin tüketici tarafından uzun incelemeler sonucu anlaşılabildiği hallerde işaretin bütünselliğinden söz edilemeyeceği, ancak bir işaret birçok unsurdan oluşsa bu unsurların kendi içinde bir bütünlük oluşturması halinde bütünlük şartının sağlandığının kabulü gerektiği, dava konusu "rentcard" ibaresinin bu anlamda ayırt ediciliğe sahip olduğu, diğer bir deyişle bu işaretin, bir işletmenin mal ve hizmetlerini diğer işletmelerin mal ve hizmetlerinden ayırt etmeye elverişli ve ilgili tüketici kitlesinin algısında belli bir işletmeyle bağ kurabilecek nitelikte bulunduğu, dolayısıyla başvuru konusu ibarenin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) kapsamında marka olarak tesciline bir engel bulunmadığı, ayrıca başvuru "rentcard" ibaresinden oluşmakta olup Türkçe'de "kiralık kart" anlamına geldiği, bu haliyle başvuru konusu ibarenin, az da olsa belli bir düşünce ürünü olarak yaratılmış, ayırt edicilik vasfı bulunan bir ibare olduğu ve başvuru kapsamından çıkarılan hizmetler yönünden anılan madde kapsamında marka olarak tesciline engel bir hal bulunmadığı, zira "rentcard" ibaresinin başvuru kapsamından çıkarılan hizmetlerle birebir özdeşleştiği, akla derhal bu hizmetleri getireceğinin söylenemeyeceği, anılan hizmetleri dolaylı olarak çağrıştırması ya da ima etmesinin ise başvuru konusu ibarenin tesciline engel olmayacağı, nitekim aynı davacının, aynı hizmetler yönünden tescili için yaptığı, dava konusu ibare ile benzer nitelikteki "rentalcard" ibareli marka başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri uyarınca reddi üzerine çıkan uyuşmazlığa ilişkin olan Yargıtay 11.
Hukuk Dairesi'nin 2018/3925-2019/5499 E/K sayılı ilamında da aynı sonuçlara ulaşıldığı, sonuç olarak başvuru konusu "rentcard" ibaresinin 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında tesciline bir engel bulunmadığı, bilirkişi raporunda varılan aksi yöndeki sonuçlara itibar edilmemiş ve 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) kapsamında bir ibarenin tescil edilip edilemeyeceğine ilişkin değerlendirme hukuki bir konu olduğundan ayrıca bir bilirkişi incelemesine de gerek görülmediği gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeninden hüküm kurularak davanın kabulü ile TÜRKPATENT YİDK’in 26.01.2016 tarih ve 2016-M-908 sayılı kararının iptaline karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; başvurusu konusu işaretin Türkçe karşılığı kiralık kart olup kiralama hizmetlerinin ödeme aracı olarak belli bir kart ile ifası olarak değerlendirileceğini, reddedilen hizmetler bakımından doğrudan tanımlayıcı olduğu belirtilerek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, başvuru konusu "rentcard" ibaresinin uyuşmazlık konusu 36 ve 39. sınıf hizmetler yönünden ayırt ediciliği bulunup bulunmadığı, 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında tescil engeli bulunup bulunmadığı ile TÜRKPATENT YİDK kararının iptali koşullarının oluşup oluşmadığı hususlarında toplanmaktadır. Dava ise, davacının 36. ve 39. sınıflarda "rentcard" ibareli marka tescil başvurusunun 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri kapsamında kısmen reddi nedeniyle yapmış olduğu itirazın nihai olarak reddine dair TÜRKPATENT YİDK'in 26.01.2016 tarih ve 2016-M-908 sayılı kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) ve (c) bentleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060363800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz