6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Yabancı mahkeme kararının tenfizi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2011/2236 E. 2012/9199 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nispi harç eda davası nispi vekalet ücreti usulüne uygun tebliğ tespit davası kamu düzeni tenfiz yargılama gideri harç vekalet ücreti

Atıf yapılan mevzuat: HUMK — HUMK 438 · TTK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Heilbronn Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalıların mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Heilbronn Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin kararının tenfizine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının eda davası değil tespit davası niteliğinde olması nedeniyle, mahkemece yargılama harcı ile davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin, nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir. Bu durum karşısında mahkemece, nispi harç ile davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/2322 E. 2012/9201 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/15448 E. 2012/21155 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12400 E. 2013/11180 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • Yabancı mahkeme kararının tenfizi 🔁 aynen tekrar

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12399 E. 2013/11183 K.

    Ortak: · Yabancı mahkeme kararının tenfizi

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2011/2236 E.  ,  2012/9199 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 11.11.2010 tarih ve 2010/403-2010/536 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin müvekkilinden para tahsil edip geri ödemediğini, bunun üzerine müvekkilince davalı aleyhine Heilbronn Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi’nde alacak davası açıldığını, açılan bu davada müvekkilinin lehine karar verildiğini, kararın kesinleştiğini ileri sürerek, Heilbronn Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi tarafından verilen hükmün tenfizine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, tenfizi istenen ilamın, Türk Mahkemeleri’nin münhasır yetkisi dahilinde olan bir konuya matuf bulunduğunu, HUMK'nun 17. maddesi dikkate alındığında yetkisiz yabancı mahkemede verilen ilamın kamu düzenine aykırı olduğunu, uyuşmazlığın taraflarının Türk vatandaşı olması nedeniyle uyuşmazlığa Türk Hukuku’nun uygulanması gerektiğini, müvekkili şirketin ortağı olan davacının TTK'nın 405. maddesi gereğince müvekkili şirkete verdiğini geri isteme hakkı olmadığını, bu yönde verilen bir hükmün tenfizine karar verilemeyeceğini, tenfize karar verilmesi halinde Türkiye'de dava açan ortaklar ile yurt dışında dava açan ortaklar yönünden farklı kararlar çıkacağını ve bunun da anayasada belirlenen eşitlik ilkesine aykırılık teşkil edeceğini savunarak, davanın reddini istemiştir.

Mahkemece tüm dosya kapsamına göre, Heilbronn Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi'nde yapılan yargılama sırasında davalıların mahkemeye usulüne uygun olarak çağrıldığı, kararın da davalılara usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, ilamın açıkça kamu düzenine aykırı olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, Heilbronn Eyalet (Asliye Hukuk) Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nin kararının tenfizine karar verilmiştir.

Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.

1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.

2- Dava, yabancı mahkeme kararının tenfizi istemine ilişkin olup, tenfiz davalarının eda davası değil tespit davası niteliğinde olması nedeniyle, mahkemece yargılama harcı ile davacı yararına takdir edilen vekalet ücretinin, nispi değil maktu olarak belirlenmesi gereklidir. Bu durum karşısında mahkemece, nispi harç ile davacı yararına nispi vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmadığı gibi davacı tarafça yapılan yargılama giderlerinin davalıdan tahsiline karar verilmesi gerekirken bu konuda karar verilmemiş olması da doğru olmamış, kararın bu nedenlerle bozulması gerekmiş ise de yapılan yanlışlığın yeniden yargılamayı gerektirmemesi nedeniyle hükmün, HUMK’nun 438/7. maddesi uyarınca düzeltilerek onanması gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın 2. bendinde yer alan tüm ibarelerin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, çıkarılan bu ibareler yerine “Harçlar Kanunu gereğince alınması gerekli 17,15 TL harcın peşin alınan 619,85 TL. harçtan mahsubu ile bakiye 602,70 TL harcın talebi halinde davacıya iadesine,” ibarelerinin eklenmesine yine kararın hüküm fıkrasının 3. bendinde yer alan “4.791 TL” ibaresinin çıkarılarak yerine “1.000,00 TL” ibaresinin yazılmasına, hüküm fıkrasına "davacı tarafından yapılan 34,30 TL harç, 10 TL tebligat masrafı olmak üzere toplam 44,30 TL yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine" bendinin eklenmesine, kararın bu hali ile düzeltilerek ONANMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edenlere iadesine, 29.05.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1059077100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.