Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2675 E. 2012/8475 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
vekâlet ücreti↗ marka hakkına tecavüz↗ maddi ve manevi tazminat↗ ilan↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait ürünler üzerindeki markanın davacı markası ile büyük benzerlik oluşturduğu ve bu durumun markaya tecavüz niteliğinde olduğu, tarafların ürünleri arasında kalite farkının bulunduğunun tespiti karşısında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 68 inci maddesi gereğince davacılar lehine tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davalının marka hakkına tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Erol markalı ürünlerini ambalajların toplanmasına, imhasına, davalının tescilli ticaret unvanında yer almaması sebebiyle unvandan Erol ibaresinin çıkartılması talebinin reddine, davalının Erol ayakkabı çanta olarak gösterdiği ticari faaliyet sırasında Erol kelimesini kullanmasının yasaklanmasına ve kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Dava, marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesi, davalının ticaret unvanındaki Erol ibaresinin terkinine, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili davalının müvekkiline ait markayı kendi ürünlerinde kullandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davalının tescilli ticaret unvanında yer almaması sebebiyle unvandan Erol ibaresinin çıkartılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesine karşın söz konusu talep yönünden davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. .
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/1950 E. 2019/6345 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/7542 E. 2014/14158 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usulsüz tebliğ · tebligat usulsüzlüğü · kötüniyet tazminatı · sözleşmeye aykırılık · tebligat · geçersizlik · taahhütname · kötüniyet
Benzer bu kararda… ı davalı Erol'un ise emeğini sermaye olarak koyduğu, davacı-karşı davalının ortaklığın amacını gerçekleştirmek için üzerine düşen yükümlülükleri yerine getirmediği, «sözleşmeye aykırılık» nedeniyle davalı-karşı davacının ödediği miktarı talep edebileceği, asıl davada ödeme emrine ilişkin «tebligatın usulsüz» olduğunun belirlendiği, «usulsüz tebliğe» rağmen yapılan işlemlerin «geçersiz» olduğu, davacı Şeniz'in ödediği 5.000 TL'yi talep edebileceği gerekçesiyle, asıl davanın davacı Erol yönünden reddine, davacı Şeniz yönünden kabulü ile 5.000 TL'nin davacı-karşı davalıdan tahsiline, «kötüniyet tazminatı» talebinin reddine, karşı davanın kabulüne, itirazın iptaline, «icra inkar tazminatının» tahsiline karar verilmiştir.
… da mevcut 04.05.2009 tarihli bilirkişi raporunda, davacı Erol'un sözleşme kapsamında bulunan bir kısım projelere ilişkin çalışmalar yaptığı, bu işlemlerin bir kısım «masraflar» gerektireceği, bunların mahiyetinin tam olarak tespit edilemediği, ancak %50 oranında emeğin sarf edildiği kanaatine varıldığı belirtilmiş, yine 16.05.2012 tarihli bilirkişi raporunda ortaklığın konusunun inşaat «taahhüt» işleri olduğu, davacı Erol'un sözleşmedeki yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, harcamaların ortaklık gayesinin gerçekleştirilmesi amacıyla mı yapıldığı hususunun uzman bilirkişilerce değerlendirilmesi gerektiği açıklandığı halde, mahkemece konusunda uzman bilirkişiler aracılığıyla inceleme yapılmadan, davacı Erol'un bir kısım projeler konusunda çalışmalar yaptığı nazara alınmadan «eksik incelemeyle» hüküm kurulmuştur.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1700 E. 2014/8472 K.
Ortak:Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kazanılmış hak · yargılama gideri · vekalet ücreti
Benzer bu karardaBozma sonrası yapılan yargılama neticesinde mahkemece verilen kararın hüküm fıkrasının 2. ve 5. bentlerinde, davalı yararına iki kez «vekalet ücreti» taktir edilmesi doğru olmadığı gibi bozma kapsamı dışında kalıp kesinleşen yönlerden davacı yararına «usuli kazanılmış hak» oluştuğu hususu gözetilmeksizin bozma öncesi yapılan «yargılama giderlerine» ilişkin yazılı şekilde hüküm tesisi de doğru olmayıp, kararın bu yönlerden bozulması gerkirse de yapılan yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gere …
… unvanında bulunduğunu iddia ettiği “...” ibaresinin davalının ticaret unvanında yer almaması nedeniyle bu yöne ilişkin talebin reddi nedeniyle davalı taraf yararına «vekalet ücretine» ve «yargılama giderlerine» hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davalı yararına reddedilen talepler yönünden vekalet ücretine ve yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmiştir.
2-Ancak, yerel mahkemece verilen ilk karar, davalı vekilinin temyizi üzerine; Dairemizce davalının tescilli ticaret unvanında yer almaması sebebiyle unvandan "..." ibaresinin çıkartılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesine karşın söz konusu talep yönünden davalı taraf lehine «vekalet ücretine» hükmedilmemesi nedeniyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak temyize konu karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/2675 E. , 2012/8475 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 2.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07/06/2007 tarih ve 2004/750-2007/143 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkillerinin Erol kelimesi ile gül figürünü ilk kez 1987 yılında marka olarak tescil ettirdiklerini, bu tarihten beri muhtelif şubeleri aracılığıyla ticari faaliyette bulunarak tanınmış bir marka haline getirdiklerini, davalının ise Erol kelimesiyle birlikte gül figürünü kullanmak suretiyle tescilli markaya tecavüzde bulunduğunu ileri sürerek, davalının müvekkillerin markasına yaptığı tecavüzün önlenmesine, 5.000 TL maddi ve 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, üretim için kullanılan alet ve edevatlar ile Erol markalı ürünlerin ve kutuların imhasına, kararın ilanına ve davalının ticaret unvanında bulunan Erol ibaresinin terkine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, müvekkillerinin 1970’li yıllardan itibaren Erol Ayakkabı Çanta olarak ticari faaliyetini sürdürdüğünü, müvekkili tarafından kullanılan işaretin davacıların markasından farklılık arzettiğini, mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararın uygulanması sırasında müvekkilinin dükkanında ele geçirilen ayakkabıların yanlışlık sonucunda dükkanda bulunduğunu bildirerek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıya ait ürünler üzerindeki markanın davacı markası ile büyük benzerlik oluşturduğu ve bu durumun markaya tecavüz niteliğinde olduğu, tarafların ürünleri arasında kalite farkının bulunduğunun tespiti karşısında 556 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin 68 inci maddesi gereğince davacılar lehine tazminata hükmetmek gerektiği gerekçesiyle davalının marka hakkına tecavüzünün tespitine, önlenmesine, 5.000 TL maddi, 5.000 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline, Erol markalı ürünlerini ambalajların toplanmasına, imhasına, davalının tescilli ticaret unvanında yer almaması sebebiyle unvandan Erol ibaresinin çıkartılması talebinin reddine, davalının Erol ayakkabı çanta olarak gösterdiği ticari faaliyet sırasında Erol kelimesini kullanmasının yasaklanmasına ve kararın ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1 - Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2 – Dava, marka hakkına yapılan tecavüzün önlenmesi, davalının ticaret unvanındaki Erol ibaresinin terkinine, maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir. Davacı vekili davalının müvekkiline ait markayı kendi ürünlerinde kullandığını ileri sürerek işbu davayı açmış, mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabul ve kısmen reddi ile davalının tescilli ticaret unvanında yer almaması sebebiyle unvandan Erol ibaresinin çıkartılmasına ilişkin talebin reddine karar verilmesine karşın söz konusu talep yönünden davalı taraf lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. .
SONUÇ
Yukarıda 1 numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, 2 numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059462600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz