Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/2340 E. 2024/5202 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zeyilname↗ aktif husumet yokluğu↗ lehdar↗ sigorta tazminatı↗ adi ortaklık↗ aktif husumet ehliyeti↗ sigorta ettiren↗ aktif dava ehliyeti↗ sözleşmeden doğan dava↗ lehtar↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ sigorta sözleşmesi↗ riziko↗ üçüncü kişi↗ muvafakat↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ ihbar↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ sigorta poliçesi↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI : 2017/131 E., 2018/1282 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hızlı tren alt yapı işlerini yaptığını, 19.09.2014 tarihinde çıkan yangın sonucu işyerinde hasar oluştuğunu, sigortaya gerekli ihbarlar yapılmasına rağmen ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 621.287,84 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu poliçede davacı ile ... İnş. A.Ş. adi ortaklığının sigorta ettiren konumunda bulunduğunu, Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün ise sigortalı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesine göre, sigortalının tazminat talep edebileceğini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın sunduğu poliçede sigortalının Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü olduğu, bu poliçenin davaya esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı taraf elinde zeyilname örneği bulunmadığını belirttiğinden davalıdan gelen yazı cevabı ve ekindeki poliçe ve zeyilname örneklerinin hiç birinde davacının tek başına sigortalı veya lehdar olduğu bir poliçe bulunmadığı mevcut belgelere göre davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hızlı tren alt yapı işlerini yaptığını, 19.09.2014 tarihinde çıkan yangın sonucu işyerinde hasar oluştuğunu, sigortaya gerekli ihbarlar yapılmasına rağmen ödemede bulunmadığını, poliçede lehtar olarak gözüken Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne hasar bedelinin tahsili konusunda muvafakat verip vermediğinin sorulmadığını, Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün bürokratik işlemler nedeniyle muvafakat taleplerine cevap vermediğini, onay verildiğinde usulü eksikliğin giderilmiş olacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasıyla davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesine göre sigorta ettirenin üçüncü bir kişinin menfaatini onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebileceğinin, sigorta sözleşmesinden doğan hakların sigortalıya ait olacağının, sigortalının aksine sözleşme yoksa sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebileceğinin düzenlendiğini, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, somut olayda 10.04.2016 tanzim tarihli poliçede, sigortalı olarak ... Yapı A.Ş. ve ... İnş. A.Ş. adi ortaklığının gösterildiği, 16.04.2012 tarihinde düzenlenen zeyilname ile poliçede Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün sigortalı olarak gösterildiği, ... Yapı A.Ş. ve ... İnş. A.Ş. adi ortaklığının sigortalı kapsamından çıkarıldığı, 05.07.2012 tarihli zeyilnamede ise sigorta ettiren olarak ... Yapı A.Ş.’nin gösterildiğini, ... Yapı A.Ş. ve ... İnş. A.Ş. adi ortaklığının sigorta ettiren sıfatının kaldırıldığı, işyerinde yangının 19.09.2014 tarihinde meydana geldiği, bu durumda riziko tarihi itibariyle sigorta ettirenin davacı, sigortalının ise Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesine göre, poliçede aksine bir düzenleme olmadığından sigortalı olan Devlet Demiryolları İşletmesinin tazminat talebinde bulunabileceği, davacının sigorta ettiren olarak işbu davayı açamayacağı, zeyilname ile adi ortaklığın sigorta ettiren sıfatının kaldırıldığı, Mahkemenin adi ortaklıkların birlikte dava açması gerektiğine yönelik gerekçesinin bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İnşaat All Risk sigorta poliçesi kapsamında riziko tarihi itibariyle sigorta ettiren olan davacının hasar bedelini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/17689 E. 2013/15177 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sorumluluk sınırlaması · sınırlı sorumluluk · eksik inceleme · avans faizi · teslim
Benzer bu karardaDavalı vekili diğer savunmalarının yanında eksik «teslimin» söz konusu olmadığını ve alıcı tarafından tutulan tutanağın delil teşkil etmediğini savunduğuna göre, mahkemece öncelikle bu husus açıklığa kavuşturulduktan sonra, aralarında demiryolu taşımalarında uzman bir bilirkişinin de bulunacağı bilirkişi kurulundan, davalının «sorumluluğunun sınırlı sorumluluk» olduğu hususu da nazara alınarak, rapor alınması ve sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak yazılı gerekçe ile hüküm kurulması doğru görülmemiş hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, 14.128,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» ile davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/4321 E. 2012/6198 K.
Ortak:zeyilname
İncelediğiniz kararda… arafın sunduğu poliçede sigortalının Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü olduğu, bu poliçenin davaya esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı taraf elinde «zeyilname» örneği bulunmadığını belirttiğinden davalıdan gelen yazı cevabı ve ekindeki poliçe ve zeyilname örneklerinin hiç birinde davacının tek başına sigortalı veya «lehdar» olduğu bir poliçe bulunmadığı mevcut belgelere göre davacının «aktif husumet ehliyetinin» olmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.Ş. «adi ortaklığının» gösterildiği, 16.04.2012 tarihinde düzenlenen «zeyilname» ile poliçede Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün sigortalı olarak gösterildiği, ...
A.Ş. «adi ortaklığının» sigortalı kapsamından çıkarıldığı, 05.07.2012 tarihli «zeyilnamede» ise «sigorta ettiren» olarak ...
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, BK’nun 125. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, Ankara mahkemelerinde açılan önceki davalarda «dava konusu» «zeyilnamelerden» önceki zeyilnamelere ilişkin «komisyon» ve faiz alacağına hükmedildiği, dava konusu zeyilnamelere ilişkin davacının alacağı olduğu gerekçesiyle 28.706,95 komisyon, 43.287,95 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline, «komisyon alacağının» 900 TL kısmına dava tarihinden, bakiyesine «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon alacağı · davanın konusu · zamanaşımı def'i · def'i · komisyon · ıslah · avans faizi · zamanaşımı
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, BK’nun 125. maddesi gereğince 5 yıllık «zamanaşımı» süresinin dolmadığı, Ankara mahkemelerinde açılan önceki davalarda «dava konusu» «zeyilnamelerden» önceki zeyilnamelere ilişkin «komisyon» ve faiz alacağına hükmedildiği, dava konusu zeyilnamelere ilişkin davacının alacağı olduğu gerekçesiyle 28.706,95 komisyon, 43.287,95 TL faiz alacağının davalıdan tahsiline, «komisyon alacağının» 900 TL kısmına dava tarihinden, bakiyesine «ıslah» tarihinden itibaren «avans faizi» yürütülmesine dair tesis edilen karar, davalı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizce ilamda belirtilen nedenlerle bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, davacının «ıslah» istemine karşı davalının süresinde «zamanaşımı def»’inde bulunup bulunmadığı hususunun da mahkemece değerlendirileceğinin tabii olmasına göre, davacı vekilinin HUMK.nun 440 ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/2340 E. , 2024/5202 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi
SAYISI 2019/1172 Esas, 2021/1272 Karar
HÜKÜM
Davanın reddi
İLK DERECE MAHKEMESİ Bursa 1. Asliye Ticaret Mahkemesi
SAYISI 2017/131 E., 2018/1282 K.
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin hızlı tren alt yapı işlerini yaptığını, 19.09.2014 tarihinde çıkan yangın sonucu işyerinde hasar oluştuğunu, sigortaya gerekli ihbarlar yapılmasına rağmen ödemede bulunmadığını ileri sürerek, 621.287,84 TL’nin davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu poliçede davacı ile ... İnş. A.Ş. adi ortaklığının sigorta ettiren konumunda bulunduğunu, Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün ise sigortalı olduğunu, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 1454 üncü maddesine göre, sigortalının tazminat talep edebileceğini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafın sunduğu poliçede sigortalının Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü olduğu, bu poliçenin davaya esas alınmasının mümkün olmadığı, davacı taraf elinde zeyilname örneği bulunmadığını belirttiğinden davalıdan gelen yazı cevabı ve ekindeki poliçe ve zeyilname örneklerinin hiç birinde davacının tek başına sigortalı veya lehdar olduğu bir poliçe bulunmadığı mevcut belgelere göre davacının aktif husumet ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle, davanın aktif husumet ehliyeti yokluğu nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin hızlı tren alt yapı işlerini yaptığını, 19.09.2014 tarihinde çıkan yangın sonucu işyerinde hasar oluştuğunu, sigortaya gerekli ihbarlar yapılmasına rağmen ödemede bulunmadığını, poliçede lehtar olarak gözüken Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü’ne hasar bedelinin tahsili konusunda muvafakat verip vermediğinin sorulmadığını, Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün bürokratik işlemler nedeniyle muvafakat taleplerine cevap vermediğini, onay verildiğinde usulü eksikliğin giderilmiş olacağını ileri sürerek kararın kaldırılmasıyla davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesine göre sigorta ettirenin üçüncü bir kişinin menfaatini onun adını belirterek veya belirtmeyerek sigorta ettirebileceğinin, sigorta sözleşmesinden doğan hakların sigortalıya ait olacağının, sigortalının aksine sözleşme yoksa sigorta tazminatının ödenmesini sigortacıdan isteyebileceğinin düzenlendiğini, madde hükmünden de anlaşılacağı gibi aksine bir sözleşme kuralı yoksa sigorta tazminatını talep hakkının sigortalıya ait olduğu, somut olayda 10.04.2016 tanzim tarihli poliçede, sigortalı olarak ... Yapı A.Ş. ve ... İnş. A.Ş. adi ortaklığının gösterildiği, 16.04.2012 tarihinde düzenlenen zeyilname ile poliçede Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğünün sigortalı olarak gösterildiği, ...
Yapı A.Ş. ve ... İnş. A.Ş. adi ortaklığının sigortalı kapsamından çıkarıldığı, 05.07.2012 tarihli zeyilnamede ise sigorta ettiren olarak ... Yapı A.Ş.’nin gösterildiğini, ... Yapı A.Ş. ve ... İnş. A.Ş. adi ortaklığının sigorta ettiren sıfatının kaldırıldığı, işyerinde yangının 19.09.2014 tarihinde meydana geldiği, bu durumda riziko tarihi itibariyle sigorta ettirenin davacı, sigortalının ise Devlet Demiryolları İşletmesi Genel Müdürlüğü olduğu, 6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesine göre, poliçede aksine bir düzenleme olmadığından sigortalı olan Devlet Demiryolları İşletmesinin tazminat talebinde bulunabileceği, davacının sigorta ettiren olarak işbu davayı açamayacağı, zeyilname ile adi ortaklığın sigorta ettiren sıfatının kaldırıldığı, Mahkemenin adi ortaklıkların birlikte dava açması gerektiğine yönelik gerekçesinin bu nedenle yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, İnşaat All Risk sigorta poliçesi kapsamında riziko tarihi itibariyle sigorta ettiren olan davacının hasar bedelini talep edip edemeyeceği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri
2. 6102 sayılı Kanun'un 1454 üncü maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
26.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1060079600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz