Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2012/3965 E. 2012/8255 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kesinleşen ilam↗ eda davası↗ kamu düzenine aykırılık↗ tespit davası↗ oy yasağı↗ kamu düzeni↗ tenfiz↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ... arasında hukuki bir ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden tenfiz isteminin reddine, davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davalı ... yönünden tenfiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, davaya konu Almanya Essen Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılama sonucu verdiği kararın dosya içindeki tebliğ belgelerinden anlaşılacağı üzere Adalet Bakanlığı Uluslar arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı ...’in de vekili olan Av. Osman Pınarbaşı’na 22.12.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Kanunda kamu düzeni kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak kamu düzenine aykırılığın “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir. Bu düzenleme, Türk tenfiz hukukunda, kamu düzeni kavramının izin verdiği ölçüde, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi lehine bir eğilimin bulunduğunu göstermektedir. Doktrinde de bu konuda hakime yardımcı olması bakımından bazı kriterler verilmiştir. Buna göre örneğin Türk tenfiz hakimi “kural olarak” yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemez (revision au fond yasağı). Zira aksinin kabulü, aynı davanın Türk mahkemesinde tekrar görülmesi ve yeni bir Türk mahkemesi kararının ortaya çıkması sonucunu doğurur. Ancak örneğin Türk hukukunun vazgeçilmez kabul ettiği temel prensiplerini ihlal eden veya milletlerarası alanda geçerli olan ortak ilkelere aykırı bulunan yabancı mahkeme kararları tenfiz edilemez. Tenfiz hakimi takdir hakkını kullanırken, her somut olayın kendine mahsus özelliklerini de dikkate almalıdır.
Bu itibarla, mahkemece usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfizi isteminin revision au fond yasağına aykırı bir şekilde davacı ile davalı ... arasında hukuki bir ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle adı geçen davalı yönünden reddi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3961 E. 2012/8257 K.
Ortak:kesinleşen ilam · eda davası · kamu düzenine aykırılık · tespit davası · oy yasağı · kamu düzeni · tenfiz · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Benzer bu karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3949 E. 2012/8254 K.
Ortak:kesinleşen ilam · eda davası · kamu düzenine aykırılık · tespit davası · oy yasağı · kamu düzeni · tenfiz · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Benzer bu karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 Sayılı Kanun’un 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3948 E. 2012/8253 K.
Ortak:kesinleşen ilam · eda davası · kamu düzenine aykırılık · tespit davası · oy yasağı · kamu düzeni · tenfiz · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Benzer bu karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
5 benzer karar daha
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz 🔁 aynen tekrar
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3983 E. 2012/8256 K.
Ortak:kesinleşen ilam · eda davası · kamu düzenine aykırılık · tespit davası · oy yasağı · kamu düzeni · tenfiz · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Benzer bu karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce «tenfiz» davaları nitelikleri itibariyle «eda davası» değil, «tespit davası» mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15436 E. 2012/8183 K.
Ortak:kesinleşen ilam · kamu düzenine aykırılık · oy yasağı · kamu düzeni · tenfiz · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Bu düzenleme, Türk «tenfiz» hukukunda, «kamu düzeni» kavramının izin verdiği ölçüde, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi lehine bir eğilimin bulunduğunu göstermektedir.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · kanuna karşı hile · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · emredici hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Bu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının «kamu düzenine» ilişkin TTK’nun 329 ve 405/2. maddelerine ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2635 E. 2012/8195 K.
Ortak:kesinleşen ilam · kamu düzenine aykırılık · oy yasağı · kamu düzeni · tenfiz · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Bu düzenleme, Türk «tenfiz» hukukunda, «kamu düzeni» kavramının izin verdiği ölçüde, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi lehine bir eğilimin bulunduğunu göstermektedir.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · kanuna karşı hile · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · emredici hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nun 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Bu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının «kamu düzenine» ilişkin TTK’nun 329 ve 405/2. maddelerine ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilâta» neden olunabileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/15465 E. 2012/8186 K.
Ortak:kesinleşen ilam · kamu düzenine aykırılık · oy yasağı · kamu düzeni · tenfiz · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Bu düzenleme, Türk «tenfiz» hukukunda, «kamu düzeni» kavramının izin verdiği ölçüde, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi lehine bir eğilimin bulunduğunu göstermektedir.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nın 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · kanuna karşı hile · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · emredici hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, «tenfizi» istenen kararın TTK’nın 329 ve 405/2. maddesine aykırı olduğu, benzer nitelikteki Türkiye’de açılan davaların bu nedenle reddedilmesi nedeniyle eşitlik ilkesine aykırılık oluşturduğu, ayrıca yabancı mahkemenin dava dilekçesi ve kararı posta yolu ile tebliğ etmesi nedeniyle davalının «savunma hakkının kısıtlandığı» ve bu nedenle kararın usulüne uygun kesinleşmediği, bununla birlikte yabancı mahkeme kararında şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği, tüm bu durumların açıkça «kamu düzenine aykırılık» oluşturduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Bu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının Türkiye ile Almanya arasında 28.04.1972 tarihinde yürürlüğe giren 1965 tarihli Adli Yardımlaşmaya İlişkin Lahey Sözleşmesi hükümlerine göre yapılmadığı, adi posta yolu ile kararın davalıya tebliğ edildiği, dolayısı ile kararın usulünce kesinleşmediği, kesinleşmeyen yabancı mahkeme kararının tenfizinin mümkün bulunmadığı, ayrıca, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının «kamu düzenine» ilişkin TTK’nın 329 ve 405/2. maddelerine ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu ve şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilata» neden olunabileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
-
Yabancı mahkeme kararının tenfizi | Tenfiz
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/3809 E. 2012/8224 K.
Ortak:kesinleşen ilam · kamu düzenine aykırılık · oy yasağı · kamu düzeni · tenfiz · yetki/yetkisizlik · Yabancı mahkeme kararının tenfizi, Tenfiz
İncelediğiniz karardaYabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Kanunda «kamu düzeni» kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak «kamu düzenine aykırılığın» “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir.
Bu düzenleme, Türk «tenfiz» hukukunda, «kamu düzeni» kavramının izin verdiği ölçüde, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi lehine bir eğilimin bulunduğunu göstermektedir.
Benzer bu karardaBu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Gerçekten de, yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve «kesinleşmiş ilamlar» hakkında, yetkili mahkemenin «tenfiz» kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün «kamu düzenine» açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Somut uyuşmazlıkta incelenmesi gereken diğer bir konu da, benzer olaylarda Türkiye’de açılan davaların, TTK.’nun 329/1. ve 405/2. maddelerinde düzenlenen, «anonim şirketlerin» kendi hisselerini temellük edemeyecekleri ve pay sahiplerinin sermaye olarak şirkete verdiklerini geri isteyemeyecekleri ilkeleri gereği reddedilmesine rağmen, aynı şartlardaki ortaklarca yabancı mahkemelerde açılan davaların kabul edilmesinin ve alınan farklı yöndeki bu yabancı mahkeme kararlarının Türkiye’de «tenfizinin», Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturup oluşturmayacağıdır.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer tahsilat · kanuna karşı hile · sözlü yargılama · savunma hakkının kısıtlanması · yargılamanın yenilenmesi · savunma hakkı · tanıma · emredici hüküm
Benzer bu karardaDava, yabancı mahkeme kararının «tenfizi» istemine ilişkin olup, mahkemece, tenfizi istenen yabancı mahkeme kararının «kamu düzenine» ilişkin TTK’nun 329 ve 405/2. maddelerine ve anayasanın eşitlik ilkesine aykırı olduğu, «savunma hakkının kısıtlandığı» ve ayrıca şirket hisselerinin davalıya iadesine karar verilmemesi nedeniyle «mükerrer tahsilâta» neden olunabileceği gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre «tenfizi» istenen kararın konusunun şirket ortağı tarafından sermaye olarak konulan paranın tahsili istemi olduğu, böyle bir istemin TTK’nın 329 ve 405. maddelerine aykırı olduğu, aynı konuda Türk mahkemelerinde açılan davaların bu nedenle reddedildiği, yabancı mahkeme kararının şirket ortakları arasında eşitsizliğe neden olduğu, tenfizi istenen kararı veren mahkemece davalının «savunma hakkının kısıtlandığı», davaya gelmemenin iddiaları kabul anlamına geldiği, tenfizi istenen kararın gerekçesiz olduğu ve ayrıca karara karşı gidilebilecek kanun yollarının kararda göster …
Burada ilk olarak «tanıma» ve «tenfiz» hukukundaki «kamu düzenine aykırılık» kavramının, iç hukuktaki «emredici» kurallara aykırılık kavramından daha dar ve sınırlı bir anlama sahip olduğu gözden uzak tutulmamalıdır.
Bu noktada belki Türk tarafların Türk hukukunun «emredici» hükümlerinden kaçmak amacıyla yabancı mahkemeden bir karar elde etmeye ve bu kararı Türkiye’de «tenfiz» ettirmeye çalışmalarının adalet duygusunu sarsacağı, bir başka emredici kural olan «kanuna karşı hile» «yasağına» ve bu sebeple de Türk «kamu düzenine aykırılık» oluşturacağı düşünülebilir (Prof.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2012/3965 E. , 2012/8255 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 22.09.2011 tarih ve 2011/152-2011/481 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı vekili ve davalı şirket vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 18.05.2012 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ve .... ile davalı şirket vekili Av. .... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, Almanya Essen Eyalet Mahkemesi tarafından verilen 13.08.2009 tarihli 8 O 374/08 numaralı kararın kesinleştiğini ileri sürerek, tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar vekilleri, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre, davacı ile davalı ... arasında hukuki bir ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden tenfiz isteminin reddine, davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili ve davalı şirket vekili temyiz etmiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, mahkemece, yazılı gerekçe ile davalı ... yönünden tenfiz isteminin reddine karar verilmiş ise de, davaya konu Almanya Essen Eyalet Mahkemesi’nin yapmış olduğu yargılama sonucu verdiği kararın dosya içindeki tebliğ belgelerinden anlaşılacağı üzere Adalet Bakanlığı Uluslar arası Hukuk ve Dış İlişkiler Genel Müdürlüğü aracılığı ile davalı ...’in de vekili olan Av. Osman Pınarbaşı’na 22.12.2009 tarihinde tebliğ edildiği ve süresinde yasal yollara başvurulmadan kesinleşmiş bulunduğu anlaşılmaktadır.
Yabancı mahkemelerden hukuk davalarına ilişkin olarak alınmış ve kesinleşmiş ilamlar hakkında, yetkili mahkemenin tenfiz kararı verebilmesi için 5718 SK.’nun 54/c maddesi uyarınca, hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması gereklidir.
Kanunda kamu düzeni kavramının zamana ve yere göre değişebilen niteliği gereği bir tanımlama yapılmaktan kaçınılmış ve konunun hakimin takdirine bırakılması tercih edilmiş, ancak kamu düzenine aykırılığın “açıkça” olmasının aranmasıyla bu konuda takdir hakkı bulunan hakime bir sınırlama getirilmek istenmiştir. Bu düzenleme, Türk tenfiz hukukunda, kamu düzeni kavramının izin verdiği ölçüde, yabancı mahkeme kararlarının tanınması ve tenfizi lehine bir eğilimin bulunduğunu göstermektedir. Doktrinde de bu konuda hakime yardımcı olması bakımından bazı kriterler verilmiştir. Buna göre örneğin Türk tenfiz hakimi “kural olarak” yabancı mahkeme kararının doğruluğunu inceleyemez (revision au fond yasağı).
Zira aksinin kabulü, aynı davanın Türk mahkemesinde tekrar görülmesi ve yeni bir Türk mahkemesi kararının ortaya çıkması sonucunu doğurur. Ancak örneğin Türk hukukunun vazgeçilmez kabul ettiği temel prensiplerini ihlal eden veya milletlerarası alanda geçerli olan ortak ilkelere aykırı bulunan yabancı mahkeme kararları tenfiz edilemez. Tenfiz hakimi takdir hakkını kullanırken, her somut olayın kendine mahsus özelliklerini de dikkate almalıdır.
Bu itibarla, mahkemece usulünce kesinleşmiş yabancı mahkeme kararının tenfizi isteminin revision au fond yasağına aykırı bir şekilde davacı ile davalı ... arasında hukuki bir ilişkinin bulunmadığı gerekçesiyle adı geçen davalı yönünden reddi doğru olmayıp kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
3- Davalı şirket vekilinin nisbi harca ilişkin temyiz itirazlarına gelince, Dairemizce tenfiz davaları nitelikleri itibariyle eda davası değil, tespit davası mahiyetinde kabul edilmesi nedeniyle maktu harca hükmedilmesi gerekirken, nisbi harca hükmedilmesi doğru görülmeyip kararın bu nedenle davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekili ile davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın, davacı yararına BOZULMASINA, 3 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı şirket vekilinin diğer temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına BOZULMASINA, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı şirkete verilmesine, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 18.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059129100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz