6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ttk 309/4

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/1066 E. 2012/8427 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 309/4 istifa sahtecilik genel kredi sözleşmesi karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi ıslah kredi sözleşmesi ilan dahili dava karar verilmesine yer olmadığına teminat husumet

Atıf yapılan mevzuat: İİK · TTK — TTK 309

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılar ...ve ...'in 19.02.2004 tarihinde dava dışı şirket yönetim kuruluna seçildikleri, diğer davalı ...'in ise murakıplığa atandığı, davalı ...'in istifa nedeni ile yönetim görevinden ayrılma kararının 04.10.2005 tarihinde ilan olunduğu, davacıya 02.10.2005 tarihinden sonra ödeme yapılmadığı, davacının kredi sözleşmesi ve 125.000 TL bedelli bonodaki imzaların banka huzurunda alınmaması ve aidiyeti hususunda yeterli dikkat ve özeni göstermediğinden ağır kusurlu olduğunun kabulü ile doğan zarardan % 50 oranında sorumlu olduğu, buna göre 65.748,84 TL zararın 32.784,42 TL’nin davalıların sorumluluğunda bulunduğu, yönetim görevini üstlenmiş davalılar ...ve ...'in genel kredi sözleşmesine dayanılarak hangi teminatların verildiği, geri ödenmesinin mümkün ve gerçekçi olup olmadığını araştırıp, denetlememiş bulunmalarından dolayı yönetim görevlerini ihmal ettikleri, murakıp davalı ...'inde aynı paralelde görevinin gerektirdiği nezaret ve denetimi yerine getirmediği gerekçesiyle davanın 32.784,42 TL yönünden kısmen kabulü ile, 10.000 TL için davalı ...’den 29.11.2005, davalı ...’ten 05.12.2005, davalı ...’den dava tarihinden, bakiye 22.784,42 TL için de 14.05.2008 ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2-2 maddesi uyarınca hesaplanacak faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, ıslah dilekçesi ile ileri sürülen ve sahteciliğe bağlı davalar nedeni ile talep edildiği bildirilen tazminatın ise dava dilekçesinde bu yöndeki talep saklı tutulmakla yetinilip netice-i talebe dahil olmadığı, ıslah dilekçesindeki anlatıma göre de tazmine esas ödemelerin dava tarihinden sonra gerçekleştiği, bu haliyle ancak yeni bir davanın konusunu teşkil edebileceği ve ıslah yoluyla davaya yeni dava eklenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili, katılma yoluyla davacı vekili, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1) Dava, TTK’nun 309. maddesi uyarınca açılmış bulunan tazminat davasıdır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalıların şirketi iyi idare etmemesi ve özel hükümlere aykırı davranmaları nedeniyle şirketten olan kredi alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek, davalılara husumet yönelttiğine göre, bu zarar doğrudan doğruya zarar olmayıp, dolaylı zarardır. Bu durumda da Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına ve TTK’nun 309. maddesine göre dava edilen tazminatın şirkete ödenmesi talebiyle dava açılması gerekmektedir. Davacı taraf, davada talep edilen tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiğinden mahkemece davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken zararın doğrudan doğruya bir zarar olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalılar ... ve ... yararına bozulması gerekmiştir.

2) Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Usul yönünden süz:
  • İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5057 E. 2022/2656 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/17264 E. 2014/1951 K.

    Ortak:dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/1066 E.  ,  2012/8427 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Kadıköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 01/06/2010 tarih ve 2006/466-2010/431 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi katılma yolu ile davacı vekili ve davalı ... vekili ile davalı ... vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, dava dışı Dora Dış Tic. A.Ş’nin müvekkili müşterisi olup, şirkete 15.04.2005 tarihli ve 200.000 USD miktarlı genel kredi sözleşmesine istinaden üretim desteği şeklinde kredi kullandırıldığı, davalılar ...ve ...’in yönetim kurulu üyeleri olup sözleşmede müşterek borçlu ve müteselsil kefil sıfatıyla imzaları olduğu, diğer davalı ...’in ise firmanın finansman müdürü olup yapılan işlemlerde bu davalı ile muhatap olunduğu, 2005 yılı Kasım ayından itibaren geri ödemeler aksayınca hesap katedilerek firmaya ve kefillerine ihtarname keşide edilmesi üzerine imzaların inkar edildiğini, teminat ve kredi geri ödemelerinde kullanılmak amacıyla şirketinn dava dışı Sarp Havacılık A.Ş. nezdinde mevcudiyeti bildirilen ve bankaya 16.05.2005 tarihinde temlik edilen 500.000 TL alacağının sadece 25.072,06 TL olduğunun anlaşıldığını ve şirket teyid belgesinde sahtecilik yapıldığını, kredi borcunun ödenmesi amacıyla alınan 05.05.2005 tanzim 17.11.2005 vade tarihli 125.000 TL meblağlı bonoda imzaları bulunan avalist ...ve ...’in imzalarının bu kişilere ait olmadığının tespit edildiğini, verilen çeklerin de karşılıksız çıktığını, sonuçta ortaya çıkan sahtecilik ve temlik olunan alacakla ilgili naylon faturalar nedeniyle müvekkilin gecikme, masraf ve diğer feri alacakları hariç 149.385,77 TL zarara uğradığı, davalılar ...ve ...’in TTK 336 ve 346.

maddeleri, davalı ...'in müdür sıfatıyla TTK 342. maddesi uyarınca müşterek ve müteselsil sorumlu oldukları gerekçesiyle, şimdilik 10.000 TL, 14.05.2008 tarihinde harçlandırılan ıslah dilekçesiyle 32.784,42 TL’nin davalı ... ve ...için kat ihtarnamesinde verilen mehil tarihi, davalı ... için dava tarihinden itibaren ticari faiziyle birlikte müştereken ve müteselsilen tahsilini, sahteciliğe dayalı davalar sebebiyle şimdilik 10.000 TL’nin tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili, adına atılan sahte imzalar nedeniyle sorumlu olamayacağını, sadece alınan krediden haberdar olunmasının sorumluluk getirmeyeceğini, zarar tarihi olarak belirtilen 21.11.2005 tarihinde müvekkilinin şirket ortağı ve yönetim kurulu üyesi olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.

Davalı ... vekili, müvekkilinin bir dönem muhasebe ile ilgilenmiş çalışan olduğunu, kendisine husumet yönetilemeyeceğini, kredi sözleşmesinde, senet ve belgelerde imzası bulunmadığı savunarak davanın reddini istemiştir.

Davalı ..., davaya cevap vermemiştir.

Mahkemece, toplanan delillere ve benimsenen bilirkişi raporuna dayanılarak, davalılar ...ve ...'in 19.02.2004 tarihinde dava dışı şirket yönetim kuruluna seçildikleri, diğer davalı ...'in ise murakıplığa atandığı, davalı ...'in istifa nedeni ile yönetim görevinden ayrılma kararının 04.10.2005 tarihinde ilan olunduğu, davacıya 02.10.2005 tarihinden sonra ödeme yapılmadığı, davacının kredi sözleşmesi ve 125.000 TL bedelli bonodaki imzaların banka huzurunda alınmaması ve aidiyeti hususunda yeterli dikkat ve özeni göstermediğinden ağır kusurlu olduğunun kabulü ile doğan zarardan % 50 oranında sorumlu olduğu, buna göre 65.748,84 TL zararın 32.784,42 TL’nin davalıların sorumluluğunda bulunduğu, yönetim görevini üstlenmiş davalılar ...ve ...'in genel kredi sözleşmesine dayanılarak hangi teminatların verildiği, geri ödenmesinin mümkün ve gerçekçi olup olmadığını araştırıp, denetlememiş bulunmalarından dolayı yönetim görevlerini ihmal ettikleri, murakıp davalı ...'inde aynı paralelde görevinin gerektirdiği nezaret ve denetimi yerine getirmediği gerekçesiyle davanın 32.784,42 TL yönünden kısmen kabulü ile, 10.000 TL için davalı ...’den 29.11.2005, davalı ...’ten 05.12.2005, davalı ...’den dava tarihinden, bakiye 22.784,42 TL için de 14.05.2008 ıslah tarihinden itibaren 3095 sayılı kanunun 2-2 maddesi uyarınca hesaplanacak faizi ile birlikte müştereken ve müteselsilen tahsiline, ıslah dilekçesi ile ileri sürülen ve sahteciliğe bağlı davalar nedeni ile talep edildiği bildirilen tazminatın ise dava dilekçesinde bu yöndeki talep saklı tutulmakla yetinilip netice-i talebe dahil olmadığı, ıslah dilekçesindeki anlatıma göre de tazmine esas ödemelerin dava tarihinden sonra gerçekleştiği, bu haliyle ancak yeni bir davanın konusunu teşkil edebileceği ve ıslah yoluyla davaya yeni dava eklenmesinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle bu talep yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Kararı, davalı ... vekili, katılma yoluyla davacı vekili, davalı ... vekili temyiz etmiştir.

1) Dava, TTK’nun 309. maddesi uyarınca açılmış bulunan tazminat davasıdır. Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere davacı taraf, davalıların şirketi iyi idare etmemesi ve özel hükümlere aykırı davranmaları nedeniyle şirketten olan kredi alacağını tahsil edemediğini ileri sürerek, davalılara husumet yönelttiğine göre, bu zarar doğrudan doğruya zarar olmayıp, dolaylı zarardır. Bu durumda da Dairemizin yerleşmiş uygulamalarına ve TTK’nun 309. maddesine göre dava edilen tazminatın şirkete ödenmesi talebiyle dava açılması gerekmektedir. Davacı taraf, davada talep edilen tazminatın kendisine ödenmesini talep ettiğinden mahkemece davanın bu gerekçeyle reddine karar verilmesi gerekirken zararın doğrudan doğruya bir zarar olduğundan bahisle yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın mümeyyiz davalılar ...

ve ... yararına bozulması gerekmiştir.

2) Bozma neden ve şekline göre, davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle kararın mümeyyiz davalılar ... ve ... yararına BOZULMASINA, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, mümeyyiz davalıların sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059418600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.