Çekin ibrazı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/5283 E. 2012/9152 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çekin ibrazı↗ faiz başlangıç tarihi↗ ticari dava niteliği↗ ticari faiz↗ cy/cy şerhi↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ çek↗ yasal faiz↗ ibraz↗ teminat↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredi borçlusunun davacı bankaya teminat amacıyla verdiği çek bedelinin karşılığı olmadığı ve ödenmediği, sözkonusu çeke şerh verildiği, bu durumun keşideci olan davalı tarafından inkâr edilmediği, davalı vekilinin itirazlarının faizin türüne ve işletilme tarihine yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile çek bedeli olan 10.000 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK m.664 uyarınca sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı banka keşide tarihinden itibaren avans oranında faize hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiştir. Davanın ticari nitelikte olması nedeniyle istek gibi avans oranında ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi bu tür davalarda faiz başlangıç tarihinin çekin ibraz tarihi olmasına rağmen dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de
yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekiyor ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün, faiz türü ve başlangıç tarihi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1145 E. 2019/213 K.
Ortak:yasal faiz
İncelediğiniz karardaDavacı banka keşide tarihinden itibaren avans oranında faize hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faize» hükmedilmiştir.
Davanın «ticari nitelikte» olması nedeniyle istek gibi avans oranında «ticari faize» hükmedilmesi gerekirken «yasal faize» hükmedilmesi doğru olmadığı gibi bu tür davalarda «faiz başlangıç tarihinin» «çekin ibraz» tarihi olmasına rağmen dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de yerinde görülmemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, Dairemiz bozma ilamına uyularak, dosya kapsamına göre; davanın kısmen kabulüne, 43.664,25 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/392 E. 2022/2708 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… apılan yargılamada bozma ilamının sadece inkâr tazminatına yönelik olduğundan ve davanın esası yönünden verilen kararın kesinleşmiş olmakla bu hususta yeniden karar «verilmesine yer olmadığına» karar vermek gerektiği gerekçesiyle davanın esası yönünden yeniden karar verilmesine yer olmadığına, «asıl alacak» miktarının %40'ı oranında «icra inkar tazminatının» davacıdan alınıp davalıya verilmesine karar verilmiş olup karar davacı vekilinin temyizi ile Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2011/5283 E. , 2012/9152 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada Balıkesir 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 30/12/2010 tarih ve 2009/602-2010/445 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkili Bankanın Balıkesir Şubesi ile dava dışı .... . arasında kredi sözleşmesi yapıldığını, borçlunun kredi borcunun teminatı olarak müvekkili bankaya 30.11.2008 tarihli 10.000 YTL tutarında çek verdiğini, çek bedelinin, karşılığı olmadığı için, ödenemediğini, bu durumda keşideci olan davalının sebepsiz zenginleştiğini ileri sürerek TTK'nun 730/14 delaletiyle aynı Kanunun 644. maddesi uyarınca çek bedeli olan 10.000 TL'nın keşide tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, öncelikle kredi borcunun asıl borçlusunun borcunu ödeyip ödemediğinin araştırılmasının gerektiğini, ödeme yapılmadığı ihtimalinde, süresi içinde çekten dolayı yasal takip yapılmadığından BK m.101 gereğince müvekkilinin temerrüde düşürülmesi halinde faiz talep edilebileceğini, bu durumda da faiz talebinin keşide tarihine hasredilmesinin mümkün olmadığını, faizin de yasal faiz olabileceğini savunarak davacının keşide tarihinden itibaren avans faizi talebinin reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, kredi borçlusunun davacı bankaya teminat amacıyla verdiği çek bedelinin karşılığı olmadığı ve ödenmediği, sözkonusu çeke şerh verildiği, bu durumun keşideci olan davalı tarafından inkâr edilmediği, davalı vekilinin itirazlarının faizin türüne ve işletilme tarihine yönelik olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile çek bedeli olan 10.000 TL'nın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, TTK m.664 uyarınca sebepsiz zenginleşme nedenine dayalı alacak istemine ilişkindir.
Davacı banka keşide tarihinden itibaren avans oranında faize hükmedilmesini talep etmiş, mahkemece dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faize hükmedilmiştir. Davanın ticari nitelikte olması nedeniyle istek gibi avans oranında ticari faize hükmedilmesi gerekirken yasal faize hükmedilmesi doğru olmadığı gibi bu tür davalarda faiz başlangıç tarihinin çekin ibraz tarihi olmasına rağmen dava tarihinden itibaren faize hükmedilmesi de
yerinde görülmemiştir. Bu nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün bozulması gerekiyor ise de bu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden hükmün, faiz türü ve başlangıç tarihi düzeltilmek suretiyle onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan gerekçelerle mahkeme kararının hüküm kısmında yer alan "dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi" ibaresinin kaldırılarak yerine "çekin ibraz tarihi olan 02/12/2008 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi" ibaresi eklenmek suretiyle kararın DÜZELTEREK ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 29/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059128300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz